Köpekler istiyor diye atlar ölmez »
By İbrahim Becer on Mar 13, 2014 in Demokrasi, Gezi Parkı terbiye edilebilir mi?, şiddet | 2 Comments
‘Bilmeyen ahmak, bilip de söylemeyen suçludur’ der bir Fransız atasözü. 15 yaşında bir çocuğun ölümünü onaylamak, bıyık altından gülmek hiçbir vicdana sığmaz. Ne çocuğun eylemci olması ya da olmaması beni ilgilendiriyor ne de Alevi olup olmadığının peşindeyim. Tıpkı hemen akabinde Tunceli’de şehit olan polisimizin ne şekilde vefat ettiği teorilerine kulak asmadığım gibi. Ya da açılan ateş sonucu öldürülen masum mahalleli gencin hangi partiden olduğunu düşünmüyorum. Neticede bir avuç ilkel, vandal, en nihayetinde de gezi zekâlının sahneye koyduğu, tüm zamanların üsluptan en uzak orta oyununa kurban verdiğimiz canlarımız var ortada.
‘İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk eder misin Allah’ım’ ayeti geliyor aklıma neden sonra. Çünkü eminim, öyle beyinsizler var ki aramızda ‘bir bizden, iki onlardan’ hesabıyla en yakın baharatçıdan kına almaya koşmuşlardır zannımca.
Meydanlardaki flamalara falan bakarsanız, maddi manevi memlekete zarardan başka getirisi olmayan bu yığının solcu olduğuna hükmedersiniz. ‘Yığın’ kelimesi kasıtlı seçilmiş bir kelimedir. Çünkü öyle der Cemil Meriç: ‘Yığın düşünmez maruz kalır’. Garabet de bundan sonra başlıyor zaten. Maruz bırakanlara bakar mısınız: Doğan Medyası, Sözcü ve türevleri, Cemaat, yetmezmiş gibi bir de Cem Boyner. Nur içinde yatsın, ne diyordu Eşref Şefik Aykaç: ‘Öyle bir tablo ki, görse şaşar Hannibal / Ördeklerden bir filo ve kazdan bir amiral.’ Bunların hepsini bir kazana koysan, üstüne bir bidon su döksen, sabaha kadar karıştırsan ne bunlardan çorba olur ne de bunlar birbirine karışır. Solcu olduğunu iddia edecek kadar Read the rest





















