RSS Feed for This Post

Deliye 301 vermişler önce babasını asmış

20080422_301_derindusunceorg_.jpg301′in değiştirilince sanki bütün dünya ana avrat Türklere sövecek! Utancımızdan başımızı sokacak delik bulamayacağız!

Geçenlerde Düşünceler sitesinde Kâhin değil, ‘Sav’cı başlıklı bir yazı yayınlanmıştı. Türklerin zekâsına, vicdanına yapılmış en büyük hakaret bence bir savcının sözlerinde ifade bulmuş:

“…Evet doğrudur, Almanya’ya gitti ama hastalık için değil… Niçin gittiğini ben bilirim. Onun kafasının içi bizim malumumuz. Gerçi burada bulunmadı ama, burada olsaydı Salâhiyet Kanunu’na mutlaka rey verecekti. Bu itibarla, o da ötekiler gibi, anayasayı cebren ihlâl etmiştir. İdamını talep ederim…”

Elif Şafak’ın başına gelenlere ne demeli? Bir roman yazıyorsunuz, kahramanlardan birinin sözleri yüzünden bir savcı size dava açıyor. Meselâ bir cinayet romanı yazsanız cinayet işlemiş gibi mahkemeye verilebilirsiniz.

Peki ya Hırant Dink? Diaspora Ermenilerine Türk kinini terk etmelerini öğütlüyor bir yazısında. “Bu kin” diyor “sizi zehirliyor”. Hoop Türklüğe hakaret! Aylarca medyada hedef tahtası, katli vacib!

301′i ucundan değiştirelim dedik ya MHP çoban, takipçileri koyun, bir cinnet havası estiriyorlar yine ortalıkta. Neden Türk olmayanlar korunmuyor? Çerkesler, Lazlar?

Türkiye’de yaşayan Ermenilere veya Kürtlere hakaret edilmesi (ki ediliyor, kolları bile kırılabiliyor) neden serbest? Belki de Almanlara, Amerikalılara ve Arjantinlilere de hakaret edilmesi de engellenmeli. Genel olarak bir grup insana hakaret edilmemeli. Bu bir bireye yapılan hakarete oranla daha ağır biçimde cezalandırılabilir zira ırklar ve/veya dinler arası nefreti körükleyebilir.

Türklük ve Türk milletinden ne anlıyoruz? Yasa kimleri koruyor?

Meselâ Bulgaristan‘daki Türklere hakaret eden bir Bulgar aleyhine dava açabilecek miyiz? Dünyada 150 milyon kadar Türkçe konuşan var. Rusya’nın Yakutsk bölgesinde, Kuzey Kutup dairesine yakın yaşayan 2 milyon soydaşımız! Buradaki Yakut Türkleri de T.C. kanunlarının koruması altında mı? Bir Yakut Türkü bir şişe votka yüzünden bir Rus ile kavga etse, Rus da çıkıp bütün Türklere küfür etse ne yapacak savcılar? Yurtdışında işlendiği için müeyyideleri ağırlaştıracaklar mı?

Peki ya Doğu Türkistan’daki Türkler? Bunlara Çinliler tarafından hakaret edilince (ki ediliyor, hatta başka kötülükler de yapılıyor) bizim savcılarımız ne yapıyorlar? Bundan sonra ne yapacaklar?

301ci maddenin değiştirilmesi/kaldırılması çabası aslında savcılara verilmiş sınırsız ve haliyle anlamsız yetkilerin normal seviyeye çekilmesi çabasıdır. Düşünce özgürlüğünün ötesinde savcıların tıpkı darbe yapmış askerler gibi “kafaya göre traş” yapmalarına müsade edilme(ME)si söz konusudur. Cumhurbaşkanı veya Adalet bakanı izniyle sınırlandırılması elbette çözüm değil. Ama hiç olmazsa her yıl binlerce dava açılmasına engel olunması açısından yavaşlatıcı etkisi olur.

 

 Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?

Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Habercilik, savcılık, komiklik, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları derinlemesine irdelemesi ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini eğlendirebilmesi… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda “gazeteci gibi” gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…

Buradan indirebilirsiniz.

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.

 Derin Düşünce nedir?

Sitemizde siyasetten tarihe, kadın haklarından felsefeye, sanattan bilime kadar bir çok konudan bahsediyoruz. Ama zaman zaman da kendimizden söz ediyoruz. Derin Düşünce nedir?  Sitenin geçmişi, geleceği, ortak projeler, yazar olmak isteyenlere öneriler, okunma istatistikleri… Derin Düşünce’nin bir kimliği, tarihi ve kendine has “yaşam” tarzı var. Eğer aramıza yeni katıldıysanız bu kitap “yöre halkına” kaynaşmanızı kolaylaştıracaktır :)

 Liberalizmin Kara Kitabı

Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde liberalizmin tehlikeli yönleri hatta YIKICI UNSURLARI da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek liberalizmin kusurlarını ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. Buradan indirebilirsiniz.

Maymunist imanla nereye kadar?

Evrim ve Big Bang gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları “filanca solucanın bölünmesi” veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? BİLİM DIŞINDA bir insanlık yoksa Aşk yoksa, Sanat yoksa, Güzellik yoksa ve Adalet yoksa Hayat‘ın anlamı nedir? Aşık olmak hormonal bir abartıysa, iyilik enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) BİLİM DIŞINDA, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve evrimciliğin etimolojik değeri … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. Buradan indirebilirsiniz.

Share on Facebook

2 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 9 Yorum

  2. Yazan:TT Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    Ulusalcılık ve 301.madde vesilesiyle Türkiye’de sağda ve solda varolan milliyetçi duyguların harekete geçirilmesi amaçlanıyor,CHP ve MHP’de bu uğurda figüran olarak kullanılıyor…
    Bu şekilde yükselen,kabaran milliyetçilik söylemi bir süre sonra AB’den Doğu için gelebilecek özerklik taleplerini de ortaya çıkaracaktır…
    AK Parti’nin ve DTP’nin kapatılmasının bölgede oluşturacağı etkiyle bölünme hızlanacak ve birilerinin parçala yut stratejisi tam da milli birlik bütünlük nutukları atanların ve 301.maddeyi cansiperane savunanların vesilesiyle amacına ulaşacak belki de…
    “vatan” severdi değilmi bunlar?..

  3. Yazan:Cüneyt Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    Iki nacizâne yorum:

    1) Hakaret kavrami daha önce hangi konudaydi yazmistim, hatirlamiyorum, “algilayan” nezdinde oldukca anlam ifâde ediyor. Neyi hakaret olarak gördügünüz, tanimadiginiz, belki sokakta görseniz selam vermeyecek adamin birinin bir lafini, sözünü, yorumunu hakaret kabul edip sinirlenmek aslinda kisinin kendine olan güveni ve kendi karakteri konusunda oldukca manidar. Bu sadece Türklük kavramina ve 301 konusuna degil, burada cokca tartismalarda görüldügü üzere Islâm’a hakaret konusunda da gecerli. Dolayisiyla ilginc bir konu: Türklük kavramina hakaretin sacmaligi konusunda mangalda kül birakmayanlarin Islam’a hakaret konusunda birer 301′ci kesilmeleri.

    2) TT: Beyefendi (ya da hanimefendi, bilmiyorum), Allah askina su “X (coklukla bu X dis gücler, Avrupa-AB, Sevr’i hortlatmak isteyenler vs. oluyor) sunu bunu figuran olarak kullanip ülkeyi bölmeye calisiyor” muhabbetinden gina gelmedi mi? Ben biktim valla.

  4. Yazan:TT Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    Cüneyt Bey

    -ulusalcılıkla pompalanan yüksek dozajda milliyetçik
    -Bu milliyetçiliğin devlet nezdinde muteber partiler olan CHP ve MHP eliyle yürütülmesi
    -301 etrafında kopartılan fırtına
    -AKP ve DTP’nin kapatılma girişimleri
    -Son 5 yılda 6 darbe girişimi..

    Bu milliyetçilğin varacağı nokta hakkında ben bir tespit yaptım.
    Ayrıca ben rahatsızlığın AKP ile doğrudan ilgisi olduğunu zannetmiyorum çünkü darbe girişimleri AKP iktidarı öncesinde de vardı…

    Ben bir AB taraftarıyım.Bu olayların arkasında AB var yada Sevr’i dayatıyorlar gibi ucuz söylemlere de karnım tok.

    Bu girişimler başarılı olursa ülkenin getirilmek istendiği noktanın AB tarafından “madem öyle kürtlere özerklik verin bari” dayatması olacağını düşünüyorum.

    Çünkü bu ülkede etkili bazı çevrelerin yönetebildiğim kadarına sahip olayım küçük olsun bizim olsun diye düşüncesinde olduklarını,bunun pazarlıklarını yaptıklarını düşünüyorum…(bk.Hudson)

    Bu kadar mitingler,yayınlar,bombacı çeteler ve darbe girişimleriyle vardırılmak istenen nokta bana göre böyle size göre farklı olabilir…

  5. Yazan:Rumuzyok Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    Bu girişimler başarılı olursa ülkenin getirilmek istendiği noktanın AB tarafından “madem öyle kürtlere özerklik verin bari” dayatması olacağını düşünüyorum.

    AB taraftarısınız da, lakin AB’nin önem verdiği şeylerden birisi de azınlıklar meselesi. Ademi merkeziyetçilik AB’ye üye olduktan sonra önem kazanacak. Bu hudsoncular olmasa bile böyle olacak tahminimce.
    Neye taraftar olduğunuzu iyice biliyor musunuz?

  6. Yazan:TT Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    AB taraftarısınız da, lakin AB’nin önem verdiği şeylerden birisi de azınlıklar meselesi.

    İyi ya bende “çoğunluğun bir parçasına” azınlık muamelesi yapılmasın diyorum. Yoksa AB’nin içinde olsak da olmasak da ister istemez azınlıklarla ilgili uluslararası hukuka uymak zorunda kalınacak.

  7. Yazan:alperen Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

  8. Yazan:Rumuzyok Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    Uluslararası anlaşmalar ile AB biraz ayrı meseleler takdir edersiniz ki. Anlaşmaya imza atmadığınız sürece yükümlülüğünüz yok.

    AB’ye üye olursa Türkiye, zannetmem ki AB’den doğrudan baskı gelsin. Malum, en nüfuzlu üye Fransa bile etnisite meselesinde kendi işine karışılmasından pek hoşlanmıyor.
    Şartların zorlaması (daha iyi yönetim, kaynakların doğru değerlendirilmesi vb.) ile Türkiye biraz daha idari esneklik gösterebilir doğuya, AB’ye üyelikten sonra.
    Hudsoncıların önlerini gördükleri şüpheli; bu hususta onların pek etkisi olmaz kanaatimce.

  9. Yazan:Rumuzyok Tarih: Nis 22, 2008 | Reply

    Hudsoncılar daha çok “hele bir darbe yapalım, sonrasını düşünürüz” kafasındalar :-)

  10. Yazan:TT Tarih: Nis 23, 2008 | Reply

    Dün yazdıklarıma paralel zamandan Mehmet Kamış şunları yazmış:

    “..sabahtan akşama kadar ‘bu ülkeyi böldürtmeyiz’ diye nutuk atanların uygulamalarının neredeyse tamamının vatanın bölünmesine yönelik olduğunu görüyorsunuz.

    Mesela Güneydoğu’nun büyük bir bölümü ülkenin bütünlüğüne AK Parti’yle bağlanırken, onun uzattığı eli tutarak vatana sımsıkı sarılmışken bu partiye kapatma davası açıyorlar.
    DTP ile, siyaset yoluyla taleplerini dillendirmek isteyenlerin ümitlerini tamamen kırmak için bu partiyi de kapatmak istiyorlar. Bölgedeki insana sanki, ’sizin dağa çıkmaktan başka yolunuz yok’ mesajı veriyorlar. Etnik terörden görünüşte çok rahatsız olanlar, bataklığı kurutacak her atağı bertaraf etmek için ellerinden geleni artlarına koymuyor. Milliyet Gazetesi’nde Ece Temelkuran’ın Aralık 2007 tarihindeki yazı dizisini hatırlayın; terör yıllarını bir altın çağ olarak tasvir etmesini ve bağımsız ülke hayalinin yok olmasına Kürt ulusalcıları ile birlikte hayıflanmalarını, muhafazakârların ülke bütünlüğü için yaptıklarını İslamcılığın yükselişi olarak devlete şikayet edişlerini hatırlayın.”

    Hani bunlar ulusalcıydı. Ulusalcı urba altına girip gerçekte kimlerin taşeronluğunu yapıyorlar acaba?
    Mehmet Kamış http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=680203

    ***
    Ulusalcıların nihai hedefi ile ilgili açık sözlü bir yazıyı da Milliyet’ten M.Ali Birand kaleme almış:

    AKP ile Ulusalcılar arasındaki ilişkiler MAD’in düğmesine basılmak üzere olduğunu gösteriyor. Şimdiden söyleyeyim, yarın dizimizi dövmeyelim

    AKP tutum değiştirmezse, Türkiye’yi imha stratejisi devreye sokulacak ve düğmeye basılacak.

    http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=518179&AuthorID=86

  1. 4 Trackback(s)

  2. Nis 23, 2008: Deliye 301 vermişler önce babasını asmış | HaberKlik.Com
  3. May 5, 2008: Türban demokratısın! Hayır değilim! : Derin Düşünce
  4. May 17, 2008: Türban demokratısın! Hayır değilim!
  5. Eki 29, 2008: Türban demokratısın! Hayır değilim! « ÇELİŞKİLER

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin