Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Ateş Böceği Mezarlığı »

Akiyuki Nosaka’nın aynı adlı romanından Isao Takahata’nın yönettiği, müzikleri Michio Mamiya tarafından bestelenen, Stüdyo Ghibli  yapımı eşsiz, etkiliyeci, hüzünlü… bir animasyon. Bir animasyona dram hiç yakışmıyor ama bir dram da bir animasyonda ancak bu kadar güzel ve etkileyici bir biçimde anlatılabilirdi…

  

21 Eylül 1945. Öldüğüm geceydi. 

Seita’nın öldükten sonra meyve şekeri kutusunun açılması sonucu boş kutunun içinden dışarı çıkan ateşböcekleriyle başlangıcı yapılan hikayesi, kendisi tarafından anlatılan. Kızkardeşi Setsuko’nun ellerinden tutarak geçmişine yaptığı yolculuk. Yaşayan birinin değil, ölmüş birinin hikayesi, kimsenin anlatmasına imkan olmayan ve bu yüzden kendi hikayesini kendisi anlatan Read the rest

Dead Man (Jim Jarmusch) »

Pencereden dışarı bak! Bu sana sandalda olduğun zamanı hatırlatmıyor mu? Ve sonra o gece geç vakitte uzanıp tavana bakıyordun ve kafandaki su çevrendeki manzaradan pek farklı değilken, kendi kendine şöyle demiştin:

Sandal yerinde durduğu halde, nasıl oluyor da manzara akıp gidiyor?

 Gözlerini her açışta değişen yüzler. Uzun bir yolculuk. Olması gereken kadar. Kaçmak eskinin etkisinden ki, bu cehenneme gelebilecek kadar,  geçmişinden kaçmaya çalışmak. Yabancı her surete bakarken, dönemin insan profilinin tek tek karşınıza çıkması. Eski bir zaman bu. Cafcaflı renklere gerek yok. Conconlu kelimelere de. Her şey olması gereken kadar. Siyah beyaz bu yüzden film. Siyah ve beyaz.

Naif, ürkek, çekingen, kendine güvensiz  ve korkuyla adım atmak yeniye. Gözlerde görünen tek şey, yeni adımlarla, bilinmezlik. Hayatın ne sunacağını bilmeden adım atmak/bakmak.

William Blake, muhasebeci olarak geldiği bu yerde işsiz kalır, yerine çoktan biri alınmıştır. Tekin olmayan dünyada tek başınadır artık. Sonra birden değişir her şey, beklenmeyen bir biçimde. Anlamsız bir şekilde hatta, kağıttan güller yerlere/çamurlar içine savrulur, gökten bir yıldız kayar, bir at uzaklara koşar… Hayat artık eskisi gibi değildir, tek gecede yeniden yazılır sayfaları kaderinizin. Read the rest

Kağıttan kaplan nasıl yapılır? »

“…Süheyl Batum ve avanesinin beklenmedik, bir anda ağzından çıkanlar tasarlanmış bir düşüncenin mahsulü değil, bastırılmış bir duygunun dışa vurumudur!…”

Ne demişti Süheyl Batum: “Koca bir askeri yıktılar, meğer kâğıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar…”

‘Merd-i kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler’ derler değil mi böyle durumlarda. Candaş Tolga Işık,Hıncal Uluç, Oktay Ekşi üçlüsünü koyun bir kenara, Yazar taifesini bu gibi müşkil hallerden koruyan bir Editör büyük nimet. Yazılan, çizilenlerle çam devireceğinizi anladıkları anda sizi uyarabiliyorlar. Siyasetçilerin ise böyle bir lüksü Read the rest

Cemile Bayraktar bağımsızlığını ilan etti »

Mısır domino etkisi yapmaya devam ediyor. Snibe ile Tunus’a ilham olan Suzan Başarslan‘dan sonra yazarlarımızdan Cemile Bayraktar da bağımsızlığını tek taraflı olarak ilan etti. Bu yeni devleti resmen tanıyıp tanımamak konusunda henüz karar vermedik ama küresel güçlerin baskısı artıyor. Sitesini gezip fikrinizi belirtin, tartışmanın dışında da kalmayın. Sitenin adresi: Çöl tutanaklarına şahit ol diye… Web icad oldu, mertlik bozuldu!

Derin Düşünce 4 Yaşında »

Bundan 4 yıl önce ocak ayında deneme yayınlarına başlamıştık. Tam olarak “şuraya gideceğiz” ya da “şöyle bir site olmak istiyoruz” gibi bir hedef yoktu zannediyorum. Hatta ilk başta “Derin Demokrasi” adında bir kâğıt dergi olacaktı. Site yanında bir tür “aksesuar” olabilirdi.

 Türkiye için sıkıntılı yıllar olduğunu hatırlıyorum. Terör, Kuzey Irak’a askerî harekâtlar, Hrant Dink’in öldürülmesi, Yobaz laiklerin yol açtığı kamplaşmalar… Türk Silahlı Kuvvetleri sürekli darbe yapmakla tehdit ediyordu halkı. Yüksek(?) yargı bugünkü gibi halkın iradesine direniyordu.

Mustafa’nın sitesinde tanışmış bir avuç insandık. Basının bir kısmına hakim olan ırkçılığa, İslâm düşmanlığına, Kürt nefretine, Hristiyan korkusuna ve diğer önyargılara karşı bir şeyler yapmaktı amaç. İnsanları okumaya, düşünmeye teşvik etmek, zihinlere giydirilen deli gömleklerinden kurtulmaktı.

Kâğıt dergi hiç doğmadı. Site hızla ilerledi. Yorumcuların ve özelden bize yazan sessiz okuyucuların katkılarıyla, yön vermeleriyle Derin Düşünce zenginleşti. Yola başlarken yanımızda Read the rest

BIR YARGIC YARGICLARA SESLENIYOR »

Kıymetli meslektaşlarım;
 
 Sistematik yargısal bir işkenceye dönüşen bu sürece bir yurttaş, bir insan, özellikle de bir yargıç olarak tanıklık etmenin derin ıstırabı ve utancı içerisindeyim. İnsanlığımı, ruhumu kirleten bu sürece artık tanıklık etmek istemiyorum, ki sizlerin de istemediğine inancım tamdır. Bu nedenle sadece duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak Read the rest

DUYURU: Pınar Selek İçin »

İnsan ve kadın hakları savunucusu sosyolog-yazar Pınar Selek, on iki yıldır süren ve iki kez beraat ettiği davadan 9 Şubat 2011 tarihinde bir kez daha yargı önünde Read the rest

Yeni CHP ve Liberaller »

Okan Kemal

“Hiç bir ağaç, rüzgâr olmadan sallanmaz” (Afgan Atasözü)

 Türkiye’de sistemi ve rejimi kuran; oyunun kurallarını belirleyen; hepimize baştan yaşam stili belirleyen; topluma tepeden bakan; sosyal mühendislik yapan; halkın irade ve tercihine saygı göstermeyen; 27 Mayıs’tan kalma asker-yargı vesayet rejiminin her daim koruyucusu olan; ve çağdışı kalmış bir anlayışla çağdaş bir anlayışı harmanlamak gibi “anokronik” bir çaba içinde olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), son dönemlerde AKP’den sıdkı sıyrılmış Liberallere göz kırpmaya Read the rest

CHP: Türk Ordusu Kağıttan Kaplanmış »

Zonguldak’ta, asker için ”kağıttan kaplanmış” ifadesini kullanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme başlatıldı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 2 gün önce Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Zonguldak Şubesini ziyaret eden Batum’un ”Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP’yi yıkamadılar” şeklindeki sözlerinin kamuoyuna yansımasının ardından savcılıkça bugün inceleme başlatılması kararlaştırıldı. umhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır, AA muhabirine, Batum’un askerle ilgili sözleri nedeniyle hakkında inceleme başlatıldığını belirterek, ”İnceleyeceğiz, Batum’un konuşmalarını değerlendireceğiz. Suç unsuru bulunursa soruşturma başlatılabilir” dedi.

insani değerleri vurgulama suçu? »

“O dönemde Taraf gazetesinde yazdığım yazılar birilerinin damarına bastı. Atatürkçülüğü sorguladım, bunların sözde milliyetçiliğiyle alay ettim. Paşalarına laf soktum. Birdenbire özellikle İzmir’de CHP mahfillerinde kudurmuş gibi linç çığlıkları başladı. […] Bu adam vatan hainidir, onun bunun ajanıdır, misyonerdir, filan. Bildiğin ahmak propaganda. […] Görünürde ‘Gençliğe Hitabe’ yazım. Paşanın gençliğe hitabesine bir nazire yazdım, insan olmayı ve insani değerleri vurgulayan. Ama benim tahminim esas düğmeye bastıran o değil. Hrant Dink cinayetinin failleriyle ilgili birtakım komutanların adını vererek bazı şeyler söylediğim 28 Ekim 2009 tarihli yazıydı. Bu yazıyı izleyen günlerde 400’den fazla ölüm tehdidi aldım. Tehditlerin azmasıyla, yıkım sürecinin başlaması birbirine çok yakın tarihlerdir. Kasım Aralık 2009.”  TAMAMI