Türk solunun yeni misyonu »
By Ferhat Kentel on Tem 28, 2008 in Türk faşizmi, Türk Solu | 103 Comments
Beyaz Türk ırkçılığının artık giderek sıradanlaşmaya başlayan hezeyanlarının yeni bir örneğini, Birgün gazetesinde Mithat Sancar’ın, “Türkiye’den Irkçılık Manzaraları: İzmir’in Mardinlileri” başlıklı yazısından öğrendim. Sancar, Hikmet Çetinkaya’nın 30 Kasım 2007 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazısında okumuş bu son cevheri…
Çetinkaya şöyle yazmış:
“İzmir Konak Belediye Meclisi’nde meclis üyelerinin çoğunluğu Mardinli… İzmir’de Mardinliler Konak’ı işgal etmiş. Dönerciler, kokoreççiler o güzelim Halit Ziya Bulvarı’nın içine etmişler… Bir süre önce İzmir’de o çirkin görüntüleri görünce çok üzüldüm… O güzelim kent giderek İzmirlilerden uzaklaşıyordu…”
Bir de bir zamandır beyaz Türk ırkçılığının klasikleri arasına girmiş olan ve kendisine yakıştırdığı isimle tam bir mizah örneği sunan “Türk Solu” dergisinin en son performansı çıkmış piyasaya; “Alışverişimi Türk’ten yapıyorum, param PKK’ya gitmiyor” yazılı rozetler dağıtmaya başlamış bu derginin promosyon sorumluları… Read the rest





Bu akşam Güngören’de meydana gelen iki patlamada ilk haberlere göre 14 insan öldü 140’tan fazla insan yaralandı. Siyaset dışı güçlerin yönetime müdahele edebilmek için her yola başvurdukları, köşeye sıkıştıkça saldırganlaştıkları, savunmasız masum insanları hedef aldıkları acılı bir gün bugün.




Yazar: Zühre Meryem Kaya 

Ben “YouTube”ta gördüm; belki siz de bir yerlerde görmüşsünüzdür. “Üniversite mezunu” mu yoksa “üniversitede çalışan akademik kadınlar”dan mı oluştuğunu anlamadığım “Üniversiteli Kadınlar Derneği” adlı bir derneğin toplantısından enstantaneler geçiyor video klipte (http://www.youtube.com/watch?v=xCJZCR1Twao)… Görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla 50-60 kişilik bir salonun yarısı dolu… Sahnedeki masada 4 döpiyesli kadın sırayla konuşuyorlar; ayrıca ayağa kalkıp konuşan dinleyiciler arasında “Ahlak Felsefesi” adını taşıyan profesörlük tezini üç ayrı İngilizce kitaptan tercüme yoluyla -kaynak belirtmeden!- derleyerek hazırlamış olan, geçen senenin Cumhuriyet mitingleri organizatörü Necla Arat da var…
Cumhurbaşkanlığı seçimine yakın ve ardından yapılan yorumlarda milletle devletin barışması hususu çok kez vurgulanmıştı. Çevre-merkez paradigmalarıyla yapılan analizlerde bundan böyle Çankaya’nın dolayısıyla da Ankara’nın kapılarının Anadolu’ya açılacağı söylenmişti. Görünürde haklılık payı taşıyan yorumlardı ancak gerçekler sadece gördüklerimizden ibaret değildir. Sahneye vuran gölgeleri bir kenara bırakıp asıl aktörlere odaklandığımızda