Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Çilek Organizasyon Striptizli Ramazan Eğlencesi Yapabilir »

Yobaz Kemalistlere yeni iş fırsatı

 İş arayan tesettürlü kızlarla alay eden yobaz kemalist firma Çilek Organizasyon‘un hizmet buketinden seçmeler:

 Ramazan Eğlencesi

 Ramazan ayı süresince çadır kurularak, günümüzde ise lunaparklarda ya da gece pazarı havası yaratılarak büyük meydanlarda düzenlenen konserler, gösterilerle katılımcıları eğlendirirken, eskinin kantosu, Hacivat’ı Karagöz’ü, muhteşem fasılı üstüne Read the rest

Özgürlük üzerine tartışmaya davet »

Başörtüsüne kızarım, Türkiye’yi yakarım! »

Bugün 27 Temmuz 2009, pazartesi. Yobaz laiklik iyi günler diler.

 Cesur Hırsızlar Partisi kuruluş amaçları doğrultusunda azimle çalışmaya devam ediyor. Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının ilerlemesini sağlayabilecek her türlü değişimin önünde göğsünü siper ediyor.

 Yeni bir anayasaya ihtiyaç duyan memleketimizde suç işlemiş askerleri dahi yargılayamıyoruz. Bu yönde gelen her istek faşizmin yılmaz bekçileri tarafından engelleniyor.

27 Nisan 2007′de internet üzerinden Millet Meclisi’ni tehdit eden e-muhtıra geliyor akıllara meselâ.

“Gaziantep’te çağdışı(!) kıyafetlerle ve yatakta olmaları gereken bir saatte gençkızların ilahî söylemesi” Genel Kurmay başkanlığını rahatsız etmişti. 30 yıldır PKK adında kanlı bir cinayet örgütü takır takır insanlarımızı öldürüyor, gençlerimizi dağa kaçırıp zorla terörist yapıyor. Bu ALLAH’ın belası PKK  ile mücadele etmesi gereken bir ordunun subayları işi gücü bırakıp kızların kıyafeti ve uyku saatleriyle uğraşıyor. Read the rest

Değişim ya da ‘okudukça sapıtmak’ »

Önceden savunduğu bir fikri bugün saçma sapan bulduğunu, kendisiyle de alay ederek belirtebilmek, -şayet yersiz bir gurur gösterisi vesilesi değil ise-  bir erdem. İnsanlar değişiyor, fikirler değişiyor,   bilgi dediğimiz şeyden anladıklarımız ile heybemizdeki bilgilerimiz değişiyor, bakış açılarımız değişiyor.

Bir zaman, hapsolduğumuz pencereyi yegane bakış açısı olarak görüyoruz  belki ve bu ilkyargı ile hayata çeşitli katmanlarda anlamlar veriyoruz. Ancak, ne dünyaya bakabilen yegane pencere bizim penceremiz ne de bizim ikna edici bulup, kabullenerek baktığımız pencere, sırf biz ikna edici bulduk diye doğru açıyı yakalamış oluyor.

Kenar’ın güzel yazısını okuyunca, çok kısaca, benzeri anlamda kendi mahallemde uğradığım durumlardan bir kaçına değindim yazısının altında.  Read the rest

Türkiye Soluna Din Konusunda Öneriler »

Türkiye solunun neden iktidara gelemediği, halktan beklediği teveccühü neden bir türlü göremediği uzun yıllardır tartışılır. CHP’nin, solun yokluğunda solmuş gibi yapması, bu partinin evrensel sol ile uzak yakın ilişkisi olmayan bir parti olduğunu gözlerden uzun süre saklamayı becermişti. Ancak CHP son zamanlarda, sol entelektüellerin hızla gözünden düşerken, yeni bir solun nasıl olması gerektiği tartışmaları gündemi meşgul ediyor.

Peki, CHP’nin temsil ettiği ve aslında sol olmaktan her açıdan çok uzak olan Kemalist zihniyetle, Türkiye solu nasıl oldu da bunca zaman aynı kulvarda yürüyebildi? Türk solu CHP’nin dışında bir varoluş imkânına neden sahip olamadı? Ya da bu soruları daha net bir soruyla toparlamalı: Türk solu neden bu ülkenin halkından yeterli bir teveccüh bulamıyor? Eğer CHP sol değilse, binde bilmem kaçlık bir “gerçek sol” oya sahip olan diğer sol partilerin halkla kurdukları ilişkide eksik olan nedir? Read the rest

Bu yazının başlığı yok »

 Günlerdir gazetelerin,televizyonun,internetin bize ulaştırdığı haberler ; Ergenekon Soruşturmasından yeni haberler,yeni itiraflar,Yök’ün katsayı açıklamaları,Taksim’de öldürülen Alman turist,HSYK toplantıları haberleri beynimin içini meşgul ederken uzun zamandır bir şeyler yazmak isteyip yazamadığımın farkında olmanın verdiği şişkinlik,huzursuzluk biraz da yaz gribinin verdiği azap ile düşüne düşüne kendimi yiyor,oflamakla geçen günlerin acısını hissediyor,beynimi zorluyordum.Mutlaka yazılması gereken birşeyler vardır,iddiamın ‘ bir şeyler ‘ kısmının iki haftaya yakın bir süredir boş olması sıkıntımı,bulanıklığımı arttırdı,durdu.Yerinde sayarak geçirdiğim günler de karıştırdığım birkaç kitap,yaptığım birkaç araştırma bana yine istediğim sonucu vermedi,vermediği gibi beklenen etkiyi de uyandırmadı.Ta ki İhsan Eliaçık beyin son makalesini  okuyana kadar.Beklenen buymuş diyerek bitirdiğim makale üstümde istediğim etkiyi bıraktı.Yazar ne de güzel özetlemişti olanı ve olması gerekeni.
 
  Daha önce yazdığım Qoa Vadis Ümmet ? başlıklı yazımı hatırladım.Orada müslümanlar adına bir şıklandırma yapmıştım ;
 
1.) İstemek
2.) Sahip olmak
3.) Sahip olduğunu kaybetme korkusu
 
  Konuyu ele alırken Read the rest

Evet! Oydu »

Can Dündar (Milliyet)

İnsan izinli de olsa gazetelere göz atmadan duramıyor. Tatildeyken bir fotoğraf ilişti gözüme:
Şu ara dikkatleri üzerinde toplayan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun bir üyesi… bir Ergenekon sanığıyla birlikte…
Fotoğraf “Skandal” başlığıyla verilmiş.
Üyeyi tanır gibiyim.
Evet o!
Ali Suat Ertosun.
* * *
Hafızam 10 yıl önceye götürüyor beni…
1999 başı…
O zaman ATV’deyim. Sabah’ta yazıyorum.
Sabancı suikastıyla ilgili “içerden” bir bilgi geliyor:
“Bu iş karanlık… Duyar biliyor. Konuşmak istiyor.”
Gerçekten de cinayetin tetikçisi olarak bilinen Mustafa Duyar, bildiklerini anlatmak için “itirafçı” olmak istemiş; ama bu talebi, “geç kaldığı” gerekçesiyle reddedilmişti.
Acaba yargıya anlatamadığını bize anlatır mıydı? Read the rest

Bir Peygamberin Mirası 4 »

Amerikan PBS kanalının yayınladığı ve çok ses getitren The Legacy of a Prophet Hazret-i Muhammed’in hayatını anlatan belgeselin 4. bölümü (Türkçe altyazılı).

Zamanın ruhu değişti »

İhsan Eliaçık

1988’de İran’da Ayetullah Munteziri Evin hapishanesinde olup bitenler için Ayetullah Humeyni’ye “Senin adamlarının zulmü Şah’ın zulmünü geçti, hani Ali’nin adalet devletini kuracaktık” dediğinden bu yana…

1987’de Tahran Üniversitesi önünde 7 kişinin öldüğü öğrenci gösterisinde “Ya adalet devleti ya yeniden devrim” sloganları atıldığından beri… Read the rest

Artık tornacılar da Marx okuyabilecek »

Yıldıray Oğur

Yukarıdaki başlığın “Artık imamlar da Spinoza okuyabilecek”, “Yaşasın imam hatiplerden yine Ahmet Hakanlar, Sevim Gözaylar, ÖDP genel başkanları çıkabilecek” versiyonlarını da yazmayı düşündüm.

Ama Eğitim-Sen Genel Başkanı’nı Erdoğan Aktaş’ın Habertürk’teki programında kıvranırken görünce vazgeçip, gördüğünüz başlıkta karar kıldım.

Evet, devrimci, solcu, ilerici Eğitim-Sen’in genel başkanı katsayı eşitsizliğinin giderilmesi karşısında ne diyeceğini ne tarafta duracağını şaşırmış, “kıvranıyordu”.

“Evet, ama sistem, siyasi karar” deyip durdu.

Peki, bu katsayı eşitsizliğinin en büyük mağduru kimlerdi? Hadi unutalım imam hatiplileri bir dakikalığına.

Geriye kimler kalıyor? Meslek liseliler. Peki, meslek lisesine çocuklarını kim gönderiyor?

Çocuğunu üniversiteye gönderecek parası olmayanlar, “çocuğum hemen bir iş sahibi olup Read the rest