Kendini Hâlâ Sovyetler Birliği Zanneden Rusya Yeni Kafkasya’yı Okuyamıyor!
By Tavit Kilimciyan on Tem 6, 2025 in Azerbeycan, Ermenistan, Jeopolitik, Kafkasya, Rusya, Strateji
Azerbaycan, Rusya’nın etkisine açıkça meydan okuyor, kültürel bağları koparıyor ve Rus gazetecileri “yabancı müdahalesine karşı mücadele” adı altında tutukluyor. Daha önce Kremlin’in yakın bir müttefiki olan Bakü, artık Rusya’nın manipülasyonlarına tahammül etmeyeceğini ilan ederek bölgedeki ittifakları yeniden şekillendirebilecek derin bir değişim sinyali veriyor.
Azerbaycan’ın son adımları, tam anlamıyla siyasi bir kopuş anlamına geliyor. Bakü’deki Rus kültür etkinlikleri iptal edildi, Rusya Kültür Bakan Yardımcısı’nın planlanan ziyareti aniden iptal edildi. Sputnik ve Russia Today (RT) gibi Rus medya organlarında çalışan bazı Rus gazeteciler “yabancı ajan” olmakla suçlanarak tutuklandı.
Azerbaycan makamlarına göre bu kişiler, Kremlin’in çıkarları doğrultusunda ya bilgi topluyordu ya da kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyordu. Rusya ise bu suçlamaları reddederek gazetecilerin meşru olduğunu savundu. Ancak bu gerilim birden bire ortaya çıkmış değil: kısa süre önce Rus polisi, Yekaterinburg, Voronej ve başka şehirlerde Azerbaycanlıların işlettiği işletmelere ve pazarlara baskın düzenledi. Bu operasyonlar, “etnik suç şebekelerine” karşı uzun zamandır beklenen bir temizlik olarak sunuldu.
Ancak sonrasında, Rusya’da gözaltında tutulan bazı Azerbaycan vatandaşlarının kalp yetmezliği veya emboli gibi nedenlerle hayatını kaybettiği açıklandı. Buna karşın Azerbaycan medyası ve mağdurların aileleri, ölümlerin işkence sonucu gerçekleştiğini öne sürdü. Bu olaylar, Azerbaycan açısından bardağı taşıran son damla oldu. Zaten uzun zamandır hazırlığı yapılan kopuş süreci hızlandı.
Azerbaycan devlet televizyonu, Vladimir Putin’in Stalin’le kıyaslandığı görüntüler yayınladı. Bu tür içerikler hem sosyal medyada hem de resmi açıklamalarda geniş yer buldu. Sputnik gazetecilerinin tutuklanması, sadece bir misilleme değil, Bakü’nün artık Rus medyasının etkisini kabul etmediğinin açık bir göstergesiydi. Bu gazetecilerin basın akreditasyonu zaten Şubat ayından beri iptal edilmişti.
Azerbaycan, medya alanında kontrolü yeniden ele almak istiyor. Rus devlet medyası, uzun süredir kamuoyunu şekillendiriyor ve komşu ülkelerde seçim sonuçlarını etkiliyordu. Bu nedenle medyanın tasfiyesi sadece sembolik değil, stratejik olarak da önemli. Rus yetkililer, Bakü’nün bu tavrını “soykırım” ve “Rus düşmanlığı” olarak nitelendirdi; Kremlin’in klasik söylemi olan “etnik/kültürel zulüm” iddialarını tekrarladı.
Bu köklü yön değişikliği bir sürecin ürünü. Azerbaycan yıllardır Batı’ya yöneliyor. Türkiye ve NATO bağlantılı ülkelerden askeri teçhizat alıyor. 2020’de, Rusya’nın müttefiki olan Ermenistan’a karşı Karabağ Savaşı’nı başlattı ve 2023’teki saldırısıyla Moskova’nın Güney Kafkasya’daki müdahale kapasitesini daha da zorladı.
Bu sadece askeri hamlelerle sınırlı değil. Azerbaycan, Ukrayna ile gizli bağlar kurdu; üçüncü ülkeler aracılığıyla yakıt ve silah sağladı. Rusya’daki polis baskınları sonrası Azerbaycan’ın tepkisi üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i arayarak destek mesajı verdi.
Bu küçük ama önemli bir işaretti: Kiev, Bakü’yü Rusya’nın bölgedeki etkisini zayıflatmak için potansiyel bir müttefik olarak görüyor. Rusya ise Ukrayna’daki savaşla meşgul olduğu için jeopolitik etkisini giderek kaybediyor.
Orta Asya, Güney Kafkasya ve Doğu Avrupa’da eski müttefikler artık kendi yollarını çiziyor. Azerbaycan’ın tavrı da bu daha geniş trendin parçası. 10 yıl önce açıkça Rus anlatısına karşı çıkmak ve kültürel diplomasiyi reddetmek düşünülemezdi. Ama artık bu tür adımlar, ulusal savunmanın bir parçası olarak görülüyor.
ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Rusya’nın hedeflerinin Ukrayna’dan daha fazlasını kapsadığını açıklaması sonrası, Azerbaycan’ın Rusya ile bağları koparması, gelecekteki tehditleri önlemek için stratejik bir adım haline geldi.
Rus medyası şimdiden Azerbaycan’ın meşruiyetini sorgulamaya ve ülkedeki etnik azınlıklar üzerinden gerilim yaratmaya başladı. Ukrayna savaşı sona erse bile, Rusya etkisini başka yerlerde yeniden kurmaya çalışacaktır. Bu nedenle Azerbaycan’ın bugün çizdiği net sınır, “Bir sonraki hedef biz olmayacağız” demektir.
Sonuç olarak, Azerbaycan’ın Rusya’ya karşı bu dramatik dönüşü, sıradan bir diplomatik kriz değil. Bu, Moskova’nın bölgedeki etkisinin artık sorgulandığı ve eski müttefiklerin sessiz kalmadığı daha geniş bir jeopolitik değişimin parçası. Başta “suç soruşturması” olarak başlayan süreç, egemenlik, medya kontrolü ve Azerbaycan’ın kendi iç politikasını belirleme hakkı etrafında şekillenen bir hesaplaşmaya dönüştü.
Ya Ermenistan?
Rusya kafkaslarda güç kaybettikçe saldırganlaşıyor ama bu saldırganlık onun daha fazla güç kaybetmesine sebep oluyor. Dün Azerbaycan’ı kaybeden Rusya bugün de Ermenistan’dan tokat yedi. Gürcistan’la da çoktan beri kanlı bıçaklı zaten. Ermenistan Rusya’ya nota verdi. Neden?
1. Rusya yanlısı medya ve Duma üyelerinin açıklamaları Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, Rus devlet medyasında ve bazı Rusya Duma milletvekilleriyle uzman çevrelerinde, Ermenistan hükümetine yönelik “açıkça dostça olmayan, düşmanca propaganda” yapıldığını belirtiyor. Özellikle canlı yayınlarda Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ı hedef alan saldırgan hitaplar söz konusu.
2. İç işlerine müdahale suçlaması Rus yetkililerin açıklamaları, Ermenistan’da geçen “darbe girişimini engelleme” operasyonunu bir “dostça olmayan adım” olarak ifade etmesi kabul edilemez olarak değerlendirildi . Ermenistan, bunun “egemenlik ve içişlerine açık müdahale” olduğuna dikkat çekti .
3. Diplomatik kanal ve kamuya açıklama Nota, Erivan’da Rusya Büyükelçisi Sergey Kopırkin’e iletildi. Aynı zamanda protestonun vatandaşların haklı tepkisini yansıtması için kamuya duyuruldu.





