Yalnız Bir Yazar Olarak Peyami Safa’nın Fikriyatı (1) »
By Alper Gürkan on Eyl 26, 2011 in edebiyat, Kitap Sohbeti, Sanat | 0 Comments
Türkiye edebiyatında vaziyet-i umumiye hakkında “Bizde bir edebiyat tarihine veya antolojiye girmek için edebiyata mensub olmak ne şarttır ne de kâfidir.” der Peyami Safa. Edebiyatçı olmak şart değildir çünkü ne idüğü belirsiz birkaç karalama sayesinde “şair” diye vasfolunabilirsiniz; kâfi de değildir, çünkü tuğla gibi kitabınızla hiçbir yere “tutunamadan” da ölüp gidebilirisiniz. Bunu tesbit edecek kıstaslara olan yaklaşımımızı, dünya edebiyatı içindeki yerimize bakarak bulmak mümkündür.
Peyami Safa’nın işaret ettiği husus kamplaşmalardır muhakkak. Şu bir hakikat ki; bir san’at olarak edebiyatın en zayıf noktası, ruhundaki toplumsal bağlamların yozlaştırılarak siyasi mihverlere malzeme yapılmasıdır. Ki bu sebepten ötürü birçok edebi nimet kuşa dönerken çok büyük olabilecek eserler ıskalanmıştır. Özellikle bizimki gibi siyasetin köy kahvehanelerini bile bölebildiği toplumlarda gerçek bir “anlayış” içermeyen sanat anlayışları, kamplaşmalar vesilesiyle kuruldu hep: Her grup, vasfına aldırmaksızın kendi siyasi çevresinden olana dikkat çekti, diğerini yok edebilecekmiş gibi görmezden geldi.
Bu durumun temelinde muhtemelen matbaa ile ilişkimiz yatmaktadır. Şöyle ki eserlerin çoğaltılma tekniklerinin yaygınlaştığı dönemle imparatorluğun dağılma süreci içine girdiği dönemin birbirine yakın olması sanatla ilgili bir yanlışa Read the rest











Kendi ülkesini işgal eden ordu




