Rejimi tehdit eden başı açık kadınlar artıyor mu?
By Tavit Kilimciyan on Nis 5, 2008 in Makale
Çisem Öznur
“Habire ama habire başörtülü kadınları konuşuyoruz, benim gibi başı açık kadınlar hakkında nedense hiç konuşmuyoruz. Yıldıray Oğur da Taraf gazetesinde geçenlerde yayınlanan yazısında araştırma şirketlerinden başı açık kadınlar hakkında acil araştırma istedi. “Başları açık ama laikliğe yeterince sahip çıkıyorlar mı bakalım?” diye Oğur bir cumhuriyet çocuğu olarak çok tedirginmiş! Başıaçık kadınlar artıyor mu azalıyor mu? Zihniyetleri değişiyor mu? Yoksa başı açık kadınlar da dindarlaşıyor mu, onlarda mı yakında-Allah korusun- kapanacak? Başıaçık kadınlar henüz istatistik araştırma konusu/nesnesi olmadı ama ben bu yazıda biraz hemcinslerimi ampirik gözlem konusu yapayım….”
4 [?]










2 Yorum
Yazan:gülçin kaçar Tarih: Nis 6, 2008 | Reply
Ağlamak için
Dağlanmak
Yanmak
Feryat olup
Kulaklarda çınlamak
Duyan olur mu dersiniz
Dağlanacak yer mi kaldı
Feryatları kimseler duymadı
Sağır olmuşlar
Aynı zamanda kör
Acı onları da kucaklamış
Farkında değiller
Geldiği gibi alıyorlar yaşamı
Uyanmamak üzere uyumuşlar
Uyuşmuşlar
Uyandıracak
Kimsede kalmamış uyuyanları
Yazan:snowqueen Tarih: Nis 6, 2008 | Reply
Burada önemli olan şey türbanının altına blue-jean ve gençsivil usulü bez ayakkabı giyen başörtülü kadınla; turuncu, mor punk saçlı, kaşında piercing olan başıaçık kadının aynı çoğulculaşma talebinde olduğunu bilmesi gerektiği.
İran devrimi sonrasında sırtına “punk is not dead” yazan bir ceketle dolaşmanın cüretkar ve devrimci bir tavrı olduğunu söyleyebiliriz ama
bütün bunlar yani giysilerin, ambalajların simgeledikleriyle kendini tanımlamak aslında çok yüzeysel bir yerde.
Türbanın altına blue-jean ya da gençsivil-ce tarzı Converse giymekle
kimse devrimci bir tutum geliştirmez. Çünkü aslolan kıyafet değil düşünce, kafa yapısıdır. Punkın bir fikirsel, anarşist altyapısı vardır temelde, türban altına Conversle giyenle küreselleşmeyi protesto eden mor saçlı anarşistin ortak paydasını gardıropta aramak doğru bir yaklaşım mı gerçekten?
Hele ki bütün simgelerin, ambalajların iç içe geçtiği böyle tuzak bir mekan ve zamanda.
Sadece bir “gençsivil usulü bez ayakkabı” bile onlarca farklı anlam simgeliyor artık. Bağdat caddesindeki “kemalist” kız da bunu giyiyor Barışarocktaki Kürt solcusu kız da. Kapitalizm aldı bozdu simgeleri çoktan biraz geç kalmadınız mı? Conversin özgürlük talep eden bir anlamı yok artık geçmiş olsun.
İdeolojilerin kendilerini kadın bedeni üzerinden tanımlaması sürekli pişirilip önümüze konan bir yemek. Mor saçlı, piercingli erkeklerin bakirliklerini ne şekilde bozduklarını veya kendini karşı cinsten sakınmak için giysiler geliştiren erkeklerin ne çeşit ayakkabılar giydiklerini neden tartışmadığımızı artık bir düşünün derim.