Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Besmele’ye boyun kesen hayvan var, Ezan’a tahammül edemeyen insan var »

“… İsmail’in boynundaki bıçaktır kurbanın, İbrahim’in ellerinden sunulan. Yoksa İsmail de sensin, İbrahim de, kurban da sensin, kurban eden de… Teslim olduğun kapıda, teslimiyetinle… verdiğini almak için değil, verilene razı olmak için… nefsi yüreğin ellerine bırakıp… gözlerini huzura açtığında… duymak için, seni kul olarak seçeni duymak için dinle… Dinlemek itaat etmektir. Öyleyse vahyolunan şeyi dinle! (Suzan Nur Başarslan)

Bektaşi nefesleri / Derdim çoktur »

Derdim Coktur by Bektasi Nefesleri on Grooveshark

Bugün cuma, ne olur bir şey yap (10) »

 

Cümle âlemleri muhabbetiyle halk edip rahmetiyle kuşatan, âlemlerden münezzeh, cümle âlemin rızkını ve hâcetini gören ve gözeten Cenâb-ı Rabbü’l-âlemîn’e hamd ü senâ olsun.

Âlemlere güneş gibi doğan, rahmetiyle ve şefkâtiyle insanlığa rehber olan şemsü’d-duha ve bedrü’d-düca, Fahr-i âlem Efendimiz’e salât ü selâmlarımız tarafımızdan arz olunsun. Bu rıza ve rahmetten âline, ashâbına ve etba’ına dahî ikram kılınsın.(*)

Özgürlük ve demokrasi naraları atan ülkelerin pilotsuz uçaklarla çocukları bombaladığı, silah üretip satanların kendilerini “barışçı” ilân ettiği bir dünyada yaşıyorsun. Petrol çalmak için insan öldürenlerin kurduğu bir ”medeniyetin” gölgesindesin.  O « barışçı ve medenî» ülkeler ki askerleri masum insanları öldürüyor. Bu nasıl bir medeniyet ki yetiştirdiği insanlar hayvanların bile tenezzül etmeyeceği rezilliklere yelteniyorlar. işte bileğini bükemediğin için çizmesi altında yaşamak zorunda kaldığın “medeniyet” böyle bir medeniyettir.

Bu medenî(!) insanlar öylesine açgözlüler ki kendi milletlerini dahi Read the rest

Tasavvuf çöpten enerji üretir! »

Türk Solunu Kim Tedavi Edecek? »

Türk Solu. Ne kadar da iddialı! Sanırsınız ki bu coğrafyada sol adına geçirilen tüm yaşanmışlığa sahip. İyi de Türk Solu deyince, bir de Fransız solu var demek, diye düşünüyor insan… Öyle ya, Türk solu varsa neden olmasın; Ermeni solu da var, hatta Kürt solu da… Demek kendi içimizde otuz yıldır yaptığımız tartışmaları bitiremediğimiz gibi bir de Türk olmayan diğer “sol”larla kimi sıkıntılar yaşayacağız. Belki de aslında her Türk asker değil de solcu doğuyor fakat sonradan orduyu göreve çağırmaya başlıyor…
Evet, Türk Solu farklı, şakacı bir ekip, grupla aynı adı taşıyan ilginç bir dergileri var. Misal, bu derginin Haziran 2003 tarihli 33. sayısında arkadaşlar orduyu göreve çağırmış. Nasıl bir görevse o! Başlık şöyle: “Korkmayın ordu var!” Darbe bekleyen bu ‘idealist’ arkadaşlar solcuysa ben kesin başka bir şeyim.
Bu ilerici kimseler 2005’te, Kürt yiyeceğidir diye lahmacun boykotu yapmıştı (lahmacun Arapça, ‘lahm’ et, ‘acin’ de yoğrulmuş demek). Üzerine pudra şekeri dökülerek yenen nefis böreğe de ‘sözde kürt böreği’ desinler bence. Kitap fuarlarında stand açar bunlar; Atatürk, Deniz Gezmiş, Che Guevera resimleriyle bezerler her yeri, beyaz gömlek üzerine kırmızı kravat takınca milli olurlar. “Kürt sorunu yok, Kürt istilası var” diye parlak bir sloganda da imzaları vardır. Şuna ne demeli: “Türk oğlu Türk kızı Türklüğünü koru.” Kırk karanlıklarını anımsatır bir söz dizimi değil mi? “Vatandaş Türkçe Konuş” gibi. Vatandaş çocuğunu daha ilkokulda İngilizce kursuna yazdırıyor ama haberleri var mı acaba?
Bu canlar Atatürkçü, milliyetçi ve solcularmış. Buyurun buradan yakın şimdi. Ne yandan bakarsan bak çelişki! Eh, diyalektik insanlar tabii… Soralım: Atatürk solcu mudur? Bir vahim soru daha: Solcu, milliyetçi olabilir mi? […] Türk Solu’nun yaptığı asmalı eylem sırasında oralardaydım. Bayraklarını görmesem, Alperenler yine coşmuş da barışmak için İlber Hoca’yı bekliyorlar sanacaktım. Arkadaşlar ellerinde darağacı resimleri, asacağız diye bağırıyor. İyi de neden kimse bunca yoksulluğun, adaletsizliğin, işsizliğin olduğu bir ülkede solun bu kadar zayıf olmasının sebebini düşünmez! (Onur Caymaz / BirGün Gazetesi)

 

… Bu konuda e-kitap okumak için…

Sosyalizm İslam’a uyar mı? (Tartışma)

Bir yanda zekât üzerinden eşitlikçi bir İslâm yorumu yapan anti-kapitalist Müslümanlar. Diğer tarafta bir türlü iktidar olamayan, sosyalizmi bilmeyen, kemalizmi demokrasi zanneden devletçi, hatta darbe yanlısı bir Türk solu.

Türk solu geçmişiyle yüzleşemekten korkuyor. Solcunun solcuyu katlettiği 1 Mayıs 1977 bir tabu. Deniz Gezmiş’in ulusalcı duruşunu da eleştiremiyorlar. Evet… Türk solcuları iktidara yürümek için bir koltuk değneğine muhtaçlar. Peki ya İslâm? Sosyalizm İslâm’a ne kazandırabilir? Sosyalist devletlerin Müslümanlara yaptığı onca eziyetten sonra Müslümanlar sosyalizm ile ittifak yapabilir mi? Derin Düşünce okurları tartıştılar, biz de kitaplaştırdık. Buradan indirebilirsiniz.  

Türk solu iktidar olur mu?

Kendini « sol » olarak tarif eden hareketler hiç olmadıkları kadar zayıf ve bölünmüş bir tablo çiziyorlar bugün. Türk Solu Dergisi’nin ırkçı söylemlerinden CHP’nin darbe çağrılarına uzanan bir kafa karışıklığı hakim. Muhalefet boşluğunun müzmin bir hastalığa dönüştüğü şu dönemde Türk solu bu boşluğa talip olabilir mi? Daha önce Dikkat Kitap kategorisinde yayınladığımız Pozitivizm Eleştirisi gibi bu kitap da Türkiye’deki sola tarafsız bakan bir çalışma. İyimser görüşler kadar geçmişe dönük ağır eleştiriler de var. İlginize sunduğumuz 82 sayfalık bu kitap Türkiye’deki “sol” grupların sorgulamalarına, projelerine ışık tutmak amacıyla derlenmiş makalelerden oluşuyor. Kitabı buradan indirebilir ve paylaşabilirsiniz. Ele alınan başlıca konular: Solda özgürlükçü hareketler, 68 Kuşağı, Devrimci sol, Kemalizm, ulusalcı sol akımlar, Sol ve İslâm, Cumhuriyet Gazetesi.

 

Derin MAЯҖ

Etrafınızda “ben solcuyum” diyen kaç kişi var? Birgün Ya da Cumhuriyet Gazetesi, Türk Solu Dergisi okuyan? Yürüyüşlerde Marx, Lenin, Deniz Gezmiş ve Atatürk posterlerini yanyana taşıyan kişileri tanıyor musunuz? İşçi sendikalarında aktif rol oynayan dostlarınız var mı? Bu insanlar hasretle beklediğimiz sol muhalefeti kuramadılar bir türlü. Neden?

Marxist ve Marxçı (Marx’a dair ama marxist olmayan) miras ile yüzleşmedi Türk solcuları. Oysa Marx anlaşılmadan hiç bir sol projenin anlaşılmasına da imkân yok. Leninist, Stalinist, Maoist… Hatta Kuzey Avrupa’nın sosyal demokrat modellerini de çözemezsiniz. Marx’ın bıraktığı yerden devam edenleri anlamak için de gerekli bu okuma; dünya soluna bugünkü şeklini veren düşünürleri anlamak için: Rosa Luxemburg, Ernst Thälmann, Georg Lukács, Max Adler, Karl Renner, Otto Bauer, Walter Benjamin, Jürgen Habermas,… Buradan indirebilirsiniz.

İslamcılık özü itibariyle reaksiyonerdi »

“… İslamcılık, özü itibariyle reaksiyonerdi. Bu tepkisel tavır, İslam dininin bir gerileme nedeni olmadığını ısrarla vurguluyordu. Dolayısıyla İslamcılığın mekanizması -reddetmekle birlikte- sekülerizm ve İslam diyalektiği üzerine kuruludur. Dirayetli ancak, kalplerine korku düşmüş bir avuç aydın, önce modern ve seküler anlatıyı anladıktan sonra, bunun karşısında reddeden bir İslam anlatısı üretiyordu. Bu zorunluydu, zira kasırgaya karşı koymak mümkün değildi. Hatta mesele çoğu zaman o kadar ileriye götürülmüştür ki “bilginin İslamileştirilmesi” söylemi bile ortaya atılmıştır. Esasında bu tablo İslamcılığın bel kemiğidir. Özgün dünya görüşleri yaya kalınca, revaçta olan seküler bilgiyi İslami bir formatta! servis yapmak zorunlu seçim olmuştur.

Batı paradigmasının tutarlı yükselişi karşında Müslümanlar “aslında” diye başlayan cümleler kurmaya zorlandılar. Zira aslındayla başlayan cümleler, bir tür kıvranmanın dışavurumudur. Mesela “aslında Müslümanlar çok iyi de, bir de şu dünyanın gidişi olmasa”, tarzındaki cümleler, ‘öğrenci olmasa milli eğitimi yönetmek kolay olurdu’ esprisini hatırlatmaktadır. İşte bu kıskaç altında, savunu ve kompleks geliştirme kaçınılmaz olmuştur …” (Doç. Dr. Aliye Çınar)

Sitemizde İslamcılık konusunda 55 makale ve duyuru var. 

 

… E-kitap okumak için ise…

İslâmcılık, Devrim ile Demokrasi Kavşağında

Müslümanca yaşamak için devletin de “Müslüman” olması mı gerekiyor? Bu o kadar net değil. Çünkü İslâm’ın gereği olan “kısıtlamaları” insan en başta kendi nefsine uygulamalı. Aksi takdirde dinî mecburiyet ve yasakların kanun gücüyle dayatılması vatandaşı çocuklaştırıyor ister istemez. İyi-kötü ayrımı yapmak, iyiden yana tercih kullanacak cesareti bulmak gibi insanî güzellikler devletin elinde bürokratik malzeme haline geliyor. 21ci asırda Müslümanca yaşamak kolay değil. Yani İslâm’ın özüne dair olanı, değişmezleri korumak ama son kullanma tarihi geçmiş geleneklerden kurtulmak. AKP’yi iktidara taşıyan fikrî yapıyı, Demokrasi-İslâm ilişkisini, İran’ı ve Milli Görüş’ü sorguladığımız bu kitabı ilginize sunuyoruz. Buradan indirebilirsiniz.

 

Müslüman’ın Zaman’la imtihanı

Sunuş: Müslümanlar dünyanın toplam nüfusunun %20’sini teşkil ediyorlar ama gerçek anlamda bir birlik yok. Askerî tehditler karşısında birleşmek şöyle dursun birbiriyle savaş halinde olan Müslüman ülkeler var. Dünya ekonomisinin sadece %2-%3′lük bir kısmını üretebilen İslâm ülkeleri Avrupa Birliği gibi tek bir devlet olsalardı Gayrı Safi Millî Hasıla bakımından SADECE Almanya kadar bir ekonomik güç oluşturacaklardı. Bu bölünmüşlüğü ve en sonda, en altta kalmayı tevekkülle(!) kabul etmenin bedeli çok ağır: Bosna’da, Filistin’de, Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da ve daha bir çok yerde zulüm kol geziyor. Müslümanlar ağır bir imtihan geçiyorlar. Yaşamlarını şekillendiren şeylerle ilişkilerini gözden geçirmekle başlıyor bu imtihan. Teknolojiyle, lüks tüketimle, savaşla, kapitalizmle, demokrasiyle , “ötekiler” ile ve İslâm ile olan ilişkilerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilecekler mi? Müslüman’ın Zaman’la imtihanı adındaki 204 sayfalık bu kitap işte bütün bu konuları sorgulayan ve çözümler öneren makalelerden oluşuyor.

ABD’de demokrasinin çöküşü(5): Yeni kriz ne zaman çıkacak? »

 1980’lerde serbest bırakılan finans sektörü başıboş bir eşeğin tarlayı talan etmesi gibi dünya ekonomisini talan etti. Fakat eşek burada durmayacaktı… Arsız eşeklerden hesap sormanın imkânsız olduğu yeni bir dünya kuracaktı. Bunun için finans sektörü iki önemli adım attı:

  • Kendi adamlarını G8 ülkelerinde kilit noktalara yerleştirdi: Borsa ve bankacılık denetim kurulları, hazine bakanlıkları, merkez bankalarının müdürlükleri, bakanlar, milletvekiller…
  • Düşünce kuruluşları ve medya kanalıyla hem halkın hem de orta kalibredeki siyasetçilerin liberal ideolojiye dört elle sarılmasını sağladılar.

 Meselâ Emlâk Bankacıları Derneği (Mortgage Bankers Association) riskli emlâk kredileri hızla dağıtılırken yani 2000-2006 yılları arasında yoğun lobi yaptı. Bu sahada finans sektörüne kanunî engel çıkmaması için Read the rest

Aşık Veysel / Kara Toprak »

kara toprak by aşık veysel on Grooveshark

ABD’de demokrasinin çöküşü(4): Katil öldürdüğü kişinin malına mirasçı olunca »

“Krizden önce demokratik Batılı ülkelerde bir hükümetin yeniden seçilme ihtimali %65 idi. Krizden sonra bu ihtimal ikiye bölünerek %30’lara indi. Siyaset ticaret karşısında meşruiyet kaybına uğradı.” 

 (Pascal Lamy, WTO Genel Müdürü)

 Yatırım bankası Goldman Sachs müşterilerini emlâk sektörüne yatırım yapmaya teşvik ediyordu. Fakat aynı zamanda kendi tasarımı olan “Abacus” adında bir finansal ürün sayesinde emlâk sektörünün çöküşüne oynadı. Goldman Sachs’a güvenerek emlâk sektörüne yatırım yapanlar milyonlarını kaybettiler. Banka suçlandı, 15 temmuz 2010’da 550 milyon ceza ödeyerek çalışanlarını akladı. 550 milyon dolar Goldman Sachs’ın iki haftalık kârı idi… Ya da 2009’da dağıttığı primlerin %3’ü diyelim!

 Siyasî güce bu kadar kolay nanik yapabilmesini neye borçlu Goldman Sachs? Rüşvet ya da adam kayırmanın çok ötesinde bir durum ile karşı karşıyayız: Katil artık öldürdüğü kişinin malına mirasçı olabiliyor çünkü Amerikalılar Read the rest

Malan Barkirin / Özlem Yağız, Yıldız Amca, Emine Uçak Erdoğan, Necla Saydam »

Eren Özdemir

Otuz yılı aşkın bir süredir ülkemizin en can yakıcı meselelerinden biri olan Kürt sorunu için herkes ‘çözüm’ arayışı içinde. Kalıcı bir çözüme giden yol ise en çok da mağduru dinlemekten ve anlamaktan geçiyor. Bu düşünceyle yola çıkan Özlem Yağız-D. Yıldız Amca -Emine Uçak Erdoğan-Necla Saydam kulak verdikleri zorunlu göç anlatılarını Malan Barkirin adıyla kitaplaştırdılar. Timaş Yayınları’ndan çıkan kitabın adı Şivan Perver tarafından Dersim göçü için bestelenmiş Malan Barkir’den esinlenerek konulmuş. Meselenin aslına vâkıf olmayı düşünenlere çok şey söyleyen Read the rest