İslamatorlar aptallığa abdest aldırdı! »
By Mehmet Yılmaz on May 19, 2011 in Abdestli Sosyalizm, Akıl, Ekonomi, islamcilik | 8 Comments
İran’ın nükleer silah yapmasına karşı mısınız? Washington’u, New York’u vurabilecek menzile sahip füzeler yapmasına itirazınız var mı? ABD’nin nükleer kapasitesi ve Hiroşima’dan Vietnam’a, Latin Amerika’dan Irak’a uzanan saldırganlığı göz önüne alınırsa İranlıların değil haklı, mecbur oldukları bile söylenebilir.
Peki Türkiye’nin islamator köşe yazarları İran’ın nükleer silah geliştirmesine karşı çıksa, “dinimiz barış dinidir, füzelere abdest aldırdı bu İranlı namussuzlar, Tahran’ın silahlanması İslâm’a aykırıdır” dese tepkiniz ne olurdu?
Bu deli saçmalarına gülerdiniz değil mi? “AKP kapitalizme abdest aldırdı, mücahitler mütahit oldu” tarzı çığlıkları duyduğum zaman ben de gülüyorum.
Çünkü Yunanistan, Portekiz ve İzlanda gözlerimizin önünde resmen “ütülüyor”. Silahı PARA olan bu modern istilanın komutanları utanmadan, küstahça “Yunanlılar adalarını satsın” diye savaş naraları atıyor. Suçluyu Washington’da aramayın. Onlar da zor durumda. 2008 krizinin hemen ardından sadece bir haftada Amerikan halkının 700 milyar doları da ütüldü, 2 bin adet Boğaz köprüsü yapacak kadar bir para! Devlet okulları ve hastahanelerinde hizmetler aksadı, aksıyor. Krizin “hafif” atlatıldığı Fransa’da bile sağlık hizmetleri geriliyor, sosyal güvenlik zayıflıyor. Her gün görüyorum, yaşıyorum.
Silahı PARA olan bu savaşta halkların sağlığı, emeği, alın teri, gelecekleri herkesin gözü önünde araklanıyor. Bizim islamator yazarlarımız ise hindi gibi düşündüler, düşündüler, bir slogan yumurtladılar: “AKP kapitalizme abdest aldırdı”. Yapma yahu. İyi ki varsın. ALLAH seni başımızdan eksik etmesin(!)
Aslında bu tarz sloganları Türkçeye tercüme etmek gerek:
“Ben ekonomiden hiç bir şey anlamıyorum. Modern dünya gittikçe karmaşık bir hal alıyor. İslâm’ı geleneklerden, gelenekleri de kendi tercihlerimden ayırd edemiyorum. Korkuyorum.”
Korkmak zordur ama yalnız iseniz daha da zordur. Onun için bu islamatorlar korkuTacak adam arıyorlar. “Gel Müslüman kardeşim, beraber korkalım, sarıl bana!” . Budur yani.
Türkiye’nin ve Müslümanların zenginleşmesi bu kadar Read the rest









Kitap tanıtan kitapların 7cisine damgasını vuran düşünür Susan Sontag oldu. 1977’de yayınladığı “Fotoğraf Üzerine” isimli cesur kitaptan bahseden 4 makale ile başlıyoruz. Mehmet Özbey’in kaleminden eskimeyen bir kitabı ziyaret edeceğiz sonra: Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez) Değerli yazarlarımızdan Mehmet Salih Demir ve Mustafacan Özdemir tek bir kitaba ve tek bir yazara odaklı kitap sohbetlerinden farklı makaleler hazırladılar. Bunlar kavram ve/veya olaylara odaklı, birden fazla kitaptan ve müelliften istifade eden çalışmalar: Terör, vicdan, modernleşme, bilim felsefesi (Kuhn, Heidegger, Derrida, Gadamer, Dilthey, Mach, Baudrillard, Toulmin) … Suzan Nur Başarslan’ın yazdığı Türk romanının tarihçesi ve Seksenli Yıllarda Türk Romanı Ve Post Modern Eğilimler de bu kategoriye dahil edilebilir. Bunların yanısıra yazar kadar hatta bazen daha fazla ünlenmiş kitaplara adanmış makaleleri de yine bu sayıda bulacaksınız: Zeytindağı (Falih Rıfkı Atay), Hayy Bin Yakzan (İbn-i Tufeyl), Körleşme (Elias Canetti), Taşrada Düğün Hazırlıkları (Franz Kafka). Kitap tanıtan Kitap 7’nin daha önceki sayılardan bir diğer farkı da Georg Simmel’e adanmış iki makale içermesi. Karl Marx ve Max Weber arasındaki kayıp halka olarak nitelenen Simmel’in “Büyük şehir ve zihinsel yaşam” (Die Großstädte und das Geistesleben, 1903) isimli özgün çalışmasından bahsettiğimiz makaleler kitabın sonunda. 


