İnsan Yalan’dan değil Gerçek’ten korkar! Freud veya Hitchcock? »
By my on Kas 29, 2013 in Ben kimdir?, Gurbet, Kitap Sohbeti, Korku, Psikanaliz, Sigmund Freud | 1 Comment
Korku filmleri giderek pornolaşıyor. Çünkü yönetmenler insanî korku ile hayvanî korkuları ayırd edemiyorlar. Bir başka deyişle korku hissi ile korkulan şeyler birbirine karışmış. Testereli sapıklar, kesik başlar, gıcırdayan kapılar ve istemediğiniz kadar hemoglobin. Sinema lisanındaki tektipleşme ve üretim kalitesindeki düşüş daha ne kadar sürecek? Sonunda bir uyanık mezbahalara webcam yerleştirecek ve seyircisiz (=müşterisiz) kalan korku filmi endüstrisi çökecek.
Kansız korku filmi olur mu?
Alfred Hitchcock’un Vertigo (Yükseklik/Düşme korkusu) adlı filmi bu soruya güzel bir cevap. Tabi Kuşlar (The Birds) veya Arka Pencere (Rear Window) gibi filmleri de anılabilir ama Vertigo özel bir önemi haiz. Zira korku hissi ile korkulan şeyler arasındaki farkı çok iyi anlamış olan Alfred Hitchcock bu filmde bütün dehasını konuşturmuş. Meselâ ters zoom (contra-zoom) tekniğinin kullanıldığı ilk filmdir Vertigo. Bizzat Hitchcock’un icad ettiği bu yolla ileriye doğru zoom yapan kamera raylar üzerinde geriye çekilir. Netice? Gerçek hayatta asla göremeyeceğiniz bir şey, acayip bir endişe ekranda “gerçek” olur: Cisimler büyürken görüş açısı beklenenin aksine genişler. (Siteden iyi bir örnek)
(Şema: Kontra-Zoom tekniğinin işleyişi)
Peki nereden gelir bu “acayip bir endişe”; neden korkarız bu görüntüden? Çünkü insan gözüyle (=aklı ile) mekânı algılarken iki farklı mihenk noktası kullanır: Perspektifi ve cisimlerin boyunu. Sol göz ile sağ göz arasındaki bir kaç santimetrelik açıklık sebebiyle iki farklı açıdan gelen ve iki boyutlu (2D) olan görüntü beyinde üç boyuta (3D) tercüme edilir. Biz cisimleri tutarken, araba kullanırken veya yürürken aklettiğimiz dünyada yürürüz, gördüğümüz dünyada değil. Zira beyin sağ ve sol gözden gelen iki yanılgıyı doğrultur, vehimlerden, illüzyonlardan bir gerçeklik sentezi yapar. Kısacasî Hitchcock’un ters-zoom tekniği ile kandırdığı gözümüz (=aklımız) bu iki referans hakkında “çelişkili” görüntüler/bilgiler topladığı için görme süreci aksıyor ve seyirci müthiş tedirgin oluyor. Bu tedirginlik bulanık bir cam veya karanlık bir odaya kıyasla Read the rest
















