Özgürlük / Hürriyet / Serbestlik / Liberty / Freedom / الحرية »
By my on Eki 18, 2014 in Derin Lügat, Özgürlükler | 9 Comments
Ne değildir?
Hürriyet, serbestlik değildir. hayvan serbesttir (liberty) ama insan özgürdür (freedom) Serbestlik hayvanda ve insanda ortak olan nefsin vasfıdır. Kurt topal kuzuyu yakalarken, kurnaz taksici de enayi turisti kazıklarken serbesttir:
“Ah keşke her şey o kadar basit olsaydı. Bütün kötülükleri içi kararmış birileri yapsaydı ve bütün mesele onları bulup yok etmekten ibaret olsaydı. Ne var ki İyi ile Kötü arasındaki çizgi her insanın kalbinden geçiyor. Kim kendi kalbinin bir parçasını yok etmek ister? […] Özgürlük canının her istediğin yapmak değildir. Özgürlük başkalarının mutluluğu için kendi arzularına sınır koymaktır” (Aleksandr Soljenitsin)
Serbestliği ayırd etmek için Amerikanca “possibility / ability / permission“ gibi kelimeler kullanılabilirdi. Ancak modern dünyada paranın zihinlere hakim olması yüzünden bir nicelik tahakkümü yaşıyoruz. İnsanlar parayla şirketlerden satın aldıkları veya devletin onlara verdiği serbestliği özgürlük sanıyorlar: Cep telefonu, kredi kartı, oy hakkı, güvenlik hizmeti… Oysa yine Amerikanca lügatlarda çok net belirtildiği gibi:
“… Freedom is a state of being capable of making decisions without external control. Liberty, on the other hand, is freedom which has been granted to a people by an external control …”
Nedir?
Hürriyet bedeni ve nefsanî arzuları, hatta Ölüm’ü aşar. Bir insan “doğru” olan bir iş için karşılık beklemeksizin malını, vaktini harcayabilir. Hatta hayat kurtarmak için kendi hayatını feda edebilir. Dünyevî çıkarlara aykırı olduğu için Read the rest












“… Çoğu komünistin, komünizmin ne anlama geldiğinden haberi bile yoktu. Ünlü bir film yapımcısıyla bir yemek hatırlıyorum, komünizmin ve Sovyetler Birliği’nin erdemlerinden bahsediyordu, kendisine komünist diyordu ve “Bir komünistin tanrıtanımaz da mı olması gerekir?” diye soruyordu.”Diyalektik materyalizm diye bir şey var” dediğimde, insanların maddi refahlarını düşünmemeleri gerektiğini söyledi. Bu tür cehalet, modaların peşinden giden komunistlerde sık rastlanır […] Siyahların ellerindeki bütün toprakları çalan sonra da onları yükseltmek, uygarlaştırmaktan bahsedenlere ne diyebilir ki bir insan? Bir ülke ki yüz bin beyaz, bir milyon siyahı uşak ve ucuz işçi olarak kullanıyor, onlara eğitimi, öğretimi çok görüyor ve bütün bunları da Hristiyanlık adına yapıyor, ne denebilir ki? …”






![08[1]](http://www.derindusunce.org/wp-content/uploads/2014/10/081.jpg)

