Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Dünya Senin Oyun Alanın Mı? »

cevre.jpg

“Sanayileşme ile inanılmaz boyutlara ulaşan çevre kirliliği sonumuzu hazırlıyor. Bir taraftan fabrikalardan çıkan zararlı atıklar doğal kaynakları kirletirken; dağ gibi yığılan evsel çöpler yaşama alanlarımızı daraltıyor, kaynaklarımız hızla tükeniyor, dünyadaki 600 milyon motorlu taşıttan ‘tüten’ egsoz dumanı iklim değişikliklerine yol açarken CFC’lar ozon tabakasında incelmeye sebep olarak güneşin zararlı etkilerine maruz kalmamıza yol açıyor. ”

Üstteki paragrafta yazılanları belki yüzlerce kez okuduk ve dinledik. Ne var ki hep ‘ileride’ (olma ihtimali) olan şeylerden bahsedildiği için ve bu konuda bireysel olarak yapılabileceklerin sınırlı olduğunu düşünmemiz sebebiyle pek oralı olmadık. Ne yapabiliriz ki, arabamızdan feragat edecek değiliz, fabrikanın bacasından çıkan gaz da devletin sorunu, tükettiğimiz suyu, naylonu, kağıdı vs. de bir şekilde tüketmek durumundayız.

Read the rest

Yaradılışçılar Kuduracak(mış) »

Mesohippus : Üç Toynaklı At 

Bekir Bey sayesinde haberim olan bir haberin başlığı aynen şöyle :

Üç toynaklı atı gören yaradılışçılar kuduracak

Haberi yapan, Hürriyet gazetesinden Ezgi Başaran adlı bir muhabir. Yalnız başlık, habere konu olan antropologun sözleri arasından seçilmiş. Bir vakit adı Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki fişleme ve kadrolaşma iddialarına da karışmış olan Prof. Erksin Güleç kendisi ile yapılan bu görüşmede Sivas’ta yapılan kazılarda önemli bir takım fosiller bulunduğunu belirtiyor, fakat bununla kalmayıp bu fosillerin özellikle “atın evrimi”ni gözler önüne serdiğini söylüyor, ve bununla da kalmayıp evrimin eksik halkalarının -hemen hemen- tamamlanmış olduğunu iddia ediyor. Buraya kadar söylemiş olduklarını -abartılı da olsa- bilimsel düzlemde kabul edelim. Ama Sayın Güleç’in daha büyük iddiaları da var. Bakınız muhabirin tuhaf bir sorusuna Sayın Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı nasıl cevap veriyor : 

Peki yaradılışçıların tutunacağı ne kaldı?

-Cehalet tabii ki. Yaradılışın teorisi mi olur? Bu bir inanç meselesi. İnanırsın ya da inanmazsın. Bush’un desteklediği Akıllı Tasarım da çok saçma. Bütün bunlar Tanrı’yı küçümsemek. İnsanda bulduğunuz proteini çok ilkel canlıda da bulabiliyorsunuz. Tanrı bu kadar altyapısız mı? Akıllı Tasarım gerçek olsa insanın çok farklı, üstün yapısı olması gerekmez miydi?

“Akıllı Tasarım çok saçma” diye konuşan bir akademisyen var karşımızda. Sayın Güleç bu görüşmede bir takım yararlı bilgiler veriyor vermesine ama muhabirin sorunlu sorularına verdiği sorunlu yanıtlar ile de evrim teorisiyle ilgili güncel tartışmalardan ne denli bihaber olduğunu gösteriyor.

 

Maymunist imanla nereye kadar?

Evrim ve Big Bang gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları “filanca solucanın bölünmesi” veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? BİLİM DIŞINDA bir insanlık yoksa Aşk yoksa, Sanat yoksa, Güzellik yoksa ve Adalet yoksa Hayat‘ın anlamı nedir? Aşık olmak hormonal bir abartıysa, iyilik enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) BİLİM DIŞINDA, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve evrimciliğin etimolojik değeri … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. Buradan indirebilirsiniz.

Derin Düşünce Açıldı [Deneme] »

Derin Düşünce Grubu’nun buluşma, paylaşma ve tartışma ortamı Derindusunce.org bugün itibariyle faaliyete açıldı.

Site belirli amaçlar ve ilkeler çerçevesinde görüşlerin ifade edilmesi ve tartışılmasını hedefliyor.

Derin Düşünce, sosyal konularda -yüzeysel yaklaşımlara karşıt olarak- analitik yaklaşımı benimsiyor. Sitenin, birçok değerli görüşü buluşturan ve katılımcılarına yeni bakış açıları sağlayan bir ortam olmasını diliyoruz.

Saygılarımızla…

… Bu konu ilginizi çektiyse…

Sanat karanlıkta çakılmış bir kibrittir…

 ”…Neden bir natürmorta iştahla bakmıyoruz? Tersine ressam “yiyecek-gıda” elmayı silmiş, elmanın elmalığı ortaya çıkmış. Gerçek bir elmaya bakarken göremeyeceğimiz bir şeyi gösteriyor bize sanatçı. İlk harfi büyük yazılmak üzere Elma’yı keşfediyoruz bütün orjinalliği, tekilliği ile…” 

Bu kitapta Derin Düşünce yazarları sanatı ve sanat eserlerini sorguluyor. Toplumdaki yeri, siyasî, etik ve felsefî yönüyle… Denemelerin yanı sıra son dönemde öne çıkan, ekranları, kitap raflarını dolduran eserlere (veya ürünlere?) dair eleştiriler de bulacaksınız. Buradan indirin

 

Kitap okumak… Jean Paul Sartre, Nazan Bekiroğlu, Toshihiko Izutsu, Henri Bergson, Mustafa Kutlu, Dostoyevski, Elif Şafak, Clausewitz, Sadık Yalsızuçanlar, Alber Camus ile sohbet etmek… Suyun resmine bakmakla yetinmeyen, su içmek isteyenler için var kitaplar. Mesnevî var, El-Munkızü Min-ad-dalâl, Kitab Keşf al Mânâ, Er-Risâletü’t-tevhîd var.  Elinizdeki bu kitap Derin Düşünce yazarlarının seçtiği kitapların tanıtımlarını içeriyor. Bizdeki yansımalarını, eserlerin ve yazarların bıraktığı izleri. Farklı konularda 44 kitap, 170 sayfa. Zaman’a ayıracak vakti olanlar için… Buradan indirebilirsiniz.

Derin Göz

 Sanat’a bakmak için çeşitli yapıtlardan, ressamlardan istifade ettik: Cézanne, Degas, Morisot,  Monet, Pissarro, Sisley, Renoir, Guillaumin, Manet, Caillebotte, Edward Hopper, William Turner,Francisco Goya, Paul Delaroche, Rogier van der Weyden, Andrea Mantegna , Cornelis Escher , William Degouve de Nuncques.

Peki ya baktığımızı görmek, gördüğümüzü anlamak? Güzel’i sorgulamak için çağ ve coğrafya ayırmadık, aklımızı uyaracak hikmetli sözlere açtık kapımızı: Mevlânâ Hazretleri, Gazalî Hazretleri, Lao-Tzû, Albert Camus, Guy de Maupassant, Seneca,  Kant, Hegel, Eflatun, Plotinus, Bergson, Maslow, …

 (Buradan indirebilirsiniz)