Telekulak : Biri bizi dinliyor »
By Mehmet Yılmaz on May 30, 2008 in CHP, Özgürlükler | 23 Comments
1974 senesinde patlak veren bir skandal ile ABD başkanı Nixon‘un ekibinin Watergate Oteli‘ndeki Demokrat Parti bürolarına gizlice girdikleri ortaya çıktı. Yasa dışı yollarla elde ettikleri bilgileri siyasî rakiplerine karşı kullanma çabaları sonucunda açılan senato anketi Nixon’u istifaya zorladı.
AKP gerçekten CHP’yi gizlice dinledi mi? Dürüstlüğünden ve tarafsızlığından bir an bile şüphe etmediğimiz Türk polisi ve Türk yargısı gerçeği “pat” diye çıkaracaktır ortaya, hiç şüpheniz olmasın. Susurluk’ta, şemdinli’de cesaretle Read the rest





Türkiye’nin daha da güzel bir ülke olması için bizimle el ele vermeye hazır mısınız?




“… Son 40 yılın demokrasi teorisinin klasikleşmiş yazarı G. Sartori de 1987’de yayınlanan eserine ‘Demokrasi kavramında karmaşa çağı’ başlığıyla başladı, ‘Demokrasi hakkında yanlış fikirler demokrasiyi yanlış yola götürür’ cümlesinden sonra demokrasinin Batı uygarlığının meydana getirdiği siyasal eserin adı olduğunu yazdı. Türkiye’de de demokrasi kavramındaki kargaşa daha yoğun biçimde ve son dönemde artırılarak sürdürülüyor. Kargaşadan kurtulmak için önce Batı demokrasisinin tanımını yapmak, unsurlarını, şartlarını doğru belirlemek lazım. Demokrasi gibi demokrasiyle ilgili insan hak ve özgürlükleri, temsili sistem, anayasacılık, hukuk devleti gibi kavramların tamamı da Batılı 150 yılda geliştirilen siyaset ilminin konularıdır.
Onu ilk gördüğümde çocukluğumun sonları idi. Görmek demek aslında yanlış olur, üzerinden geçtiğimizde diyeyim, tam da Asya’dan Avrupa’ya kavuşmak üzereydik. Ankara’dan Edirne’ye uzanan uzun bir seyahatin en yorgun ve en uykulu anıydı. Uykuya teslim olmuş gözlerimi annemin kulağıma “bak boğazdan geçiyoruz” diye fısıldayan sesi ile zar zor aralamıştım.
Sunuş: Birkaç gündür içimi burkan bir haber var. Afrika’nın güneyi kaynamaya başlamış gene. Hem de ne kaynama! Hotel Rwanda ya da Kanlı Elmas’taki gibi film de değil üstelik. Zalimce kendi insanını öldürmekte insanlar. Medyaya yansıyan yöne bakılırsa, işsizlikten, açlıktan yapıyordu insanlar bunu. Öyle miydi acaba? Eğer öyle ise şu an orada yaşayan arkadaşım durumu bana izah edebilir, kendisi için endişelenmemizi gerektiren bir hal olup olmadığını aktarabilirdi. Mailleşmeler sonunda öyle bir tablo çıktı ki ortaya, kazın ayağı öyle değilmiş demekten alamadım kendimi. Kazın ayağı nasılmış peki? Afrika’da neler oluyormuş, bunu bir de oradaki gerilimi yerinde gören ve bölge siyasetini yakından takip eden bir arkadaşımdan dinleyelim:
Siyaset politikacılara bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Ama son zamanlarda konuştuğum bazı dostlarım siyasetten soğuduklarını, bu çamurdan uzak durmak istediklerini söylüyorlar. Oysa hakları yok! Neden?
Dumansız Yaşam Alanları Genişliyor
21 Mayıs 2008 günü, “adına yargı yetkisi kullanmaktan onur duyduğu Yüce Milletiyle paylaşmak gereğini duyduğunuz” bir bildiri yayınladınız. Adına yargı yetkisi kullandığınız bu milletin bir bireyi olarak, kullandığınız yetki ve sorumluluğunuzun çerçevesini hatırlatma ihtiyacı hissettim.