Derin Lügat / Başlarken »
By my on Eki 29, 2013 in Akıl, Derin Lügat, İslam, Lisan, Medeniyet, Uygar(?) Batı | 1 Comment
İslâm ülkelerinin işgal edilmesi kadar acı olan bir şey varsa o da lisanımızın tahakküm altında olması. Özgürlük, adalet, bilgi, hak, inanç, vicdan gibi hayatî önemi olan kelimelerimiz dahi Batı’nın işgali altında. Alıp satma serbestliği ile iyi, güzel, doğruyu seçme hürriyetini ayırd etmek zorlaştı. Akıllara tahakküm kuran pozitivizm herşeyi o kadar eşyalaştırdı ki aşk ile cinsellik bile aynı kelimelerle anlatılıyor. (Bkz. Hayvan Serbesttir, İnsan Özgürdür)
Sözümona “ nesnellik/objekiflik / bilimsellik” adına her türlü manevî duyguyu yok sayan bu güruha Müslümanlar da katılıyor. Bazen gafletten, bazen dünya sevgisinden. Neticede laik / hümanist / liberal etiketlerle dayatılan dogmalara direnebilmek için yeni bir lügat inşa etmek gerekiyor. Müslümanların artık kendi kelimeleriyle, yani Müslümanca okuyup yazabilmeleri zamanı geldi. Aksi takdirde İslâm davası basit bir aidiyet davası durumuna düşecek. İslâm’ın cihanşümul vasfını idrak edemez ve ettiremez isek “biz – ötekiler” algısı camdan bir duvar gibi Müslümanları frenlemeye devam edecek.
Bugün dünya derdine düşmüş, davasız Müslümanlar ile her soruna radikal, hızlı ve şiddetli çözüm arayan fanatik Müslümanların sorunu ortak: Anlayamadıkları bir dünya, gittikçe karmaşıklaşan teknoloji, diplomasi, ticaret vs karşısında ya hedonist ya da nihilist bir tavır almaktalar. Bu bağlamda şiddet yanlısı bir islamcı ile İslâm düşmanı bir çapulcu hatta bir neo-nazi bile aynı zeminde buluşmakta: Hayatın anlamını bekledikleri yerde bulamadıkları için “HAYATIN ANLAMI YOK!” diyorlar. Gittikçe büyüyen piyasalar ve Avrupa Birliği gibi devasa bürokratik yapılar karşısında insanlar kendilerini anonim, önemsiz ve ikame edilebilir yedek parçalar gibi hissediyorlar. (Bkz. Jean-Paul Sartre ile Kaliteli bir Ateizme Doğru isimli e-kitap)
Klavuzu Batı Olanın…
Biz haklı olarak “Batı’nın fikir lisanı yani insan, hürriyet, ahlâk, sanat ve siyaset tasavvuru bize uymaz” diyoruz ama Batı’ya ne getirdi bu tasavvur? Bir de buna bakmak lâzım.
Silah ve parayla 3 asırdır dünyaya, bu arada İslâm coğrafyasına da hakim olan Batı ne yazık ki kültür aşamasını geçip bir medeniyet kuramadı. Medenî olmak… Yani bir değerler manzumesi etrafında farklı yaşam biçimlerini, ırk ve inançları bir arada barış içinde yaşatabilmek. Medeniyet kurmak, yani sanatı, siyaseti, felsefesi, mimarîsiyle, adalet sistemiyle hatta ordusuyla müşahhas (somut) fiillerinde mücerret (soyut) değerlerini yansıtabilen kurumlar meydana getirebilmek…
Batı sadece bir kültür olabildi; bir birikim. Üstelik bu biriktirme çoğu zaman atıl bir tortu olmaktan ileri gidemedi. Müzelerde ve kütüphanelerde biriken Read the rest














Gezi Parkı Arşivi @geziarchive


Kendi ülkesini işgal eden ordu

