Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Lobi faaliyetleri hukuk devletini nasıl yıkar? »

  • Devlet yöneticilerinin ekonomi ile ilgili kanun yaparken iş dünyası ile istişarede bulunması makûl görünüyor. Ama kanun metnini iş adamlarının yazıp vekillere getirmesi biraz aşırı değil mi? Avrupa Birliği’ni ve ABD’yi zehirleyen lobiler Türkiye için de büyük bir tehdit. Neden?
  • ABD senatosu, AB vekilleri veya TBMM fark etmez. Bu insanlar nükleer enerjiden bankaya, ilaçlardan eğitime kadar her konuda kanun yapıyor. 300-400 vekilin bu kadar farklı konuda uzman olması imkânsız; danışmanları var. Peki devlet memuru olmayan kişilere danışmaları meşru mu?
  • Suç, aile, kadın, azınlıkar gibi konularda STK’lar var. Deprem konusunda üniversite hocaları sık sık devreye giriyor. Depreme dayanıklı şehirlerin inşaa edilmesi konusunda kanun yaparken bir kaç inşaat şirketine danışmak da mantıklı görünüyor. Ama…
  • Bir “ama” var burada. Meselâ Türkiye’nin en büyük 5 inşaat şirketinden oluşan bir “müteahhit meclisi” kurduk diyelim. TBMM’ye tavsiyelerde bulunacak. Küçük inşaat şirketlerini ezecek tavsiyeleri kim, nasıl engelleyebilir?
  • Büyük inşaat şirketleri “deprem güvenliği” bahanesiyle öyle standartlar tavsiye ederler ki küçükler bunları uygulayamaz. Ya ihalelerden çekilmek yahut büyüklerin taşeronu olmak zorunda kalır. Haliyle şantiyelerin kârı büyüklere, riskleri ise küçüklere aktarılır.
  • Biz inşaattan örnek verdik ama serbest rekabeti engelleyen bu tür gizli korumacılık her sektörde olabilir. İlaç ve gıda gibi sektörlerde ise doğrudan halk sağlığını tehdit eden durumlarda TBMM’nin seyirci kalması sağlanabilir.
  • Elbette her büyük firmanın ahlâksız, her vekilin rüşvetçi olduğunu iddia etmiyoruz. Ama bir sektörün menfaatleri savunulurken başka sektörler, işçiler yahut aynı sektörün küçükleri veya halkın menfaatleri ezilebilir. İlaç firmalarının sabıkası çok kabarık.
  • Lobi denince aklınıza hemen para dolu çantalarla vekilleri ayartan karanlık tipler gelmesin. Lobicilik faaliyetinde yasal-yasa dışı arasındaki sınır oldukça bulanık. “Düşünce kuruluşu” etiketiyle halkı korkutan/ikna eden vakıflar dolaylı olarak karar vericileri etkileyebiliyor.

Read the rest

Dikkat Kitap: Dünya Sağlık Örgütü’nün Kara Kitabı »

Dünya Sağlık Örgütü’nün kurulduğu yıllarda insanlık büyük bir savaştan çıkmıştı. Irk, inanç, zenginlik ayırmadan her insanı kucaklayacak küresel fikirlere, projelere ve kurumlara duygusal bir temayül vardı. DSÖ “herkes için sağlık” vaadiyle çıktı yola. Soğuk Savaş’ın en sert döneminde Rus ve Amerikalı doktorlar devrin salgın hastalıklarına karşı omuz omuza başarıyla savaştılar: Kolera, dizanteri, çiçek…

Bugün ise DSÖ tutarsız politikası ve gerçeklerle çelişen açıklamalarla insanlığı paniğe sürüklüyor. Üstelik COVID salgını DSÖ’nün çuvalladığı ilk pandemi değil. Ebola ve AIDS ile mücadelesi hatalarla doluydu ve DSÖ’nın ataleti yüzünden virüsler daha fazla ülkeye yayıldı.

COVID konusunda aylarca “Çin’e karantina uygulamaya gerek yok” diyen DSÖ başkanı yüzünden Çin’e hapsedilebilecek bir virüs bütün dünyaya bulaştı. Dünya ekonomisi sarsıldı; hastalıktan ölenlerin yanında pek çok insan işini kaybetti. Diğer yandan Covid salgını başladığından beri dünyadaki milyarderlerin serveti 641 milyar $ arttı. Kanada’daki en zengin %1 nüfus ülkedeki bütün zenginliğin %25.7’sini ele geçirdi. Bunlar sadece beceriksizlik mi yoksa DSÖ’nün gizli ajandası mı var?

ABD çekildikten sonra Pekin DSÖ’nün birinci finans kaynağı oldu. İkincisi Bill Gates vakfı. Vakfın yöneticileri arasında ise Monsanto’nun kurmayları var. Genleriyle oynanmış tohumları kullanarak çiftçileri soyan, böcek zehiri ROUNDUP ile her ülkede kanserin arttıran Monsanto… Artık sorgulama vakti: DSÖ bir sağlık örgütü mü yoksa terör örgütü mü? Buradan indirebilirsiniz.

Çamurun altında Paris şehrini arayacağımız gün… »

Görseller, harita ve çizimlerle birlikte, twitter zinciri olarak okumak için…

  • Yüzyılın başında göçmüş ârif bir zât şöyle buyurmuş:   “… Adamın biri ‘Burada bir Paris şehri varmış’ diyerek çamurun altındaki Paris şehrini arayacak…”. Bu nasıl olabilir? Sular mı yükselecek yoksa toprak mı alçalacak? Dünyayı nasıl bir iklim değişikliği bekliyor?
  • Üçlü bir düğüm çözüyoruz bu gece: Elektromanyetik dalgalar ile fırtına, yağmur veya kuraklık tetiklenebilir mi? İyonosfer, güneş döngüsü, kozmik ışınlar ve iklim arasındaki etkileşim nedir? Karbondioksit yüzünden ısınacağı söylenen dünya birden soğuyabilir mi?
  • Amerikan ordusunun desteğiyle Alaska’da bir proje yürütülüyor; ismi HAARP. Resmî amaç iyonosferi ve kuzey ışıklarını incelemek. Tabi böyle bir şeyi Amerikan ordusu ne yapsın? Ordu bu işe neden milyarlarca $ harcasın? Proje etrafındaki gizlilik korku pompaladı; komplo teorileri doğurdu.
  • Peki gerçekten böyle bir silah yapılabilir mi? HAARP’ın (varsa) askerî uygulamasını mümkün kılan fizik yasaları neler? Radyo dalgaları, güneş patlamaları ve kozmik ışınlar atmosferi nasıl etkiliyor?
  • İtalyan fizikçi Marconi, ilk atlantik ötesi radyo haberleşmesini 1901’de gerçekleştirdi. Dünyanın eğriliği yüzünden radyo dalgalarının 320 km’yi aşamayacağını iddia edenler yanılmışlardı. Marconi’nin radyo sinyali Kanada-İngiltere arasında 3200 km gitti. Yoksa dünya düz müydü?
  •  O yıllarda atmosfer hakkındaki bilgi çok sınırlı idi. “Atmosfer” denen gaz kütlesinin %90’ı ilk 80 km içindedir. Soluduğumuz hava, bulutların gezdiği, uçakların uçtuğu “gök” burası. Geri kalanı 1000 km’ye kadar yükselir ama hava nerde biter; uzay nerede başlar? Bu sizin “hava” anlayışınıza bağlı…
  • Tabi dünya düz değildi ama atmosferin “içinde” radyo dalgalarını yansıtarak “öteki” tarafa ulaşmasını sağlayan bir şey vardı; iyonosfer. Yani?
  • O devrin fizikçileri henüz bilmiyorlardı ama elektromanyetik dalgaları yansıtan şey iyonosferdi. Atmosferdeki bu tabaka, iyon ve serbest elektronların bulunduğu ~65ci km ile ~450ci km arasıydı. Termosferi tamamen kapsıyordu; mezosfer ve ekzosferin ise bir kısmını. Nedir?

Read the rest

Mahrem hayattan mahrum olmak… »

  • Eskiden polis bir mekânda bulunduğunuzu ispat etmek için parmak izlerinizi kullanırdı ve 12 nokta eşlendiği zaman parmak izinin size ait olduğuna hükmediliyordu. Bugün 3 veya 4 antenden gelen veriler, %95 kesinlikle kişinin (aslında telefonun) yerini teyid edebiliyor.
  • Sayısal teknolojiler ile özel hayatlarımız SMS ve sosyal medya kanallarında yoğunlaştıkça gözetlenmemiz kolaylaşıyor. Peki gözetleyicileri kim gözetliyor? Yani polisin güvenlik amacıyla topladığı bilgilerin şantaj vs için kullanılmasını kim engelleyecek?
  • Tabi “saklayacak bir şeyin yoksa neden korkuyorsun?” diyebilirsiniz. ABD’nin yarısını “gomonist” diye fişleyip kan kusturan psikopat FBI başkanı Edgar Hoover da böyle diyordu…
  • 1950 model karton fişler arşivlerde duruyordu; kopyalanması, çalınması zordu. Telefon dinleyen polis yazılı iz bırakmazsa özel hayata yapılan tecavüz o polisle sınırlı kalıyordu.
  • Bugün ise arama motoruna yazdığınız psikolojik meseleniz, özel aile durumunuz, kullandığınız ilacın bilgisi ABD’ye gidiyor. Özel bilgileriniz, tatil fotoğraflarınız, siyasî görüşleriniz yüzlerce kez kopyalanıyor. Vatandaşı olduğunuz devletin kontrol edemediği ellerde yıllarca kalacak.
  • Saklayacak ne mi var? Ailenizden biri hapis yatmış. Utanacak bir şey değil ama iş yerinizde bilinmesine gerek var mı? Birimiz alkol tedavisi görüyor; diğeri boşanmak için avukat arıyor. Ötekinin çocuğu zihinsel engelli. Yerine göre bunları bazen duyurmak isteriz; bazen saklamak. Bu bizim hakkımız.

Read the rest

Beynini tam kapasite kullanmak isteyenler için… »

  • Beynini tam kapasite kullanmak isteyenler için acayip bilgiler: Parçalayıcı zekâ. Arkasından da bir kaç kitap tavsiyemiz olacak…
  • Pozitivist ideoloji yüzünden zamanı, Kâinat’ı, kendimizi bir bütün olarak göremiyoruz. Okulda, iş yerinde aşırı uzmanlaşma ve nefsimizin faydacı dürtüsü ile herşeyi parça parça öğreniyoruz ve bu bizi kör ediyor; bütünü okuyamıyoruz.
  • Kleopatra’nın iPhone’a Keops piramidinden daha yakın olduğunun farkında mıydınız? Oysa gizli bir bilgi değil bu ama parçalayıcı zekâ, tarihi bir bütün olarak tasavvur etmemize engel oluyor.
  • Tarihi olayların mekân olarak uzaklaşması yüzünden zamanı birleştiremiyoruz. Meselâ Aztek Krallığı ile Osmanlı Beyliğinin aynı tarih diliminde kurulmuş olması bize şaka gibi geliyor.
  • Bütün parçaların toplamından daha farklı bir şeydir. Pozitivizm ile kısırlaştırılan akıllarımız analitik zekâya hapsedildiği için her bütünü parçalarından ibaret zannederiz. Bu zan ise parçalara anlam veren Bütün’ü görmemizi engeller. Film yönetmeni Andrey Tarkovsky’nin tabiriyle:
  •  “Sinema umum itibariyle parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma imkânını sağlar. Bir film tıpkı bir mozaik gibi değişik sahnelerden, değişik doku ve renklerden oluşur. Her parça kendi başına bir önemi haiz olmayabilir. Ama bunlar bütünlük içindedir. Mutlaka gereklidirler ve yalnızca bu bütünlük içinde var olurlar. Göz için filmin sonuna hizmet etmeyecek hiçbir bölüm yoktur ve olamaz. Sinema bu bakımdan önemlidir. Her parça bütünün ortak anlamından nasibini alır. Bir bölüm tek başına bağımsız bir simge olarak işlev görmez. Parçalar sadece özgün bir dünyanın bir parçası olarak varolurlar.”
  • Mehmet Âkif İstiklâl Marşı’nı nasıl yazdı? Şair önce bir “K” koymuş, ardından bir “O”…  Eee? İstiklâl Marşı = K+O+R+K+M+A+S+Ö+N+M+E+Z… demek gibi bir şey bu. Gerçek şu ki kelimeler hatta duygular harften önce gelmiş. Savaşlar olmuş, insanlar ölmüş, şairin yüreği yanmış, kavrulmuş.
  • Neden Hakikat’i hemen göremiyoruz? Bölünmez biçimde düşünemiyoruz? Çünkü eğitim, kültür ve alışkanlıklar bir yandan, hayatta kalma çabamız ve hazcı bakışımız diğer yandan bizi engelliyor. Bu iki “motor” Hakikat ile bizim aramızdaki perdeyi kalınlaştırıyor. Biraz açalım şimdi…

Read the rest

Doğu Akdeniz’de ne kadar gaz var? Savaş çıkar mı? »

  • Bugüne kadar Gazze, Mısır, İsrail, Güney Kıbrıs ve Lübnan açıklarında bulunan gaz Norveç’in rezervleri kadar yani 3.5 trilyon m3. Bu Avrupa’nın 3.5 yıllık tüketimi demek.
  • AB ülkeleri ve Türkiye GazProm’dan 200 milyar m3 gaz alıyorlar. Yani D. Akdeniz gazı Avrupa’ya taşınırsa Rusya ciddi zarar görür. Rusya’nın ihracat gelirlerinin %80 petrol ve gaz olduğunu da unutmayalım.
  • Kızılhisar adası neden önemli? Oruç Reis’in gaz bulunması? Akdeniz’de Rus, Amerikan, Katar, Fransız ve İtalyan şirketlerinin bulduğu ispatlanmış rezerv bir kaç trilyon m3. Bu gazın en yakın Pazar Avrupa’ya taşınması için boru hattı ve sıvılaştırılmış doğalgaz gemilerinin #MaviVatan’dan geçmesi gerekiyor.
  • EastMed doğal gaz boru hattının tahmini maliyeti 6 milyar $. Covid sebebiyle dünya ekonomisi yavaşladı. Enerji karteli bölgedeki yatırımlarını azaltmayı düşünürken Türk-Yunan gerginliği başladı. Bir bakıma Erdoğan bu işe çomak soktu, “benden izinsiz olmaz” dedi.
  • Tabi söz konusu ülkelerin askerî baskısı vs akla gelebilir ama önemli olan herkesin toplam ordusu değil “masada dönen para”. Yani 6 milyar $ boru hattı maliyeti mevcut arama maliyetine eklenecek ve Avrupa’ya bir kaç yüz milyar $ değerinde gaz satılacak. Ve tabi pasta nasıl bölüşülecek?
  • Yani Türkiye burada her projeyi engelleyen yaramaz çocuk rolünde değil; payını istiyor. İspatlanmış rezerv önemli ama şu an için Rusya, ABD, Katar gibi üreticilerle rekabet edecek durumda değil. Türk-Yunan gerginliği yatırımcıları korkutuyor.
  • Eğer Türkiye EastMed boru hattını ve sıvılaştırılmış gaz taşıyan gemileri engellerse üretilen gaz uzun süre bölge ülkelerinin ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir yahut Ceyhan üzerinden Avrupa’ya ulaştırılabilir. Tabi bu Avrupa’yı fena halde Türkiye’ye bağımlı yapar.
  • Meseleyi kendi menfaatleri doğrultusunda yontmak isteyen Fransa tam da burada topa giriyor: Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a birlik gönderiyor; ortak tatbikat yapıyor…

Read the rest

Birleşik Türk Devletleri Federasyonu »

  • Dünyadaki bütün Türkler birleşip federal bir devlet kurabilirler mi? Böyle bir siyasî irade ortaya konursa sonuçları ne olur? Küresel jeopolitik dengeler nasıl değişir?
  • Dünyada Türkçe konuşan, kendini “Türk” olarak tanımlayan insanların sayısı 200 milyondan fazla. Türkler çoğunlukla Türkiye, Kazakistan gibi devletlerde yaşıyor ama Yakutistan (1 milyon), Başkurdistan (4 milyon) gibi özerk bölgeler ve eyaletler de var.
  • Çin’de Doğu Turkistan ve Rusya Federasyonu içinde yer alan 21 özerk cumhuriyetten 7’si Türk: Çuvaşistan, Hakasya, Saha (Yakutistan), Kabartay-Balkar, Tataristan, Tuva, Altay, Başkurdistan.
  • Konuyu yeni keşfedenler için söyleyelim; Kuzey Kutup dairesinde ve sibirya’nın doğu sahillerinde bile Türkçe konuşan halklar yaşar. Bunların önemli kısmı şamanisttir.
  • Bir parça olsun gerçekçi kalabilmek için bütün Türklerin değil halen bağımsız devlet statüsünde olanların birleşmesini konuşalım. Tabi tek bir başkent, tek bir cumhurbaşkanı gibi merkezî bir yapı yerine ortak diplomasi, savunma, istihbarat ve enerji politikası da inşaa edilebilir.
  • Birleşik Türk Devleti (BTD) neye benzer? Türkiye, Kuzey Kıbrıs, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’ın birleşti. 150 milyon nüfus ile dünyada 9cu. Yarıdan fazlası Anadolu’da yaşayacak. 4.7 milyon km² ile Birleşik Türk Devleti (BTD) dünyanın en büyük 7ci ülkesi.
  • Bu devasa ülkenin denize açılışı sadece Türkiye üzerinden. Nüfus, ekonomik ağırlık ve endüstriyel gelişme de öyle. Yani?
  • Yani Birleşik Türk Devleti’nin siyasî ve ekonomik ağırlık merkezi Türkiye olur; başkent Ankara veya İstanbul. Enerji zengini Orta Asya toprakları ile enerjiye susamış Türkiye endüstrisi çok başarılı bir evlilik yapacaktır; bu kesin. Ama…
  • Ama Ermenistan yüzünden bölünmüş bir vatan bu. Stalin mayınları “iyi” döşemiş. Hazar denizini ise Rusya ve İran ile paylaşacağız. Ermenistan’daki Rus etkisi yüzünden Birleşik Türk Devleti (BTD) tek “köprü” Gürcistan ile iyi geçinmeli. Kara ulaşımı ve enerji nakil hatları için bu şart.
  • BTD dünyanın en büyük 13cü petrol üreticisi; yıllık üretim 130 milyon varili geçiyor. GSMH 1150 milyar $. İstanbul boğazından Kırgızistan dağlarına uzanan devasa bir ülke.

Read the rest

High-Frequency Trading: Riskler, ahlâkî, hukukî ve siyasî veçheleri… »

  • High-frequency trading (HFT) ne kadar hızlı? Kaza riski nedir? Savaş, darbe ve terör amacıyla kullanılabilir mi? Saniyede yüzbinlerce finansal operasyon yapabilen bilgisayarlar; meselenin ahlâkî, hukukî ve siyasî veçheleri…
  • Hisse senedi, hammadde veya diğer aktiflerin alış-satış fiyatlarında en ufak bir fark meydana geldiği zaman insanlardan çok daha hızlı “al-sat” emri veren yazılımlar var. Bunlara bazen “robot” da deniyor. Ne kadar hızlı peki?
  • İngiliz şirketi Algo Technology’nin makinesi 2014’te “dünyanın en hızlı sistemi” kabul ediliyordu ve 16 mikro saniyede bir işlem (transaction) yapabiliyordu. Yani? Bir göz kırpma süresinde (0.3 saniye) 18.760 işlem!
  • Tabi hızlı işlem her zaman hızlı kazanç demek değil; hatalar da çığ gibi büyüyor. Meselâ 6 Mart 2010’da Dow Jones endeksi 10 dakika içinde %9 değer kaybetti. Sebep? Waddell & Reed adlı emeklilik fonu tarafından kullanılan robot yazılımın bir saniyede 4 milyar $ hisse satması! Sonra?
  • Diğer robotlar bu satışı görünce saçmalamaya başladılar ve yatırımcılar 150 milyon $ kaybetti. Daha acayip: AP haber ajansının Twitter hesabı 26 Nisan 2013’te hacklendi. Korsanlar yalan haberlerinde Beyaz Saray’da bir saldırı olduğunu duyurdular. Robotlar ne yaptı?

Read the rest

İsrail’in en korktuğu silah… »

  • İsrail’in en korktuğu silah hangisi? MOSSAD Rus toprağında Moskova’dan izinsiz operasyon yapabilir mi? Atlantik’te ağaç kütüğü taşıyan bir gemi neden İsveç’ten Cezayir’e, Moskova’dan Tel Aviv’e kadar bütün diplomatları titretti?
  • Moskova, 30 Temmuz 2009… Citroën marka otomobilin yanında, yerde cansız yatan kişi Andrei Barabenko. Moskova’nın güneybatısında, evinin önünde vurulan Barabenko, S-400 ve S-300 uçaksavar füzelerini üreten Almaz-Antey firmasının ihracat sorumlusuydu. Ne oldu?
  • Almaz-Antey sıradan bir Rus şirketi değil. Rusya’nın farklı yerlerinde 57 üretim ve araştırma merkezi var. 100.000 kişi çalışıyor ve 2018 cirosu 9.8 milyar $; dünyanın en büyük 15 silah üreticisinden biri.
  • Barabenko cinayetini anlamak gerek. Zira uluslararası güç dengeleri ve raconlar normal şartlarda görünmez. Bu bir tiyatro gibidir; perde açılır; oyuncular gelir gider. Bitince perde kapanır. Ama bazen oyunculardan birinin ayağı dekora takılır; bir pano düşer; kulis görünür.
  • İşte Barabenko’nun öldürülmesine kadar giden olaylar zinciri de “kuliste” makyaj yapan kralın pantolonsuz göründüğü o an gibi. Devletlerin ölümüne gizledikleri sırlar kısa bir süre için görünür oldu. Nedir? Gelin zamanı geri alıp bir kaç ay öncesine dönelim…
  • 2009 yazı, Malta bandıralı bir yük gemisi Baltık denizinde Atlantik Okyanusuna doğru yol alıyor. Kaptan ve mürettebat gibi sahibi de Rus. Finlandiya’dan ağaç kütüğü yükleyen bu gemi 2 kez korsanların saldırısına uğrayacak, Rus donanması ve İsrail hükümeti kırmızı alarma geçecekti…
  • Finlandiya’dan Cezayir’e kütük götüren bir Rus gemisi neden korsanların ilgisini çekti? Baltık denizinde korsan ne arıyor? Geminin Sahibi Victor Meteyev neden saldırıyı polise bildirmedi?
  • Bunlara cevap vermek için korsan(?) saldırılarından sonra Rusya’nın verdiği tepkilere bakacağız… ve tabi İsrail başbakanı Şimon Peres’in Dimitri Medvedev ile görüşmek için Moskova’ya gitme sebebine… Bütün bunlar 1.5 milyon $ değerinde kütük yüklü bir gemi kayboldu diye mi oldu?

Read the rest

Bill Gates, Dünya Sağlık Örgütü ve Monsanto… »

  • Bill & Melinda Gates vakfı’nın aktifleri 50 milyar $, Dünya Sağlık Örgütü bütçesinin 10 katı. Vakfın amaçları? Fakirlikle mücadele, aşı, kızların eğitimi, kadınların özgürleşmesi! Alkış! … Ama … bu para doğrudan ihtiyaç sahiplerine yahut STK’lara verilmiyor. Ya ne oluyor?
  • ABD kanunlarına göre vakfı vergiden kurtarmak için harcanması gereken asgarî seviye %5. Tesadüfe bakın, Bill & Melinda Gates vakfı da tam bu kadar parayı yardım için kullanıyor. Gerisi? Vakfa bağlı bir trust bu parayı bir yatırım portföyü olarak yönetiyor. Meselâ?
  • Petrol (Total, BP), GDO’lu gıdalar (Monsanto/Bayer) ve silah üreten firmalar. Matrak değil mi? İnsanlığa hizmet(!) için kurulmuş bir vakfın sahip olduğu 50 milyar doların 47.5 milyar $’lık kısmı petrole, gıdalarımızı kirleten GDO’ya ve silahlara yatırılmış.
  • Daha da iyisi var: 2014’te Bill & Melinda Gates vakfı’nın trust aracılığı ile 540 milyon $ Coca Cola hissesi almış. Aynı sene Bill & Melinda Gates vakfı Kenya’da Coca Cola’nın ihtiyacı olan meyveleri üretecek 50.000 çiftçiye eğitim vermiş. İnsanî yardım… Yersen!
  • Tabi Coca Cola kâr ettiği zaman hissedar Bill & Melinda Gates vakfı payını alıyor. Bill Gates 45 Afrika ülkesinden daha zengin.
  • Diyebilirsiniz ki, “adam çalışmış; Microsoft’u kurmuş; zengin olması normal…”. Eğer siz İstanbul’un fethinden beri günde 10.000 $ kazanıyor olsaydınız ve haftasonu, tatil demeden her gün çalışsaydınız ancak 2 milyar $ biriktirebilirdiniz. Bakın Bill Gates’in kaç parası var?
  • Sermayesi olan, kafası çalışan, riskleri göze alabilen ve çalışkan insanların zengin olması elbette normal ve meşru. Ancak devletin kamusal alanı altın tepside sunduğu çakma iş adamları bunlardan değil.
  • Bill & Melinda Gates vakfı Kenya’da GDO’lu mısır araştırmaları ve üretimi için 35 milyon $ harcadı. Ama sıtma aşısından farklı olarak Bill vakfının GDO araştırmaları konuşmak istemiyor. World Economic Forum gibi ortamlarda nadiren bazı soruları cevaplıyor.
  • Bill & Melinda Gates vakfı GDO konusunda vitrinde olmak istemeyen Monsanto’nun sevimli yüzü. Afrika’da GDO’lu gıdaların yayılması için çalışan vakfı Monsanto fonluyor. (Bkz. Vakfın tanıtım broşürü, Funding partners bölümü). B & M Gates Vakfı da Monsanto hisse senetlerini satın alıyor.

Read the rest