Zekiler için Başörtüsü Kılavuzu
By Ekrem Senai on Şub 22, 2008 in Makale
Son yazdığım “Aptallar için başörtüsü kılavuzu” adlı yazı, birçok Kemalist arkadaşın alınmasına sebep olmuş. Tahmin ettiğim gibi bazı arkadaşlar “asıl sensin aptal, pis yobaz !” şeklinde, attığım başlığın hakkını veren şeyler yazmışlar. Halbuki maksadım kimseye hakaret değil, ingilizce teknik kitaplarda da karşılığı bulunan “for dummies” serisine bir atıf yapmaktı.
Önceki bölümün iyice anlaşılmış olduğunu umut ederek bu bölümün başlığını değerli arkadaşlarımı taltif edecek biçimde değiştiriyorum. Birçok arkadaş sorulara verdiğim cevaplarla gaza gelip uzun uzun cevap döktürmüşler. Halbuki benim amacım, argüman diye sunulan şeylerin içinin ne kadar boş olduğunu gösterip konuya ideolojik gözlüklerle bakan arkadaşların biraz olsun empati kurmasını sağlamaktan ibaretti. Çünkü piyasada dolaşan argümanlar insan zekasına tahkir niteliği taşıyor maalesef. Acı olan ise, bu sözlere genç beyinlerin sahip çıkması. Her saçmalığa Kemalizm adına sahip çıkmak zorunda değilsiniz arkadaşlar…
C: Halbuki kemalist kadınlar çok özgürdür. Bu yüzden Türkiye, kadınların sosyal hayata katılması konulu indekste hep ilk sıralarda yer almakta; ortalık kadın milletvekili, hakim, profesör, yöneticiden geçilmemektedir. Kemalist kadınlarımız özgürlüklerini kılık, kıyafetle sınırlı tutup ; hala kendilerine 1930′larda bahşedilmiş olan hakları mürtecilerden korumakla meşgulken ESI (European Stability Initiative) raporuna göre bu özgür olmayan başı kapalı kadınlar örgütlenmekte, kızların okutulması, töre cinayetleri ve kadın hakları konusunda çok faal sivil yapılar oluşturabilmekteler…( http://www.esiweb.org/index.php?lang=en&id=156&document_ID=90 )
Nitekim yıllardır çektikleri baskılar, onlara devlet denilen nesnenin ne idüğünü öğretmiş olmalı ki, artık sadece kendi özgürlüklerini değil, baskı altındaki tüm özgürlükleri savunuyorlar. ( http://henuzozgurolmadik.blogspot.com/ )
C: Laikiz elhamdülillah !
6 [?]

63 Yorum
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Şub 22, 2008 | Reply
Ekrem Bey,
aptallar ve zekiler disinda kalan 3cü bir kategori var, CHPliler (Bakiniz asagidaki resim):
Bunlar için de bir seyler yazacak misiniz?
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 22, 2008 | Reply
Ben onun için birşey yazmak istiyorum.
Bu haberin verlidiği yerlerdeki(örn.zaman gazetesi)
yorumlara baktığımda dikkatimi çekti.
yorumlar şöyleydi “çok yakışmış, etek de giyin”vb.vb.vb.
türban, etek gibi “kadin giysileri”nin nasıl algılandığı açısından önemli çünkü burada bir küçümseme ve aşağılama aracı durumuna geliyorlar.
bu giysiler, “saçı uzun aklı kısa”, “kaşık düşmanı”, “hileci” kadına yakışır, delikanlı adam giymez. “kadın giysisini” hakaret amacıyla kullanmak tipik bir davranış aslında.
başörtüsü kılavuzu kadınlar için değil, erkekler için.
zekiler için bir başörtüsü kılavuzu olacaksa, bu mevzunun erkekegemen iktidarın elinde nasıl çekiştirilip durduğunu görebilmeli.
Ayrıca gene “zekiler” iş sadece başörtüsüne geldiğginde “özgürlük de özgürlük” dendiğini, iş toplmumun diger kesimlerine geldiginde nasıl da yadsınma politikisina gidildigini görmeli.
AKP eşcinsellerle, kadınlarla, Alevilerle, tersane işçisiyle, ateistle, doğayla, hayvanla barışmadığı sürece inandırıcı bulunmayacak.
———–
Ayrıca şu “laik-elit-beyaz azınlık” sloganından sıkılmadınız mı artık?
Yetti artık şu elit safsatası / haluk şahin
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=248164
“Daha sonra bu ‘laik elit halka karşı’ formülü hem yabancı muhabirler hem de bizim liberaller tarafından benimsendi. AKP’nin yükselişi, halkın laik seçkincilere karşı demokratik başkaldırısı olarak resmedildi.
Karşı konulamayacak kadar cazip bir tanımlamaydı bu. Kim baskıcı elitlere karşı mücadele veren mazlumlardan yana olmak istemez ki!
Bu basmakalıp analiz öylesine yaygınlaştı ki, Cumhuriyet mitinglerinde meydanlara dökülmüş ve cebindeki üç-beş liranın hesabını yapan emekli öğretmenlerden, horlanmış işçilerden ve yorgun ev kadınlarından bu elitin temsilcileri olarak söz edildi.
Ne eliti! Geçim sıkıntısından kıvranan, lokantaya gidecek para bulamayan alt-orta ve orta sınıf ne zaman oligarşik elit oldu? ”
AKP’nin sırrı: Türk sömürgeciler! / Ece Temelkuran
http://www.milliyet.com.tr/2008/02/22/yazar/temelkuran.html
…”Bu yüzden üç kuruş maaş alan emekli öğretmenler, açlıktan ölmek üzere olan memurlar, zavallı öğrenciler, ayakta kalmaya çalışan öğretim üyeleri, susturulmak korkusuyla yaşayan yazarlar, tuzu kuru sömürgeciler olarak gösteriliyor halka ya da AKP seçmenine.
şin tuhaf tarafı, Başbakan’ı eleştirenlerin çoğu, sömürgecilik şöyle dursun, zaten bu toplumun ezilen sınıfı. Ölen tersane işçileri, panzer altında kalarak ölen Yahya Menekşe’nin ailesi, zorla dindarlaştırılmak istemeyenler ve hatta en az Başbakan kadar dindar olmasına rağmen yaratılan muhafazakârlaşmanın ikiyüzlülüğünden şikâyetçi olan başörtülü kadınlar… ”
Bugünkü gazetelerden.
————-
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 22, 2008 | Reply
AKP destekçisi yazarlar “sosyalist bir ideolojiyi savunur gibi” mavi kanlı elitlere karşı “halkımızdan yana” tutum içindeler.
Onlara göre “mavi kanlılar” kimler? Çankaya’da Ahmet Necdet Sezer’den başlamak üzere seçkinler. Bir de seçimle değil de atama ile işbaşına gelmiş bürokratlar!
Şu anda işbaşında olan sivil bürokratların hemen tümü AKP iktidarında göreve geldiklerine göre, kastettikleri o bürokratlar olmasa gerek. Bürokrat derken yüksek rütbeli generalleri üstü kapalı olarak söylemek istiyorlar. Bir de üniversite profesörleri, sanatçılar, aydınlar filan…
Bu söylem çok tekrarlandı. Giderek bir illüzyon yaratıldı.
Benim asıl takıldığım ise “seçkinler ve elitler” söylemi… Çevreme bakıyorum da hiç elit, seçkin, mavi kanlı kimse göremiyorum.
Galiba, AKP’yi desteklemek için, kamuoyunu manipüle etmek üzere, kitleleri sürükleyecek bir ‘sosyalist söylem’ buldu uyanık yazarlarımız. Türkiye’de elit ve seçkinler diye özel bir zümre yok ki… Bunu onlar da biliyor ama AKP’yi başka nasıl desteklesinler ki? 301. maddenin savunucusu iktidara başka nasıl “Demokrasi kılıfı” geçirebilirler?
Bürokrasinin elitleri diye eleştirilen ordunun generallerini de köken olarak araştırın. Hepsi Anadolu’nun yoksul ailelerinin çocukları. Zengin çocukları zaten harp okullarına gitmezler.
http://bianet.org/bianet/kategori/toplum/101376/seckinler-gitsin-artik
Yazan:knz Tarih: Şub 22, 2008 | Reply
demek alev alatlı konusunda sessiz kalmayı bile beceremediniz ?
eski yazarlarınızdan bazılarını görebilsem aranızda?
bir önceki sayfanın sessiz kapanışı buydu. hafıza iyi bişeydir.
Yazan:blue Tarih: Şub 22, 2008 | Reply
snowqueen hanım,
Elitizm (veya Seçkincilik), bir elitin veya bir azınlığın yönetmesi gerektiğine inanma veya yönetim işinin bir elit veya azınlık tarafından yapılması anlamına gelir.(Kaynak: Vikipedi)
Tarifte görüldüğü gibi elitist veya seçkinci olmanız için zengin olmanız şart değil. Hayat görüşünüz Türkiye’nin sadece Kemalistler tarafından yönetilmesi gerektiğini söylüyorsa elitistsiniz.
Türkiye’de cahil halkın değil, okumuş kesimin oy hakkı vardır, onun oyu da bir sayılıyor, benimki de bir sayılıyor… filan gibi fikirler tanım gereği Platonist seçkinlik tanımına giriyor.
Yazan:blue Tarih: Şub 22, 2008 | Reply
Alev Alatlı’ya bir çift lafım olacak… Biraz bekleteceğim knz’ciğim.
Yazan:blue Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Dışarıdan horuldanmalar
Güzel bir tülbent güzellemesi olmuş. Özetle söylenen şu: Tülbent analarımıza ait ladini bir aksesuardır, türbanın ise kaynağı dindir. Din de, Budizmden tut Hristiyanlıktan çık, Musevilikten sola dön, ilk sokaktan İslamiyete sap, hepsinde kadını ikinci sınıf görür. Dolayısıyla türban takan kadın otomatik olarak ikinci sınıf olduğunu kabullenmektedir. Velhasıl türban takan kadın kendini fitne ve uğursuzluk kaynağı sayar; köpekler ve eşeklerle bir tutar. Çünkü dini kabul etmek, yazara göre, bu düşünceye boyun eğmeyi gerektirir. Benim anlamadığım mantık çıkmazları ise şunlar, birisi cevap verebilirse sevinirim:
1. Yukarıdaki tülbent güzellemesi kadını ana olarak gören “erkeksi yorum”a tıpatıp uymuyor mu? Tablo bana Michalengelo’nun Anne ve Oğul heykelindeki şefkatli Meryem’ini hatırlattı. Ama muhayyilemi ne kadar zorlarsam zorlayayım yukarıda güzellemesi yapılan tabloda Alev Alatlı’yı göremiyorum. Ama sabredin o da çıkacak birazdan meydane…
2. Hz.Muhammed’e (S) isnad edilen yukarıdaki ifadeler, üzerinde bütün teologların hadis olmadığı, ilk dönem müfessirlerin kendi düşünceleri olduğu konusunda ittifak ettikleri (ki İslam’da uğursuzluğun olmadığını 5 yaşındaki bir çocuk bile size söyleyecektir) ifadelerdir. Türbanlı kadınların bunları zımnen kabul etmiş olduğunu söylemek terbiyesizlik değil de nedir? Türban, bu yorumların zımnen kabulü olarak görüldüğü için korkuturmuş. Ne demek kabul, kim kabul ediyor, neyi kabul ediyor? Benim küçük kızım da yatarken kafasında korkacağı şeyler kuruyor, sonra korkuyor. Ona tavsiye ettiğim şeyi siz de yapın: Elinize kağıt kalem alın, korktuğunuz şeyi yazın, çizin; ama sonra buruşturup çöpe atın, gazetelere yazılması için göndermeyin.
3. Hz.Muhammed’in (S), arkadaşları için, Romalı kadınların ayartmalarından endişelenmesi doğrudur ve çok yerindedir. Kadınların bazen “femme fatale” olduğu bir vakıadır; tarihte savaşlarda, günümüzde gizli servislerde kadın çekiciliğinin, erkek tabiatının zayıflığının kullanılması vaka-i adiyedendir. Literatürü biraz karıştırırlarsa kadın için erkeklerin dağları delmek, delirmek (bkz: Kays ve Leyla), savaş çıkarmak (bkz:Troya); düeollada canını vermek gibi çılgınca işlere kalkıştıkları bilinmemekte midir, yoksa argümanına destek olsun diye her yolu denemek mübah diye mi alıntılanmaktadır?
Yine bir yandan dinler övdüğü için aşağılanan, ama edebiyat için iyi bir tool olan annelik kullanılmış. Burada öyle salakça ifadeler var ki, sanki bütün anneler iyidir, babalık ve erkeklik kötü bir şeydir demeye getirilmiş. Yok Hz.İbrahim (S) İsmail’i gözünün yaşına bakmadan (!) boğazlıyormuş, halbuki anne olsaymış kıyamazmış filan. Yahu kutsal kitaplardaki bu tasviri nerenizden anladınız merak ediyorum Alev hanım. Herkes orada engin bir baba şefkati ile tanrı emri arasındaki zor seçim anının zorluğunu okurken sizin barbarik bir kasap havası okumanız ne kadar deruni olduğunuzu gösteriyor… Hem siz hangi cesaretle ana şefkatini din’e karşı bir araç olarak kullanıyorsunuz anlamadım. Annelik şefkatini yüceltmeyen bir din var mı?
Peki Hint’in kutsal metinlerinde erkek temiz midir? Temiz olduğu için mi maksadı “arınmak”? Bu tip bir seçicilik hiç ahlaki değil.
Buda hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmiyoruz, hatta sadece adını biliyoruz desek yanlış olmaz, adamın günahını almayın. Hem, her ekolün bir tarzı var. Adam tabelayı çakmış “damsız girilmez” diye. Elbette kendi içinde bir mantığı var. Vay, erkekleri ikinci sınıf görüyor; zaten erkek tarih boyunca hep savaşma, sevişme dışında bir şey bilmeyen moron varlıklar olarak görülmüştür diye yorum mu yapalım.
Ortodoks Yahudi kadınlarının öğlen duasının “Beni bir erkek olarak yaratmayan Kainatın Yaratıcısı Efendimize hamdolsun.” Olmadığı ne malum.
İyi de Cennet’ten Adem de kovulmadı mı? Birisi azmettirici ise diğeri fail. Bu arada İslamiyet’te böyle bir şey yok, ve yasak elma da yok, beraberce yedikleri de bir elma değil (ve onunla sembolleştirildiğine inanılan cinsel birleşme değil) bir cins tohumdur.
Hz. İsa(S)’yı tenzih ederim. Bu bir hristiyan geleneği değil, toplumsal geleneğin, kültürün bir bileşeni olan dine sonradan yerleştirilmesidir.
Burada edebiyat yapmaya çalışmış, salak saçma bir laf ortaya çıkmış. “Sezar’ın hakkı Sezar’a…” dediğine göre bir eşitlikten bahsedebilir miyiz Alev hanım?
Bence yerinde bir şey söylemiş. Bunu eşlerimize her gün söylüyoruz zira: “Yahu bi sus Allah aşkına da, bir beni dinle !”. Ne yazık ki Aziz Paulos’tan bu yana hiçbir gelişme kaydedilemedi. Bahsettiğiniz gibi Paulos’un söylediği sözler meyva olayıyla ilgili, ve hepimizin bildiği gibi kendisine İlahi sırlar öğretilen Adem’dir. Onun, eşine dinlemesini ve tabi olmasını öğütlemesi de gayet normal. Bazı şeyler hiç değişmiyor !
Eh ne güzel sizin yukarıda güzelleme yaptığınız tülbent tarifine uyuyor işte. Hani korkmadığımız tülbent…
Şimdi güzellemenin yönü değişti. Bildiğimiz feminizm gazeli. Reklam spotu gibi… Alev Alatlı’yı tarif ediyor… Sanki yeni bir şey söylüyor. Mantık şu: Yeni kadın etken, hayatını din’e göre şekillendiren edilgen… Yeni kadının iç dünyası var, dindar kadının yok; yeni kadın coşkun, özgüven sahibi; dindar kadın bla bla… Halbuki bu siyah beyaz portrede günümüz toplumunu yerleştirmeniz imkansız. Ne Alev Alatlı, o mıyır mıyır konuşmasıyla Nihal Bengisu Karaca’dan daha coşkulu; ne Deniz Baykal’ın eşi, Hayrünnisa Gül kadar özgüvenli; ne Türkan Saylan, Ümit Meriç’ten daha geniş bir iç dünyasına sahip. Çünkü siz kafanızda kurduğunuz şablonlara göre yazı yazıyorsunuz, hayatın ve dinin gerçekleri değil yazdıklarınız. Çünkü oturup bir türbanlı kızla 15 dakika konuşmamışsınız, iç dünyalarını anlamaya çalışmamışsınız. Onları hemcinslerinizin çekiştirmeleriyle tanımışsınız. Doğuyu, din’i, müsteşriklerin kitaplarından öğrenmişsiniz. Kullandığınız dil, herhangi bir oryantalist yazarınkinden hiç farklı değil.
Peki bugün üniversite kapılarında yoksulluğa ya da mesleksizliğe kurban gitmeyi reddeden, hayattan özgün talepleri olan, ömrünü ailenin, sülalenin hizmetinde tüketmeyi reddeden, hemcinsinin haklarını savunan kadın kimdir? O kadından neden bu kadar korkuyorsunuz?
Türban erkek-kadın herkes tarafından tartışılıyor. Çünkü sadece kadınları değil, tüm toplumu ilgilendiriyor. Konu, kadınların başındaki örtü olmaktan çoktan çıktı. Türkiye başörtüsü üzerinden din-modernizm ilişkisini tartışıyor; Kemalizmi, laikliği tartışıyor, askeri vesayeti, bireysel hakları tartışıyor. Bu tartışma faydalıdır, bırakın herkes özgürce tartışsın.
Bu doğurup çocuğunu çöplere atan tipler yeni kadın kapsamına giriyor mu? Başlarında türban olmadığına göre?
Dinin doğum yapan kadının tüm günahlarının bağışlanacağı ve tüm dualarının kabul edileceği müjdesi; doğum yaparken vefat eden kadının şehit sayılacağı gibi güzellikleri ıskalamak için buyrun yeni kadın olunuz efendim… Doğurma “eylemi”ni gerçekleştirip hayatınıza bıraktığınız şekilde devam ediniz.
Demek ki o bütün analık güzellemesi hormonlardan ibaretmiş. Ben de ne kadar hormonlu cümleler diyordum, bak burada habis ur şeklinde tezahür etti…
Kadınları bu ifadeden tenzih ederim. Bizde “helal süt emmek” tabiri vardır. Çünkü annelerimiz “haram süt burnundan gelir” derler.
Aynı mantıkla “baba! Tanrı’nın emriyse tereddüt etme kes !” diyen İsmail’in de erkeklerin ne kadar bön olduğuna örnek olarak gösterebilirsiniz. İsmail kıssasını kasap baba ve aptal oğlu olarak anlamak için büyük yazar olmak lazım herhalde… Bir yandan güzelleme yapılan ana şefkatinin de bir hormon durumu olması çelişkisini tekrar dikkatinize sunarım.
İnsan, kendi kafasındaki kurgularla, o kurgulardan haberi bile olmayan üzerinde kurgularda bulunduğu insanları suçlayabilir mi? Onlar üzerinden kendi korkusunu meşrulaştırabilir mi? Bu nasıl bir şeydir Allah aşkına?
dünya ve kâinat görüşünü türbanı aracılığıyla ilân eden kadın yargıcın vereceği hüküm, erkek cinsi lehine cinsiyet ayırımı yapacağının peşinen kabulü demek olacağı için korkutur.
Yuh diyorum ya. Madem tüm dinler için aynı durum söz konusu, o zaman dünyada sadece tanrı tanımazlar cinsiyet ayrımı yapmaz. Ne sakat bir mantıktır bu ya? Hitlerin Yahudileri fırınlaması, Pol Pot’un gözlüklüleri muhalif diye öldürtmesi hep böyle sakat mantık kurgularının sonucu değil midir? O zaman beni de Alev hanım korkutmaktadır, çünkü kafasında dine ait her öge direkt negatif bir etkiye sahiptir. Böyle tiplerin mahkemede benim hakkımda ayrımda bulunması ihtimali beni korkutmaktadır. Ne yapalım yani? Hadi hep beraber birbirlerimizden korkuşalım ! Böyle çözeriz sorunları…
Yazan:yigit Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
sevgili senai,
keşke sen de piyano piyano bacaksız filmiyle beyaz perdeye taşınan, senai efendi gibi biri olsa idin. ama belli ki bırakı zaferimi dilediğimce yaşayayım diyorsun. de tabi hakkındır.
geçmiş yazında sana cevap verenlerin hiçbirinin kendini kemalist diye sınıflandırmadığını düşünüyorum. hoş kişi ben şöyleyim böyleyim dese ne önemi var, mühim olan başkalarının onu nasıl gördüğü.
size ne düşündürür, ya da öenmli midir bilmiyorum. ama anlatmak istedim.
en sevdiğim şey yatmadan önce hadis kitabı okumaktır.
en sevdiğim yer süleymaniye camii’dir
dinin nedir diye soranlara, öldüğünde zırhı borcuna rehin kalan muhammed-ül emin in dinindenim derim.
kimseyle kavga etmem, üstüme geldiğinde insanlar, çaresiz kaldığımda içimden “yalnız sana inanırım , yalnız senin kulunum” derim.
çok zaman manitaları, babamla beraber cumaya gidebilmek için ekerim.
ne var ki kadınlar ne başlarını örtsün ne mini etek giysin, benim gibi pespaye gezebilsin diye geçer aklımdan. ne kadın olmanın ne erkek olmanın bir bedeli olmasın isterim.
iki adım başı yollarda taşyapı, albayrak, çalık isimlerini gördüğümde, dindarlar diye, üç yılda üçyüz kat serpilmelerine sevinemem.
herşeyin allah’tan geldiğine inanırım. ama biyoloji dersinde akıllı tasarımı ben istiyorum diye insanlar öğrensin diyemem.
bir anadolu kentinde 10 yıl önce diri diri yanan üç düzine insanın başına gelene katliam demekten aciz gazetelere demokrat deyip, kalan gazetelere elit diyemem.
inan elit değilim. herkes istediğini yapsın diye düşünürüm. ama üzülüyorum senai, sen karşı kaldırımdaki herkesi aynı kefeye koyuyorsun.
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Blue Bey
“elit” ve “seçkin”in ne anlamda kullanıldığını ikimiz de pekala biliyoruz.
Tayyip Erdogan da, seçkinlerin fakir halinden anlamadığını, fakir sofrasında zeytin ekmek yemediğini, ama AKP iktidarını eleştirmekten de geri kalmadığını söyledi.
Yapılan açıkça sosyalist söylemlerden tırtıklanmış uyduruk sosyal tespitlerle kendi çarpıklıklarını meşru göstermeye çalışmak.
Hayrünnisa Gül zeytin ekmek yanında ek Washington’un en lüks lokantasında ıstakozlu fettucine yiyip, görmemiş dügünleri yapabiliyor mesela, Erdoğan’ın “gemicik”li oğlu ve sadece güneş gözlükleri bir işçinin aylık maaşı eden kızları veya Sinpaş’ın, Albayraklar’ın, Ülker’in CEO’ları da zeytin ekmeğe talim etmiyordur sanırım.
Yazan:Ekrem Senai Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
yiğit bey,
Orada kastetiğim kişiler şu adrestekilerdi. Bu sitedekileri tenzih ederim. Sizinle anlaşamadığım bir nokta yok.
http://www.uludagsozluk.com/k/aptallar-icin-basortusu-kilavuzu/
http://www.yildizz.com/diryorum.asp?did=63892
Yazan:blue Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
snowqueen hanım,
AKP’nin seçkincilikten ne anladığı beni ilgilendirmez. Ama halkın seçtiği siyasilere tahammül edemeyip, iktidarın asker eliyle “rejim sahipleri”nin eline teslim edilmesi gerektiğini savunan kişilerden bahsediyorum. Sorun kimsenin zengin olması filan değil, eğer öyle gösteriliyorsa çarpıtılıyordur.
Siz açıkca sermayeye karşısınız. Ülker’in, Simpaş’ın CEO’larının ne yediği neden züğürtün ağzını yoruyor? Bırakın herkes istediğini yiyip içsin. Nedir bu tahhammülsüzlük? Sizin patronunuz zeytin ekmeğe mi talim ediyor? Kendi patronunuza kızıyor musunuz? Sonra Ülker’in, Simpaş’ın CEO’larını ne kadar tanıyorsunuz? Mesela ben Sabri Ülker’in ne kadar mütevazi ve sade bir insan olduğunu biliyorum. Ki olmasa beni ne ilgilendirir. Sanki bir davette önüne istakoz konulunca, yok ben zeytin ekmek yiyeyim diyeceksin. İnşallah başına gelir de beni hatırlarsın.
Yazan:Cüneyt Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Blue Bey,
Snowqueen’in karsi oldugu sey sermayeden ziyâde “aleme verir talkini…” konusu. Yani bir taraftan istakozlu fettucine yerken diger taraftan da “zeytin ekmege tâlibin halinden bir biz anlariz” diye fakur fukarayi gidiklama tesebbüsü. Anlasilmayacak yani yok, siz de biraz gayret ederseniz anlarsiniz :)
Yazan:BetüL Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
snowquen hanim
Ucdur ayni seyleri yaziyorsunuz; ` Hayrünnisa Gül zeytin ekmek yanında ek Washington’un en lüks lokantasında ıstakozlu fettucine yiyip, görmemiş dügünleri yapabiliyor mesela, Erdoğan’ın “gemicik”li oğlu ve sadece güneş gözlükleri bir işçinin aylık maaşı eden kızları ..
Size cok dokunmus anlasilan. H. Gul Sezer gibi elinde sefer tasiyla gezseydi yurtdisi gezilerinde bence de cok iyi olurdu ama naparsiniz, herkes Sezer olamiyor iste.
T. Erdogan fakirin zeytin ekmek yediginden bahsederken, fakirin halinden haberi olmaktan bahsederken acaba siz ben de fakirim benim evimde de zeytin ekmek yenir dedigini mi zannettiniz de kizinin gozlugu oglunun gemisi size bu kadar batti..É
T.C Cumhurbaskaninin esinden, ve Basbakanindan bahsediyorsunuz.
Ortada bi yolsuzluk varsa buyrun konusun, yoksa Washingtonda ne yendigi, kizinin nasil gozluk taktigi sizi ilgilendirmez.
Yazan:T.Suat Demren Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Etyen Mahçupyan’dan başörtüsü yasagi konusunda enfes yazilar. Cevap verebilecek olan var mı?
http://www.taraf.com.tr/Detay.asp?yazar=9&yz=19
http://www.taraf.com.tr/Detay.asp?yazar=9&yz=29
http://www.taraf.com.tr/Detay.asp?yazar=9&yz=37
Yazan:T.Suat Demren Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Bir süre once su “halk cocugu” meselesini epey aciklamistim Snowqueen’e ama hala aynı seyleri soyleyip duruyor, hala halk cocugu tanimlamasini “ekonomik sinif”tan hareketle soylenmis bir olgu saniyuor. saniyor. Oradaki yorumlarimı tekrar alayim buraya:
Yazan:Cüneyt Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Betül Hanim,
Baska sayfalardan da (izlenimler galiba) tanik oldugum “sahibinin neferi kursun asker” rolünü hakikaten hakkiyla yerine getiriyorsunuz, tebrik etmemek elde degil.
Eger Erdogan’in oglunun 3 milyon dolarlik gemiyi nasil ne sekilde aldigini merak etmiyorsaniz, damadinin Calik holdinge liyakati nedeniyle genel müdür olduguna inaniyorsaniz vs.vs. denecek söz yok.
Beni bizzat en cok rahatsiz eden, simdiki iktidar zümresinin ne yolsuzlukta, ne ikiyüzlülükte, ne birbirini kollamakta koltuklarindan defettiklerinden farki olmamasi. Gidenlerin ne mal oldugunu hepimiz biliyoruz da sizin gibilere gelenlerin de ayni haltlari yediklerini bir türlü kabul ettiremiyoruz. Siz de aslinda görüyorsunuz bütün bunlari fakat ya “yillarca baskalari yemis, biraz da biz yiyelim” diyorsunuz, ya da ideolojik körlükten o haldesiniz ki, afedersiniz “Tayyip *icsa gül kokar” diyeceksiniz.
Yillaryili ezilmislik psikolojisinin tezâhürü olmali, insallah bir 10-15 yila kadar falan siz de doyarsiniz da Türkiye normale döner.
Yazan:BetüL Tarih: Şub 23, 2008 | Reply
Sizin husnu zanniniz olsa gerek.
Bknz cevap verdiginiz yorumum;
Bi bildiginiz varsa buyrun. Yok zetin ekmek dedi ama kizinin gozlugu demogojisine girmeyin, buna tahammul edemiyorum.
Sizin gibiler..?
Beni siniflandiracak kadar iyi taniyorsunuz demek. Kimler oluyor bu benim gibiler anlatin da ogrenelim.
“kabul ettiremiyoruz”
Himm.. Bi benim gibiler var, bir de bize biseyleri kabul ettiremeyen sizler varsiniz demek.
Bizim gibilerin ne oldugu ve kimlerden oldugu tanisini koyduktan sonra, ne dedigimiz ne bildigimizi, ne diyecegimizi de soylemissiniz;
Kusura bakmayin ciddiye alinip cevap verilecek bi yer goremedim.
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
@Blue Bey,
farkındaysanız hep şu noktalardayız;
1-elitler, seçkinler “halkın iktidarı”na karşı, Abdullah Gül, Erdogan “halk çocuğu” vb.vb.vb.
2-yok yok siz “müslüman”a parayı, lüksü yakıştıramıyorsunuz, derdiniz mazlum müslümanla.
3-AKP’ye karşı olanlar darbecidir.
Tayyip Erdogan açıkca ‘zeytin ekmek’ edebiyatıyla hedef kitleye yanlış mesaj veriyor, kandırıyor. Cüneyt Bey’in dediğine katılıyorum.
“aleme verir talkini…” konusunda.
ama dahası da var, Tuzla’da tersanesi olan milletvekili var, digerlerinin de bir kısmının Fethullahçı olduğunu biliyoruz, orada insanlar ölürken
“biz halk çocuğuyuz” diye ağlamak timsah gözyaşlarıdır.
@Suat Bey,
ekonomik sınıflar yok mu oldu da “m.ö’den kalma diyorsunuz?
Ekonomik çelişkileri kapamak için akıllıca bir yol, ver gazı alttan
türk-islam’ı daya.Arada hedef kitlene “zeytin ekmek”li reklam kampanyası yap olmadı hemen manevrayı “kültürel ezilmişlikten bahsediyoruz canım” a çevir.
“bu toplumun geneli, müslüman, muhafazakar ve sağ görüşlü” demişsiniz evet tek katıldığım nokta bu. Maalesef.
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
@Betül
Ortada bi yolsuzluk varsa buyrun konusun, yoksa Washingtonda ne yendigi, kizinin nasil gozluk taktigi sizi ilgilendirmez.
Tayyip Erdogan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yken yaptığı yolsuzlukları sağır sultan biliyor.
O “gemicik”ler nasıl alındı? Nerden bu değirmenin suyu?
Söyleyeyim, senin benim cebimden.
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
@Blue Bey, Alev Alatlı’nın yazısı hakkında yazdıklarınız kusura bakmayın ama muhafazakar bir erkeğin serzenişi olmuş.
Bence artık tek tanrılı dinler karışısında kadının konumunu kabul etmeli, bu tavır ilerleme getirmez.
İngiliz, protestan bir rahibeyle tanışmıştım, diğer kiliseler onu tanımıyordu çünkü kadındı. Birşeyleri değiştirmek için önce onları
kabul etmeli.
Yazan:knz Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
Selam yiğit, yazdıklarını okudum da, anlamsızlık denizine akmayacak müslümanlar olduğuna hep güvenmişimdir.,
selam cüneyt tuzla tershanesinde ölen işçilerin sorumluğunu hisseden herhangi birini bulman zor olmasın yeter.
kendimizi ciddiye alıyoruz.
selam blue; alev alatlıya haddini bildirmek konusunda bişey demedim ki ben.
Bir fikir yazısına katılır veya katılamyaız.
Ben o yazının sansürlenmesine karşı bir yaşına gelmiş derin düşüncelerde gözlediğim derin sessizliğie laf ettim.
hani tek tip düşünce vs vs.. hani mangalda bırakılmayan küller ?
hani kadınların özgür tercihi türban ?
nerde ? kadınlardan gelen en ufak karşı fikir böyle susuturuluyor ve sizler de derin sessizlik., fark etmediğim bir tepki varsa burada link verin de bakayım.
bıyıklı femist diye bir sayfa kapanıyor. hiçbir laf etmeden yenisi açılıyor. ve derin sessizlik. senin de dahil olduğun bir sessizlik.
şu yazarlar listenizi şölee bir yeniden tepeden tırnağa süzecem de, bakayım yakışıyor mu ? kim kendine yakışmıyor acaba ?
alev alatlının yazdıkları hakkında konuşuruz sonra blue., biliyorsun ben hazırlıklıyım.
Yazan:blue Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
snowqueen,
Siyasetçiler edebiyat yaparlar. Politika böyle bir şeydir. Önemli olan yaptığı edebiyatın hakkını verebilmesi. Fakirlik edebiyatı yapmakla kalsa haklısınız ama AKP, yıllardır sosyal demokratların yapmadığını yaptı; elbette karşılığını oy olarak isteyecek. Soluuuz biz diye bağırmakla olmuyor bu işler. CHP de laiklik edebiyatını bırakıp, keşke biraz yoksulluk edebiyatı yapabilse. Ama adamların hiçbir projesi yok yahu. Halka söyleyecek hiçbir sözleri yok, varsa yoksa laiklik.
Gemicik, yolsuzluk filan meseleleri de her ülke yöneticisi hakkında söylenir durur. Meşru görmüyorum ama bu ticaret işi çevre meselesidir. Yani hiç öyle bileğinin gücüyle zengin olunmaz. Öyle sıfırdan zengin olmak diye bir şey yoktur; herkesin bir elinden tutanı vardır. Başbakan’ın da çevresi haliyle, yalakalarıyla veya samimi dostlarıyla dolu. Belli ki şu veya bu sebeple destek oluyorlar. Yani en azından bizim cebimizden çıkmadığına emin olabilirsiniz. Ama her siyasi iktidar kendi çevresini oluşturuyor. Misalde hata aranmaz, köpekbalığıyla komünal yaşam kuran küçük balıklar gibi. Siz de başbakan olsanız çevrenize toplanırlar. Bence başbakanın çocuklarına vs. odaklanacağımıza ülkenin durumuna odaklanalım. Çünkü bu tartışmadan bir sonuç elde edilemez, bol bol demagoji, suçlama, aklama salak salak tartışmaları çıkar.
Yazan:Ekrem Senai Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
Yazımı şu linkte de tartışıyorlar. Yorum yapan gençlerin sözlerine bakar mısınız? Hakaret ve suçlamak dışında hiçbir fikri altyapı yok, yazık bu gençlere.
http://www.yildizz.com/diryorum.asp?did=65963
Yazan:BetüL Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
snowqueen
Sagir sultanin bildikleri nedir, link verir misiniz?
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
@blue
AKP sosyal demokratların yapamadığını yaptı diyorsunuz ama el insaf,
sol mu bırakıldı Türkiye’de, “bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” süreçleri yaşandı, onlarcası işkence gördü susturuldu.
koyunun olmadığı yerde keçiye süleyman çelebi derler durumu.
Başbakan ve çevresindeki badem bıyıklı ihale şövalyeleri “ama zeytin ekmek, dindar cumhurbaşkanı, halk çocukluğu, güvenceye falan ne gerek var takdir-i ilahi vb.” söylevleri çekiyorsa, çocuğu, damadı milletin üzerinden semirdikçe semiriyorsa gayet odaklanılacak bir
durum.
@Betül
bu kadar iktidar yanlısı olmayın, yeri gelince eleştirmeyi de bilin.
Tayyip Erdoğan’ın yolsuzluklarını mesela Akbil davasını googledan aratmak bir tık ötenizde öyle değil mi?
Yazan:Ç-Z Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
SnowQueen,
Sezer,cumhurbaşkanının görev ve yetkileri çok fazla deyip onlardan da tasarruf etmiş;
Tüm bunlar bir sitede Sezer’in ne kadar “tasarruflu” bir cumhurbaşkanı olduğunun altı çizilmek için bir çeşit övgü ile yazılmış.Olumlu anlamda “tasarruf” eylemleri olarak görülen tüm bunları ben sadece “ununu elemiş eleğini duvara asmış emekli bir memurun” evde “hobby” olsun diye çalışması olarak değerlendiriyorum.Sezer “mecburi” görevlerini ifa eden ama fazlasını yapmayı bir memur zihniyeti ile “fazla,angarya,luzumsuz” gördüğü için yapmamayı “iktisat” sanan bir zihniyetle şeklen var olmak!
Yukarıda bir cümlede ABD başkanının ayağa ziyarete gelmiş olması da yazılmış bunun neresi olumlu olarak ele alınabilir ki ;mecburen,formalite gereği yapılmış bir ziyareti,mavi kanlı bir tavır örneği olarak “ayağa” getirtmek olarak görüp bundan da biz ne büyüğüz sonucuna varabilmek için olsa olsa insanın “aç tavuk olup kendini buğday ambarında sanan” bir zihniyete sahip olması gerekir.
S.Arabstan kralı geldiğinde otele giden Gül’ü eleştiren zihniyet,aynı Bush’un son ziyaretinde kralla “kılıç” dansı yaptığını da bir zahmet hatırlayıversin derim.
Bu bir “tasarruf” mudur yoksa “ben herşeyi danışmadan da bilirimcilik” midir?
Sezer,tasarruf ettiği bu zamanı ise bakın nasıl değerlendirmiş;
Tabii ya tüm problemlerimizi çözdük;trafik ışıklarına riayet ettiğinizde 10 dakikada varacağınız yere 1 saatte varmıyoruz ki neden öncelik kullanılarak vatandaşa “haksızlık” edilsin değil mi ama!Ben de bir vekili Hollanda’da bir banliyö treninde işe giderken görmüştüm neden bizimkiler makam aracı kullanıyor o halde değil mi ama?
Laiklik söz konusu olduğunda coğrafyamız,dinimiz dolayısı ile bireylere tam özgürlük tanınmasına “biz daha hazır değiliz”deyip halak bunu layık görmeyip karşı çıkanlar,iş başkanbakan yada c.başkanının özel yaşamına geldiğinde olabildiğince “sosyalist” olabiliyorlar.
Blue’ya cevap veririken yazdığınız şu cümle açısından bakarsak;
Yapılan açıkça sosyalist söylemlerden tırtıklanmış uyduruk sosyal tespitlerle kendi çarpıklıklarını meşru göstermeye çalışmak.
Tüm bu “tasarrut” edebiyatı altında yapılanlar daha doğrusu yapılmayanlar da bir çeşit “meşrulaştırmak” ve sözüm ona “halk çocuğu olduğunu ispat etme çabası”değil midir sayın SnowQeen?Hizmet,”imkan” kapılarını tasarruf etmek midir?
İstakoz yemekle,su içmekle olmuyor hizmet hele hele “ayağa” getirtmekle,kırmızı ışıkta durmakla hiç.
Bu yazıyı alıntıladığım sitede yazılanlardan biri de şuydu;
Sezer Ramazanda kendisi ile beraber iftar yapmak isteyenler çalışanlar için özel bir şeyler yapmamış “personel yemekhanesine giderek onlarla birlkte yemiş”
Bu nedir peki ben “daha bi halk çocuğuyum” mu?Halk adamı yerine hizmet adamı olmasını tercih ederim.
Bir ülke saygınlığı ayağa başkan getirmekle kazanılmaz hele kendini ev hapsine almakla hiç!
Yazan:Ç-Z Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
SnowQueen,
“bu kadar iktidar yanlısı olmayın, yeri gelince eleştirmeyi de bilin.
Tayyip Erdoğan’ın yolsuzluklarını mesela Akbil davasını googledan aratmak bir tık ötenizde öyle değil mi?”
Pekii siz,Betül hanıma’a verdiğiniz tavsiyeyi “iktidara muhalefet ederken” göz önünde bulunduracak kadar adil misiniz ?
Olmayan bir şey ilk kez olduğu için mi ıstakoz eleştiriniz yoksa Baykal gibi ne yaparsa yapsın eleştireceğim mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Istakoz yada gözlük markası ile iktidar faaliyetlerini mi eleştirmiş oluyorsunuz?
Istakoz yediği için halk çocuğu olmuyor da “elit” mi oluyor?Nedir ispat etmeye çalıştığınız?
Zenginleşmek mi?O halde başka zenginlerin de varlık sebebini sorgulamak gerekmez mi?Nerden geliyor bu değirmenin suyu denmez mi?
Bu bilgi de bir “tık” mesafede ve niceleri gibi!
Yazan:Ç-Z Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
@ Blue,
“Öyle sıfırdan zengin olmak diye bir şey yoktur; herkesin bir elinden tutanı vardır.”
Haklısınız.Hayatı boyunca siyaset yapmış,devlet adamı olmuş,politika dışında faaliyeti olmamış insanların 7 ceddine yetecek mal varlığına nasıl sahip olduğu da sorulmalı!
Bir parti Atatürk mirası diye bir bankanın hisselerini elinde tutabilir mi?
Yazan:BetüL Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
snowqueen
Enerjinizi hakkimda sanrilar uretmek yerine sorumu cevaplamakta kullanmis olmanizi tercih ederdim. Cuneyt beyle bi akrabalik var herhalde.
Iktidar yanlisi oldugumu ve hem de ‘bu kadar’ iktidar yanlisi oldugumu zeytin ekmek yemesi gerekirken utanmadan resmi bir gezi icin gittigi Washingtonda bi lokantada yemek yedigi icin dilinize doladiginiz C.baskani esini savunusumdan mi cikarttiniz?
Yoksa dilinizden dusurmediginiz basbakanin cocuklarinin gozlukleri gemileri vs lerine bu kadar takilmaniza tepki gosterisimden mi?
Ya da size; “Bu kadar iktidar dusmani olmayi birak da biraz adil ol, gozunun ustunde kasin var diye suclamayi birak” denilmedigi icin mi?
Diyelim ki geminin parasinin sizin cebinizden ciktiginina inandiginiz icin bu kadar tepkilisiniz, kizinin gozlugunden size ne
Washingtonda yenilen yemek size neden bu kadar batiyor? Hayrunisa Gul Sezer degil sefer tasi tasimiyor kosebasindaki hotdogcudan mi yemeliydi? Ya da bakkaldan ekmek ve zeytin alip onu mu yeseydi, nasil memnun olurdunuz?
Bu kadar kin burunmeyin.
Sordugum soru gayet basitti. Ben de googledan arastirma yapabilirim evet bir tik ilerde, ama karsima cikacak onlarca yalan dolan dolu siteyle ugrasmak istemiyorum. Siz iddalarinizi savururken oldukca kendinizden emindiniz. Guvenilir yerlerden kesin bilgileriniz varmis ve hatta bunlarin hepsini sagir sultan bile duymus gibi yazdiniz, ben de size sordum. Yine soruyorum. Bu kadar eminsiniz, ve sagir sultan bile duymus bana elle tutulur en az 15 - 20 link verebilmeniz gerekir.
Bi politikaciya atilacak en kolay iftiradir herhalde yolsuzluk iftirasi.
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 24, 2008 | Reply
@Ç-Z
Sezer’in mütevaziliği bence takdir uyandıran bir tavırdı.
Ne derseniz boş.
Baykal’a gelirsek, Baykal’dır ne yapsa yeridir.
Ondan tutarlı davranış bekleyen kim.
Hani cumhuriyet mitinglerine katılanlar “elit laik azınlık”tı ya,
Hayrünnisa Gül “külkedisi”ydi, Chanel eşarplı Gucci gözlüklü ıstakozla beslenen külkedisi de tanımış olduk böylelikle ufkumuz açıldı.
“halk çocuklarının iktidarı” yerine “ihale çocuklarının iktidarı” dense daha manalı olubilirdi.
@Betül
Bi politikaciya atilacak en kolay iftiradir herhalde yolsuzluk iftirasi.
evet çünkü “politikacılar” çok kolay yolsuzluk yapar, bu yaşınıza geldiniz bunu öğrenemediniz mi?:)
Yazan:BetüL Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Cevap bekliyorum snowqueen. Bu yolsuzluk iddalari ortalarda dolasiyor ama kime sorsam elle tutulur hicbirsey soyleyemiyor.
Bildiginiz cok sey varda sir gibi saklamaya mi sozlestiniz, nedirÉ
Evet, onu kastetmistim zaten ben de. Bunun icin cok kolaydir yolsuzluk yapiyor diye iftira atmak. Camur at izi kalsin nasilsa butun politikacilar mutlaka bi yerlerden yolsuzluga bulasmistir, dgilse bile cogunluk boyle dusunur, degil mi
Zahmet edin iddalarinizi iftira olmaktan cikarin, gosterin eger varsa bir bildiginiz.
Yoksa da lutfen susun artik.
Sizin gibi gozunun ustunde kasi var sacmaliklariyla elestiri yaptigini zannedenler oldukca elbette karsinizda da birileri olacak. Bu kadar kin burunmeyin snowqueen.
Sonra bosu bosuna “bu kadar iktidar yanlısı olmayın, yeri gelince eleştirmeyi de bilin.” demek durumunda kalmazsiniz.
Yazan:BetüL Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Hangi mutevazilik..É
Sezer cok pahali iki makam aracini ( birinin 500 milyar oldugunu okumustum yanlis aklimda kalmadi ise) ve korumalari haric 16 kosk personelini yaninda goturdu.Bu mu tutumluluk.
Hayrunisa Gule $100 lik bir yemegi cok bulan siz bu Sezere tutumlu diyorsunuz ya bravo!
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
@Betül
adı üzerinde “politikacı” işte, ne sandın alın teriyle çalışan mahalle berberi mi?
Susurluk’ta suçlunun kamyoncu ilan edildiği bir ülkede Akbil davası yüzünden hüküm giyeceklerini mi sanıyordun?
Anca şiir okumaktan hüküm giydi Erdogan, trajikomik deği mi?
Tayyip Erdogan, Abdullah Gül, Kemal Unakıtan ve çoluk çocukları bu mal mülkü milletvekili maaşına tabi olup katiyen haram yemeden, kimsenin üzerine basmadan mi yaptı? iftiraymış:)
Senin gibiler olduğu sürece sırtı yere gelmez bu adamların.
Sezer ve Ecevit genel tavır bakımından mütevazi adamlardı,
Sezer’in oğlu da evlendi bir gösteriş, abartı gördük mü?
Abdullah Gül ise maşallah sonradan görme Kayseri tüccarı havasında.
Yaldızlı halk çocuğu etiketi yapıştırılmış üzerine.
Takım tutar gibi yarıştırmaya gerek yok, Sezer’in de yolsuzlukları çıkarsa onu da eleştirmesini biliriz.
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
@Snowqueen,
Düşüncülerinizi bilumum iltifat kelimeleri ile allayıp pullasanız da ,muadillerini çamura bulayıp bu parlaklığı göz kamaştırıcı hale getirmeye çalışsanız da nafile.Politikacıların içlerinde şahsi menfaatlerini görev anlayışının üzerinde tutanlar sağ yada sol görüşte olsalar da var.İnsanların ahlakını ideolojilerinde aradığınızın ve bunun da sizi nereye taşıyacağının farkında bile olmamanız içler acısı.
Bana bir partinin banka hissedarı olmasının normal olduğunu söyleyebilir misiniz peki?Mirasyedi bir cumhuriyet partisi olabilir mi?Bu mirasla değil 1 gemi yada gemicik filo bile alır,Gucci ye kendi gözlük tasarımlarını yaptırıp hissedar bile olursunuz.Bu mu sizin adil düzen anlayışınız?Çalmamak ama baba mirası gibi “sahiplenmek” .Gasp!Evet yolsuzluk yapanı,görevi suistimal edeni elbette sorgulayın ama bir tek soru da bu konuda sorun.
Sezer’in mutevaziliğini övmüşsünüz,keşke özgürlük taraftarı bir hanım olarak cumhurbakanı olarak onun özgürlük için 200 kusür kişinin af belgesini onaylamaktan daha fazlasını yaptığını da övünerek söyleyebilseydiniz.Köşkte oturup,bir -iki dez güneydoğuya gidip iki çocuğun yaptığı el halısını hediye olarak alıp karşılığında çeyrek altın vererek bu özgürlük sorunları çözülmüyor bildiğiniz gibi.Köşkün avizeleri iki ampul ile aydınlanabilir bu da Sezere’e yetebilir ama bu tasarrufun doğudaki, Kürt menşeili problemlerin aydınlatılmasına pek bir faydası olmaz değil mi?Sezer,Anakara’nın cumhurbaşkanlığını AKP iktidarına karşı yaptı,ne yazik ki tüm T.C nin cumhurbaşkanı olabilecek görev ve sorumluluklarıdan çok “mütevazi” bir şekilde,tasarruf bahanesi ile kaçtı.Politikacılar ve medya bunu bile işte sizin gibi inanan kimseler “meziyet” diye pazarlayabilir.
Aşağıda,8.cumhurbaşkanının eyleminden örnek bir alıntı var belki ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız da insanların yediklerine içtiklerine bakıp “mütavazi” dememin aslında bir çeşit “benimki daha halk çocuğu” propogandası olduğu için vazgeçersiniz.Takıldığınız,yaldızlı yada bakırdan halk çocuğu tanımı değil,halka yapılan hizmet olsun!
Tasarruf adına 40 danışmanı 3-5 e düşürmekle olmuyor bu işler!Terör sorunu yüzünden verilen canlardan TASARRUF edebilmek için Sayın SEzer ne yapmış,söyleyin ben de dediklerimi geri alayım.
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Snowqueen,
Aklımdayken,Sezer’in tasarruf ve mütevaziliğene bir örnek daha vereyim;
??????????????
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
SnowQueen,
Lütfen bir de şu tavrınızdan vazgeçin;burada kimse bu ülkenin soyulup soğana çevrilmesine onay vermiyor.Kim yaparsa yapsın herkes yolsuzluklara ,çalıp çırpmaya karşı,sadece siz değil.Ancak kendi ideolojik körlük içinde olan biri karşısındakini bunlara taraf olmakla itham edebilir.
İddialar,dedikodudan öte anlam taşımadığı sürece Sezer’in yolsuzluklarının ortaya çıkmasını nasıl sukunetle bekliyebiliyorsanız aynı şekilde beklemelisiniz diye düşünüyorum.
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Politikacıların içlerinde şahsi menfaatlerini görev anlayışının üzerinde tutanlar sağ yada sol görüşte olsalar da var.İnsanların ahlakını ideolojilerinde aradığınızın ve bunun da sizi nereye taşıyacağının farkında bile olmamanız içler acısı.
Nereye taşıyacak söylermisin?
“yanliş propaganda”yı eleştiriyoruz burada, Abdullah Gül ve diğer ihale gülü badem bıyıklı türevlerinin “halk çocuğu” geçinmeleri ve
üç kuruş emekli maaşıyla cumhuriyet mitingine katılan kadına
“sen beyaz türksün, elitsin” denmesini.
Bana bir partinin banka hissedarı olmasının normal olduğunu söyleyebilir misiniz peki?Mirasyedi bir cumhuriyet partisi olabilir mi?Bu mirasla değil 1 gemi yada gemicik filo bile alır,Gucci ye kendi gözlük tasarımlarını yaptırıp hissedar bile olursunuz.Bu mu sizin adil düzen anlayışınız?Çalmamak ama baba mirası gibi “sahiplenmek” .Gasp!Evet yolsuzluk yapanı,görevi suistimal edeni elbette sorgulayın ama bir tek soru da bu konuda sorun.
CHP’nin “adil düzen partisi” olduğunu söyleyen oldu mu?
insanların CHP’ye oy vermelerinin en önemli nedeni politik duruşunu beğenmeleri değil, seçeneksizlikti.
Sezer’in mutevaziliğini övmüşsünüz,keşke özgürlük taraftarı bir hanım olarak cumhurbakanı olarak onun özgürlük için 200 kusür kişinin af belgesini onaylamaktan daha fazlasını yaptığını da övünerek söyleyebilseydiniz
Sezer’in askeriyeye yakın duruşu eleştirilecek bir tavır.
Ayrıca bahsettiğiniz gibi Kürt sorununu ele alışı da.
Ama mütavaziliği bir gerçek, bunu hepimiz biliyoruz.
Devletin malı deniz, yemeyen keriz doğrultusunda gitmediğini.
Ayrıca Sezer’in takdir ettiğim yanı, nükleer ve 2B gibi yasaları veto etmesidir.
Af olayına gelirsek Abdullah Gül kaç kişiyi affetti haberiniz var mı?
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
hah evet bir de şu meşhur anayasa krizi:)))
adam bir kitap savuruşla ülke ekonomisini göçertti:))
diğer ekonomik açılım ise: ekonomi iyiyse AKP’den, kötüyse dış konjüktürden:)
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
dahası da var, akp idare amiri hüsrev kutlu’ya göre…
kuraklığın sebebi de Ahmet Necdet Sezer’miş:)
Fethullah Gülen “kuraklığın sebebi günahlarımız” demişti, Kutlu daha spesifik yaklaşmış:-)
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
@ SnowQueen,
insanların CHP’ye oy vermelerinin en önemli nedeni politik duruşunu beğenmeleri değil, seçeneksizlikti.
Ya şimdi?Bu benim sorumun cevabı değil.
Hala soruyorum:
Bana bir partinin banka hissedarı olmasının normal olduğunu söyleyebilir misiniz peki?
Bu miras neden CHP nin?Hepimizden daha güvenilir bir Türk oldukları,kire pasa değmemiş beyazlıkta bir temizliğe sahip oldukları,kendilerinden başka hiç kimseyi bu emanetçiliğe layık görmedikleri için mi?Onları özel kılan nedir? Atatürk’ü ve cumhuriyeti “kendi” tekellerindeymiş gibi düşünüp yanına yaklaşanın onu kirleteceğini ,yok edeceğini,potansiyel düşmanı olduğunu düşünen zihniyete en uygun bulduğunuz sıfat nedir? Onlar cumhuriyet “çocuğu” olarak “miras” hakkına sahip olabilirler samimiyetlerinden ahlaklarından asla şüphe bile edilemez,kart hamili yakınları zira öyle mi,ya peki kendilerine sadece T.C vatandaşı olmak dışında bir miras bırakılamamış babadan ATAdan zengin olmayanlar ne çocuğu?
Bu zihniyete sahip olanlara ben sadece yazıklar olsun diyebilirim.
Bir insanın ne yediğine bakıp insanlara sıfat yapıştırmaya kalkanlara sormak lazım bu “miras” haltını yiyenlerin sıfatı ne olabilir gerçekten merak ediyorum.
Vatan millet aşkı ile başımıza çöreklenen,Time’a mal varlıkları ile kapak olan halk çocuklarını ise hiç sormuyorum
Hani siz sağınıza solunuza bakınca “elit,seçkin” görmüyordunuz hepsi halk çocuğuydu ya,ben de onlardan bir kaçını örnek veriyorum sadece!
CHP’nin bu mirası sadece kendi adına sahiplenememek gibi bir ŞEÇENEKSİZLİĞİ söz konusu mu?Azıcık düşünün; “AKP sosyal demokratların yapamadığını yaptı diyorsunuz ama el insaf,sol mu bırakıldı Türkiye’de,
T.C tarihinde kendinden başka “sol”a tahammül edemeyen CHP’nin bizzat kendisi!
Sarıgül’ün dalavereleri ayyuka çıkmışken hakkında herhangi bir işlem başlatmayan CHP ,Baykal’a rakip olurum deyince partiden ihraç edildi öyle değil mi?
Evet el insaf sol mirasyedi bir tavırla siyaset yürütüyor;İnönü’den oğluna,Ecevit’ten Rahşan’a sülale boyu sol maşallah.
Yanlış “halk çocuğu” üzerinden yapılan yanlış propoganda mı demiştin Snowqueen!
AKP,yada Gül’ün yediği ıstakoz umrumda değil ama işine geleni görüp işine gelmeyeni görmeyip talkım vermeye kalkan zihniyet umurumda!
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
SnowQueen,
Ayrıca Sezer’in takdir ettiğim yanı, nükleer ve 2B gibi yasaları veto etmesidir.
Gülümsettin beni,sağolasın.T.C tarihinde veto sayısı egale edilmesi zor görünen bir cumhurbaşkanından bahsediyoruz.Onca veto edilşten iki tanesinin senin de karşı olduğun konulara denk gelmesi hiç de şaşırtıcı değil ki!veto etmediği senin ve çoğunluğun taktir ettiği bir şey hatırlayabiliyor musun?
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
diğer ekonomik açılım ise: ekonomi iyiyse AKP’den, kötüyse dış konjüktürden:)
Evet:-) iyi olursa soldan,kötü olusa sağdan gibi,bu yaşta bunu hala öğrenmemiş olamazsın ,politika bu işte! :-))
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
* * *
Kendin için de mecazi bir şekilde “kara koyun” demiştin hatırladığım kadarı ile .-)
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
@Çuvaldız,
CHP’nin tavrı savunulacak bir durum değil niye bana bunları anlatıyorsun ki?
80 sonrası iyice apolitikleşen, meydanlardan, gösterilerden kaçan miting diyince tüyleri ürperen bir halktan bahsediyoruz.
CHP tabanının içinde doğmuş büyümüş biri olarak, akbaba milliyetçi akımlardan kurtulabilirse bu kitlenin sola yönelebileceğini düşünüyorum çünkü artık islami bir faşizm içinde garnitür durumundalar ve sırtını askere dayamanın çözüm olmayacağının da farkındalar.
Bu ülkenin gerçekten “sol”a ihtiyacı var, CHP zaten küçülüp kuruyup gidecek.
Ufuk Uras’la ilgili tereddütlerim vardı, samimi bulmuyordum
ama şimdi helal olsun diyorum mesela.
ve evet, nükleer ve 2B arazilerinin satışı gibi rant peşinde geleceğimizi
tehdit edenlere karşı Sezer’in veto engeli gayet yerindeydi.
iyi olursa soldan,kötü olusa sağdan gibi
Almanya’da bugün gene Türklerin evleri kundaklandı, Almanya’daki Türkler kime oy veriyor? Evet sol partilere.Neden acaba??
Orada sola oy verenlerin Türkiye’ye gelince sağa kayması ne garip çelişki öyle değil mi?
Yazan:knz Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
halkın dış borç yükü altında olan, sağlıksız işyerlerinde çalışmak zorunda olan bir toplumda bir kişi amerikanın en lüks lokantasında fotoğrafın çekilmesinden utanıyor ama yoksul evinde poz vermekten utanmıyorsa siyasi olarak eleştirilir. siz bu kişiyi korumuyor, aksine ona zarar veriyorsunuz.
Burada açıkça görüleni inkar etmemiz mi isteniyor ?
eğiriye eğiri, doğruya doğru demezsek biz nasıl
özgür vatandaş olabliriz ?
yaptığınız tartışma semra özalın temsili ile rahşan ecevitin temsili arasındaki farkı açıkça inkar etmemizdir. erbakanın oğlundan unakutanın oğluna yansıyan bişey var ki,
var işte yani., işim dedektiflik değil, ben açıkça görünen bişeyden bahsediyorum.
Yazan:Ç-Z Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
@SnowQueen,
Neden bunları sana yazdığımı sormuşsun,seninle tartışıyoruz sadece.Neden bu noktaya vardığımı ise senin kelimelerinle özetlemeye çalışayım.Uzun oldu ama tek sorumlusu ben değilim :-)
Yine bu soruna senin cümlelerin ile cevap vereyim;
Geldik sizin yok dediklerinize;
Şu sürüklenen kitlenin profil tanımını Haluk Şahin yapmış zaten;
Ama Haluk Şahin’in yaptığı aynen sizin Erdoğan’ı itham etiğiniz;” Yapılan açıkça sosyalist söylemlerden tırtıklanmış uyduruk sosyal tespitlerle kendi çarpıklıklarını meşru göstermeye çalışmak”
O halkı meydanlara toplayan bunu organize eden“laiklik elden gidiyor,cumhuriyetinize sahip çıkın” mesajlarını verenler kimlerdi peki?Tüm bunları yaparken askere sırt dayayıp davetiye çıkaranlar kimlerdi?Peki tüm bunlar emekli memur,horlanmış işçinin finanse etmesiyle mi gerçekleşti?
Bu noktada hala soruyorum;
Bana bir partinin banka hissedarı olmasının normal olduğunu söyleyebilir misiniz peki?
Oy isterken başörtülü kadın resmi kullananlar,o miting meydanlarında var olan baş örtülü kadınların resimlerini gazete manşetlerine taşıyanlar sonra da onların başörtülerini “ithal edilmiş üniformalar” olarak tanımlayanlar kimlerdi pekii?
Cebinde parası olmayan bu ülkeyi seven insanlar,ellerine tutuşturulan,evlerinin camlarına asılan bayraklarla ayrıştırılmaya çalışılmadı mı?Sizin başörtünüz varsa bizim de bayrağımız var ayrımcılığı yapılarak” biz kaç kişiyiz” kamplaşmaları kızıştırılmaya çalışılmıyor mu?
Rektörlerimiz kızları okula sokmama,düşük not verme,derse girmeme özgürlüğünü kullanmakla(!) tehdit ederlerken,Kur’an ayeti,Anayasa’dan üstün tutulamaz ve hatta Kur’anda böyle bir ayet yoktur diyebilecek kadar ulema kesilip, itiraz edip savaşlarının “din” olduğunu ilan etmiyorlar mı?Hangi hukuk devleti vatandaşı,yetkin ve etkin bilim adamı sıfatı taşıyan bir insan böyle bir mukayese kalkışabilir?
Tüm bunları hangi elit,hangi oligarktan kuvvet alıp gerçekleştiriyor?
En güzel kısa ve öz cevabı Blue vermiş zaten;
“* görüldüğü gibi elitist veya seçkinci olmanız için zengin olmanız şart değil. Hayat görüşünüz Türkiye’nin sadece Kemalistler tarafından yönetilmesi gerektiğini söylüyorsa elitistsiniz.(Blue)
Halk çocuğu demek sizin için fakir, ezilmiş ve ezilen, sermayenin elinde köle, yeşil parke giyen, az okuyunca isyan edip dağa çıkan bir tip olmalı. .(Suat demren)
Buraya kadar olan kısımdan artık “elit” kim anlamışsınızdır herhalde!
Snowqueen’in karsi oldugu sey sermayeden ziyâde “aleme verir talkini…” konusu. Yani bir taraftan istakozlu fettucine yerken diger taraftan da “zeytin ekmege tâlibin halinden bir biz anlariz” diye fakur fukarayi gidiklama tesebbüsü. Anlasilmayacak yani yok, siz de biraz gayret ederseniz anlarsiniz :) (Cüneyt)
Bırakın yiyip içileni de özgürlükleri sadece kendilerine mal edenleri eleştirin.İnsanların özgürlüklerini,haklarını kısıtlayıp zeytin ekmeğe,cehalete mahkum edenleri sorgulayın.
Avusturya’daki Türkler pardon Müslümanlar hapishaneleri gardiyanları dahil dolduruyor diye şikayetlenmeden önce o insanların o ülkelerde bulunma sebeplerini sorgulayın.
Almanya’da yakılan Türklerin sol görüşü desteklemesini ilginç bulmadan önce neden orada olduklarının cevabını arayın!
Vatandaşı oldukları ülkede göbeğini kaşıyan cahil,zeytin ekmek yiyen fakir halk,laikliği cumhuriyeti tehdit eden üniformalı düşman askerler diye itham edilenler de o yurt dışında uyum ,hak,özgürlük sorunu yaşayan, bazı kültür aydınlığına kavuşmuşlarımız tarafından din ve gelenekleri nedeniyle ikinci sınıf kabul edilen insanlarımızın akrabaları değiller mi?
Din,eğitimsiz cahil oldukları için aydınlanamamış,ekonomik olarak gelir düzeyini yükseltememiş bir lokma bir hırkayla yetinen insanlara layık dogmatik akıl dışı bir inanış olduğu için fakir halka yakıştırılıp sözüm ona çağdaş,akla,bilime inananların rededeceği bir “gericilik” olarak kabul edilmiyor mu?Bu yüzden insanların giydikleri ve sermaye rengi eleştirilmiyor mu?
Başörtüsü yüzünden İran,Malezya oluyoruz feryadını basıp sözüm ona laikliği koruyanlar kimler!Bu başörtülü insanlara eğitim istiyorlarsa Arabistan’ı adres gösterenler kimler?Ortada bir elit-oligark yoksa kim bu meydanlara insanları “cumhuriye’te sahip çıkın “ diye meydanlara toplayanlar?
Önceki yorumumda es geçtiğiniz kısımdan alıntı;
Hepimizden daha güvenilir bir Türk oldukları,kire pasa değmemiş beyazlıkta bir temizliğe sahip oldukları,kendilerinden başka hiç kimseyi bu emanetçiliğe layık görmedikleri için mi?Onları özel kılan nedir? Atatürk’ü ve cumhuriyeti “kendi” tekellerindeymiş gibi düşünüp yanına yaklaşanın onu kirleteceğini ,yok edeceğini,potansiyel düşmanı olduğunu düşünen zihniyete en uygun bulduğunuz sıfat nedir? Onlar cumhuriyet “çocuğu” olarak “miras” hakkına sahip olabilirler samimiyetlerinden ahlaklarından asla şüphe bile edilemez,kart hamili yakınları zira öyle mi,ya peki kendilerine sadece T.C vatandaşı olmak dışında bir miras bırakılamamış babadan ATAdan zengin olmayanlar ne çocuğu?
Herkesi düşünceleri ile sınıflayıp etiketlemeyi çok iyi yapabilen siz sayın Snowqueen,kim bunlar onların Türkçemizdeki karşılık bulan sıfatları,isimleri ne?
Haklısın,yanlış bir propogandayı eleştiriyoruz.Halkı bunca küçümseyenlerin propogandasını ,bir kısmını cumhuriyet düşmanı ilan etmesini tartışıyoruz,“halk çocuğu” tanımını en doğru kimin yaptığını ve nasıl halk çocuğu olunabileceğini değil!Çok yazık ki tartışmayı ıstakoz ve Gucci’de temellendirip ,mutavaziliği övmeye kadar vardırdınız.
“Maalesef” dediğiniz bu ülkenin reddetmeye,yok saymaya çalıştığınız “gerçeği”,şaşırmaktan vazgeçin de anlamaya çalışın artık.
* * *
İnsanların ahlakını ideolojilerinde aradığınızın ve bunun da sizi nereye taşıyacağının farkında bile olmamanız içler acısı.(ç-z)
Nereye taşıyacak söylermisin?( snowqueen)
http://www.derindusunce.org/2008/02/08/humeyni-lenini-dover-mi-ulus-devlet-bolum-iii/#more- yazıyı okumanı tavsiye ederim cevabınızı orada bulacaksınız.
Yazan:Ç-Z Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
Bu zihniyetten bahsediyoruz Snowqueen!
İyi dinlemek gerek öğrenilecek çok şey var!
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
@
Ç-Z,
öncelikli olarak cumhuriyet mitinglerine katılanlar sadece CHP’li değildi, MHP’lisi de vardı İşçi Partilisi de.
Cumhuriyet mitinglerinde konuşmaların yapıldığı platform ile halkın başka tellerden çaldığı da bir gerçek. Sence o mitinglere katılanlar
gerçekten AB karşıtı mı??:)
Neden bahsettiğimi milyonlarca alıntı yapmana rağmen anlayamamışsın sanırım, öyle bir algı yaratıldı ki sanki cumhuriyet mitinglerine katılanların topu beyaz türk, onların karşı olduğu Erdoğan, Abdullah Gül ve diğer “badem bıyıklı ihale grubu” zenci türk.
Bütün türbanlılar da kapıcı karısı zaten.
Cumhuriyet mitinglerinin statükocu anlayışını ve milliyetçi vurgusunu
benimsemeyibiliriz, tavırlarını özgürlükçü bulmayabiliriz, finansa edenleri eleştirebiliriz ama şöyle bir gerçek var ki ben bu olayı orta sınıfların savaşı olarak görüyorum, hatta cumhuriyet mitinglerine katılanlar dezavantajdalar bile çünkü oğullarını kızlarını okutup işe sokacak, yüksek kademelere getirecek bir cemaat ya da ideolojik
tutkalları yok, emeklisi, öğretmeni bunun gayet farkında.
kimindi hatırlamıyorum, yigit sanırım birşey yazmıştı sitede:
“sorun kokanyla Alevi işçi kızın, mütehahhit karısıyla kapıcının aynı partiye vermesi” gibi birşey. Aradaki uçurumlardan bahseden yok tabi.
Diğer taraftan AKP’nin güya halk çocuğuymuş tavrı ve gene güya özgürlükçüymüş manevralarının sahteliği ve yükselen islami dayatma modeli de kitleleri paniği sürükledi.
önce bu yapay “beyaz türkler zencilere karşı” edebiyati “ideolojik zenciliğe” çevrildi. Madem sorun “ideolojik zencilik”ti, ne diye “zeytin ekmek” söylemleri ortaya atıldı?
ideolojik zencilige gelirsek, “dindar cumhurbaşkanı seçtireceğiz” ne demek peki? Müslüman, Sünni cumhurbaşkanı seçtireceğiz.
açıkça faşizan bir söylem.
öncekiler ateist miydi?
cumhurbaşkanının dininden bana ne?
cumhuriyet mitinglerine katılanlar hristiyan mı?
görüyorsun, birileri bayrağı ve Atatürk’ü eline almışken karşı tarafta
dini tekeline alıyor. Fethullah Gülen cemmati mensupları Gülen’i eleştirenleri “islam’a karşı olmakla’ suçlayabiliyor ve bu ülkede ikide bir lafa “%99′u müslüman olan Türkiye’de…”diye lafa başlanıyor.
“bu ülkenin insanı muhafazakar ve sağ taraftadır ve bunu kabul etmek zorundasınız”, hayır ne münasebet, kabul etmek zorunda değilim. Ayrıca Kemalizm’den daha iyi olan “ideolojik” fark nedir söylermisiniz
şu Irak’a operasyon yaptiğimiz günlerde?
Bodoslama Türk-islam şişirmesine doğru gidiyoruz 4 nala.
Yazan:Emre Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
Selamun Aleyküm;
Ekrem Bey iki kılavuz yazdınız ama kaçan kovalanır. Sizden 3., 4., 5., …. 7998565. kılavuzlarıda bekliyoruz :)
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
@Snowqueen,
Önce sakinleşsen iyi olacak.
YazdığıN : “bu toplumun geneli, müslüman, muhafazakar ve sağ görüşlü” demişsiniz evet tek katıldığım nokta bu. Maalesef.(snowqueen).
yazdığıM:“Maalesef” dediğiniz bu ülkenin reddetmeye,yok saymaya çalıştığınız “gerçeği”,şaşırmaktan vazgeçin de anlamaya çalışın artık.
anladığıN:“bu ülkenin insanı muhafazakar ve sağ taraftadır ve bunu kabul etmek zorundasınız”, hayır ne münasebet, kabul etmek zorunda değilim.
Domatesin kırmızı olduğunu söylediğinde,kabul etmiş olduğun, damarlarında akanın domates suyu olduğu mudur?Kaldı ki ben sana domatesin kırmızı olduğunu anlamaya çalışırsan,suyunun da neden kırmızı olduğuna dair kafa yormak zorunda kalmaz ve ilginç,tuhaf gibi tespitlerde bulunmak zorunda kalmazsın diyorum.
Neden bahsettiğimi milyonlarca alıntı yapmana rağmen anlayamamışsın sanırım,
Haklı olabilirsin.alıntıları görsem belki anlama ihtimalim olabilirdi ama iki tanesini biliyorum sevgili Ece ve Haluk bey’dendi.Ve,aşağıda yazdığın cümleye bakılırsa yorumumu çaprazlama okuduğun için cevabımı fark edememişsin sanırım,yoksa senin,benim verdiğim cevabı anlayamaman diye bir şey söz konusu olamaz biliyorum zira sen benim zeki hemcinslerimden birisin.
öyle bir algı yaratıldı ki sanki cumhuriyet mitinglerine katılanların topu beyaz türk, onların karşı olduğu Erdoğan, Abdullah Gül ve diğer “badem bıyıklı ihale grubu” zenci türk.
Bütün türbanlılar da kapıcı karısı zaten.
Evet,ikimizin de üzerinde konuştuğumuzda hemfikir olduğumuz, “yanlış propoganda”!
Cumhuriyet-laiklik elden gidiyor korku gazı,din üzerinden verildi mi?
Her başörtülü rejim düşmanı ilan edildi mi?
Ver İran ,şeriat korku gazını,topla milleti elinde bayrakla meydana.Var mı bu konuda bir itirazın?Şimdi o meydanlara bu insanlara saflara ayırmak üzere çığırtganlık yapanların profilini de yapıver bir zahmet!
http://www.derindusunce.org/2008/02/25/basortusu-yasagi-devletin-tarafsizligina-aykiridir/
Bu başlıkta Ali şahin adlı Lise 3 öğrencisinin yazdıklarına bak ve zenci beyaz nasıl öğretiliyor azıcık olsa da anlamaya çalış lütfen.Sen,ben bu ülkede zenci-beyaz olan halkın olmadığını onları provoke edenlerin bu ayrımı rant uğruna yaptıklarını biliyoruz.Sen ise bana anlayamamışsın derken “kabul etmemiş” olduğumu söylemeye çalışıyorsun oysa ki ben senden sadece anlamanı istedim kabul etmeni değil,aramızdaki fark bu;Ben rica ediyorum sen kabullenme ve zorlama anlıyorsun!
Cumhuriyet mitinglerinin statükocu anlayışını ve milliyetçi vurgusunu
benimsemeyibiliriz, tavırlarını özgürlükçü bulmayabiliriz, finansa edenleri eleştirebiliriz ama şöyle bir gerçek var ki ben bu olayı orta sınıfların savaşı olarak görüyorum,
Yanıldığın nokta da bu zaten,bu mitinglerin altını dolduran pek çok yanlış sebepten doğru bir sonuca varmaya çalışıyorsun.Var olan bir sınıf çatışması yok,yaratılmaya çalışılan bu.
Lütfen Snowqueen,
Kim bunlar?Hadi anladık,AKP’nin samimiyetine inanmıyorsun peki onun karşısında saf tutanların arasında aynı şekilde samimi olmayanların bulunabileceğine neden inanmamakta direniyorsun?AKP ve eylemleri konusunda uyanık ve şüpheci olduğun kadar diğer safiçinde olabilmeyi neden düşünmüyorsun?
hatta cumhuriyet mitinglerine katılanlar dezavantajdalar bile çünkü oğullarını kızlarını okutup işe sokacak, yüksek kademelere getirecek bir cemaat ya da ideolojik tutkalları yok, emeklisi, öğretmeni bunun gayet farkında.
Yapma Snowqueen, senin “yok,ben göremiyorum” dediğin,o ideolojik tutkallarla yapışanlar yüzünden bugün bu gerginlikleri yaşamıyor muyuz?Hani şu mirasın sadece kendilerine kaldığını iddia edip asla paylaşmaya yanaşmayan “ulu cemaat” üyeleri değil mi?Bu üyeler kendi korkularını o insanlara empoze edip gönüllü muhafız alayı kurmuyor mu?Ver cumhuriyet elden gidiyor korku gazını! Alttan da değil aleni ve oldukça da davetkar,hatta bu daveti bir hukuk,demokrasi devletinde askere yapacak kadar da cesurlar!
Sen bile,sıkı bir kadın hakları savunucusu olduğun halde sadece din karşıtı olduğun için kendi hemcinsinin başörtülüsünün kamu hizmeti vermesine karşısın.Haklardan özgürce faydalanmanın takası,pazarlığı olur mu? Kendi din anlayışını,inanan,dindar bakışını sorgulamalısın önce.
kimindi hatırlamıyorum, yigit sanırım birşey yazmıştı sitede:
“sorun kokanyla Alevi işçi kızın, mütehahhit karısıyla kapıcının aynı partiye vermesi” gibi birşey. Aradaki uçurumlardan bahseden yok tabi.
Eee,bunun sorumlusu AKP mi?Bir siyasi parti.AKP nin doğru ama diğer partilerin yanlış yaptığı bir şey olmalı o halde!Tabii bunun için klasik cevabı kullanabilirsin;“bu halk cahil,ne yaptığını bilmiyor,peki miting alanında toplanan insanlar bu cahil olarak tanımlanan halkın bir parçası değil mi?AKP ye kanan kurbanlık koyun halkın,kanmayan “beyin” takımı mı?
Eşeğini dövemedim semerini döveyim;Fettullah gülen yada benzeri cemaatlerin desteğini almışmış?Alevi cemaati CHP yi desteklerken neden bunu sorgulamıyorsunuz?CHP nin “finans”kaynağını neden sorgulamıyorsunuz?
Neden ısrarla bu soruya cevap vermiyorsun?Bir partiyi cemaat maddi desteği aldığı şekline itham ederken benim sorumu yanıtsız bırakman ne kadar dürüst bir yaklaşım?
Madem sorun “ideolojik zencilik”ti, ne diye “zeytin ekmek” söylemleri ortaya atıldı?
Artık cevabımı tekrar etmeyeyim,yukarıda Haluk Şahin’den alıntıladığın kısım üzerine yazdığım yorumda bunun cevabını bulabilirsin.
görüyorsun, birileri bayrağı ve Atatürk’ü eline almışken karşı tarafta
dini tekeline alıyor.
Yok almıyor,bayrağı eline alanlar bunun böyle olduğunu söylüyorlar!Hatırlarsan eğer, başörtüsü konusunda rektörlerimizle beraber Baykal bile Kur’andan ayetler okumaya başladılar,dinde başörtüsü olmadığını ispat etmek için!Neyi ispat etmeye çalışıyorlardı;başörüsünün ithal edilmiş düşman üniforması olduğunu mu?
Müslüman, Sünni cumhurbaşkanı seçtireceğiz.
Seçtirmeyeceğiz dendi mi?Evet.Neye karşı çıkıldı peki?Başörtülü first lady’e .Neden?Atatürk’ün Çankayasına yakışmazmış,dindarlığın deliliymiş(ee hani Kur’ana bakmışlardı da baş örtmekle ilgili bir ayet yokmuş-tu!)
SEÇTİRTMEYCEĞİZ dendi mi snowqueen?Hangi hak ve güçle!
açıkça faşizan bir söylem.
Evet bence de!Gül gibi e-muhtıramız oldu mu peki çookkk davetkar demokrat yaklaşımlardan sonra?
öncekiler ateist miydi?
Bunu ,karısının başörütüsü üzerinden Gül’ün dindarlığını tespit edenlere sormak lazım!
cumhurbaşkanının dininden bana ne?
Hah şunu bileydiler!
cumhuriyet mitinglerine katılanlar hristiyan mı?
Ya katılmayanlar, cumhuriyet ve rejim düşmanı mı?
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 27, 2008 | Reply
@Ç-Z
çuvaldız, ben uzaydan gelmedim müslüman ailenin ve toplumun içine doğup büyüdüm, dolayısıyla “şaşırmaktan vazgeçin de anlamaya çalışın”
demek ne kadar doğru? “bu ülkenin çoğunluğu muhafazakar, sağ görüşlü ve müslüman” dendiğinde “maalesef” dememe engel olacak olan nedir?
dürüstçe maalesef diyorum çünkü böyle düşünüyorum.
Haklı olabilirsin.alıntıları görsem belki anlama ihtimalim olabilirdi ama iki tanesini biliyorum sevgili Ece ve Haluk bey’dendi.Ve,aşağıda yazdığın cümleye bakılırsa yorumumu çaprazlama okuduğun için cevabımı fark edememişsin sanırım,yoksa senin,benim verdiğim cevabı anlayamaman diye bir şey söz konusu olamaz biliyorum zira sen benim zeki hemcinslerimden
birisin.
belki de fark edememişimdir, ha keza sende benim zeki hemcinslerimden birisin:-)
Cumhuriyet-laiklik elden gidiyor korku gazı,din üzerinden verildi mi?
verildi, cumhuriyet gazetesi reklamları, reklamcılık tarihi açısından başarılı ama etik ve siyasi propaganda bakımından sınıfta kal