Karikatür rezaletinden beter; Her ağacın kurdu özünden olurmuş »
By my on Şub 12, 2014 in Delilik, İslam | 0 Comments
.
… Müslüman görünüp Müslüman’a tuzak kuranlar üzerine okumak için…
(Son güncelleme: Üçüncü sürüm, 28 Ocak 2014)
Türkçe Olimpiyatlarını ve Türk okullarını sevmiştik. Gözü yaşlı vaizin Amerika’da yaşamasına alışmıştık. 1980 öncesinde komünizme karşı CIA ile işbirliği yapmasına “taktik” demiştik. Fethullah Gülen aleyhine açılan davalardan birinin iddianamesinde“pozitivist felsefeye karşı olmak” ile suçlanıyordu. Biz de karşıydık pozitivizme. “Aferin” dedik, “bizdensin”.
Bugün gerçek şu ki Fethullah Bey’in ekibi manşetle, kasetle hükümet devirmeye çalışan, yalan haberle Türkiye’yi ve Müslümanları sürekli zora sokan çirkin insanların tahakkümü altında. Bizim sevdiğimiz, güvendiğimiz “küçük eller” ise koyun sürüsü gibi suskun. Medyada, devlet kurumlarında, emniyet ve adaletin içinde çeteleşme, ergenekonlaşma var. Gülen cemaati dünya ile uğraşmaktan ahirete vakit ayıramıyor. Gülen cemaati bir cemaatten başka herşeye benziyor.
Kitabın ilk yarısında Fethullah Bey’i ve ekibini öven, yapılan iyi işleri savunan, destekleyen makaleler bulacaksınız. Bugün yaşadıklarımızla birlikte değerlendirince can acıtan bir soru kendini dayatıyor bize: Fethullah Gülen ve kurmayları bizi baştan beri kandırdı mı? Yoksa “küçük eller” dediğimiz masum insanların güzel teşkilâtı sonradan mı kokuştu? Kitabı buradan indirebilirsiniz.

























“… Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının sorgulanmaya başlanmasında önemli bir etken 1990’lı yıllardan itibaren gelişmekte olan ülkelerin sermaye piyasasına hızlı entegre olmasıdır. Kredi derecelendirme kuruluşlarının o döneme kadar gelişmiş ülkeler için uyguladıkları metodolojilerinin gelişmekte olan ülkelere uygun olmaması bu ülkelerin doğru analiz edilememesine neden olmuştur. Bu da ülkeler için verilen notların güvenilirliğini tartışmalı hale getirmiştir. Kredi derecelendirme kuruluşları uzun yıllardır aynı metodolojiyi kullandıklarından dolayı değişen konjonktürel ortama uyum sağlayamadığı konusunda eleştirilmektedir. Ayrıca, ülkelerin yapıları birbirinden farklı olduğundan dolayı tüm ülkelere uygulanan tek bir metodoloji finansal sisteme uyum sağlayamamıştır. Bununla be-raber, bu kuruluşlar metodolojilerini değiştirmek istediklerinde ise ülkelere verdikleri notlarda ciddi değişimlerin ol-ması riski nedeniyle, kredi derecelendirme kuruluşları bu metodolojilere bağlı kalmaya devam etmişlerdir …” 

