Denemeler / Montaigne »
By Aisha Benghazi on Eyl 12, 2015 in Kitap Alıntısı | 0 Comments
Bize yaşamayı ömür geçtikten sonra öğretiyorlar. Cicero dermiş ki, iki insan hayatı yaşayacak olsam bile, lirik şairleri incelemeye zaman harcamam. Bence bu dırdırcılar daha hazin bir şekilde yararsızdır. Çocuğumuzun o kadar yitirecek zamanı yoktur: Pedagogların elinde ancak hayatının ilk on beş, on altı yılını geçirebilir: Geri kalan zaman hayatındır. Bu kadar kısa bir zamanı zorunlu bilgilere verelim; üst yanı emek israfıdır. Hayatımızın işine yaramayan bütün bu çetrefil diyalektik oyunlarını kaldırıp atın; iyi seçmesini ve iyi açıklamasını bilmek koşuluyla basit felsefe konuları alın: Bunlar Boccacio’nun masalından daha kolay anlaşılır. Bir çocuk buları sütnineye verildiği andan itibaren okuma yazmadan çok daha kolay öğrenebilir.
Yasalar doğru oldukları için değil yasa oldukları için yürürlükte kalırlar. Kendilerini dinletmeleri akıl dışı bir güçten gelir, başka bir şeyden değil. Mistik olmak işlerine gelir. Yasa koyanlar da çok kez budala, ya da eşitlik korkusuyla haksızlığa düşen kimselerdir. Nasıl olursa olsunlar, insandırlar sonunda, her yaptıkları şey ister istemez Read the rest





Brod olmamış olsaydı, bugün Kafka’nın adını bile bilemeyecektik. Brod, dostunun ölümünün hemen ardından onun üç romanını yayımlattı. Hiçbir yankı olmadı. Bunun üzerine, Kafka’nın yapıtını kabul ettirmek için, gerçek ve uzun bir savaşa girmesi gerektiğini anladı. Bir yapıtı kabul ettirmek, benimsetmek, onu sunmak, onu yorumlamak demektir. Bunun üzerine Brod, yaradana sığınıp müthiş bir topçu saldırısı başlattı: Önsözler: Dava için (1925), Şato için (1926), Amerika için (1927), Bir Savaşın Tasviri için (1936), günlük ve mektupları için (1937), öyküler için (1946), Janouch’un Konuşmalardı için (1952); sonra, oyunlaştırmalar: Şato (1953) ve Amerika (1957); ama özellikle dört yorum kitabı (kitapların adlarına dikkat!): Franz Kafka, biyografi (1937), Franz Kafka’nın İnancı ve Öğretisi (1946), Yol Gösteren Kafka (1951), ve Franz Kafka’nın Yapıtında Umutsuzluk ve Kurtuluş (1959). Bu kitapların tümünde, Aşkın Büyülü ÜlkesFnde ana çizgileri belirlenmiş olan imge pekiştirilmiş ve geliştirilmiştir: Kafka her şeyden önce bir din düşünürüdür, bir ‘der religiose Denker’dir. O (Kafka) ‘Felsefesine ve dinsel dünya görüşüne kesinlikle bir dizgeli açıklama getirmemiştir. Ama buna karşın onun felsefesi yapıtından, özellikle aforizm alarmdan, ama aynı zamanda şiirinden, mektuplarından, günlüklerinden, nihayet yaşama tarzından (özellikle bundan) çıkartılabilir.’ Biraz ilerde: ‘Yapıtındaki iki akımın ayırdına varılmazsa Kafka’nın gerçek önemi anlaşılamaz: 1) aforizmaları, 2) anlatısal metinler (romanlar, öyküler.) Romanlarında ve öykülerinde, ‘Sözü (das Wort) duymak istemeyenleri ve doğru yoldan gitmeyenleri bekleyen korkunç cezaları betimler.’ Önem sıralamasına dikkat ediniz: Yukarda: Alınacak bir örnek olarak Kafka’nın hayatı; ortada: Aforizmalar, yani günlüğünün bütün özdeyişsel ve ‘felsefi’ bölümleri; altta: Anlatısal yapıtlar. 


Kitap Tanıtan Kitap 6





Amerika Tedavi Edilebilir mi?



