Aydınlanmanın Diyalektiği ve Kültür Endüstrisi (Adorno – Horkheimer) »
By Alper Gürkan on Ağu 20, 2012 in Kitap Sohbeti, Kültür, Medeniyet, Toplum | 1 Comment

Sosyoloji Notları‘nda Cemil Meriç kültürün 161 ma’nâsı olduğunu yazar; “161 mânâsı olan kelimenin hiçbir mânâsı yoktur.” diye ekler. (Meriç,1997:304) Onu bu kadar keskin olmaya iten, münevverlerin kelimeleri mikrop kapar gibi kapmasıdır. Nihâyetinde dilimize sonradan, Avrupa’dan ithâl olan kültür, her şeyle bütünleşik olarak kullanılabilecek, uçsuz bucaksız anlamlar yüklenebilecek, her kalıba sokulabilecek bir mefhumdur.
Yine de onun sosyolojik bağlamda en geniş anlamı “yaşam tarzı”dır ki bu yazı boyunca kültürden bu anlam kast edilecektir. Yaşam tarzı anlamında kültür, tabiatın mensuplarının tabiatla kurdukları ilişki tarzıdır diyebiliriz kısaca. İnsanî anlamıyla kültür için, maddî ölçülere göre yeme-içme, barınma, iletişim gibi yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasında başvurulan yöntemlerin biçimlerinin tümüdür. Daha geniş bir çerçevede, sadece insan değil tüm tabiatın varoluş tarzı/hayat üslûbu olarak da görmek mümkündür elbette. Bu yaklaşım ile kültür, medeniyet ve uygarlık kavramlarından farklı olarak insanı tabiat ile Read the rest











Kitap Tanıtan Kitap 2 





Yani büyük oranda Hoca’nın hikâyesi gibi; bir şey icat etti ama kendisi beğenmediği gibi, müntesiplerine de muarızlarına da yaranamadı. Kendisi beğenmedi çünkü kırk sekiz saat önceki cesaretten eser kalmamıştı kendisinde. ‘Mahalle baskısı’ denince gözler dindar kesime yönelir bu ülkede. Oysa kendisi sadece ‘Dersim Vakası’ konusunda iki kelam edilince, kendi partisi tarafından nasıl linç edilmek istendiğini unutmamış olmalı. Hatta ve hatta bu linçten kendisini kurtarmak görevi de büyük oranda karşı mahallenin Ak Parti vekillerine düşmüştü hatırlarsanız.

