Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Bir Peygamberin Mirası I »

Amerikan PBS kanalının yayınladığı ve yayınlandığında çok ses getiren The Legacy of a Prophet (Bir Peygamberin Mirası) Hazret-i Muhammed’in hayatını ve bu hayatın günümüz insanının yaşantısına etkisini anlatıyor (Türkçe altyazılı). Belgeseli 6 bölüm halinde sunuyoruz. Daha fazla bilgi almak ve sanal hac gezisi için  http://www.pbs.org/muhammad/ sitesini ziyaret ediniz.

“Atatürkçü/Kemalist mahalle baskısı” veya “Yıpranan TSK değil, benim!” »

[Not: Özel yaşamla ilgili bir konu olduğu için yazarın kimliği anonim tutuldu. Yazılarını yayınladığı kişisel sitesi KENARDAN]

Ben Atatürkçü bir “mahalle”nin çocuğuyum. Hem ailemin, akrabalarımın hem de tanıdıklarımın, arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğunu bu “mahalle”den insanlar oluşturuyor. Sosyal ortamlarda (evde, barda, kafede, okulda, işyerinde) politik meseleler konuşulmaya başladığında ise inanılmaz bir “mahalle baskısı”na maruz kalıyorum. Daha yeni yaşadığım birkaç örnek:

Geçen hafta İzmir’den kalkıp İstanbul’a geldim; amaç aileyi, arkadaşları vesaireyi görmek, onlarla vakit geçirmek. İçmek, eğlenmek vs. Bir nevi “tatil” diyebiliriz. Teyzemi ve lise çağındaki kuzenlerimi görmek için birkaç gün teyzemde geceledim. Bir akşam teyzemin yakın bir arkadaşı eve geldi, oturduk muhabbete başladık. Kendisi 50′li yaşlarının sonunda, bir ilaç şirketi sahibi, CHP üyesi, kardeşi general olan ve İlker Başbuğ’la da aile dostu olan bir insan. Read the rest

Darbeye Karşı Yürüyüş, Siz de Katılın »

Düşündüğümüz, düşüncelerimizi ifade ettiğimiz için öldürülmek istemiyoruz artık.

Baş örtüsü taktığımız için ikna odalarına alınmak, okuldan atılmak, okul kapılarında coplanmak istemiyoruz.

Dilimizi dilediğimiz gibi kullanmak istiyoruz, Kürt olduğumuz için dışlanmak, baskı görmek ve gizlenmek istemiyoruz. Read the rest

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Açık Mektup »

Sayın Başbakanımız,
Biz bu topraklarda doğmuş, bu ülkenin diğer vatandaşları ile aynı havayı soluyan,  her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi vergisini veren, çocuklarını askere yollayan ancak her Türkiye vatandaşının yararlandığı haklardan yararlanamayan bir grup “başörtülü” kadınız.
 
Her birimiz hayatında çeşitli ayırımcılığa uğrayan kadınlar olarak bizler bu mektubu yine vicdanlarımızı derinden yaralayan bir olay hakkında bilgi almak için yazıyoruz.
 
13 Temmuz 2009 tarihli gazetelerden öğrendiğimize göre, bu yıl üniversite sınavına giren 21 kız öğrencinin sınav sonuçları başörtülü oldukları gerekçesi ile iptal edilmiş. Read the rest

İki Tarz-ı Siyaset »

Yazar: Okan Arslan

Türkiye’de çok eski zamanlardan bugüne iki tür siyaset anlayışı vardır. Bunlardan ilki, mevcudu, statükoyu, devleti, darbelerle derinleşen askeri vesayeti ve resmi ideolojiyi savunan anlayış iken; diğeri, mevcuda karşı değişimi, askeri vesayete karşı sivil demokrasiyi ve devlete karşı bireyi ve toplumu savunan anlayıştır. Bu iki anlayış ve siyasi ayrımlaşma, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak şekillenmiş ve Cumhuriyet döneminde derinleşerek artış göstermiştir. Özellikle Atatürk’ün ölümünden sonraki süreçte, siyaset sahnesinde ön plana çıkan siyaset adamları, bu iki siyaset algılaması çerçevesinde mücadelelerini Read the rest

Bir Kürt Olarak Ne İstiyorum? »

Yazar: Kemal Dino

Son günlerde, gündemi iyice meşgul eden zaman zaman sorulmuş; ama şıkları pek bulanıklaştırıldığı  için cevaplanmaktan çok lâfazanlık cehenneminde kaybolup giden bir soru var: Kürtler ne istiyor?  Bu yazıda ben dilim döndüğünce bu soruyu kendime sorup ve tutarlı bir şekilde cevap vermeye çalışacağım. Bunca Kürt, Kürt aydını ve siyasetçisi dururken, benim farklı bir kulvarda seyir eden, bölücülüğün(!) tehlikeli sularında kulaç atan isteklerimi dile getirmemi bir lüks, boş bir çaba olarak görenler olacaktır elbet. Ama ne edersiniz, demokrasi diye bir şeyi AB dayatması neticesinde kabul etmek mecburiyetinde kalmışsız. Ben de bir bireyim ve dinlemek zorundasınız beni, işinize gelmese de.      Read the rest

Ayşe Arman “vur” emrini kimden aldı? »

Ayşe Arman İslami muhitlerde yani “karşı mahalle”de o mahallenin yaşam tarzına ait bir insan gibi dolaşıyor, yaşıyor ve izlenimlerini yazıyor birkaç gündür… Epey de yankı yaratıyor bu izlenimler, birçok kişi de bu konuda yazdı… “İslami mahalle”den “laik mahalle”ye transfer olan Ahmet Hakan da eski mahallesinin cinsiyetçiliğini, İslamcıların sistemin kendisi haline gelmesini halen “karşı mahalle” mensubu olan İsmail Kılıçarslan’ı şahit göstererek tartışmaya açtı…

Bence de bu tartışma çok gerekli… Ancak şu “laik mahalle”deki davranışları, alışkanlıkları ve tutumları da işin içine katıp, karşılıklı dürüstçe bu müzakereyi yapabilmemiz kaydıyla… Ben de bugün Türkiye’nin laik kesimini röntgen masasına yatırarak şu tartışmaya bir katkıda bulunayım…

Her şeyden önce şunu belirteyim… Laik kesimin bir temsilcisi olarak “karşı mahalle”yi keşfe çıkan Ayşe Arman, kendisini Türkiye’nin “laik mahalle”sinin muteber bir mensubu saymamalı… Cumhuriyet mitinglerine katılan o pek laik teyzelerimizin ve amcalarımızın çoğuna “Kızınızın yaşam tarzı Ayşe Arman gibi olsun ister misiniz” diye sorduğunuzda “Aman Allah korusun” cevabını alırsınız Read the rest

Ayşe Arman Bacı ve Usta Splinter »

Ne zamandır, şu gazeteciler bunca mahalle baskısından dem vurana kadar bunu test etseler; hem gazeteciliğin hakkını vermiş, hem de konuşulanlar havada kalmamış olur diyordum. Helal olsun, Ayşe Arman yapmış sonunda. Yapmış da, pek olmamış. Öncelikle çıkış noktası problemli. Daha en baştan amacını empati kurmak yerine, iddiasını ispat olarak belirlemiş çünkü.

Ayşe Arman’ın tecrübesi, İslami tesettür içindeki “vücudunu teşhirden ve güzel bulunmaktan” hoşlanan bir kadının yaşadıklarını içeriyor. Yani ortada bir uyuşmazlık var. Bu yüzden yazı boyunca insanların onu farketmemesinden, güzel bulmamalarından yakınıp durması sürpriz değil. Başörtüsüyle yaşadığı tecrübeler Read the rest

Darbeciler Yargılansın! Seni de bekliyoruz! »

Yani başörtüsü hiç mi sınırlanmayacak? »

Etyen Mahçupyan (Gazetem.Net)

Tartışmayı pek bilmeyen ve gerçek tartışmalardan kaçma konusunda hayli mahir olan kamuoyumuz, özellikle muhafazakar kesimden gelen bir partinin iktidarı ile birlikte kadın meselesinde aniden fazlasıyla duyarlı hale gelmiş görünüyor. Siyasi anlamı ve işlevi ön plana çıktığı ölçüde, laik medyanın gündeminde yer alan bu konunun odak noktası ise başörtüsü.

Neyse ki başörtüsü toplumsal açıdan hak ettiği sıradanlığı çoktan elde etmiş durumda. Çünkü sonuçta Müslüman kadınların Read the rest