Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Renklerin Sehri »

Milattan önceydi galiba 20 yıl kadar oluyor bu şehre geleli. Daha öncesinde sadece bir haftalık seyahatlerle geldiğim, bir iki akraba evi ve Emirgan’ daki çay bahçesinden ibaret olan şehirle gerçek tanışmam üniversiteye başladığım sene babamın emekli olup Ankara’daki memuriyetine son vererek taşınmamızla oldu. Üniversiteyi burslu okuyan babam aldığı bursun karşılığı Anadolu da işe girmiş, gidiş o gidiş bütün bir hayatı İstanbul hasreti çekmekle geçmişti. Dönüşümüzle beraber annemle babam çocuklarının ve gençliklerinin aşkı şehre kavuşmuşlardı ama ben kelimenin tam manasıyla nefret etmiştim İstanbul’ dan. Read the rest

Ergenekon’un TV projesi:Kurtlar Vadisi(2002-2006) »

Ergenekon yapılanmasının cinayet,tehdit,taciz gibi işleri yürüten operasyonel tarafının deşifre edilmesi öncelikle önemli…Ergenekon soruşturması sürecinin başlamasıyla birlikte bu ülkede özellikle gayrimüslim yurttaşlarımız fiilen daha rahat ettiler,daha huzurlu uyumaya başladılar…Birkaç hafta önce LDT’nin düzenlediği,nerdeyse tüm Türkiye gayrimüslim cemaatlerinin başlıca mensuplarının da katıldığı bir toplantıdaydım.Farklı cemaatlerden gelen gayrimüslim isimlerin Read the rest

Solun Din İle İlişkisinde Bocalamasının Sebepleri »

Din ile solun ilişkisi üzerine yapılan tartışmalar, solun belki kendi üzerine kapanmış materyalizm tabutunu kırması açısından önemli olduğu kadar, dindarların da kendileriyle toplumun diğer katmanları arasındaki ilişkiyi yeniden belirlemeleri için önemli fırsatlar yaratıyor.

Solun, genelde KautskyPlehanov çizgisinde yorumlandığı ve bu yorumun sosyal Darwinist bir bakışı öngördüğünü söyleyebiliriz. Solun, bu hakim yorumu dışındaki diğer yorumlarının da sonuç itibariyle materyalist bir felsefe üzerine kurulduğunu söylemek pek zor olmasa gerek. Sonuç itibariyle solun dine karşı tutumunun sadece Türk soluna has değil, genelde sol ideolojiye Read the rest

İsrail, Tehlikeli Barış ve Sürekli Savaş »

İsrail, Tevrat’a geçen peygamber Micah’ın hayal ettiği, kılıçların sustuğu, bir huzur ülkesi değil; ” onlar kılıçlarından saban yapacaklar, mızraklarından da orak; ulus ulusa karşı kılıç çekmeyecek savaş nedir bilmeyecekler. Fakat her insan kendi bağında bahçesinde oturacak ve kimse onu korkutmayacaktır.” (Micah, 4:3-4)

“Bir savaş kazandığınızda, halkınız birleşir ve sizi alkışlar. Barış yaptığınızda ise, halkınız gücenir ve sizden kuşkulanır.” Bu söz Nobel barış ödüllü Şimon Peres’e ait. Alkış getiren, birleştirici bir zafer olarak savaş ve gücenikliğe sebep olacak olan barış… Bu söz tarihin en uzunu süreli nefret ve şiddetinin, mantığının ve motivasyonunun İsrailli bir mandarinin ağzından veciz olarak dile gelişi…

İsrail, halkı savaş ile memnun edip, varlığını ve zaferini ölümler üzerine inşa edip, sırtını okyanusun öte yakasında muktedirlere yaslayıp medet umdukça, Filistinlileri aşağıladıkça Ortadoğu’nun ufkunda  barış olmayacak gibi. Read the rest

Geldikleri gibi gitmediler II:Lozan tehdidi »

Sunuş: Gazze’de ölen bebeklere ağladığımız şu günlerde her zamankinden fazla soğuk kanlı olmak gerekiyor. Filistin neyin parçasıdır? Büyük Oyun’a ışık tutan bu yazı dizisini dikkatinize sunuyoruz. (Birinci bölüm burada)

Editör

Stratejik Güvenlik ve Potansiyel Tehdit Unsuru Olarak LOZAN : 

İkinci Dünya Savaşından sonra muzaffer devletler, Almanya’yı işgal etmiş, orada bulundukları süre zarfında kendilerine göre yeni ve özgürlükçü bir sistem inşa etmiş ve yine  kendileri açısından tehdit unsuru olarak gördükleri “Führer Rejimi”ne benzer bir ortamın tekrar doğmamasını temin ettikten sonra “geldikleri gibi” gitmişlerdi!   

Olayı bu çerçevede düşünürsek Lozan’da işgalci kuvvetlerin kuracakları yada kafalarında tahayyül ettikleri “Yeni Dünya Düzeni”ne tehdit unsuru olabilecek tehlikeler nelerdi ? Read the rest

Modern Tabular: Antisemitizm ve Eşcinsellik »

İsrail Gazze saldırılarına olanca vahşiliğiyle devam ederken, vahşetin gündeme yansıması da adeta vicdan turnusolu işlevi görüyor.

Yazılıp çizilenlerin bazılarındaki dehşet verici yanlılık, tüyleri diken diken eden ahlakî ve vicdanî körlük insana “bunlar insansa ben insan değilim” dedirtiyor. Belki daha da acısı, İsrail’in siyonist ideolojisinin bu pervasız zulmüne tepki göstermenin bile ‘antisemitizm’  ile yaftalanmaya, ırkçılıkla suçlanmaya yolaçıyor olması.

Savaş Karşıtları platformu bu mihvalde “Antisemitizme karşı bildiri imzaya açıyoruz” başlığıyla bir metin yayınlamış.  Ne var ki metinde antisemitizme örnek olarak  verilen bazı alıntılar,  Yahudiliğin bir tabu haline getirilmesine,  yapılan her eleştirinin, zulme gösterilen tepkilerin antisemitist etiketi ile safdışı bırakılmasına iyi birer örnek oluşturuyor.  (DD yazarlarından Enver Gülşen’in yazısı bu bildiriye çok güzel bir cevap olmuş. Yazısının altına imzamı atarım.)

Batı’da yaygın iki tabu var. Birisi Yahudilik, diğeri eşcinsellik.  Herhangi bir inanç, etnik köken, dini grup veya  yaşam tarzı üzerine dilediğiniz gibi fikir beyan edebilirsiniz. Ama iş eşcinselliğe ve Yahudiliğe geldiği zaman ifade özgürlüğü kapsamına girmesi gereken söylem ve ibareler bile tepki ile karşılanır. Eşcinsel yaşam tarzını mı eleştirdiniz, homofobiklikle, ayrımcılıkla suçlanırsınız.  Şiddete cevaz verdiğini düşündüğünüz Yahudi teolojisini[1] ya da seküler bir duruş sergilemekle beraber bu teolojiden de önemli oranda  beslenen siyonizmi mi eleştirdiniz? Hemen antisemitistlikle, ırk ayrımcılığıyla suçlanırsınız. Bu suçlanma, salt  ‘ifade özgürlüğü’ bağlamında alınabilecek tepkiler gibi de değildir üstelik (ki böyle tepkiler normaldir); başınıza, adli yaptırımlar, işinizi kaybetmek vb.leri de dahil gelmeyen nahoşluk kalmaz. Read the rest

Cezaevleri okul olsun ! »

 “Cezaevinden telefon geldi. Kitaplar ulasmis. Tesekkur yazisi vermek uzere beni cagirdilar. Bunun uzere hemen cezaevine gittim. Kitaplari inceledim. Hepsi cok guzel ve yepyeni kitaplar.[…]

 Egitim muduru tesekkur yazisi verdi. Birkac poz resim cekindik. Fotograflarin digitallerini alamadim. Cunku iceri girince herseyi (cuzdan, usb, anahtar vs..)  disarda birakmak gerekiyor. Ama 1 er adet fotograflardan verecekler. Fotograflar cikinca alacagim, isterseniz paylasirim.

 Gardiyanlarla ve ogretmen memurlarla muhabbet ettik. Bu hareketi hepsi cok takdir ediyor. Baslangicta bu hayir hareketini anlattigimda hepsi sasirmislardi.

 Kitaplarin bir kismi, fazladan 2-3 adet yollanmis. Mahkumlar arasinda bilgi yarismalari duzenlenecek ve bu yarismadan galip gelenlere bu fazla kitaplardan hediye edeceklermis. Boyle bir karar almislar.

 Cezaevinden anilarim simdilik bu kadar…”

 Türkiye’de güzel şeyler oluyor insanlar el ele verince. Kayseri’li yazarımız Mehmet Bahadır‘ın yardımları Kitap Adresi sitesi‘nin desteği sayesinde Derin Düşünce Ailesi site felsefesini yansıtan bir projeye imza attı. “Derin Düşünce Ailesi” diyoruz çünkü siz değerli okurlarımız ve yorumcularımız olmadan bu proje asla hayata geçirilemeyecekti.

 Nedir?

Cezaevi esas olarak Derin Düşünce’nin hayata ve insan bakışıyla Read the rest

Bugün MOSSAD için ne yaptın? »

Bu aralar bir yandan Ergenekon sürecinde son yaşanan operasyonları, gözaltına alınan devletin “saygın” adamlarını ve bombaların istiflendiği tarlaları konuşuyoruz… Bir yandan da Gazze kıyımını, İsrail devletinin hunharlığını ve acımasızlığını…

Aslında birbirine çok bağlı iki mevzu bunlar… Ergenekon meselesi ile İsrail meselesi arasında çok kritik bir bağ var. Bunu çok çok önemsiyorum… İzah etmeye çalışalım…

Öncelikle Ergenekon Read the rest

Medyadaki Ergenekoncular Temizlenecek »

TARAF

NEDEN? MAHMUT ÖVÜR
Türkiye büyük sarsıntılar yaşamadan kendine gelemeyecek. Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olabilmesi için daha çok sayıda deprem yaşanacak. Bütün engellemelere rağmen, Ergenekon süreci dalga dalga sürecek ve Türkiye’yi değiştirecek. Geçen hafta Ergenekon soruşturmasının onuncu dalgası, sadece devletin en tepelerinde bulunmuş asker-sivil çok önemli isimleri gözaltına almakla ve bazılarını tutuklamakla kalmadı, darbecilerin gömdükleri Read the rest

Demokles Kılıcı Olarak Anti-Semitizm Damgası »

İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam ederken, her gün birçok insan ölürken ve ölenlerin sayısı artık bine doğru yaklaşırken, Türkiye’de yeni bir kırılma daha yaşanıyor. Her olayda; solcusu, sağcısı, islamcısı, kemalisti tarafından alınan tavırlarla yeni ayrılıklar ve yeni birleşmeler yaşanmakta. Darbeler, muhtıralar, Ergenekon tutuklamaları, Ermenilerden özür dileme kampanyası , 1 Mayıs olayları, Engin Çeber’in işkence sonucu ölmesi…her birisi yeni birliktelikler ve yeni ayrılıklar yaşattı. Read the rest