TV’de Ben Böyle Şey Gördüm! (7) »
By Konuk Yazar on Ağu 16, 2008 in Televizyon, Toplum | 0 Comments
Yazar: Zühre Meryem Kaya
… Ellerimde martılar, gözlerimde toprak bereketi, saçlarımda çiğ damlalı bir rüzgâr serinliği… Uzak topraklar değil düşlediğim; bu memleketin toprakları yürüdüğüm, yürüyeceğim… Nefes almak kelimesinin anlamlı olduğu tek diyarda doğdum, burada hayat buldum, yine burada memada ermek isterim.
Televizyonla birlikte yeni bir kelime daha girmişti hayatımıza, reyting. Anlamını kimse merak etmedi. Kalburüstü bir tabirle reyting, en çok izlenen programların diğer adıydı. Bana kalırsa dibin dibi demekti, reyting. Silinmeye, silikleştirilmeye çalışılan bir gençlik, sündürülmüş hayatlar silsilesi… ‘Kaybetmek’ kelimesinin anlam bulduğu tek eylemdir reyting. Read the rest





Ekşi Sözlük’te “TÜSİAD’ın kızkardeşi” olarak tanımlanan KAGİDER’e onun sınıfsal temellerinden yaklaşarak bakmak çok acımasızlık olmaz mı diye düşünmüyor değilim ama ne var ki mevcut durum başkaca bir şans da tanımıyor insana maalesef. Yani kapitalist kadın patronlardan feminist iddialar ne derecede mümkün? Bu makale bu soruyu açmaya çalışan girizgah niteliğinde bir yazıdır.
Yazar: Daniyar Kosnazarov
Annesi iki kravat hediye etmişti oğluna. Onu sevindirmek için kravatlardan birini hemen takan oğlan koşup annesine teşekkür etti. Annesi ise üzüntü içinde:
Türkiye’nin çeşitli alandaki meselelerine dair yazılarıyla çok konuşulan, tartışmalar yaratan yazarımız
İhsan Eliaçık
Yazar: Zühre Meryem Kaya 
Anayasa Mahkemesi’nin