RSS Feed for This Post

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiYAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi“…Kapitalizm SADECE  insanın insanı sömürmesidir. Komünizm ise insanın insanı YEMESİDİR!…”

 Marx’ın kapitalizme yönelik en ağır eleştirisi insanı şeyleştirmesi (Verdinglichung/Versachlichung) yani bir mal gibi alınıp satılma derekesine indirgemesiydi. Biz de bu konuyu “Yeni başlayanlar için “Müslüman” Marx” isimli makalemizde derinlemesine işlemiştik.

 Türkiyeli solcular pek bahsetmiyorlar ama komünizmin tarihinde insanların birbirlerini yiyecek olarak kullandığı dönemler de var. Belki bir tecavüz olayından bile daha şeyleştirici bir eylem insan eti yenilmesi. İster istemez bazı sorular geliyor akla:

  • İnsan yeme vakaları komünizmin doğal sonucu mu yoksa proletarya devriminde bir yol kazası mı?
  • Lenin, Stalin ve Troçki komünist miydi yoksa Marx’ı yanlış mı anladılar?
  • Rusya’da, Çin’de ya da Kamboçya’da uygulanan şekliyle komünizm Marx’tan bir sapma mı?
  • Komünizmin marxist yorumu da insanı şeyleştirir mi?
  • Komünist olMAyan devrimler, meselâ İslâm’ı referans alan devrimler yöntem ve sonuç bakımından komünizme benzeyebilir mi?

 

 

 

Resimleri tam boy görmek için

 

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiYAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi

 

 

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiYAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi

 

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiYAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi 

 

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiYAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisi

 

 Türk Solu 

YAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiYAKINDA: Komünizm ile Yamyamlık İlişkisiKendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün.  Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce Dikkat Kitap kategorisinde yayınladığımız Pozitivizm Eleştirisi gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı buradan indirebilir ve paylaşabilirsiniz. Kitapta ele alınan başlıca konular: Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi.

Trackback URL

  1. 13 Yorum

  2. Yazan:nurilhayat Tarih: May 11, 2011 | Reply

    Allahım ! son fotoğraftaki bakış nedir öyle! bütün fotoğraflar! insan hem aziz hem zelil bir varlık…yazını merakla bekliyoruz Mehmet.

  3. Yazan:cb Tarih: May 11, 2011 | Reply

    merakla bu yazı dizisini bekliyorum, meraklı solcu arkadaşlarım da bekliyor…

  4. Yazan:erkan Tarih: May 11, 2011 | Reply

    gerçektende ilginç bir yazı olacağa benziyor.

  5. Yazan:MY Tarih: May 11, 2011 | Reply

    Fotograflari ukraynali bir arkadas yolladi. Sanirim çeka tarafindan çekilmis, insan yemekten tutuklananlarin suçlarini ispat için.

  6. Yazan:Zeyneb Karataş Tarih: May 12, 2011 | Reply

    Önce resimlerden korktum, bu nasıl birşey diyerek kabullenmek istemedim, resimlerin gerçek olmadığına inanmak istedim. Hani Amerika’lıların kızılderililere attığı iftiraya benzer bir iftira olmasını umut ettim.

    Nasıl insan eti yenir diye midem bulanırken ve resimlerin gerçek olmadığını umut ederek araştırırken şu yazıya rasgeldim, şimdi fotoğraflardakiler yamyam ama onları o hale getiren zihniyete ne demeli?

    Kıtlığı bir islah etme politikası olarak ve Tanrı’dan ümitlerini kesmelerine zemin hazırlamak için yapıldığını okuduğumda en çok o sistemin sahiplerinden iğrendim, yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum.

    http://my.opera.com/evrimyalani/blog/show.dml/1813540

  7. Yazan:Zeyneb Karataş Tarih: May 12, 2011 | Reply


    Lenin, kıtlığın insan psikolojisi üzerinde tahribat oluşturacağını biliyor, bu yolla insanların Allah’a olan inançlarını yok etmeyi ve kiliseye karşı bir hareket başlatmayı hedefliyordu. Komünizmin Kara Kitabı’nda Lenin’in bu zalim düşüncesi şöyle anlatılır:

    1890 yılında, genç avukat Vladimir Ulyanov-Lenin, 1891’de açlıktan en çok etkilenen eyaletlerden birinin merkezi olan Samara’da ikamet ediyordu. Yöre aydınının, yalnızca açlara toplumsal yardım çabalarına katılmamakla kalmayıp, kesin biçimde böyle bir yardıma karşı olduğunu da açıklayan tek temsilciydi. Arkadaşlarından birinin hatırladığına göre, “Vladimir İlyiç Ulyanov, açlığın birçok olumlu yanları olduğunu açıkça ifade etmekten çekinmiyordu. Düşüncesine göre ortaya çıkacak sanayi proleteryası burjuva düzeninin kökünü kazıyacaktı. … Geri kalmış köylü ekonomisi yıkılırken, açlık bizi amacımıza yaklaştıracak ve kapitalizm sonrası aşama olan sosyalizme ulaşılacaktı. Açlık, yalnızca çara değil, Tanrı’ya olan inancı da yok edecekti…”

  8. Yazan:Anti-Komunist Tarih: May 12, 2011 | Reply

    Ne yazik ki gerçekler böyle. Belki Ihsan Eliaçik‘in ve sevenlerinin kulagina kupe olur. Insanlar arasinda esitlik ve adaleti sevgi ve vicdan üzere degil de kanun zoruyla, devlet eliyle kurmanin bedeli bu. Islam sosyalizmi, sol ilahiyat gibi zirvalarin pesinden kosan bunca insan oldugunu gordukce midem daha cok bulaniyor.

  9. Yazan:uğur Tarih: May 12, 2011 | Reply

    dünya devriminden ve devletsiz bir toplumdan bahseden komünizmin hayalini biz bile tam olarak kuramıyor iken siz uygulandığı ülkeler(!) bulup bir de üzerine bir tahlil yazısı hazırlama fırsatı bulmuşsunuz, gerçekten tebrik ve takdir ediyorum. peki ya sosyalizm ne demekti? kafam karıştı şimdi.

    rus devriminin ilk yıllarında, özellikle orta asya türki cumhuriyetlerde, yamyamlık vakalarına rastlanıldığı ve bunu gerçekleştirenlerin cezalandırıldığı bizzat ordusuyla rusya iç savaşına katılmış ve rus devrimine öncülük etmiş tatar liderlerden mir seyid sultan galiyef*’ in raporlarında vardır. ancak orta asyadaki bu açlık sanki devrim öncesi yokmuş gibi davranmak ve rusya iç savaşı sürerken (1904′ te yaşanan rusya- japonya savaşında ‘yurt savunması’ ilkesini benimseyen menşeviklerden medet umup iç savaşı bitirebileceğini zannederek) ülkeyi 1. dünya savaşına sokan rus çarının etkisini hiçe saymak bir tek ünlü türk- islam düşünürü harun yahya’ nın zırvalarına inanmak ve ondan alıntı yaparak ahkam kesmekle mümkündür.

    komünizmin her bahsi açıldığında değişmeyen insan doğasından bahseden arkadaşların 1917′ de yaşanan bir devrimin bütün diğer işleri bırakıp da 3- 4 yılda insanların doğasını değiştirerek, yamyama çevirme çabası içerisine girebileceği tezine inanıyor oluşları da beni ayrı bir şaşkınlığa sevkediyor.

    * 28 şubat 1940 tarihinde stalin’ in emriyle idam edilmiş, komünist turan birliği savunucusu ve allahsızlar cemiyeti kurucusu.

  10. Yazan:komünist bir soykırım Tarih: May 12, 2011 | Reply

    bu öyle “siz ne anlarsınız komünizmden?” tripleriyle, çocukça öfkelerle geçiştirilebilecek bir olay değil.

    http://www.sbu.gov.ua/sbu/control/en/publish/article?art_id=84758&cat_id=83648

    bunu şu an 26 ülke ve 1 uluslararası kuruluş, soykırım olarak tanıyor: Ukrayna, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Andorra, Arjantin, Avusturalya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Ekvador, Estonya, Gürcistan, İspanya, İtalya, Kanada, Kolombiya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Meksika, Moldova, Paraguay, Peru, Polonya , Slovakya ve Vatikan ve birçok ülkede çok sayıda eyalet aldıkları kararlarla söz konusu ölümleri soykırım olarak kabul etmektedir. Ukrayna’da her yılın kasım ayının son Cumartesi günü, komünizmin kurbanlarını anma günüdür

    sebeplerinden en önemlisi, komünistlerin uygulamaya çalıştığı ekonomik ve sosyal politikalar. Özellikte kooperatif tarım uygulamalarını kabul etmeyen Ukrayna köylüsü zorlamalar karşısında tarım üretiminden vazgeçerek, üretimi durdurmuş. Durumun gidişatını önceden kestirebilecek olan dönemin yöneticileri, “anti-kolhoz” hareketin yayılmasını önlemek amacıyla, sorunu hafifletecek önlemler almaktan kaçınmış ve bir nevi bölgede diğer direnişçi köylülerce ibret alınabilecek bir olay çıkarmak istemiş. Açlığın en tepeye ulaştığı dönemde dahi, Sovyet yönetimi, 1932’de 1,7 milyon ton, 1933’te 1,84 milyon ton tahıl ihraç etmiş. Bölgede artan açlıktan kaçmak isteyenlerin başka bölgelere gitmesine engel olunarak, katliama seyirci kalınmış

    ama Türk solu hâlâ sessiz. Cahil mi yoksa vicdansız mı?

  11. Yazan:Ceren Polat Tarih: May 28, 2011 | Reply

    “dünya devriminden ve devletsiz bir toplumdan bahseden komünizmin hayalini biz bile tam olarak kuramıyor iken” (uğur)

    ne oldugunu bile bilmediginiz, hayalini kuramadiginiz halde nasil komünist oldunuz ki? Sizinkisi olsa olsa su anki dünyaya bir itiraz, bir baskaldiri olabilir. Saygi duyarim tabi. “Ama kervan yolda düzülür” diyerek rejim degistirilmez ki bir ülkede. ülkeler laboratuar degildir. insanlar da beyaz fare degildir. tarif edemediginize göre demek ki sadece ismi var. yani “ben komünistim/sosyalistim” diyenler aslinda sadece ne istemediklerini biliyorlar öyle mi? ne istedikleri konusunda hemfikir degiller. bir yasima daha girdim. bir de emek cephesi bilmem ne diye oy istiyorsunuz milletten. olmaz ya, iktidar olursaniz ne yapacaksiniz? 4 sene boyunca komünizmin ne oldugunu tarif etmekle mi geçireceksiniz?

  12. Yazan:cenk Tarih: May 19, 2012 | Reply

    bu siteyi tasvip etmiyorum motomot düşüncelerle olgular çarpıtılıyor. sosyalizm bilinçlenme sürecidir toplumun bilinç açısından gelişme sürecidir komünizm komün yani eşit ve paylaşımcı yaşam demektir ve bu olayı küba ve bolivyada gerçekleştirenler çıkarsız ve gönüllü olarak bu işe gönül verdikleri için kübada yıllardır sosyalist komün bi yaşam sürdürülüyor bolivya da ise yeni yeni şekillenmektedir. bütün olgular çıkarlar için kullanıldı dinimiz bile . din kullanılarak şeyhler şıhlar yaratıldı domuz bağıyla insanlar katledildi ama ben yine de diyorum müslümanım ve bunu kanımın son damlasına kadar savunurum. bu açıdan bi söz vardır’dinime söven müslüman olsa’ diye. birisi çıkıp dinimzi bu açıdanda eleştirebilir. güç yanlış insanların eline geçtiğinde dünyanın en korkunç silahı haline gelir. bu konuyu yazanlarıda şiddetle kınıyorum!

  13. Yazan:cenk Tarih: May 22, 2012 | Reply

    ceren polat arkadaşım kelime oyunları yaparak haklı çıkacağını ya da kendini genel doğru falan mı zannediyosun kurduğun kelimeler senin okuduğun dan ne kadarını anladığını gösterir yani koca bi hiç.

  14. Yazan:Fatih Tarih: Dec 23, 2014 | Reply

    Hadi Hitler var diyerek Kapitalizm’in 45 milyon insanı katledecek bir şey olduğunu söyleyeyim. Kapitalizmin 1 günde 50 milyon insanı aç ve işsiz bırakacak bir sistem olduğundan bahsedelim. Hala para için 250 bin çocuğun ellerinde AK-47 ile elmas arayan toplumları kontrol ettiğinden de bahsedelim. Kapitalizmin hala petrol için milyonlarca insanı öldürebildiğinden ve petrol şirketlerinin zehirli atıkları toprağa gömmektense nehirlere akıttığından da bahsedelim. Hatta bunu yapmadığı için radyasyona maruz kalmış toplumların resmini paylaşalım ne dersin?

    Sonuç olarak herhangi bir olayı,bir olaya yapıştırmak basittir. Bu beyin gerektiren bir çıkarım olmayacaktır. Ancak bir olayın sebeplerini araştırırken şahısları ve fikirleri ayırt edebiliyorsan,beynini kullanabiliyorsun demektir.

    Ben komünist biri değilim. Keynes modelini savunurum ve Komünizmden de çok hoşlanmam. Ancak hiçbir düşüncenin de bu kadar aşağılık bir biçimde lanse edilmesine de izin vermem. Senin farklı düşünüyor olman ne seni zeki biri yapar ne de aşağalık.

  1. 5 Trackback(s)

  2. May 17, 2011: Bir et parçası olarak komünist İnsan’ın kıymeti : Derin Düşünce
  3. May 7, 2012: İslâm’a protez takmaya kalkan Anti-Kapitalist Müslümanlar cahil ve aptal değiller! : Derin Düşünce
  4. Jun 13, 2013: Tayyip Neden Devrilmedi?
  5. Oct 19, 2013: Sivil Düşünce - Komünizm ile yamyamlık ilişkisi
  6. Aug 26, 2015: Bir et parçası olarak komünist İnsan’ın kıymeti

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin