Author Archive

Dava / Franz Kafka »

“Bu olayı bir şaka gibi gördüğümü söylemek istemiyorum. Yapılanlar buna izin vermeyecek kadar ciddi görünüyor bana. Öyle olsaydı, siz de dâhil, evdeki herkesin bu işte payı olması gerekirdi; bu da şaka sınırlarını aşan bir şey olurdu. Yani bunun bir şaka olduğunu söylemek istemiyorum.” “Çok doğru,” dedi şef, kutudaki kibritleri sayarken. “Ama öte yandan,” diye herkese […]

Modernitenin Felsefî Söylemi / Jürgen Habermas »

“… Modern devir ilk evvelâ bireysel ve indî özgürlük emaresiyle zuhur etti. Bu indî/sübjektif özgürlük, toplumda sivil hukukun bireyin kendi çıkarlarını rasyonel tarzda kollayabilmesi için sağladığı uzam olarak; devlette siyasal iradenin oluşumuna katılmada ilke olarak eşit haklar şeklinde; özel alanda etik özerklik ve kendini gerçekleştirme olarak; ve nihayet, bu özel dünyayla ilişkili kamusal alanda, düşünümsel hale gelmiş bir kültürün temellük edilmesi […]

İskambil Kağıtlarının Esrarı / Jostein Gaarder »

“… Ben, biz insanların çok zeki, örneğin uzayın ve atomların yapısını inceleyebilecek kadar zeki olduğumuz halde, kendi hakkımızda pek bir şey bilmememizi tuhaf buluyordum. Babamın cevabı bana o kadar akıllıca geldi ki, onu burada kelimesi kelimesine aktarabileceğimi sanıyorum: Eğer beynimiz, onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, dedi ve tam burada durdu biraz, o zaman öyle aptal […]

Özgürlük / Zygmunt Bauman »

 “… İzleyiciyi sürekli ve başarılı neticelerle ürünü kullandığına ikna edilen meşhur bir insan kullanılır. Hatta kişinin ünlü olduğu alandaki kişisel başarısının ürünün kullanımına bağlı olduğu ima edilir: gücünü özel bir besleyici içecekten alan başarılı bir atlet, güzelliğini belirli bir yüz kremiyle koruyan, sevilen bir kadın oyuncu vb. Bir başka seçenekte reklam açıkça tanımlanmayan bir ‘bilimsel […]

Küreselleşme, içtimaî neticeleri / Zygmunt Bauman »

“… Agnes Heller uçak seyahatinde tanıdığı iş sahibi, orta yaşlı, beş dil bilen ve üç değişik yerde evi olan kadını şöyle anlatıyor: “Kadın, pek çok yer arasında oradan oraya göçüp duruyor. Bunu bir cemiyetin ferdi olarak değil, yalnız başına yapıyor; oysa kendisi gibi hareket eden çok sayıda insan var… İçinde yer aldığı kültür belli bir […]

Parçalanmış Hayat-Postmodern Ahlak Denemeleri / Zygmunt Bauman »

« … Her birine bir isim verilen, hepsi sayılan ve hesap edilen, hepsi yavaş yavaş oluşan aile geleneği şatosuna kendi taşını koyan büyük büyük baba ve büyükannelerin, sayısız teyze ve amcaların sararmış resimleri ile dolu bir aile albümünü düşünün; albümün hiçbir kısmını çıkaramaz ya da silemezsiniz, albümdeki her şey –iyi ya da kötü- daimidir… ve birde […]

Küreselleşme, içtimaî neticeleri / Zygmunt Bauman »

“…  Panoptik müessesenin şartı ve tesiri tebanın hareketsizleştirilmesiydi. Gözetimin amacı kaçışı önlemek ya da en azından özerk, tesadüfî ve rastgele hareketleri engellemekti. Synoptikon ise doğası gereği küresel; seyretme eylemi seyredenleri yerelliklerinden koparıyor; onların vücudları bedensel olarak yerlerinde kalsa bile en azından zihinsel olarak, uzakların artık bir mesele olmadığı sibermekana taşıyor. Synoptikonun seyredilenden seyredene dönüşmüş hedeflerinin yerinde mi durduğunun yoksa […]

Akışkan Modern Dünyadan 44 Mektup / Zygmunt Bauman »

“… Tüketicilik evvelâ insanları tüketiciye dönüştürmek ve geri kalan diğer tüm yönlerini ehemmiyetsiz ve sonradan türemiş saymak, aşağı sıralara indirmektir. Tüketicilik aynı zamanda biyolojik ihtiyaçları ticarî sermayeye, hatta bazen siyasî sermayeye dönüştürmek demektir. Bununla ne demek istediğimi açıklayayım. Teröristlerin yönlendirdiği uçakların içinden geçerek yıktığı, Amerikan hâkimiyetinin ikiz sembollerinin gölgesinde şoka girmiş ve afallamış Amerikalılara başkan George W. Bush’un gönderdiği […]

Monte Cristo Kontu / Alexandre Dumas »

Politikada insanlar yoktur, düşünceler vardır; duygular yoktur, çıkarlar vardır; politikada bir adam öldürülmez, bir engel ortadan kaldırılır. Ağaç hiçbir zaman çiçeğini bırakıp gitmez; ağacı bırakıp giden her zaman çiçektir. Bir babanın ya da bir annenin yüreğinin hiçbir zaman anlayamayacağı şeyler vardır. İdam sehpasının ilk basamağında ölüm tüm yaşam boyunca taşıdığınız maskeyi atar ve gerçek yüzünüz […]

Yalancılık Sanatı Oscar Wilde »

İnsanın en az kendisi olduğu an, kendi kılığında konuştuğu vakittir. Ona bir maske ver; sana gerçeği söylesin. Çağımız edebiyatının büyük çoğunluğuyla gülünç derecede sıradan kalmasının başlıca nedenlerinden birini, hiç kuşkusuz, bir sanat, bir bilim ve bir toplumsal zevk olarak yalancılığın gerilemesi oluşturuyor. Kadim tarihçiler lezzetli kurgularını bize olgu biçiminde sunmuşlardı, günümüz romancıları ise karşımıza kurgu […]