RSS Feed for This Post

Tayland-Kamboçya Gerginliği ve ABD’nin Çin’i Kuşatma Taktigi

Çin Halk Cumhuriyeti, son yirmi yılda sadece ekonomik değil, aynı zamanda askeri ve jeostratejik olarak da Güneydoğu Asya’da giderek artan bir nüfuz alanı inşa etmektedir. Kuşak-Yol Girişimi, Güney Çin Denizi üzerindeki hak iddiaları, askeri üs yatırımları ve ikili silah anlaşmaları bu nüfuzun araçlarıdır. Bu genişlemeci yaklaşım, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok Batılı ve bölgesel aktör tarafından dikkatle izlenmektedir. Tayland ve Kamboçya gibi ASEAN üyesi ülkeler bu büyük satranç tahtasında önemli karelerdir. Özellikle bu iki ülke arasındaki askeri ve diplomatik gerilimler, sadece yerel düzeyde sınır ihtilafı olarak değil, büyük güçlerin dolaylı çatışma sahası olarak da okunabilir.

Tayland, uzun yıllardır ABD’nin bölgedeki geleneksel müttefiklerinden biridir. NATO dışı ana müttefik statüsüne sahiptir ve Amerikan yapımı savaş uçakları, helikopterler, radar sistemleri ve diğer silah platformlarını kullanmaktadır. Ayrıca Tayland, “Cobra Gold” gibi çok uluslu askeri tatbikatlara ev sahipliği yaparak ABD’nin bölgedeki askeri varlığını desteklemektedir. Ancak 2014 yılında gerçekleşen askeri darbe sonrasında Tayland ile Batı dünyası arasında ilişkilerde bir soğuma yaşanmış, bunun sonucunda Tayland ordusu Çin ile daha yakın askeri ilişkiler kurmaya başlamıştır. Çin’den VT-4 ana muharebe tankları, SH-1 obüsleri ve denizaltı sistemleri satın alınmış, üst düzey askeri temaslar sıklaştırılmıştır. Bu durum Tayland içinde bazı kurum ve şahısların Çin ile daha uyumlu bir çizgiye yöneldiği bir güç dengesi yaratmıştır. (Haritayı büyütmek için üzerine tıklayınız.)

Çin’in Tayland’a ilgisi yalnızca silah satışlarıyla sınırlı değildir. Stratejik öneme sahip “Kra Kanalı” projesi, Çin’in Malaka Boğazı’na olan bağımlılığını azaltma hedefiyle doğrudan ilişkilidir. Malaka Boğazı, Çin’in petrol ve ticaret rotalarının %60’tan fazlasını oluşturur ve ABD donanması tarafından kolaylıkla kontrol edilebilecek bir boğazdır. Bu nedenle Çin, Güney Tayland’da Andaman Denizi ile Tayland Körfezi’ni birbirine bağlayacak alternatif bir geçit arayışındadır. Bu geçidin inşa edilmesi hâlinde Çin’in Hint Okyanusu üzerinden enerjiye ve ticarete erişimi %30 ila %40 oranında kısalacaktır. Bu kanal ya da kara koridoru projesi gerçekleşirse, Çin’in Kuşak-Yol stratejisinin deniz ayağında büyük bir stratejik avantaj elde etmesi söz konusu olacaktır.

Bu noktada Tayland, ABD-Çin rekabetinde merkezî bir pozisyona yerleşmektedir. Çin, Tayland’ı tamamen kendi yörüngesine çekmek isterken, ABD ve müttefikleri Tayland’ın Batı ile olan geleneksel bağlarını güçlendirme arayışındadır. Tayland içerisindeki siyasi kırılganlıklar, askeri bürokrasinin Çin ile işbirliği eğilimi ve ABD’nin Tayland’a yönelik demokrasi vurgulu eleştirileri, bu dengeyi hassas hâle getirmektedir.

Kamboçya ise Çin için çok daha net bir müttefik profiline sahiptir. Ülkenin başlıca silah tedarikçisi Çin’dir. Kara kuvvetleri büyük ölçüde Çin menşeili silahlarla donatılmış, askeri eğitim ve modernizasyon süreçleri Pekin tarafından desteklenmiştir. En dikkat çekici gelişme ise Ream Deniz Üssü’nün Çin desteğiyle modernize edilmesidir. Bu üs, Güney Çin Denizi’ne açılan kapılardan biri olarak değerlendirilmektedir ve ABD’li yetkililer, burada Çin donanmasının gizli konuşlanmalarından endişe duymaktadır. ABD-Kamboçya ilişkileri, 2017’den itibaren büyük ölçüde kopmuştur. Kamboçya yönetimi Batı’nın insan hakları ve demokrasi taleplerini Çin’in koşulsuz yatırımları karşısında ikinci plana itmiş görünmektedir.

Tayland ile Kamboçya arasında geçmişte yaşanan sınır çatışmaları, özellikle Preah Vihear Tapınağı çevresinde, uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmiş olsa da, son yıllarda bu çatışmalar zaman zaman yeniden alevlenmektedir. Buradaki çatışmalar, ilk bakışta birer yerel sınır ihtilafı olarak yorumlanabilir. Ancak Çin’in Kamboçya’daki artan askeri ve ekonomik etkisi ile Tayland’a olan ilgisi birlikte düşünüldüğünde, bu çatışmaların daha geniş bir jeopolitik bağlama oturduğu görülebilir.

Şu an için doğrudan kanıt olmamakla birlikte, Tayland ile Kamboçya arasında yaşanabilecek bir çatışmanın, Çin’i bölgedeki etkisinden uzaklaştırmak isteyen aktörler tarafından dolaylı biçimde teşvik edilebileceği senaryosu tamamen spekülatif değildir. Eğer Tayland, Çin’e aşırı yakınlaşırsa, Batılı aktörler bu durumu dengelemek için Tayland’ı tehdit altında gösterecek bir çerçeve oluşturabilirler. Bu amaçla Kamboçya ile yaşanacak sınırlı gerilimler, Tayland’ı yeniden ABD’ye yönlendirme amacı taşıyabilir. Alternatif olarak Çin’in, Tayland’a olan ilgisini stratejik düzeyde artırmak istemesi, Kamboçya’nın Tayland’a yönelik tutumunu cesaretlendirebilir. Bu da tersine, Çin’in daha fazla nüfuz kurmak için mevcut çatışmaları bir araç olarak kullanabileceğini düşündürür.

Bu çerçevede Tayland ve Kamboçya arasındaki gerilimleri salt yerel bir mesele olarak görmek eksik bir okuma olur. Her iki ülke de Çin’in Güneydoğu Asya’daki deniz ve kara stratejilerinde farklı roller üstlenmektedir. Tayland bir geçiş noktası ve çok yönlü müttefik potansiyeli taşırken, Kamboçya bir üs ve sadık ortak işlevi görmektedir. Çin’i dengelemek isteyen jeopolitik aktörlerin bölgeye yönelik hamleleri, doğrudan çatışma yerine dolaylı yöntemlerle yürütülmekte, Tayland-Kamboçya hattı da bu dolaylı stratejilerin uygulandığı bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Bölgedeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi ve yalnızca görünen aktörler değil, görünmeyen stratejilerin de analiz edilmesi, günümüz çok kutuplu dünya düzeninin doğru okunabilmesi açısından kritik önemdedir.

Trackback URL

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin