RSS Feed for This Post

Bir Pazartesi denklemi… çok bilinmeyenli?

Emine Uçak Erdoğan

Medyanın başörtüsüne bakışı  tam da çok bilinmeyenli denklem kıvamında. Gerçi sadece medyanın değil tüm türban rahatsızlarının (ekşi sözlük tamlaması) bakışı  böyle. 10.yazar.com‘da 2008 yılında yayınlanan “çok bilinmeyenli denklem” başlıklı yazımda bu artık kuzu-kurt hikayesine dönen traji-komik durumu gündeme getirmeye çalışmıştım. 

Derin Düşünce‘nin artık klasikleşen yobaz laiklik iyi pazartesiler diler köşesinde bu hafta medyanın başörtüsü konusundaki bol gelgitli durumunun somut bir örneğini yani çok bilinmeyen denklemin ete kemiğe bürünmüş bir halini paylaşmak istiyorum. 

Şekil A’da Hürriyet gazetesi var. Hürriyet’in iki farklı zamanda öznesi başörtülü bir kız olan iki ayrı manşeti var. 

Hürriyet’in Boğaziçi Üniversitesi’yle ilgili yaptığı bu manşet çok tepki almıştı. Hürriyet’in farklılıklara, özgürlüklere bakış açısını gözler önüne seren bir manşetti. Kürtlerle ilgili durum da yeterince rahatsız ediciydi ama konumuz başörtüsü olduğu için bu bölümdeki traji komikliğe biraz yakından bakalım. Türban şov başlıklı bölüme göre; sahneye türbanlı bir gitarist çıkmış. Bu yetmemiş bir de başörtü yasağıyla ilgili bir döviz taşımış. Ve bütün bunlar ” tuhaf” mış.  

Kardeş Türküler’in başörtülü gitaristi yıllar sonra bir kez daha Hürriyet’in manşetine Ahmet Hakan’ın yazısıyla taşınmış. Yıllar öncenin ‘tuhaf şov’un kahramanına bu kez güzelleme var. Ahmet Hakan gazetesinin yıllar önce ‘tuhaf’ bulduğu başörtülü kıza “normalleşmenin resmi” olduğu vurgusuyla övgüler yağdırıyor. Normal olmayanın kendi gazetesi ve diğer ‘türban rahatsızlarının’ olduğunu unutarak, yok sayarak.  
 

Şimdi tekrar sorayım bu zamana, mekana, duruma, kişiye endeksli bakış açısı ”çok bilinmeyenli denklem” değilse nedir? 

 

Ben Suçlu Değilim!

Sınavına Alınmayan Özgür Bir Kişiyim!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 … Bu makale ilginizi çektiyse…

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor.

Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz. 

   

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 4 Yorum

  2. Yazan:özlem Tarih: Ağu 31, 2009 | Reply

    İster misin sevgili Emine Ahmet Hakan’in bu tutumu Hurriyette aliskanlik haline gelsin. Biz basortululere cok ettik yazilari baslasin:) ne de olsa yuzleri eşek derisi gibi.
    tabi insan dusunmeden de edemiyor yillardir hakki gaspedilen hatta 28 subat surecinde basortusu eylemlerinde kolu kirilan,cocugunu dusuren,panzer altinda bir ayagini yitiren insanlarin azicik dahi iyi niyeti hak edememesi Kardes Turkulerde calamamasindan miydi.
    Yoksa teni tenimize benzemeyen insanlarin varliklari da mi buhar oluyor?
    Kardes Turkulerde calan bir kizi öv,Ertugrul u umreye gotur, donunce vakitle dalaş,Hurriyet gazetesinin bunca rezilliklerini kapatir gider bu kadar iyilik nasil olsa. Bazilarimizin vicdani çabuk aklaniyor allahtan.

  3. Yazan:nesli Tarih: Ağu 31, 2009 | Reply

    emine uçağın bu yazısını unutmuştuk, hatırlamak çok iyi oldu! birileri oturmuş biryerlerden bakıyor ve kimin normal kimin tuhaf kimin absürd olduğuna karar verdiğini sanıyor. yamuk bakmak buna dense yeridir. emine, eline sağlık, yine okudum yine çok beğendim yazını:)

  4. Yazan:Hasan Kayım Tarih: Ağu 31, 2009 | Reply

    Başörtüsü veya ne diyorsnız(takanlara bırakılsın) sorunu toplum vicdnında sonuçlanmıştır.Toplumun vicdanıyla çelişen bu
    duruma etkili yetkili yerlerde olanların sessiz kalması günümüzün ayıbıdır.Binlerce kızımızın geleceğini karartan bu konu siyasete vb şeylere meze yapılamaz.
    Hasan Kayım
    Kağıthane /İst

  5. Yazan:cengiz maçoğlu Tarih: Ağu 31, 2009 | Reply

    Yazan:Hasan Kayım Tarih: Ağu 31, 2009 | Reply

    Başörtüsü veya ne diyorsnız(takanlara bırakılsın) sorunu toplum vicdnında sonuçlanmıştır.Toplumun vicdanıyla çelişen bu
    duruma etkili yetkili yerlerde olanların sessiz kalması günümüzün ayıbıdır.Binlerce kızımızın geleceğini karartan bu konu siyasete vb şeylere meze yapılamaz.
    Hasan Kayım
    Kağıthane /İst

    … Allah akıl fikir versin. Bir tane deli yıllar önce çıkıp başörtüsü siyasi simgedir bilmem siyasete alet edilmesin demiş bu deliler topluluğu da bu yalacı kuyruğa takılmış. Kardeşim, askerlik de kutsal bir şey neden en acımasız savaş ve ekonomi politikalarına alet ediliyor? atatürk de size göre kutsal neden alet ediyorsunuz siyasete? yok bilmem şu da kutsal bu da kutsal neden alet ediyortsunuz siyasete? eskiden başörtülü kızlar saftı, seslerini çıkarmıyolardı bu yalana inandılar, sineye çektiler eğitimleri hatta belki hayatları pahasına, şimdi uyandılar ya bakalım bu deli danalar, ya da eşşek derililer nasıl yeni bir masal bulacaklar… Benim dinim aynı zamanda sosyal ve politik bir kurumsa elbette dini argumanlarımı bu politik amaçlarıma ulaşmak için kullanırım bu kadar basit ve çok da insani bir duygu, şahsen ben anarşistim, din olayına az yabancıyım ama bu kadar ikiyüzlü laik yorumlara da yuhh diyorum. Laiklik 19.yüzyıl Avrupasının belki bir aydınlanma aracıydı ama öyle görünüyor ki Türkiyede günümüzde 19.yüzyıla dönm hevesinin kemalist özlemi olmuş.

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin