Author Archive

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

Yahudiler neden kurbanlık koyun gibi ölüme gitmişlerdi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? “Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? […] “Beth Hamishpath”  – Adalet Evi: Avazı çıktığı kadar bağıran mübaşirden yükselen bu sözlerle ayağa fırlıyoruz, işte hâkimler de geliyor. Başı çıplak, siyah cübbeli üç hâkim, yüksek kürsünün en tepesindeki yerlerini almak üzere, […]

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

Bu meşum ihtimalin hem genel hem de özel sebepleri var. İnsan doğası gereği, bir kere baş gösteren ve insanlık tarihine kaydedilen her fiil, gerçekliği tarihe gömülüp gittikten uzun zaman sonra bile hep ileride gerçekleşebilecek bir ihtimal olarak kalır. Gelmiş geçmiş hiçbir cezanın, suç işlenmesini Önleyecek kadar caydırıcılığı yoktur. Bilakis, cezası ne olursa olsun, belli bir […]

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

“Yahudilerin öldürülmesiyle hiçbir ilgim yok. Hayatım boyunca ne bir Yahudiyi ne de Yahudi olmayan birini öldürdüm – hayatım boyunca kimseyi öldürmedim. Bir Yahudiyi veya Yahudi olmayan birini öldürme emri vermedim, kesinlikle böyle bir şey yapmadım.” Veya daha sonra açıklamasını biraz daha daraltarak söylediği gibi, “Bir kere bile yapmak zorunda kalmadım” -buna karşılık böyle bir emir […]

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

Meseleye biraz daha yakından bakarsak, hâkimlerin bütün bu duruşmalarda salt korkunç fiiller temelinde gerçekten karar verdiklerini kolaylıkla fark ederiz. Başka bir deyişle, hâkimler sanki serbestçe karar verdiler ve kararlarım az çok ikna edici bir biçimde meşrulaştırmaya çalışmak için aslında standartlara veya yasal emsallere pek dayanmadılar. Bu durum Nürnberg’de zaten aşikârdı -hâkimler bir taraftan, bütün diğer […]

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

Duruşmada Yahudi liderlerinin rolü de gündeme geldiğinden ve ben de bu konu hakkında bir rapor yazdığımdan ve yorum yaptığımdan, kaçınılmaz olarak bu meselenin de tartışılması gerekiyordu. Bence bu Önemli bir mesele, ama tartışma bu meseleyi netleştirmeye pek katkı sağlamadı. Yakınlarda İsrail’de yapılan bir duruşmada, eskiden Yahudi emniyet amirlerinden biri olan ve şimdi de İsrail Operası’nın […]

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

İsrail askerlerinin cinayetle itham edildiği, ama “üstlerinden aldığı emirlerin” hafifletici sebepler için ağır basan bir argüman olduğu, dolayısıyla askerlerin nispeten kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldığı doğrudur. Bu dava kuşkusuz -Eichmann örneğinde olduğu gibi- yıllara yayılan, suçların çorap söküğü gibi geldiği bir faaliyetle değil, diğerlerinden ayrı bir fiille ilgiliydi. Yine de, Eichmann’ın her zaman “üstlerinin emirleri” […]

Kötülüğün Sıradanlığı / Hannah Arendt »

Aynı durumda olsa, insanın kendisinin de hata yapabileceğini düşünmesi, bir tür merhamet hissi uyandırabilirdi; ama bugün Hıristiyanların merhametinden bahsedenlerin tuhaf bir biçimde bu konuda da kafası karışıktı. Nitekim Evangelische Kirche in Deutschland,  yani Protestan kilisesi savaştan sonra şöyle bir açıklama-yapmıştır: “Kendi halkımızın olup bitenleri görmezden gelerek ve duruma sessiz kalarak Yahudi halkına ettiği zulüm nedeniyle, […]

Aforizmalar / Franz Kafka »

Doğru yol gergin bir ip boyunca gider; yükseğe değil de, hemen yerin üzerine gerilmiştir bu ip. Üzerinde yürünmek değil de, insanı çelmelemek içindir sanki. İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet’ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: Sabırsızlık. Sabırsızlıklarından […]

Modern Kültürde Çatışma / Georg Simmel »

  « … 18. asrın insanları, devlette ve inançta, ahlâkta ve iktisatta tarihsel olarak gelişmiş bütün bağlardan kurtulma çağrısında bulunmuştur: Kökeninde iyi ve bütün insanlarda ortak olan insan doğası, dizginsizce gelişsin diye. 19. yüzyılsa, daha çok özgürlüğün yanı sıra, insanın ve işinin uzmanlaştırmasını gerektirmiştir: Bu uzmanlaşma, her bireyi diğerleriyle karşılaştırılamaz hale getirip vazgeçilmez kılacak, ama aynı zamanda […]

Modernleşme projesi ve paradokslar / Willem van Reijen, Hans van der Loo »

“… Modern cemiyetleri araştıranlara yani sosyolog ya da filozoflara bakarsak üzerine yoğunlaştıkları mevhumlar birbirinden çok farklı olabilir. Fakat gerçekte her biri “modern toplum” dediğimiz şeyi bir parçasından yakalamayı başarmış. Modern toplumun ayırt edici özelliklerinin neler olduğu, büyük ölçüde her düşünürün modernleşme sürecine hangi açıdan yaklaştığına bağlı. Meselâ Émile Durkheim, gittikçe artan işbölümünü vurgularken; Georg Simmel, […]