Olimpiyatların zararları… »
By my on Ağu 10, 2020 in Aforizmalar, Spor, Toplum | 0 Comments
- İstanbul daha önce 2000, 2004, 2008 ve 2012 Yaz Olimpiyatları için aday oldu. 2020, İstanbul’un beşinci adaylığı idi; Tokyo kazandı. İnsanlar olimpiyatları tanıtım fırsatı ve ekonomik avantaj gibi görüyor ama işin içinde bayağı bir pislik var. nedir?
- Elden ele gezen olimpiyat meş’alesi, dostluk, kardeşlik, barış… Kuzey Kutbundan Baykal gölünün dibine, ISS uzay istasyonuna kadar giden meş’alenin ışığı göz kamaştırıyor. Olimpiyatların bu güne kadar savaş ve açlığı önlediğini görmedik; tam tersi. Neden?
- Olimpiyat, düzenlendiği ülkenin zulümlerini örtmeye yarıyor. Pekin olimpiyatı sırasında Uygurlar ve Tibet gündeme gelmedi. Soçi oyunları Rusya’nın imajını cilaladı; Çeçenlere uygulanan soykırım tarihe gömüldü. Hatta Suriye bile ikinci plana atıldı. Ya Batı?
- Paris’te, Londra’da ve ABD şehirlerinde düzenlenen olimpiyatlar bu ülkelerin isminin “barış, kardeşlik, insanlık” ile anılmasını sağlıyor. Silah ihracatında dünya şampiyonu olan ülkelerden bahsediyoruz…Yani bu renkli halkalar pek masum değiller.
- Soçi kış olimpiyatları 36 milyar € tuttu. Öngörülen miktarın 4 katı. Şaşıracak bir şey değil. 1960-2012 arası yapılan olimpiyatlar bütçelerini ortalama %180 aştılar. Rekor Montréal’in elinde: 1976’daki oyunlar öngörülen bütçenin 8 katına patlamış yani %800!
- Montréal vergi mükellefleri bu zararı 30 yıl boyunca ödediler. 1968’deki Grenoble kış olimpiyatları bütçenin iki katına çıkınca Fransızların borcu kapatması 27 sene sürdü. Çaresi yok mu?
- Yok. Anlaşmada yazıyor: “Ev sahibi ülke organizasyon komitesinin zararını öder”… Peki ev sahibi ülke hiç mi kazanmıyor? Kazanıyor tabi; TV yayın hakları meselâ.
- 1994-1996 arası TV yayın haklarından 1251 milyar $ gelir elde edildi. Türkiye’nin o dönemdeki GSMH’sının 6.5 katı! 2009-2012 döneminde bu miktar 3 katına çıktı: 3850 milyar $. Avrupa Birliği’nin GSMH’sına yakın bir para!















