Grup Yürüyüş’ten Gezi Parkı Şarkısı: “Ağaç Kurdu” »
By Dursun Kackar on Haz 23, 2013 in Gezi Parkı terbiye edilebilir mi? | 0 Comments
Önceki YazılarBy Dursun Kackar on Haz 23, 2013 in Gezi Parkı terbiye edilebilir mi? | 0 Comments
By my on Haz 23, 2013 in AKP, Ekonomi, Kriz Çıkarma Özgürlüğü, Liberal Totalitarizm, Tayyip’i devirmek için kaç para lazım? | 3 Comments
Paranın gücünü kullanarak demokrasiyi by-pass etmek
Demokrasiye karşı etkili bir silahtır para. Halkın seçtiği hükümetleri düşürmek için ulusal paranın değeri ile “oynamak” ise eskiden beri kullanılan bir taktiktir. Meselâ yeraltı zenginliklerini Fransa’ya kaptırmak istemeyen Gine halkı 1958’de yapılan bir referandum ile “tam bağımsızlık” dedi ve Paris’i uyuz etti. [0] Peki Paris ne yaptı? Gine’nin ihtiyacı olan bütün teknisyenlerini geri çekti, teknik belgeleri Fransa’ya kaçırdı, köprü yol vs altyapıyı yıkarak gitti. Ama bu da yetmedi. Ahmed Sékou Touré önderliğinde kurulan hükümeti devirmek için 1960 senesinde Fransız gizli servisi büyük miktarda sahte para basıp dağıttı ve fiatlar bir anda çıldırdı. Öyle ya, altın ve uranyum çalmak için Mali’deki gibi katliam yapmak, bir yerleri bombalamak şart değil ki. [1] El Kaide gibi bir öcü-kukla yoksa el altında, ekonomik silahlar var. Uzaktan kumandalı isyan çıkartırsınız, halkın iradesiyle başa gelen bir hükümeti güçsüz/ beceriksiz /gayrımeşru gösterirsiniz, sonra da devirip yerine kendi adamlarınızı koyarsınız. Sağcı, solcu, İslâmcı fark etmez, bütün darbelerde ve devrimlerde ortak olan “teknik” unsurlar vardır. (Bkz. Curzio Malaparte’nin harika kitabı Darbe Tekniği: Türk ordusu neden (artık) darbe yapamıyor?)
Sorospu çocukları geliyoooor!
“İngiltere Merkez Bankası’nı soyan adam” diye ünlenen Georges Soros para kullanarak hükümet mühendisliği yapan ilk finansçılardan biri oldu. Sene 1992, avro para birimi henüz ortada yok. Avrupa Para Sistemi (APS) denen bir mutabakat var; ulusal para birimleri alt ve üst sınırlar içinde dalgalanıyor. Bu “kabul edilebilir” risk seviyesi Avrupalı merkez bankalarının hem bağımsız kalmalarını hem de belli bir mali disiplin içinde hareket etmelerini sağlıyor. Gelin görün ki “bizim” Soros’un başka planları var: 16 eylül günü sterline karşı oynuyor ve Londra’yı şoka sokuyor. Zira aşırı değer kaybeden İngiliz ulusal parası APS’ten çıkmak zorunda. Soros o gece 1 milyar dolarcık bir kâr ediyor ama asıl hedefi başka. İzleyen günlerde İtalyan lireti ve İspanyol pesetası da aynı darbeyi yiyorlar Soros’tan. Temmuz 93’te Fransız frangına geliyor sıra. Görünürde paranın değer kaybetmesine sebep olacak bir şey yok. Fransa’nın makro göstergeleri olumlu: Enflasyon düşük, dış ve iç borçlanma sürdürülebilir seviyede, dış ticaret dengesi fazlasıyla pozitif. Ama Soros’un çelme taktığı frank Read the rest
By Aylin do Nascimento on Haz 22, 2013 in Kriz Çıkarma Özgürlüğü, Liberal Totalitarizm | 0 Comments

“… Ekonomik krizin etkisiyle işsizlik rakamlarının tavan yaptığı İspanya’da halk, gıda yardım merkezlerine akın ediyor. Sivil toplum örgütlerinin yardımları dağıttığı yeni adresler ise orta sınıf vatandaşların yaşadığı yerler. Başkent Madrid’in 20 kilometre kuzeyindeki Tres Cantos kasabası da o noktalardan biri. İspanyollar, bu merkezlere akın ediyor: “Krizden dolayı bu hale geldik. Haftanın beş günü çalışıyorum. Ev temizliği yapıyorum. Daha önce beş ev Read the rest
By Katrin Baskiotis on Haz 22, 2013 in CHP, Kemalizmin Zararları | 0 Comments
“… Linç edeceklerdi
Akil İnsanlar heyetine de etkisi oldu mu bu yaşananların?
“Oldu. Akdeniz Heyeti olarak Gezi olaylarının başladığı dönemde, üç gezimizi iptal ettik. Gezi olaylarından önce gittiğimiz yerlerde, faşist kalkışmadan çok daha küçük olaylar vardı. Ama Gezi olayları başladığı zaman, Mersin programı vardı. Uygun ortam olmayacağını düşünerek iptal ettik. Orada olduğumuzu düşünen göstericiler, bu gösterileri provoke edenlerden aldıkları güçle oteli bastılar. Orada olsak, belki linç bile ederlerdi. O güne kadar böyle bir şeyle karşılaşmamıştık. Yani ‘Gezi’nin çözüm süreciyle ilgisi yok’ diyen yalan söylemiş olur.” (Muhsin Kızılkaya)
By Dursun Kackar on Haz 22, 2013 in Kemalizmin Zararları | 1 Comment
Bir grup sıradan genç Taksim’de eylem için duranlara gusül, taharet ve istibra konulu vaaz verdi. Protesto etmek bizim de hakkımız diyen gençler, “diktatör faşist duranadam’lar tarafından bağırış çağırış tartaklama ve arada çaktırmadan çimdikleme usulüyle susturulmaya çalışıldık. Bir teyze de gaza gelip “La ilahe illallah” diye bağırdı. En azından teyzeyi kurtardık, kısa günün kârı” dediler yaşadıklarına.
Gençler eylemlerini tamamlayıp evlerine döndüler.
By my on Haz 22, 2013 in İslam, Soyut Sanat (Örnekler) | 0 Comments
Bu resimler “Soyut Sanat Müslümanın Yitik Malıdır” isimli yazı dizisinin bir parçasıdır. Resimleri görmek için: Read the rest
By Tavit Kilimciyan on Haz 22, 2013 in İnsan Müzikleri | 1 Comment
By Aylin do Nascimento on Haz 22, 2013 in Adalet, Çevre, devrim, Gezi Parkı terbiye edilebilir mi?, şiddet | 2 Comments
Ağaçları, doğayı gerçekten seviyor muydunuz? Neden Sinop’a yapılan nükleer santrale ses çıkarmadınız? Ya termik santraller? Ya siyanürle altın arayanlar? Trolle denizin dibini kazıyan balıkçılar? Bunlara neden ses çıkarmıyorsunuz?
Ey Taksim Gezi tayfası! Elebaşlarınız salya sümük dökülürken ortaya çıkan acı gerçek: Davanızda samimi değilsiniz. Dik duramıyorsunuz. Adalete, barışa razı olmadınız ama kaba kuvvete boyun eğdiniz hemen. Bir gün önce “Tayyip’i asalım”, bir gün sonra “affet beni merhametli Başbakanım”.
Müslüman kılığına girip provokatörlük yapan bu kadını affedeli mi? Olaylar sırasında ölen 4 kişiyi geri getirebilecek misiniz hanımefendi? Yakılan yıkılanı tazmin edebilecek misiniz? Ülkemin imajına, ekonomisine verdiğiniz zararı onarabilecek misiniz? Ben sizi affetmiyorum. Tiksiniyorum bu dönek meşrebinizden. Öfkeniz, isyanınız bile adam gibi değil. Editörümüz Mehmet Yılmaz’ın dediği gibi:
“…Dünkü isyancıların bugünkü ehlileştirilmiş tavırları iyiye işaret değil. Zira zulme direnen meşru öfke ehlileştirilmez. Para ile satın alınmaz, polisten, hapisten ve ölümden korkmaz zulme isyan edenler. Ama bir de hayvanî ökfe vardır. Trafik tıkanınca açar camı, ana avrat küfreder. Öndeki iri yarı şöför elinde sopayla arabadan inince “bizim öfkeli” tırsar, köpek gibi sırıtır, yılışır. Çünkü öfkesi meşru değildir. Benlik iddiasındadır, adalet değil intikam peşindedir.… İnsanların isyanı güzeldir. Zulüm görünce coşar; adaleti, barışı görünce durulur. Köpek öfkesi nefsanîdir. Ancak kendisinden daha güçlüyü görünce, durmak zorunda kalınca durur …”
Ey Taksim Gezi tayfası! Ey münafık meşreb provokatörler! Ağaç sevginiz yalan, tesettürünüz yalan, gözyaşınız bile yalan…Siz o gece Türkiye için ne istediyseniz Allah size iki mislini versin. Amin.
By my on Haz 21, 2013 in İslam, Soyut Sanat (Örnekler) | 1 Comment
Bu resimler “Soyut Sanat Müslümanın Yitik Malıdır” isimli yazı dizisinin bir parçasıdır. Resimleri büyük görmek için: Read the rest
By Hans Müller on Haz 21, 2013 in Almanya, polis, vicdan | 2 Comments
Basın Bildirisi
Ben, Angela Merkel Almanya Şansölyesi olarak Türk Polisinden özür diliyorum. Çünkü Taksim Gezi Parkı olaylarının başlangıcından ititbaren medyada yer alan ve Türk polisini suçlayan fotoğrafların gerçekte Amerikan, İspanyol ve hatta Alman polislerine ait olduklarını esefle öğrenmiş bulunmaktayım.
Dün gece geç saatte toplanan basın danışmanlarıma şu soruyu sordum: “Gerçekten şiddet uygulayan Türk polisi bulmak bu kadar zor mu ki sahte fotoğraflar kullanılıyor?” Malesef bu sorum cevapsız kaldı. Cevapsız kalan tek sorum bu değildi:
1) 15 gün boyunca twitter üzerinden mesaj gönderen binlerce gösterici neden cep telefonlarıyla “gaddar ve vahşi” polislerin resmini çekemedi?
2) Olayların başlangıcından itibaren bir çok şehirde BBC ve CNN gibi kuruluşların canlı yayın araçları vardı. Neden bu gazeteciler gerçek görüntüler yerine Mısır’dan, Irak’tan alınmış savaş görüntülerini ve New York’ta iki sene önce olmuş olayların resimlerini kullandılar?
Biraz gecikerek de olsa anlıyorum ve ititraf ediyorum ki Türk polisi dünyadaki diğer polislere kıyasla daha profesyoneldir ve orantısız şiddet kullanımı daha azdır.
AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan
Bazı görüntülerdeki polislerin gerçekten Türk polisi olduğu da tespit edildi. Ama bunlar 15 yıl önce yani AKP iktidarından önce çekilmiş fotoğraflardı. Bunun ise tek bir anlamı olabilir: Başbakan Erdoğan iktidara geldiğinden beri polis şiddeti konusunda Türkiye’de net bir ilerleme kaydedilmiştir. Bu bağlamda sadece Türk polisinden değil AKP hükümetinden, iç işleri bakanlığından ve olayları büyük bir başarıyla yöneten İstanbul valisinden bütün Alman halkı ve Alman gazetecileri adına özür diliyorum.
Türklere karşı işlenen ırkçı cinayetleri 10 yıldır çözemeyen biz Almanların adalet ve insanlık konusundan siz Türklerden öğreneceğimiz çok şey var.
Angela Merkel
Almanya Şansölyesi