Taviz Vermeden Uzlaşabilme Kültürü ve Yeni Anayasa »
By Konuk Yazar on Eyl 16, 2011 in Demokrasi, Laiklik, Muhafazakarlık, Yeni Anayasa | 0 Comments
Halil Çiçekfidan
Her toplum,kendisinden önceki jenerasyonların bilinçli ya da bilinçsiz tercihleriyle başa çıkmak zorundadır. Geçmişteki olumlu hamlelerin avantajlarıyla birlikte, her kuşak, ertelenmiş, önemsenmemiş, ihmal edilmiş konuların ağırlığını sırtlamış bir halde doğar.
Tanzimat’tan başlayıp günümüze uzanan süreçte devlet ve toplum yapımızı derinden etkileyen gelişmelerin dönüp dolaşıp “din” ile bir şekilde bağlantılı olduğunu görürüz.
Sürecin başında, yüz elli yıldır şeriata tam uyulmadığından ülkenin karışıklıklara sürüklendiğini iddia etmekle başlayan Tanzimat Fermanı[1], şeriata aykırı hükümleriyle birlikte devlet mekanizmamızın kalbine yerleşmişti. Osmanlı’nın teokratik karakteri dolayısıyla Read the rest












Sayın Çelik, Sayın Kılıçdaroğlu’na sesleniyor: “Niçin savunuyorsunuz Suriye’deki Baas’çı rejimi? Açıkçası aklıma başka kötü şeyler de geliyor. Suriye’deki Baas’çı rejim, yüzde 15’lik kitleye dayanıyor. Acaba Sayın Kılıçdaroğlu, mezhep yakınlığı dayanışmasıyla mı Suriye’ye bu manada sahip çıkıyor?” Bu ifadeler, maksadı aşan ifadelerdir. 





