RSS Feed for Kitap AlıntısıCategory: Kitap Alıntısı

Kur’an’ı nasıl anlayalım? / Mevdûdî »

“… Herhangi bir kitabı ilk olarak etüd edebilmek için bu işi yapan kişinin her şeyden önce o kitabın konusu hakkında ön bilgilere sahib olması, kitabdakî ana konuların maksad ve amacını daha önceden bilmesi, uslûb şekillerinden haberdar bulunması zorunludur. İncelenen kitabın özel ifâde tarzını, dil ve terminoloji inceliklerini çok iyi bilmesi, o kitabtaki sözlerin ve metinlerin […]

Martı Jonathan Livingston / Richard Bach »

“… Martı Jonathan Livingston, öteki martılar gibi günlük, sıradan bir hayat sürmek;  salt yemek arayışı içinde yaşamak istemez. Yapabileceklerinin sınırını arayan, sürüdekilerden farklı, sıra dışı bir martıdır. Bir gün tek başına uçarken “uçmak”ın ne olduğunu düşünmeye başladı ve hiçbir martının denemediği şekilde uçmanın gizlerini öğrenmeye koyuldu. Daha önce bu tür bir tecrübeyi hiçbir martı yaşamadığı […]

Macbeth / William Shakespeare »

“… Ama tabiatına güvenim yok; fazla insan sütü emmişsin, en kestirme yoldan gidecek yürek yok sende. Yükselmek istemesine istiyorsun; içinde hırs yok değil; taş gibi de bir yüreğin olmalı yanında, o yok sende. Can attığın şeyi namusunla, suya sabuna dokundurmadan elde etmek istiyorsun. Hem dalavere yapmayacaksın, hem de hakkın olmadan tahta oturacaksın. Sen kalk gel […]

Aklın Aynası / Titus Burckhardt »

“… Başlangıçta İslam’ın sanata ihtiyacı yoktu; hiç bir din dünyaya ayak bastığında sanatla ilgilenmez. Görsel ve işitsel biçimlerden oluşmuş koruyucu bir çerçeve ihtiyacı, tıpkı indirilen Kitap hakkında geniş yorumlar ihtiyacı gibi, sonradan gelir. Buna rağmen, bir dinin her gerçek ifadesi orijinal tezahüründe gizli bir olasılık biçiminde zaten vardır. İslam sanatı temel olarak, Tevhid’den, yani, İlahi Birlik’in tefekküründen […]

İslam’da Şehir ve Mimari / Turgut Cansever »

“… Kararların ürünü olarak yalnızca maddi, teknolojik ve biyososyal varlık düzeyleriyle sınırlı olan bir bina, teknolojik muvaffakiyetlerin bir ürünü olmaktan öteye geçemez ve bir mimari eser hüviyetini kazanamaz. Çünkü mimari varlığın bütün yönlerini kucaklayan bir disiplindir… Mimari beşeri çevrenin bütünüyle yani varlığın bütünüyle alakalı problemleri çözen bir sanattır. Zira İslâm’daki tezyinilik, aşkın (transcendental) kozmolojik idrakin […]

Aklın Aynası / Titus Burckhardt »

“… ‘İslam putkırıcılığı’ yerine, ‘İslam benzemesizliği’ demeyi tercih ediyoruz, çünkü İslam’da putların yokluğu yalnızca olumsuz değil, olumlu bir rol oynar. En azından dini sahada insan merkezli imgeleri dışlayarak, İslam sanatı, insana tam olarak kendisi olma uğraşında yardım etmektedir. Ruhunu dışa yansıtmak yerine, Allah’ın hem halifesi hem de kulu olduğu kendi ontolojik merkezinde kalır. Bir bütün […]

Yaşama Uğraşı / Cesare Pavese »

“… Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum […] Yazarken bir kör gibiyizdir yazdığımız şeye karşı. O an da yazdığımızın iyi bir gelişme gösterip göstermediğini, yani üzerinden geçtiğimiz zaman sonucu başarılı bulup bulmayacağımızı bilemeyiz. Onu yaşarız sadece […] Ayık yaşamak için gerekli olan bir bencilliğin, özrü sorumluluk yaratmak olan bir bencilliğin üzerine vurulan mühürdür evlilik […] Kendine yeterli bir […]

Yabancı / Albert Camus »

“Çok uzun zamandan beri ilk kez annemi düşündüm. Bir ömrün sonunda niçin yeni baştan nişanlandığını, niçin yeniden başlama oyunu oynadığını anlar gibi oldum. Orada, hayatların sönmekte olduğu o bakımevinin etrafında da akşam, hüzünlü bir huzur anı gibiydi. Ölüme o kadar yakınken annem, orada kendini her şeyden azade ve her şeyi yeniden yaşamaya hazır hissetmiş olmalıydı. […]

Aklın Aynası / Titus Burckhardt »

  “… Doğru ölçülere göre yapılmış basit bir kemer safi nicelik bir gerçeklikten nitel bir gerçekliğe dönüştürme alanı özelliği taşır. Nitelik alanı artık sadece uzam değildir, bir oluş durumu (vecd) olarak yaşanır. Böylece, geleneksel mimar tefekkürden yanadır. Bir caminin mimarisi ile bir Müslümanın özel evinin planı arasında planları bakımından bir farklılık olmakla birlikte stil aynıdır, […]

Deniz Feneri / Virginia Woolf »

“… İnsanın yalnız başına olunca, eşyadan, cansız şeylerden, ağaçlardan, ırmaklardan, çiçeklerden güç alması; onların kendisini belirttiklerini, kendisiyle bütünleştiklerini, kendisini bildiklerini, bir bakıma kendisi olduklarını duyması, kendine duyduğu akıl almaz sevecenliği onlara karşı da duyması -tüm bunlar ne kadar tuhaftı! […] Dünyanın yapamayacağı bir kötülük yoktu […] Sanki sıradan şeylere karşı sağır, dilsiz ve kör olarak doğmuştu da, […]