Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Ölümden sonra »

… Bu konuda e-kitap okumak için… 

 

Ölümden Bahseden Kitap

Çocuklarımıza Ölüm’den daha çok bahsetsek ne olur? Meselâ evde besledikleri hayvanların, saksıdaki çiçeklerin ölümü üzerine yorum yapmalarını istesek? Mezarlık ziyaretleri yapsak onlarla birlikte ve sonra ne düşündüklerini, ne hissettiklerini sorsak?  Çocuklara ölümden bahsetsek belki daha güzel bir dünya kurulur bizden sonra. Çünkü bugün Ölüm’ü TV’den öğrenmek zorunda kalıyor çocuklar. Gerçekten bir “problem” olan ve çözüm bekleyen kazalar, hastalıklar… Çocuklar ölüm sebepleriyle Ölüm’ün hakikatini ayırd edemiyorlar. Küçülen ailelerden uzaklaşan dedeler ve nineler de bizden “uzakta” ölüyor: Kendi evlerinde, hastahane ya da bakımevlerinde. Doğumlarına tanık olamayan çocuklar bir gün ölme “sırasının” onlara da geleceğini anlayamıyor. Ölümü bekleyen modern insan idam mahkûmu değilse eğer, kısa çöpü çekmekten korkan biri gibi. İstenmeyen bir “büyük ikramiye” ölüm… Bu kitap Ölümden bahsediyor. Ölüm denen o “konuşmayan nasihatçıdan”, o karanlık ışıktan. Kendisini göremediğimiz ama sayesinde hayatımızın karanlık yarısını gördüğümüz ölümün ışığı. Buradan indirebilirsiniz.

 

Zaman Nedir?

“…Geçip gitmiş olmasa “geçmiş” zaman olmayacak. Bir şey gelecek olmasa gelecek zaman da olmayacak. Peki nasıl oluyor da geçmiş ve gelecek var olabiliyor? Geçmiş artık yok. Gelecek ise henüz gelmedi. Şimdiki zaman sürekli var ise bu sonsuzluk olmaz mı? ”  diyordu Aziz Augustinus. Zira kelimeler yetmiyordu. “Zaman Nedir?” sorusuna cevap verebilmek için kelimelerin ve mantığın gücünün yetmediğı sınırlarda Sanat’tan istifade etmek gerekliydi : Sinema, Resim ve Fotoğraf sanatı imdadımıza koştu. Ama felsefeyi dışlamadık: Kant, Bergson, Heidegger, Hegel, Husserl, Aristoteles… Bilimin Zaman’a bakışına gelince elbette Newton’dan Einstein’a uzandık. Bilimsel zamandan başka, daha insanî ve MUTLAK bir Zaman aradık. Delâilü’l-İ’câz, Mesnevî, Makasıt-ül Felasife , Telhis-u Kitab’in Nefs ve Fütuhat-ı Mekiyye gibi eserler Zaman-İnsan ilişkisine bambaşka perspektifler açtı. Zaman’ın kitabını buradan indirebilirsiniz. 

 

Zaman’ı düşünmek, Zaman’ı yazmak

Zaman insanın hissiyatıyla algılayamadığı, bilimsel, düşünsel, hatta psikolojik boyutları olan bir gerçeklik.  Zaman yaşadığımız hayatın kendisi. Ama bu kadar önemli olan Zaman ile aramıza mesafe koymak, Zaman’ın dışına çıkıp onu keşfetmek mümkün mü?

Zaman konusundaki bu ilk kitabımızda Derin Düşünce yazarları zor bir işe girişiyorlar: Zaman’ı düşünmek ve Zaman’ı yazmak. Zaman’ın NE? olduğunu sorgulayacağımız ikinci kitaptan önce NASIL? olduğuna baktık bu ilk makalelerde. NE? ve NASIL? soruları Zaman’a bakışımızda ana ekseni oluşturuyor çünkü bilimsel yolla, deney ve gözlemle ilerleyemediğimiz anlarda düşüncenin yardımına Sanat yetişiyor. Buradan indirebilirsiniz. 

Mesnevi ile İlahi Aşk (10) / 22.07.2012 »

PKK bir Türk örgütü mü? »

“… PKK, Kürt milliyetçilerinden ve Türk solculardan oluşan bir grup tarafından kuruldu; ama yola çıkar çıkmaz Kürt milliyetçiler solcular tarafından tasfiye edildiler; Diyarbakır’da üslenmesi gereken örgüt Ankara’ya yerleşti. Takip eden yıllarda Kürt kimlikleriyle tanınanlar ancak alt düzeylerde, özellikle ölümün kol gezdiği savaş alanlarında görev aldılar. Ben de bunlardan biriydim. Dolayısıyla PKK hızla solculaştı ve bir avuç solcunun elinde kaldı. Şu anda örgüte Türk sol anlayışı hakimdir. Tek bir gün Türkiye’ye gelmemiş Haydar Kaytan ve bir kez Şırnak’a gelip bir ay kalabilmiş Duran Kalkan’ın başını çektiği bu grup Kürtlere verilen her hakkı ellerinin tersiyle itip “savaşa devam” diyorlar. Hala tek kelime Kürtçe bilmeyen bu zatlar som Kemalist oldukları için Kürtlerin bu savaşta aldıkları yaraları asla önemsemiyorlar …” (Şemdin Sakık)

 

Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler (Kitap + Tartışma)

Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… Buradan indirebilirsiniz. 

Bu yaz hangi kitabı okusak? »

 
 

 

Kitap Tanıtan Kitap 1

Kitap okumak… Jean Paul Sartre, Nazan Bekiroğlu, Toshihiko Izutsu, Henri Bergson, Mustafa Kutlu, Dostoyevski, Elif Şafak, Clausewitz, Sadık Yalsızuçanlar, Alber Camus ile sohbet etmek… Suyun resmine bakmakla yetinmeyen, su içmek isteyenler için var kitaplar. Mesnevî var, El-Munkızü Min-ad-dalâl, Kitab Keşf al Mânâ, Er-Risâletü’t-tevhîd var.  Elinizdeki bu kitap Derin Düşünce yazarlarının seçtiği kitapların tanıtımlarını içeriyor. Bizdeki yansımalarını, eserlerin ve yazarların bıraktığı izleri. Farklı konularda 44 kitap, 170 sayfa. Zaman’a ayıracak vakti olanlar için… Buradan indirebilirsiniz. 

 

Kitap Tanıtan Kitap 2

Kitap tanıtan Kitapların birincisi kadar sevildi, o kadar çok ilgi gördü ki ikincisini yayınlamak için sabırsızlanıyorduk. Yeniden 44 kitap tanıtımıyla geliyoruz karşınıza: Dostoyevski, Sezai Karakoç, Yıldız Ramazanoğlu, Jean Paul Sartre, Amin Maalouf, Taha Akyol, Hasan Cemal, Ali Şeriati, William C. Chittick, Alain Touraine, Muhyiddin İbn Arabi Hazretleri… Farklı asırlar, farklı coğrafyalar, farklı konularla dergi tadında bir kitap… Ortak olan tek şey İnsan belki de? İnsan’ın iç dünyasındaki saklı hazineleri paylaşma muradı…Buradan indirebilirsiniz. 

 

Kitap tanıtan kitap 3

İnsanları birleştiren, engelleri ortadan kaldıran bir eylem yazmak… ve tabi okumak. Heinrich Böll, Sadık Yalsızuçanlar, Jean-Paul Sartre, Leyla İpekçi, Samuel Beckett, Peyami Safa, Immanuel Wallerstein, Marilyn Monroe veya Baudelaire… Farklı ülkelerde yaşamış, farklı kaygılarla yazmış olsalar da bütün yazarlar bir iz bırakmak, günü gelince başka insanlarca okunmak isterler. Evet… Yazmak vermektir. Kitap tanıtan kitaplarımızın üçüncüsünü ilginize sunuyoruz. Buradan indirebilirsiniz. 

 

Batı ve Doğu arasında… Sahi alternatif bir iyilik yok mudur? »

Türkiye’nin Ak Parti iktidarına kadarki süreçteki başbakanları, milletvekilleri, ordusu, savcısı, hâkimi ülke içinde Kürtler, Ermeniler, Aleviler, dindarlar üzerinde oyun oynadığından yer yer mevcut darbeler için İsrail ve ABD ile birlikte iş görmeye kalktığından kendi derdimize düşmüştük. Bu şekilde ne dünyanın geneline bakacak halimiz vardı ne de kendi sorunlarımızı çözecek gücümüz.

Ak Parti iktidara oturduğu günden bugüne birçok konuda olumlu adımlar attı. Ahmet Davutoğlu gibi birinin dışişleri bakanı olması ayrıca bir şanstı. Tüm bunlara Ortadoğu’da patlak veren devrimler eklendi. Bir şekilde sürecin bir parçası olduk. Artık Doğu’yu da Batı’yı da yakından izlemek, gerekirse sürece müdahil olmak Read the rest

Son 30 günde en çok paylaşılanlar »

  1. Hümeze Suresi ve “Linç Ahlâkı”
  2. Çok renkli bir Türk Solu: Kürtçü, Milliyetçi, Din düşmanı, İslâmcı, Devletçi ve Anarşist!
  3. İslam’ın vizyonu (5) / Hamza Yusuf
  4. Kapitalizm Hakkında Efsaneler – 3
  5. Ben büyüyünce insan-ı kâmil olucam!
  6. Ölüm ve yalakalık?
  7. Türkiyede İslamcıların Üçüncü Dönemi
  8. Mesnevi ile İlahi Aşk (8) / 08.07.2012
  9. İlkokul öğrencilerinde Atatürk algısı?
  10. Bilim ve Akıl

Ben Melamet Hırkasını Kendim Giydim Enime »

Ben Melamet Hirkasinikendim Giydim Enime by Bektasi Nefesleri on Grooveshark

Zaz / Les Passants »

Şemdinli’de neler oluyor? »

Bugünlerde herkes bir diğerine aynı soruyu bir gizem içinde sormakta: Şemdinli’de neler oluyor?

Aslında soru içinde çok fazla derinlik barındıran bir soru değil; öyle uzun uzadıya konuşmaya da gerek yok, eline bir cetvel alıp beyaz camın önünde arazi tahlili yapmaya da lüzum yok. Kabaca anlatmak gerekirse, PKK ve Kürt Ulusalcıları ‘tekeden süt çıkarır mıyız’ umuduyla Şemdinli’yi düşürmeyi ve bir başkaldırıyı ateşlemeyi düşündüler ve bir şekilde derdest edilip kütükten düşürüldüler. Amaç, Ortadoğu’daki baharı bu coğrafyada sahneye koymaktı ama neylersin ki baharı görmeden yaz geldi geçti. Aynı oyunu daha önce Şırnak ve Kuzey Irak’ta da denemişler ve sadece Kuzey Irak’taki operasyonda 1000 küsur kayıp vererek kırılması güç bir rekora Read the rest

Atatürk yarım bir ilahtır! »

“Atatürk yarım bir ilahtır; Türklerin babasıdır. Hiçbir devlet şefi için hayatında bu kadar heykel dikilmemiştir; ne Mussolini’nin, ne Hitler’in, ne de Lenin’in anıtları onunkilerle ölçülemez” (5 Ağustos 1935 tarihli Cumhuriyet gazetesi)

 

… Biraz okumak için…

Tarih şaşırmaktır

Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, “Asker millet” üretmek, atalarımızla gurur duymak için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir… Buradan indirebilirsiniz.