Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Milliyetçi Türk ırkçı mıdır? »

“Allah, “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne    alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun?” dedi.

İblis: “Ben ondan üstünüm, çünkü beni ateşten, onu ise topraktan yarattın.” dedi.  (Sad Süresi 75-76)

Her türlü soy, nesep ve kavmiyetçilik gibi cahilliye duyguları ve içgüdüleri kaldırarak yerine fazilet ve kardeşliğe dayalı ve üstünlüğün sadece Allah’a yakınlıkta arandığı bir düsturun ikamesi beşeri aklın başarabileceği bir şey değildir. Bunu ancak ve ancak ilahi mesaj başarabilirdi. Nitekim, İslam’ın ırkçılık konusunda getirmiş olduğu devrim, tüm zamanların ve tüm mekanların en büyük ve en anlamlı devrimidir dersek abartmış olmayız.     Read the rest

Bernard Lewis Nerede Yanlış Yaptı? »

İslam ve Sekülerizm İlişkisini Yeniden Düşünmek

Nader Hashemi, Denver Üniversitesi

Bu yazı, 29-31 Ağustos 2008, Amerika Siyasi Bilimler Kurulu Yıllık Toplantısında dağıtılmak üzere hazırlandı.

İslam’ın sekülerlik kavramını tanımadığı artık standart bir klişe halini almıştır. 

Normatif olarak, bizlere dünyanın dini gelenekleri içinde sadece İslam’ın kendi dini ve medeni kültürü  içinde, din ve politikanın ayrımını reddeden anti-modern bir gelenek olduğu söylenegelmiştir. Sosyal bilimlerde bu tezin en etkili ve tanınmış destekleyicisi Princeton Üniversitesi Cleveland E.Dodge Yakın Doğu Çalışmaları Profesörü Bernard Lewis’tir.

Lewis’ in tezi İslam ve Hristiyanlığa karşılaştırmalı bir bakışa dayanır ve temel olarak İslam’ın sekülerizmle probleminin “inançtaki belirgin temel farklılıklar ve iki din kültürü deneyiminin farklılığı” iddiasından Read the rest

Mihi kanto et musis »

Klasikleşmiş bir, hadi bir olalım, yazısı yazmayacağım sizlere, her şeyi unutup birbirimizi hemen sevelim, sevilelim, kâm alalım dünyadan demeyeceğim, birbirimizi kırmayalım da demeyeceğim, yok, bunlar olmayacak söyleyeceklerim. Kimsenin acısını unutmasını isteyip bir şey olmamış gibi devam etmesini istemek yüzsüzlüğüne düşmeyeceğim çünkü. Acıyı yaşayana saygı göstermek gerektiğini öğrendiğimi düşünüyorum en azından, o acıyı yaşamanın bire bir mümkün olamayacağını bilerek.
 
“özü öze bağlayalım
  sular gibi çağlayalım
  bir yürüyüş eyleyelim
  kula kulluk bitsin artık
  bu keşmekeş bitsin artık”[1]
 
Pir Sultan’ın yolundan ilerleyeceğim önce, özü öze bağlamanın ne demek olabileceğini Read the rest

Türkiye’nin ordu sorunu nasıl çözülür? »

(Taraf Gazetesi HerTaraf sayfası 28 Haziran 2009)

Birkaç ay önce “Türkiye’ye Ordu Sahiden Lazım mı?” başlıklı bir yazı yazdım, kurumun varlık nedenlerini sorguladım. Gelen tepkilerden anlıyorum ki memleket henüz bu soruyu sormaya hazır değildir. Ordu gerçekten gerekebilir, gerekmeyebilir de. Ama toplum henüz eski alışkanlıklarını atıp bu konuda düzgün fikir üretebilecek durumda değildir. Madem öyle, geri adım atalım. Diyelim ki Silahlı Kuvvetler lazımdır, görünür gelecekte bir yere gideceği yoktur. Dolayısıyla gündem tasfiye değil reformdur. Çürümeye yüz tutmuş olan bir yapının ıslah edilerek canlandırılmasıdır.

Ütopik bir çalışma değildir bu. Tahmin ediyorum ki son belge olayından sonra Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Read the rest

KAYIPLARIMIZI İSTİYORUZ! »

 Cumartesi anneleri, İstanbul 1996 (Fotoğraf: Ali Öz)
 

Cumartesi Anneleri,  Ondört yıl, Ellialtı mevsimdir gözaltında kaybedilen
Çocuklarını arıyorlar…
Kaybedenler, çocuklarınızı unutun, onları aramaktan vazgeçin dediler…
Tehdit edildiler, işkencelerden geçirildiler…
Unutmadılar… Vazgeçmediler…
Siz de unutmayın…
223.Kez Galatasaray’ da”kayıpların akıbeti açıklansın, sorumluları yargılansın”
Talebini dile getirirken kırmızı karanfillerinizle onların yanında olun…
 

İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi
Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon         
 

Tarih : 04 Temmuz 2009 ( Cumartesi )
Saat  : 12.00
Yer    : Galatasaray Meydanı           
( İstiklal Cad. – Taksim)
 

“künyemde onbeşbin ad okunuyor
hem derin uçurumlardayım hem kör dehlizlerde
mezarım belirsiz
Yedi yıl yirmiyedi mevsim anne
kurudu kanım tank paletleri altında
törenleriyle  sirenleriyle çiğnediler cesedimi
gözlerimi kara çaputlarla bağladılar
çaldılar benden günü geceyi” *
 

* Emirhan Oğuz’un en argentina no pasa nada şiirinden

Her yanım senin olsun, İçişlerime Karışma! »

Yazan: Okan Arslan

Ata vurdum helleme
Yar yolunu belleme
Her yanım senin olsun
Saçlarımı elleme
(Mani)

İran’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini anti Batıcı lider Ahmedinejad’ın büyük bir oy çoğunluğuyla kazanmasının ardından başlayan seçim sonuçlarına itiraz bazlı ayaklanma, bir yandan benzerlerine geçtiğimiz yıllarda rastladığımız tartışmalı Renkli Devrimleri anımsatırken; diğer yandan da İran Devriminin Muhafızı Ayetullah Hamaney’in İngiltere ve ABD’yi içişlerine karışmakla suçlamasını Read the rest

Darbeci Aydınlar Ülkesi »

30 Haziran tarihli MGK toplantısı, ülkedeki kimi aydınlar ve gazeteciler için, sonucunun büyük bir “umutla” beklendiği bir toplantı oldu. MGK toplantısı devam ederken, son 2 yılda demokratlık açısından oldukça kötü sınav vermiş önemli bir haber kanalında, toplantı ile ilgili beklentiler ve toplantının muhtemel sonuçları tartışılıyordu. Programa katılan bir yazar hariç, diğerlerinin “beklentisi” yeni bir 28 Şubat sürecine gireceğimizdi. Hatta bir tanesi açıkça 30 Haziran sürecinin başlayacağından dem vuruyordu.

Toplantı bitti ve toplantı sonrası yayımlanan bildiride, programa katılan ve her fırsatta demokrat olduklarını söyledikleri halde yazdıkları ile yarı-militarist bir çizgi çizen Read the rest

T.C. ve Burjuvazi »

Faruk Saim Akhan

Sol çevrelerin TC ile ilgili en önemli eleştirilerinden biri burjuvazinin olmayışı, güdük kalışıdır. TC her konuda gösterdiği mahareti burjuvanın oluşturulmasında da göstermiş, yabancı uyruklu vatandaşları milli bujuvazi oluşturma adına ülkeden kaçırmış ya da bu vatandaşların mallarına hukuksuzca el koymuştur. Devlet eliyle, tecrübesiz milli küçük burjuvalara teslim edilen sermayenin büyük kısmı heba edilmiştir.

    Dolayısıyla milli burjuvazi oluşturma planı akim  kalmış; Osmanlı döneminde ülkedeki nakit akışını sağlayan tüccar sınıf bu yetisinden yoksun bırakılmıştır.

    Millileştirmek adına ekonomi, uluslarası rekabete tamamen kapatılmış, devletçilik en katı haliyle uygulanmıştır. 27 yıl sonrasına kadar bu katı politikalar yüzünden toplum ürettiğinin karşılığını alamamış, bu aşamada burjuvanın “sömürü” işlevini devlet bizzat kendisi görmüştür. 

    Bürokratik oligarşi birimi: Memuriyet

    Toplumu şekillendirmek için kullanılan argümanlardan biri olan “memuriyet”, tek parti dönemince yandaşlarına verilen bir rüşvet olarak Read the rest

Halkın Sesi, Farkın Sesi »

Halkın arzusuna yanıt veren her türlü düşünce değerlidir… Bu düşünceleri hiçe sayan, değer, kıymet vermeyen halka rağmen bildiğini okuyanlar bu toprağa ruh veren her türlü değere başkaldırıyor demektir. Özellikle son zamanlarda yaşadıklarımız verilen muhtıralar, dağıtılan bildiriler, gizli oluşumlar, darbe planları, perde arkası senaryolar her ne çevriliyorsa -bize rağmen- bilmelisiniz ki bunlar gelecek demokratik bir ülkenin ayak sesleridir. Çünkü her gün birilerini daha tanıyoruz. Ve birileri her gün kendisini bir şekilde deşifre ediyor. Biz onları tanıdıkça daha çok özgürlük, demokrasi, hukuk, adalet ve hoşgörü talep ediyoruz. Birbirimize kenetlenmenin, birlik olmanın, kardeş olmanın ne kadar önemli bir değere sahip olduğunu öğreniyoruz. 

Her dönem, darbeleri savunan ve bunun gerekliliğine inanan insanlar olabilir. Bunları ikna edemezsiniz. Ancak biz kendi insanlık projelerimizi, herkesi eşitleyen demokratik bakış açımızı, Read the rest

Ergenekonu savunanlar nasıl uyuyor? »

Mardin Dargeçit’te 1995 yılının 29 Ekim gecesi birkaç eve aynı anda baskın düzenlendi.  
 
Yapılan aramalar sonucunda 8 kişi gözaltına alındı. 9 yaşındaki Hazni ile 13 yaşındaki ağabeyi Seyhan Doğan da gözaltına alınanlar arasındaydı. Olayın ardından anne Asiye Doğan, defalarca askerî tabura gidip çocuklarını sordu. Birkaç gün sonra Hazni serbest bırakıldı. Küçük çocuğun anlattıklarına göre, iki kardeş günlerce işkence gördü. Bunun üzerine anne Doğan, oğlunu bulma çabalarını daha da hızlandırdı. Ancak aynı akıbetin kurbanı oldu ve gözaltına alındı. 11 gün sonra bırakıldığında gördüğü işkenceler yüzünden hastalanmıştı. Çocuğunun ve yakınlarının kaybolmasına yüreği dayanamayan acılı anne, kaldırıldığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Read the rest