Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü »

İsmet Özel

 Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka

sonuçları bir bir gözden geçiriyorum

pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can

madenlerin buharından elde edilen büyü

bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular

nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan

nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala. Read the rest

Van’da kardeşliğe çatı ol… »

Allah insanı terkeder mi? »

Mevsim normallerinin çok üstünde bir sıcaklığın hüküm sürdüğü sakin, ıssız bir münzeviler beldesinde uzun zamandır görüşmediğim dostumla karşılaştım.

“Sen daha iyi bilirsin ama bizi Allah da terk etti her hal” dedi, tüm çabalarına karşı çocuk sahibi olamayan dostum. Tıbbın tüm olanaklarını kullanmıştı ve derdine deva bulamamıştı. Mutlu yuvasını taçlandırmak için tek eksiği bir çocuktu ama olmuyor, olmuyordu. Buna rağmen benim iki çocuğum vardı ama işten çıkarıldığım için cebimde bir kuruş bile yoktu. İlgimi çeken, isyanının Read the rest

Tarih, Kahramanları Asanlar Tarafından Yazılır(dı) »

Yusuf Ekinci

Ülkemizde bir mesele kamuoyuna düşmeyegörsün. Gazetelerde, internet sitelerinde, sosyal medyada, siyasette, TV haberlerinde aynı mesele hiç olmadığı kadar konuşulur, yazılır, çizilir ve ardından sanki böyle bir şey hiç konuşulmamış gibi unutulmaya yüz tutar. Başörtüsü meselesinde, Kürt meselesinde, darbeler meselesinde ve son olarak Dersim meselesinde şahit olduğumuz gibi bir mesele kamuoyu takipçileri o meseleden bıkıncaya kadar kamuoyunu meşgul eder fakat yine çözüme kavuşturulmadan yüzüstü bırakılır. Dersim meselesi de çözümsüz bırakılarak unutulur mu bilmiyorum. Fakat yakın döneme kadar ‘formel tarih’ retoriğini aşacak düzeyde geçmişle yüzleşme adına girişilen çabaları, bu güne kadar konuşulması bile tabu sayılan konuların konuşulmasını mümkün kıldığı ve algılarda müspet manada bir dönüşüme sebebiyet verdiği için bir gelişme olarak görmek gerekir.

Son günlerde Dersim meselesi hiç olmadığı kadar konuşulmaya başlandı. CHP Dersim milletvekili Hüseyin Aygün’ün bir gazeteye verdiği mülakatın ve ardından Başbakan’ın Devlet adına özür dilemesi gibi siyasi tarihimizde hiç alışık olmadığımız şekilde Read the rest

Tam isabet! »

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dün yaptığı görüşmede bir Alman yetkilinin kendisine “İslamcı terörden” bahsetmesine sert tepki gösterdi. Almanya’daki ırkçı teröre atıf yapan Davutoğlu, “Davutoğlu, “Ben size bu ırkçı teröristler için Hıristiyan terörü dedim mi? Alman terörü dedim mi? Alman ırkçısı dedim mi? Bütün bu ailelerin acısını yaşayan ben, gelip Almanya ya da Hıristiyanlık için olumsu bir intiba olmasın diye bunları ırkçılar diye ayırdım büyük bir çoğunluktan. Ama siz, her aşamada İslamcı terör dediğinizde her Müslüman’ın kalbine bir ok saplıyorsunuz. Bu 11 Eylül’ün bir hastalığıdır.” dedi.

Yeni Kapitalizm Kültürü (Richard Sennett) »

Richard Sennett‘in “Yeni Kapitalizm Kültürü” kitabı, Yale Üniversitesinde etik, siyaset ve ekonomi konularında yaptığı konuşmalarına dayanak teşkil eden notlarının derlendiği bir eser. İnce olması küçümsenmesine sebep olabilir, ancak bu tam aksine onun kıymetini arttırıyor. Başlı başına uzunca bir makale konusu olabilecek çok sıkı ve özgün tespitlerini çok çarpıcı birkaç cümle ile özetleyebilen Sennett, hiç sıkmadan ve yormadan nasıl sosyoloji yapılabileceğinin örneklerini veren bir yazar. Akademik incelemelerin tatsız tuzsuz soğuk dilinin aksine, edebi ve akıcı bir üsluba sahip. Güçlü bir anlatımı var. Zaten çalışmalarına bakınca üç tane de roman yazmış, çok üretken bir yazar olduğunu Read the rest

Ozan ve Ölüm »

Federico Garcia Lorca

Ölümle başbaşa yürürken görüldü o

Korkmadan tırpanından

-Gene de kuleden kuleye güneş

Çekiçler örsde.

örsde,

demirci ocaklarının örsünde.

Konuşuyordu Federico

Okşayarak, ölümle. Ölüm dinliyordu onu.

‘Daha dün mısralarımda canyoldaşım, Read the rest

Bana bir PKK anlat baba, içinde gerçek de olsun »

“…Her şeyin en iyisini bildikleri gibi PKK’yi de KCK’yı da hepimizden iyi tanır onlar. Tuttuğu takımın ilk on birini ezbere sayabilen çocukların ukalalığı misali, PKK hakkında ettikleri lafın üstüne laf edilmesine de çok kızarlar… Bu savaş filminde adları sık sık anıldığı halde kadraja bile girmeyenlerse Kürtlerdir. Devletin zulmünden bıkan ama silahı reddedip PKK’ye ilişmeyen, kimsesiz, nüfussuz, tek ve bir başına Kürtler. Dağda ölen oğlu, kızı, kocası için kimseye “sitem” bile edemeyen naçar insanlar. Bölgeye giden gazetecilerin ağırlandığı konaklara, belediye tesislerine, valilik binalarına ancak dışarıdan bakabilen, vekâlet vermedikleri halde hep onlar için “en iyisinde karar kılan temsilcilerinin” konuştuğu, kıyıdaki köşedeki Kürtler…” TAMAMI
 

 

… PKK, BDP, KCK hakkında okumak için…

Asimilasyon ile Şiddet Kıskacında Ulusalcı Kürtler

Etnik kökenimiz benliğimizin bir parçası, rengarenk insanlığımızın gerçek bir rengi. Ancak bu renk üzerinden yapılan bir baskı, bu renk “yüzünden” çekilen büyük bir acı sonucu diğer bütün renkler silinebiliyor. Bir başka deyişle IZDIRAPLAR ÜZERİNE YAPAY BİR KİMLİK İNŞA EDİLİYOR. Bir halka yapılabilecek en büyük kötülük bu belki de. Sadece Türk ya da sadece Kürt olmaya mahkûm edilen insanlar giderek insanlıklarını perdeliyorlar. Böylesi halklar ırkçılığa, her türlü şiddet çağrısına kucak açıyorlar. Zira duydukları kin ve nefret onları bıçak gibi bilerken bir yandan da tektipleşiyor, şeyleşiyor. Kürt aydınları kadar Türk aydınlarına da büyük iş düşüyor. İnsan olmadan “Türk” ya da “Kürt” olmanın imkânsızlığını halklarına anlatmak. Okuyacağınız bu kitap aydınların dikkatini tam da bu noktaya çekmek için hazırlandı: Asimilasyon  ile şiddet kıskacı içindeki Kürt halkına… Buradan indirebilirsiniz. 

Melekler Düştüğünde (Roman Polanski) »

 

Gdy Spadaja Anioly (When Angels Fall Down – Melekler Düştüğünde) Roman Polanski’nin yönetmenliğini yaptığı, 1959 yapımı 21 dakikalık kısa metrajlı film. Başlangıçta gökten yere doğru inen kamera, sonda yerden yukarı doğru yükselerek filmi fizik ve üstü aleme taşıyan bir işlev üstlenir. Siyah-beyaz çekimler bugünü temsil ederken, geçmiş renkli çekimlerle karşımıza çıkar.  İçinde sevgi, iki dünya savaşına ait zaman dilimi ve yaşananlar, geçmiş ve şimdi, hayat ve ölüm’ün olduğu çarpıcı bir film.

Zaman neleri değiştirir? Önce bedenin kendisini. Ruhun bir türlü çözemediği bir sırdır bu. O aynıdır da bedeni farklı, zaman sanki aynıdır da görüntüler farklı, anılar sanki an’dadır da olaylar farklı. Çağrışımlar seni dününe götürürken bugünden, mekanın ve zamanın bir yerlerinde bıraktığın bedeni Read the rest

Son 30 günde en çok paylaşılanlar »

  1. KCK Davası, Profesörler ve Eşşekler
  2. Dünyaya dair tespitler ve Kuran’a dayalı çözümler…
  3. Dersim Katliamını Atatürk Yaptı!
  4. Yanlış Cumhuriyet (Sevan Nişanyan)
  5. Yıldız Ramazanoğlu ile sohbet
  6. Ve’l-Asr (İsmet Özel)
  7. CHP yeniden iktidar olursa yeni Dersimler olacaktır
  8. Kötülük’ten Güzellik çıkar mı? – C.Baudelaire’in şiirleri, O.Dix’in gravürleri
  9. Erzurum’da kardeşlik ve arkadaşlık kavi
  10. Mr. Smith ya da Don Quijote goes to Washington / Frank Capra