Sevilecek… Sev ! »
By Ekrem Senai on Haz 12, 2008 in Makale | 6 Comments
Güzin ablacığım,
Her şey o sarı saçlı, mavi gözlü adamın beni kurtarmasıyla başladı. İlk görüşte aşka inanır mısınız, ona sırılsıklam âşıktım. Evlendik ve mutlu bir şekilde yaşamaya başladık. Ama eşim, tutulduğu acımasız hastalığın pençesinden kurtulamadı ve vefat etti. İşte ondan sonra benim için katlanılmaz bir hayat başladı. Eşimin ailesi; kılık kıyafetime karışmaya başladı. “O böyle giyinmeni istemezdi” diye kocamı kullanıp evden çıkmama bile izin vermediler. “O okumanı istemezdi” diye üniversiteye gitmeme de izin vermediler. Onlara defalarca eşimin hayattayken beni böyle kısıtlamadığını, hangi hakla onun adına, benim üzerimde baskı oluşturduklarını sordum. Sürekli “evimiz namusludur, namuslu kalacak!” diyorlar, başka da bir şey Read the rest





Sunuş: Rasim Ozan Kütahyalı’nın
Kapalı alanlarda sigara içme yasağı hükümet tarafından insan sağlığına vurgu yapılarak duyuruldu. Her yere “Sağlıklı bir Türkiye için dumansız kapalı alanlar” bayraksözü (slogan) yazıldı. Gerçekten şaşırtıcı gelişmeler. Şarşırtıcı, çünkü hükümetlerimiz, insanın günlük hayatını, sağlığını doğrudan etkileyen bir çok konuya pek ilgi göstermemişlerdir. Onun yerine, ideolojik olan, olmayan kısır tartışmalarlarla, polemiklerle gün geçirmeyi yeğlemişlerdir. Kısacası “siyaset/politika” yaparak gün doldurmuşlardır. Hazır konu açılmışken ve bir hükümetin ilgisi insanın sağlığına yönlemişken, diğer sorunlarımızı da masaya yatıralım istedim. Hepimiz biliyoruz ki ülke çapında insan sağlığını etkileyen ve yaşam kalitemizi düşüren tek davranış kapalı alanlarda sigara içmek değildir. Hükümetten sigara konusunda gösterdiği dik duruşu, dirayeti birazdan sayacağımız konularda da acilen göstermesini bekliyor olacağız. İlk akla gelenler: 
Arif Egeli
Alperen Gürbüzer




Nisan sonunda Star Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar ile Viyana’da bir röportaj yapmıştım. Gündeme ilişkin oldukça önemli meseleler konuştuk. Üzerinde durduğumuz öncelikli konu, elbette, Ergenekon Terör Örgütü’nün yapılanması ve amaçları olmuştu. Daha sonra, AK Parti’ye açılan kapatma davasını irdelemiştik. “Ne yaparlarsa yapsınlar, AK Parti’nin kapatılacağını düşünüyorum” gibi çok “keskin” bir ifade kullanmıştı. Anayasa Mahkemesi’nin, hukuk anlayışımızı “367” kez yerle bir ettiği trajediden sonra, başörtülü öğrencilere
Geçen yıl Almanya’dan gelen bir haberle sarsılmıştık: Bir adam karısını o kadar çok seviyormuş ki kesip yemiş!