Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

DTP kapatılırsa sonuçları ne olur? »

Neşe Düzel (TARAF)

“25 Mayıs 1993… Bakanlar Kurulu ilk kez gerçek bir af için toplandı. O gün derin devlet PKK’ye sahte bilgi verip 33 erin öldürülmesini sağladı. 17 yıl geçti bir daha çözüme hiç bu kadar yaklaşılmadı.”

 “Öcalan, ‘2000’de tüm birliklerimi ülkeden çıkaracaktım ama İmralı’ya gelen bir komutan bunu yanlış buldu’ diyor. Nitekim AB işi hızlandı, 2003’te çatışma yine başladı.”

 ***

 NEDEN? ÜMİT FIRAT

 Karakol baskınları ve askerî operasyonlar çoğalırken Güneydoğu’da sokak gösterileri de hızlanıyor. Yerel seçimler yaklaşırken gerginlik hızla artıyor. Tırmanan çatışma ortamıyla birlikte Kürt meselesi yeniden bir çözümsüzlüğe doğru gidiyor gibi gözüküyor. Bu gerginlik ne kadar sürecek? Artan çatışmaların amacı ne? Read the rest

Mustafa »

Uzun süredir fragmanlarını izliyordum. Doğrusu beklediğim, Turgut Özakman’ın Çılgın Türkler’inin belgesel versiyonuydu. Bol bol ağlatacak, rejime ve Atamıza bağlılığımız konusunda imanımızı tazeletecekti. Ama öyle olmadı. Sinemaya tanrı Atatürk’ü görmeye gidenler büyük hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü filmdeki Atatürk, aşkları, zaafları, korkuları, hırsları, başarısızlıkları, üzüntüleri, yalnızlığı ile tıpkı bizim gibi bir insandı. Karanlıkta uyuyamıyordu, sıkılıyordu, yalnızlık çekiyordu, maaşının azlığından şikayet ediyordu, “büyük ordular yönettiği halde bir kadını idare” edemiyordu; sıkıntıdan bol bol kahve, sigara içiyor; her akşam bir şişe rakıyı bitiriyordu; Sofya’da baloyu, operayı, valsi, Avrupa yaşam tarzını görüyor ve bizde bunların olmamasına Read the rest

“PKK şiddete karşıdır”(!) »

Güneydoğu sokakları ne anlatıyor?
 
Güneydoğu’daki bazı DTP binalarının girişinde ‘Bu halk için ne yaptın?’ yazısı karşılar sizi. Bu iddialı soruyu, büyük harflerle yazıp duvara asan zihniyetin kutsal algısına doğrudan bir referans elbette. 
 
 ‘Bugün Allah için ne yaptın?’ sorusunun seküler bir versiyonu olan ve dine ait kutsalın yerini “halk”ın aldığı bir dünya algısı. Kutsal aynı kutsal. Sadece kutsalın kaynağı ve hedefi değişiyor. Bu algıda halk en yüce değerdir ve halkın yaptığı Read the rest

Kapitalizme vahşi olmayan alternatifler-4 »

Çeviren Ekrem Senai

 Sunuş: Her ekonomik kriz gibi bu sonuncusu da insanları bir kez daha kapitalizm, serbest piyasa ve liberalizm üzerine düşünmeye itti. İnsanlar kapitalizmin sonunun geldiğini, devletin piyasalara müdahalesinin kaçınılmazlığını savundular. Dünyadaki sefaletin ve çevre kirliliğinin suçunu da kapitalizme yüklediler.

 Biz Derin Düşünce yazarları da kendi aramızda oldukça uzun ve ateşli tartışmalar Read the rest

Faşizm de Böyle Bir Şey İşte »


 Birkaç aydır saplantı halinde Kardeş Türküleri dinliyorum. Evde iş yaparken, yolda yürürken ya da arabada giderken. Her dinleyişimde daha güzel her dinleyişimde daha hüzün verici ezgiler. Utanarak da olsa söylemeliyim ki dinlediğim türküler Read the rest

29 Ekim’de “Ancien Regime” İle Hesaplaşmak »

Türkiye’nin çözüm bekleyen en önemli sorunları; cumhuriyetin kurucu, koşullandırıcı ve korucu çeperlerini ve sınırlarını belirleyen “Kemalist akide” tarafından sürekli geldiği mezarlığa gönderilmesi gerekilen hortlak muamelesi gören İslami kesimlerin ve Kürtlerin demokratik ve siyasal hak talepleridir. Bu iki toplumsal muhalefet kitlesinin içerdeki değişim isteği ve “dünya sistemi” nin akışına paralel olarak, kurucu kemalist akideyi aşındırmaktalar. Akideyi/söylemi aşındırma sürecinin, statükoyu /ancien regime’ i tasfiyesi ile neticelenmesi için, değişimi irade edenlerin, el’an hükümferma olan eski akide üzerinden “meşruiyet” temin eden ve hükmünü icra eden asker, bürokrasi ve komprador burjuva teslisinden oluşan iktidar oligarşisi ile bir hesaplaşmaya girmesi gerekiyor.  Read the rest

Acele Kürt kanı aranıyor »

Diyarbakır’da ölmek üzere olan bir siyasî parti için kendini feda edecek kahraman gençler aranıyor. Yerel seçimlerde Diyarbakır’ı kaybettiğimiz anlaşılmadan kendimizi Anayasa Mahkemesi kararıyla kapattırmak son umudumuz. Kürtler için tek yolun yeniden PKK olsun ki Kürt-Türk kavgası sonsuza kadar sürsün. Bize kanını vermek isteyen Kürtlerin acilen DTP Diyarbakır şubesine başvurmaları rica olunur.

Haydi 7 kasımda referanduma! »

Yıldıray Oğur (TARAF)

Ben çok sıkıldım, ya siz?

 Bütün ömrümü Anayasa Mahkemesi üyelerinin 65 yaşlarını doldurup emekli olmasını bekleyerek geçirmek istemiyorum doğrusu.

 Hem de yerlerine atanacakların bir Haşim Kılıç, bir Osman Can olacağının da garantisi yok.

 Kafaları vicdanlarına kadar, içleri memleketin çer çöp ideolojileriyle dolu pembe evrak dosyalarının içine gömülmüş mahkeme üyelerine “adalet” diye yalvarmaya da hiç niyetim yok.

 Onların dünya klasiklerini okuyup Türkçelerini düzeltmelerini, evrensel hukuk literatürünü okuyup içlerine sindirmelerini beklemeye de sabrım kalmadı.

 Bu demokrasi krizinden çıkmak için Tayyip Erdoğan’ın gözlerinin içine bakıp bakıp yeni anayasa hayallerine dalmak, Şile kongresindeki bilmem ne sözünden ümitlenip, Read the rest

Gerçekler öyle değil »

ABD’den tüm dünyaya yayılan küresel finansal krizin sebebi serbest ve denetimsiz piyasalar mı?

Hayır, bu kriz; devletin çeşitli yollarla tekerine sürekli çomak soktuğu piyasanın işleyişinin bozulmasıyla gelen doğal bir sonuç. Yani basbayağı devletçi kapitalizmin krizi.

Garip olan ise dünyaya sol pencereden bakan köşe yazarı ve akademisyenlerin gazetelerde sürekli olarak  küresel mali krizden serbest ve denetimsiz (olduğunu iddia ettikleri)  piyasaları sorumlu tutan yorumlar yapıp devlet müdahalesinin gerekliliğinden dem vurmaları.

Herhalde bu kadar yanıltıcı bir propaganda çok az konuda bu derece etkin bir biçimde icra edilebilirdi. Öyle ya, krize; yıllardır finans sektörüne, piyasa gerçeklerine ters olarak yaptığı müdahaleler ile ‘devlet’ sebep olmuş iken, suçu piyasaya atmak,  “bakın devlet kurtarmak zorunda kaldı, demek ki müdahalesiz olmuyormuş” demek ve Keynes’in -zaten hiç gitmeyen- ruhunu çağırma seansları düzenleyerek yoğun bir anti-liberalizm havası estirmek kolay organize edilebilecek birşey değil. Read the rest

Ben devletim, yasaklarım Blogger’ı! »

Aynı anda iki devletin vatandaşı olmak matrak bir şey. İki devleti karşılaştırma imkânı bulabiliyorsunuz. Fransa’da iken her zaman ziyaret ettiğim YouTube sitesine girmek istedim geçen yaz… Erdek’teydim. YASSAH diye bir pano. Kırmızı beyaz. Türk bayrağı renklerinde. Turistler filan anlamaz diye bir de gavurca(!) yazmışlar. Aferin. Şimdi de bir uyanık koskoca BLOGGER’ı kapatmış. Ben Paris’ten görebiliyorum. Ama siz Türkiye’den göremezsiniz. Dewlet Baba sizi “koruyor”. Kimbilir hangi kötü fikirler vardır yine. Cık cık cık. Read the rest