RSS Feed for Kitap AlıntısıCategory: Kitap Alıntısı

Kaderi tanımamak, Allah’ın kâinata hâkimiyetini tanımamaktır »

“… Genç ruhlara, din adamlarının, cennet cehennem tellallığı yapan tehditlerinden çok uzaklarda, kitapta yeri gösterilmeden, din kelimesi hiç kullanılmadan dini ruh her adımda sunulmalıdır. Varlıklarından rahmet taşıran ibadetleri bütün hareketlerine serpilmeli, iyiliğin kolay bir şey olduğu anlatılmalıdır. Onlara, iyiliği sudan, güneşten, rüzgârdan ve bir yapraktan öğrenebilecekleri inancı verilmelidir. […]  Kader, Allah’ın emridir. Kaderi tanımamak, Allah’ın […]

Biz Batı’nın iki şeyini yanlış anladık »

“… Biz Batı’nın iki şeyini yanlış anladık; iki yüzünü tersinden gördük: ilmini ve ahlakını. Batılılaşmak isterken onun ilmini alıp ahlakını almamak kararını verdik. İlimle ahlakın aynı kökten çıktığını bilemedik. İlmi de güya almak isterken, bir müze malı gibi veya bir şöhret kürkü gibi mahfazalar ve bohçalar içerisinde güzidelerle münevver geçinenlerin temaşasına mahsus, cemiyetin hayatıyla alakasız […]

(Zulüm üzere) Birleşmiş Milletler: Bosna için yaptıkları Suriye için yapacaklarının garantisidir »

“… Kendisini ölüme taşıyan arabanın içinde, kapıya attığı umarsız çifteler, tüm hayvanların yitip giden umutlarını da yankılandırır. Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır. Özgürlük, değerli olduğu ölçüde kırılgandır da …” (George Orwell, Hayvan Çiftliği, 1945) “… Umumî açlık, ufacık ayrıcalıkların dahi önemini artıtır ve dolayısıyla iki grup arasındaki farkın büyük görünmesine yardım eder… Kuşatılmış bir kentte olduğumuzu varsayalım. Burada […]

Hissetmek ve birinin ne hissettiğini anlamak farklı şeylerdir »

“… Yumuşak karakterli ve cana yakın olanlar ermiş mertebesine yükselebilir, güçlü ve kötü ruhlar şeytana dönüşür; ben ise sadece kederli ve bencil bir kadın oldum. […]  Yaptıklarınızı makul bir değerlendirmeyle ele almak gibisi yoktur: bedeni ve zihni sakin tutar; halbuki abartılı kavramlarla düşünürseniz hem bedeniniz hem de zihniniz ateşler içinde kalır. […] Tam yerinde bir soğukkanlılık gereksiz bir […]

Devlet halk için midir yoksa halk devlet için mi? »

Hayvan Çiftliği / George Orwell: “… Dünyaya geldikten sonra yaşamamıza yetecek kadar yiyecek verirler; ayakta kalanlarımızı canı çıkana kadar çalıştırırlar; işlerine yaramaz duruma geldiğimizde de korkunç bir acımasızlıkla boğazlarlar. İngiltere’de bir yaşına geldikten sonra, hiçbir hayvan mutluluk nedir bilmez, hiçbir hayvan dinlenip eğlenemez. İngiltere’de hiçbir hayvan özgür değildir. Hayatımız sefillikten, kölelikten başka nedir ki! İşte […]

Beden ülkesi benim ama ben beden değilim »

Samuel Beckett – Molloy: “… Odamın, yatağımın, vücudumun sınırları benden en az bölgemin sınırları kadar, görkemli günlerimin sınırları kadar uzak. Ve çevrim sarsılarak devam ediyor, kaçışlar ve açık ordugâhlar, sınırsız bir Mısır’da çocuksuz ve anasız. Ve örtünün üstündeki ellerim, daha şimdiden buruşmaya başlamış ellerime bakıyorum, benim değil artık onlar, kolum yok benim, bir çift bu, […]

Can yakan kelimeler… »

Gecenin Sonuna Yolculuk, Céline:  “… sözcüklerden asla yeterince sakınmayız. öyle zararsız gibi durur sözcükler. tehlikeli bir halleri falan yoktur elbette. hava cıva, ağızdan çıkan bir takım sesler, etliye sütlüye karışmayan, kulaktan girip beynin o kocaman gevşek gri dokusunun müthiş sıkıntısı tarafından kolayca emilebilen. onlardan sakınmayız, sözcüklerden. felaketler de öyle gelir zaten… öyle sözcükler vardır ki, […]

Solcuların hesaba katmadığı faktör: İnsan nefsi »

“… Ben işçi sınıfı içinde doğdum. Coşku, hırs ve ülkü denen şeyleri çok genç yaşlarda keşfettim. Bu tutkuları dindirebilmek çocukluk yaşamımın en temel sorunu oldu. Gemilerde tayfalık, limanlarda hamallık yaptım; konserve fabrikalarında, daha başka fabrikalarda ve çamaşırhanelerde çalıştım; ot biçtim, halı temizledim, cam siliciliği yaptım. Ama hiçbir zaman emeğimin tam karşılığını alamadım. Aşırı çalışma beni […]

İnsan ne için yaşar? Ne için ölür? »

“… Güzellik, iyilik ve erdem… Bunlar  kendi kendine yeter. Ne kurallara ihtiyaç duyar, ne laflara, ne gösterişlere. Yapmaya alıştırıldığımız işlerden binde biri bile kendimizle doğrudan doğruya ilgili değil. Bakarsınız bir adam canını dişine takmış, mermi yağmuru altında, yıkık bir kale duvarına tırmanıyor bütün hıncıyla; bir başkası, karşı tarafta, kan revan içinde, aç susuz savunuyor o […]

Tanrı olgusunu çürütmek, aslında yalnızca soyut Tanrı’yı çürütmektir »

Friedrich Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt: “… Tanrı olgusunu çürütmek, aslında yalnızca soyut Tanrı’yı çürütmektir […] Gündüz gözü fener yakıp sokaklarda durmadan: ‘Tanrı’yı arıyorum!’, ‘Tanrı’yı arıyorum!’ diye bağıran deliden sözedildiğini duydunuz mu? Ne çok Tanrı’ya inanmayan vardı. Onun bu feryatları gülüşmelere neden oldu. ‘Acaba bir çocuk gibi mi kayıp oldu?’ diye sordu birisi. ‘Saklanıyor mu?’, ‘Bizden […]