RSS Feed for This Post

Münâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmaları

  • Medine’de münafıkların ortaya çıkışı, verdikleri zarar ve Efendimiz’in ﷺ tedbirleri bugünkü Türkiye’nin sorunlarına ışık tutuyor.
  • Efendimiz’in ﷺ Medine’ye teşrifinden evvel Evs ve Hazrec kabileleri anlaşıp Abdullah bin Übeyy’i şehrin emiri yapmaya karar vermişlerdi.
  • Türkiye’de sömürge valisi olmak isteyen ama olamayan sahte cemaat liderlerinin, hocacıkların bugünkü tavırları bu münafık başına çok benziyor.
  • Fethullah Gülen gibi Abdullah bin Übeyy’in yanında da münafıklar olduğu gibi akrabalık ve çıkar birliği sebebiyle peşinden gidenler de vardı.
  • Terör meselesinde gülenistlerin tavrı Uhud harbinde Müslümanmış gibi görünüp orduya katılan ama en kritik anda çekilen münafıklara benzer.
  • Duruma göre kâh Müslüman kâh kâfir gibi görünen münafıklar çok tehlikeli bir zümredir.

munafiklar

  • Münafıkların ırkları, zenginlikleri ve eğitim seviyeleri farklı olsa da birbirlerine çok benzerler. Meselâ kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylerler.
  • Münafıklar Efendimiz’den ﷺ bahsederken, ayet ve hadis duyduklarındaki tavırları, Müminlerin acılarına bakışları birdir.
  • Münafıklar Müslümanlar arasına tefrika sokmak için abuk subuk fikirler öne sürerler.

  • Münafıkların tuzakları karşısında Efendimiz’in ﷺ tedbirleri dikkatle incelenmelidir. Nedir bu tedbirler?

  • Kim olduklarını çok iyi bildiği halde Efendimiz ﷺ münafıkları doğrudan cezalandırmamış ve tecrid etmemiştir.
  • Zira münafıkların çocuklarından salih Müslümanlar çıkıp İslâm’a büyük hizmetlerde bulunmuştu.
  • Efendimiz ﷺ münafıkların bazılarının da rücu edip doğru yola girebileceklerini ümid ediyordu.
  • Münafıkların katledilmesi yahut sürgün edilmesi diğer ülke ve kabileler nezdinde bir iç savaş gibi algılanabilirdi.
  • Münafıkların tecrid veya sürgünle cezalandırılması yabancı ülkelerde yuvalanıp nifakın daha uzun sürmesine sebep olabilir.
  • Asr-ı Saadet’te münafıklara karşı itidalle ve hilm ile davranılmış olması birçoklarının pişman olup hidayete ermesine sebep olmuştu.
  • Fitne, nifak her devirde olmuştur, Kıyamet’e kadar da olacaktır. Sen Müslüman olarak nerede duruyorsun?
  • Fitneyi engelleyemezsin ama sen kimlerdensin? Fitneyi yayan ahmaklardan mısın yoksa sırlayan feraset sahibi mü’minlerden mi?
  • Fitne çıktığında yapılacak en büyük ahmaklık “eğer bu doğruysa… şunu da demişler, cık cık ne ayıp… bu da denmez ki…” diye fitneyi yaymaktır.
  • Fitne zamanı feraset sahibi mü’minler Hz Aişe Validemiz (RA) gibi “bana bir sabr-ı cemîl lâzım” derler ve susup dua ederler. Kapı kapı gezip laf taşımazlar.
  • Ünlü ve güçlü siyasetçiler çevresinde fitne çıkınca kırılan kalplerin haddi hesabı olmaz. Sor kendine: O sevdiğiniz adam adına işlenen bu günahlardan hoşnut ve razı mıdır?
  • Osman Nuri Topbaş’ın Siyer-i Nebî’sini alıp ifk hadisesini dikkatle okuyun. Kırbaçla cezalandırılan sahabenin halinden ibret alın.
  • Siyer-i Nebî tarihi malumat değildir. Bugünkü müşküllerimizi çözmek içindir. Bunu fark edemeyen Parti’ye de İslâm’a hizmet etmesin. Zarar veriyor.
  • Eh peki, fitne karşısında öfkelenmeyelim mi? Haklıyı savunmayalım mı? Tabi öfkelen ama öfken celâl olsun, hayvanî gadap olmasın. Nasıl bileceksin?
  • ALLAH rızası için öfkeleniyorsan (celâl) hak yerini bulunca susarsın. Ama nefsin için öfkelendiysen intikam istersin, özür istersin, gadap kibir alâmetidir.
  • Müslümanlar arası anlaşmazlıklarda illâ son sözü söyleme derdinde olan iki ahmak çıksa fitne bitmez. İngiliz Türk’ün evini yakar, ahmak benzin döker.
  • Mail veya DM ile konuşulması gereken şeyleri fitnecilerin önünde konuşmayalım. Fitnecileri sevindirmeyelim, onlara cephane taşımayalım.
  • İnsan kendiini bir davaya, dine, siyasî partiye adamak ister; dünyaya kurban olmaya gelmiştir. ALLAH’a kurban olmazsa yarattıklarına olur.
  • Bir siyasî parti için ailesini, sağlığını, kariyerini ihmal edenler profesyonel yahut fırsatçı “yandaş” görünce “ihanet” derler, değildir.
  • Aslında sen o partiyi haddinden fazla sevdin, idealinde ne varsa o partide gördün, gerçeklerle karşılaşınca da şoka girdin. Hepsi bu.
  • Yaratılmışları ilahlaştırmayın bu sizi hem Cehennem’den korur hem de düş kırıklıklarıyla cehenneme çevireceğiniz bir hayattan 🙂
  • AK Parti’de İslâm birliği, MUTLAK İslâm zaferi görenler aldanıyor. Dünya kevn-i fesad âlemidir. Hiçbir devlet, siyasî hareket bâkî OLAMAZ.
  • Müslümanların içinden de dışından da hainler çıkacaktır. Dünyanın kanunu bu. Hizipçiye karşı tedbirini al ama gereksiz konuşma.
  • Hiçbir iffet yoktur ki iftira ona erişmesin. İftira ile en ağır imtihan Asr-ı Saadet’te yaşanmıştır. Mü’min iftira duyunca kapı kapı gezip yaymaz.

 

… Müslüman görünüp Müslüman’a tuzak kuranlar üzerine okumak için…

 

fethullah-gulen-kapak Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?

Fethullah Gülen’i yi bilirdik

(Son güncelleme: Üçüncü sürüm, 28 Ocak 2014)

Türkçe Olimpiyatlarını ve Türk okullarını sevmiştik. Gözü yaşlı vaizin Amerika’da yaşamasına alışmıştık. 1980 öncesinde komünizme karşı CIA ile işbirliği yapmasına “taktik” demiştik. Fethullah Gülen aleyhine açılan davalardan birinin iddianamesinde“pozitivist felsefeye karşı olmak” ile suçlanıyordu. Biz de karşıydık pozitivizme. “Aferin” dedik, “bizdensin”.

Bugün gerçek şu ki Fethullah Bey’in ekibi manşetle, kasetle hükümet devirmeye çalışan, yalan haberle Türkiye’yi ve Müslümanları sürekli zora sokan çirkin insanların tahakkümü altında. Bizim sevdiğimiz, güvendiğimiz “küçük eller” ise koyun sürüsü gibi suskun. Medyada, devlet kurumlarında, emniyet ve adaletin içinde çeteleşme, ergenekonlaşma var. Gülen cemaati dünya ile uğraşmaktan ahirete vakit ayıramıyor. Gülen cemaati bir cemaatten başka herşeye benziyor.

Kitabın ilk yarısında Fethullah Bey’i ve ekibini öven, yapılan iyi işleri savunan, destekleyen makaleler bulacaksınız. Bugün yaşadıklarımızla birlikte değerlendirince can acıtan bir soru kendini dayatıyor bize: Fethullah Gülen ve kurmayları bizi baştan beri kandırdı mı? Yoksa “küçük eller” dediğimiz masum insanların  güzel teşkilâtı sonradan mı kokuştu? Kitabı buradan indirebilirsiniz.

kapak_kitap_capulcular 71 kitap indirin72 kitap indirinÇapulcular” ne istiyor?

Genel seçimler yaklaşırken başladı Taksim Gezi Parkı olayları. İnsanlar öldü, yaralananlar, tutuklananlar oldu. Taksim’deki sanat galerileri bile yağmalandı. Maddî zarar büyük: Yakılan otobüsler, özel araçlar, iş yerleri. Ancak hâlâ isyancıların ne istediğini bilmiyoruz. Taksim Dayanışma Grubu’ndan çelişkili açıklamalar geliyor. Polisi ya da göstericileri suçlamadan önce şunu bilmek gerekiyor: “Çapulcular” ne istiyor? Daha fazla demokrasi? Sosyalizm? Devrim? Darbe? Elinizdeki e-kitap bu sorulara cevap arıyor. Buradan indirebilirsiniz.

Kaybedenler Klübü: Anti-demokratik bir muhalefetin kısa tarihi

71 kitap indirin72 kitap indirinT.C. kurulurken Hitler, Mussolini ve Stalin başrolleri paylaşıyordu. İki dünya savaşının ortalığı kasıp kavurduğu o korkunç yıllarda “bizim” Cumhuriyet gazetesi’nin faşizme ve faşistlere övgüler yağdırması bir rastlantı mıdır? Kemalistlerin ilâhı olan Atatürk’ün emriyle 80.000 Alevî Kürd’ün Dersim’de katledilmesi, Kur’an’ın, ezanın yasaklanması, imamların, alimlerin idam edilmesi, Kürtleri, Hristiyanları ve Yahudileri hedef alan zulümler de yine Atatürk ve onu ilahlaştıranlar tarafından yapılmadı mı?

Bu ağır mirasa sahip bir CHP ve Türk solu şimdilerde “İslâmî” olduğu iddia edilen bir cemaat ile, Fethullah Gülen’in ekibiyle ittifak içinde. Yobaz laiklerin, yasakların kurbanı olduklarını, baskı gördüklerini iddia ediyor bu insanlar. Ama bir yandan da alenen İslâm düşmanlığı yapan her türlü harekete hatta İsrail’e bile destek vermekten çekinmiyorlar. Tuttukları yol İslâm’dan daha çok bir ideolojiye benziyor: Gülenizm. Millî istihbarattan dershanelere, dış politikadan bankalara kadar her konuda dertleri var. Ama Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Arakan’da zulüm gören Müslümanları dert etmiyorlar. Acayip…

Türk solu, CHP ve Fethullah Bey… Nereden geldiler? Nereye gidiyorlar? Elinizdeki bu kitap meseleyi tarihsel bir perspektifte ele almayı amaçlıyor.Buradan indirebilirsiniz.

Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?

Banka Ordudan Tehlikelidir!

(Son güncelleme: İkinci sürüm, 27 Ekim 2013)

Bankacılarına söz geçiremeyen batı ülkeleri tıpkı 1980′lerde ordusuna söz geçiremeyen Türkiye’nin durumuna düştüler. Zira bize yansıtılanın aksine, 2008’de Amerikan emlâk sektöründen başlayan kriz öngörülemez bir felaket değildi. Yapılan düpedüz bir piyasa darbesi idi aslında. Tasarlanmış, planlanmış, yürürlüğe konmuş bir operasyon. Bu operasyonu yöneten insanlar daha 1980’lerde Batı adaletinin üzerine çıkmışlardı. Krizi frenleyecek yasal engelleri bir bir kaldırdılar, krizin küreselleşmesini sağlayacak mekanizmaları yine onlar kurdular. Elinizdeki 60 sayfalık bu e-kitap Batı’da demokrasinin gerileme sürecini sorguluyor: Demokrasinin zayıf noktaları nelerdir? Bankalar nasıl oldu da halkın iradesini ayaklar altına alabildiler? “Hukuk devleti” diyerek örnek aldığımız demokratik ülkeler neden bu Piyasa Darbesi‘ne engel olamadılar? Askerî darbelerden yakasını kurtaran Türkiye’de hükümet Piyasa Darbesi ile devrilebilir mi?  Buradan indirebilirsiniz.

Hükümeti devirmek isteyen birileri mi var?

Hükümeti_devirmek_kapak Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?4 Türk bankası çalışanlarını sömürmek, tüketiciyi kandırmak ve haksız rekabetten dolayı çok ağır cezalar yediler. Hemen ardından Türkiye tarihin en büyük anti-kapitalist ayaklanmasını yaşadık. Göstericiler “Sosyalist Türkiye” ve “yaşasın devrim” sloganları atarak orak-çekiçli pankartlar, Deniz Gezmiş posterleri taşıdılar. Tuhaf olan ise bazı bankaların ve holdinglerin bu ayaklanmaya destek olmasıydı. Anti-kapitalist göstericiler 20 gün boyunca İstanbul’un en lüks otellerinden birinde bedava kaldılar. Tuhaflıklar bununla da bitmedi. CNN, BBC, Reuters ve daha bir çok medya kuruluşu bir kaç sene önce, üstelik yabancı ülkelerde çekilmiş yaralı ve ölülerin  fotoğraflarını “Türkiye” diyerek servis etti. Tayyip Erdoğan’a destek için toplanan AKP’lilerin fotoğrafı CNN tarafından kazayla(?) “Ayaklanmış Protestocular” olarak yayınlandı.

Dünyada da tuhaf şeyler oldu:

  • Türkiye ile neredeyse aynı anda Brezilya’da bir halk(?) ayaklanması başladı.
  • Georges Soros’a ait ekonomi gazeteleri Çin ekonomisi hakkında aşırı kötümser haberler yaydılar.

“Kazalar” bu kadar çoğalınca insanlar ister istemez bazı şeyleri sorguluyor:

  • Türk bankaları neden sermaye düşmanı, anti-kapitalist bir ayaklanmaya destek oldu?
  • Acaba 2008 krizinden sonra kan kaybeden ABD ve Avrupa kaçan sermayeyi geri  çekmeye mi çalışıyor?
  • Brezilya, Çin ve Türkiye Avrupa ve ABD’deki yatırımları çekmenin cezasını mı ödüyor?

Elinizdeki kitap bu sorulara ve darbe iddialarına cevap arıyor. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin