Atatürk Heykelleri Üzerine
By Editörden on Mar 12, 2008 in Kategorilenmemiş
Burada amacımız güzel bir fikir paylaşım ortamı oluşturmak. Bu sebeple de üyemiz olsun ya da olmasın, Derin Düşünce için yazılmamış ama okunmasında fayda bulduğumuz bazı güncel veya eski tarihli yazıları da zaman zaman paylaşmak istiyoruz. Bu kategorideki yazıların ilk kısmını alıntılayacağız kalan kısmı için de sizi yazının ilk yayınlandığı siteye yönlendireceğiz. Konuyu tartışmak, yazı hakkındaki fikirlerini söylemek isteyenler düşüncelerini bu başlığın altında da paylaşabilir.
Yazarlarımızdan Fethi Sipahi Tan’ın ‘Atatürk Heykelleri Üzerine’ başlıklı bir yazısı:
Atatürk heykelleri ile ilgili tartışmalar var. Özellikle iki gündür Atilla Yayla meselesi kapsamında heykel konusunda da birşeyler söyleniyor. Buraya bırakılan yorumlarda Atatürk heykellerin bir ideoloji yahut din olarak Kemalizmin simgeleri olduğunu öne sürenler var. Bir arkadaş Atatürk diktatör olsa hayatında heykel diktirirdi derken bir diğeri bazı heykellerin hayatında dikildiğini beyan ediyor.
Öncelikle beni rahatsız eden büyük şehir meydanlarındaki Atatürk heykelleri değil, okullarda, resmi dairelerde zorunlu tutulan, yıkılamasın diye bir gecekondu önüne kondurulmuş, Türkiye’de ciddi bir sektör haline gelmiş olanları.
Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.
3 [?]


















3 Yorum
Yazan:çuvaldız Tarih: Mar 13, 2008 | Reply
Okullarda genellikle büstler vardır ve onların etrafı da zincir üzeri kırmızı kadife şeritli ve pirinç tokmaklı bariyerlerle korunur.Meydanlarda olan heykeller ise genellikle bir kaç metrelik kaide üzerinde yükseltilmiştir.Bu kadilerin dibinde basılması yasak bir çiçek tarhı vardır.Heykeli korumak için mi yoksa heykeli yapılan şahsı ulaşılamaz kılıp daha da yüceltmek için mi?
“Atilla Yayla “bu adam” dediği için yargılandı.” kafamın kenarındaki bu gerçekle,olur a “biri yanlışlıkla bu heykellerden birine zarar vermiş olsa acaba neler olurdu” diye düşünmekten kendimi alamadım ama topu topu aklıma sadece iki olasılık geldi;
1)Herhangi bir kast aranmadan,heykelin kamu malı olduğu göz önünde tutularak kişinin dikkatsizliği nedeniyle sebep olduğu maddi zararı telafi etmekle cezalandırılılabilir.(salt heykel olarak kabul edilirse bu sonuca ulaşmak muhtemel)
2)Kişinin bu fiilinin kesinlikle masumane olamayacağı,bir çeşit yok etme amacı güttüğü için özellikle “dolaylı bir hakaret” gerçekleştirdiği için “vatan haini” olmakla itham edilebilir !
Böyle bir suçlamanın temelinde“salt heykel değil !” düşüncesi yatıyordur.O halde “salt heykel” olmayan ne olabilir?
Bu sorunun cevabı büyük bir tesadüfle şuan elimde olan kitapta açıklanmaya çalışılmış;
Bunun cevabını da sevgili snowqueen’den: ideolojilerin insanları şekillendirmesi değil, insanların ideolojileri şekillendirmesi gerek, (snowqueen-zorunlu din dersi üzerine başlıklı yazıdaki yorumundan)
Düşünmekten bile korktukları için beyinlerini “hazır düşüncelere” kiralayan çocuklarının “kendileri için” söyleyecek nesi olabilir ki?
Yazan:emine Tarih: Mar 23, 2008 | Reply
memleketin dört bir yanı put’larla işgal edilmiş, kalpleri zapt edilmiş, fikirleri çitlerle çevrilmiş…
madem ‘çağdaş’ toplum -yada devlet mi desem- olcaktık, hani nerde bu çağdaşlık!
ekonomisi kapitalist; rejimi, ideolojisi neredeyse kominist bi ülkede müslüman müslüman yaşamaya çalışıyoruz…
sessiz sessiz yerinde oturan(oturtulan) sessiz çoğunluk olaraktan!
bilmem artık bu sessizlik neye dalalettir ?
fırtına öncesi sessizlikmi, bu kadar uzun sessiz kalmak fırtınanın şiddetini artırırmı bi-le-mi-yorum!
Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Ara 3, 2008 | Reply
Mustafa Kemalin saga sola heykelini dikme putperestligi benzer batil bir davranis. Ülkemize cagdaslik getirmek isteyen Atamizin nasil kendisinin heykellerinim dikilmesini izin verdi anlamis degilim.