RSS Feed for FelsefeCategory: Felsefe

Müslümanlar din üzerinden servet yığabilir mi? »

“Baron” kelimesi Orta Latince’de “engel” anlamına gelen “barra” dan geliyor. Fransızca’ya “barre”, İngilizce’ye de “bar” olarak geçmiş… Türkçe’de kullanılan bar, ambargo, bariyer, baraj, barfiks, barmen, baro kelimeleri de bu kökten.
Bunların hepsinde “engelleme, çevirme, bir yerde toplama” manası var. Hatta bizde Erzurum ve Artvin yöresi halk oyunlarına Ermenice’den geçen
1 [?]Share This

1 [?]

Tarkovsky Sineması, Sanatı ve Stalker Filmi »

Andrei Tarkovsky, sinema sanatını bir avuç filmiyle tepeden tırnağa dönüştürmüş büyük bir yönetmen; sanatın ve insan varlığının amacı üzerine düşünmüş bir bilge; dış dünya ile idealleri arasındaki uyumsuzluktan muzdarip bir münzevî; bir çağdaş derviş. Bunların hangisi Tarkovsky’yi daha çok tanımlar?  
Genelde sanatın, özelde de sinemanın tepeden tırnağa profana teslim olduğu bir dönemde ortaya çıkan bir [...]

1 [?]

Allah ile aldatanın önde gideni »

Rahmetli babam hep “Bel’amların şerrinden muhafaza eyle Ya Rabbi…” diye dua ederdi. “Bel’am kim ki?” diye sorduğumda “Allah ile aldatanın önde gideni” derdi… Böylesi duaları dinleyerek büyümüş olmamdan olacak “saray ulemasından” oldum olası hiç hazzetmem.
Gel gör ki Allah ile aldatanların şahı olan “Bel’am” konusunu ne cami vaazlarından, ne de ilahiyat kürsülerinden pek duyamazsınız. Kur’an’da esaslı [...]

2 [?]

Al aşkını ver beni (Sadık Yalsızuçanlar) »

“Aşk insanın hallerinden bir haldir ve bu dünyaya gelişindeki o saf, yalın haline doğru bir sıçrama imkanıdır. İnsanın yaşamında üç şey habersiz gelir : Doğum, ölüm ve aşk. Nasıl doğumla yeni bir aleme geliyorsak, ölümle de yepyeni bir alemin kapısını aralıyoruz. İşte bu iki sessiz belirsizliğin arasında , insanı kayıtlı ve sınırlı olduğu yatay düzlemden [...]

1 [?]

Emma’dan Bihruz’a… Bovarizmden Sendroma »

Yeryüzünde yazarından daha çok tanınmış bir kurgu kahramanı varsa o da şüphesiz Emma Bovary’dir. 12 Nisan 1857′de yayımlanmış Madame Bovary. O zamandan beri de hakkında hala bir şeylerin söylendiği, tahlilinin yapıldığı, yazarını sıkıntıda bırakan ve itirafa zorlayan bir karakterdir Emma. Hatta  Emma Bovary fahişelikle, Flaubert’in ahlâksızlıkla suçlanır Fransa’da, bir yıl sonra da “yaşam, sanatı taklit [...]

1 [?]

Dini bu işe bulaştırma, din ayrı dünya ayrıdır! »

“Absürt” sözcüğü Hind-Avrupa dil kökünde sağır, dilsiz, boğuk sesli (surdo) dan Latince’ye sağır (surdus/absurdus) olarak, oradan da Fransızca’ya saçma, anlamsız (absurd) manası kazanarak geçmiş…
Bu durumda “absürt din”; sağır olduğu için çevresini duymayan, kör olduğu için çevreyi göremeyen, dilsiz olduğu için kendini ifade edemeyen, ifade etse bile boğuk sesli adam gibi söylediğinden bir şey anlaşılmayan, bu [...]

1 [?]

Sanatta Hakikat Arayışı ve “Das Man” »

“Leyla Sevmek hoştur amma, Mecnun olmak başkadır başka. 
Şarap içmek hoştur amma, Ayık olmak başkadir başka 
Yare varmak hoştur amma, Yaren olmak başkadır başka. 
Ateş olmak hoştur amma, Yanık olmak başkadır başka 
Talip olmak hoştur amma, Dengin bulmak başkadır başka. 
Aşık olmak hoştur amma, Sadık olmak başkadır başka,  “  
“Sorgulanmadan, bir ilkeye bağlanmadan kabul edilen haklar ve çerçevesi bu hakların gerektirdiği [...]

1 [?]

Saf duyguya ulaşmak mümkün mü? »

Duyguya saf haliyle ulaşmak veya saf duygu tezahürlerini yaşamak veya saf duygu üretmek mümkün mü?  
      Hemen ifade edelim ki, insanlar saf duyguya ulaştıklarında elde edecekleri “zevk”in nasıl bir şey olduğunu bilselerdi, hayatları boyunca, bir saniyelik dahi olsa “saf duygu”ya ulaşmak için canhıraş bir çaba gösterirlerdi.   
      İnsanın ruhi ve zihni dünyasında meydana gelen sayısız faaliyetin iki [...]

1 [?]

Çifte Cinayet: Tanrı’nın Ölümünden İnsanın Ölümüne »

Foucault,  Kelimeler ve Şeyler‘i “insanın ölümü”nü ilan ederek bitirir. “İnsan, düşüncemizin arkeolojisinin yakın tarihli olduğunu kolaylıkla  gösterdiği bir icattır. Ve belki de yakınlardaki son”, Düşünce zeminin, modern epistemenin  değişmesiyle/sarsılmasıyla  ‘İnsan, tıpkı denizin sınırındaki bir kum görüntüsü gibi’ kaybolacaktır (Foucault, 1994: 499). İnsanın ölümü tezini daha iyi kavramak için Foucault’nun öncüsü Nietzsche’nin Şen Bilimde bir kaçığın [...]

1 [?]

Aydınlanmanın Şantajı ve Foucault »

Foucault’nun düşüncesi değişik  eksenlerde çözümlenmiştir. Onu modern perspektiften okuyanlar olduğu gibi postmodern perspektiften okuyanlar da vardır. Foucault’nun düşüncesinin ve Batı felsefesindeki konumunun sağlıklı değerlendirilebilmesi için aydınlanmaya ilişkin kavrayışının bilinmesi gerekir. O bu konudaki görüşlerini çoğunlukla İmmanuel Kant’ın “Aydınlanma nedir?”(Kant,1984) metni bağlamında dile getirmiştir. Aydınlanmanın ne olduğunu sormak geçmişi değil, bugünümüzü anlamaya ve anlamlandırmaya ilişkin çabanın [...]

2 [?]

Felsefî Kriz ya da diyalektik işleyişin sonu »

 İKTİSADİ KRİZİN SEBEPLERİ -I-
Batıyı inşa eden tefekkür kanalı felsefedir. Felsefi gelenek ise diyalektik işleyişi esas alır. Diyalektik işleyiş dışında felsefi gelenek oluşturmak kabilse de bu yapılmamıştır. Felsefedeki diyalektik işleyiş geleneği, batının tarihi seyrini tayin etmiştir. Bu konuda birçok tartışma yapılabileceği vakadır ve yapılacak olursa bu tartışmaların mahiyeti felsefi olacaktır. Bilindiği üzere felsefi tartışmalar
2 [?]Share [...]

2 [?]

İslâm ile Hayatın Temas Noktası »

Bu makale İslam’ın hayat anlayışı adlı yazı dizisinin ikinci bölümüdür. Birinci bölüm için buraya tıklayınız 
 Hayatın mahiyeti temelde iki kaynak kabul eder. Birisi kendi tabiatından kaynaklanır ve tabi mecralar halinde ortaya çıkar. Diğeri ise akli ve iradi müdahalelerdir ki bunlar başlangıçta suni mecralar açar fakat bir müddet sonra farklı sebeplerle tabileşebilir.
2 [?]Share This

2 [?]

Dil bir oyuncak mıdır? »

Cristopher K. Neuman’ın Tanzimat ve Cevdet Paşa hakkında “Araç Tarih, Amaç Tanzimat” adlı bir eseri var. Ben okumadım. Taha Akyol bu eserin Türkçe tercümesi için Neuman’ın yazdığı önsözden bir alıntı yapıyor. Neuman şöyle diyor:
Kelimelerin değerini etimolojik kökene göre tespit eden ve bu bakımdan ırkçı olan, yazı dilini konuşma diline benzetmek amacıyla ikisinin de işlevini yerine [...]

2 [?]

A’mâk-ı Hayâl »

A’mâk-ı Hayâl’ i okudunuz mu?
Filibeli Ahmet Hilmi ‘nin muhteşem bir eseridir. Bir felsefî hikayeler dizisi diyebileceğimiz A’mâk-ı Hayâl, iyi bir eğitim görmüş, düşünen, arayan, gerçeğe susamış bir genç olan Raci adlı roman kahramanının şahsında bir mürîdin ’seyr-i sülûk’unu anlatır. Raci, Aynalı Dede lakablı, meczup görünümüne karşın kemal ve irfan sahibi bir rehberin manevi terbiyesi altında, [...]

2 [?]

‘Düşünmek’ üzerine.. »

“Ben bir solucanım, fakat Tanrı’nın inayetiyle bir insan olacağım.”
4 Mayıs 1916′da cephedeyken ve tam da tehlikeli bir görevi üstlenmişken, savaş günlüğüne işte aynen böyle yazmış Wittgenstein. (Ich bin ein Wurm, aber durch Gott werde ich zum Menschen.)
Wittgenstein ilginç bir isim. Tuhaf bir hayat yaşamış. Asker, mühendis, öğretmen, bahçıvan, mimar, sedyeci.
B.Russell hatıratında Wittgenstein için “Acayip bir [...]

2 [?]

Evrimcilerin iç hastalıkları »

Hayatta en berbat mürşit “ilim ve fen” olabilir mi?
“Eğer Atatürk bir kaç yıl daha yaşasaydı acaba o meşhur sözünü geri alır mıydı?” diye düşünüyor insan Einstein’ın Roosevelt’e yazdığı (ve orijinalini yazının sonuna koyduğumuz) mektubu okuyunca.
Ünlü bilim adamı Albert Einstein  Atatürk’ün ölümünden sadece 9 ay 21 gün sonra tüyler ürperten bir mektup kaleme alıyordu. Zamanın ABD başkanı F.D. [...]

33 [?]

“God of the Gaps” ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine »

Volkan Serin
Scientific American, Nature gibi dergilere haber olmuş araştırmaların sonuçlarına bakarsak bilim adamlarının sadece %40′ı Tanrı’ya inanıyor, biyologların %30′u, fizikçilerin ise %20’si. Önde gelen bilim adamlarına baktığımızda ise bu oran %10′a kadar düşüyor. Yani insanların bilimsel bilgisi arttıkça Tanrı inancında bir azalma var. Peki neden? Bu soru bizi “God of the Gaps” adı verilen yaygın [...]

10 [?]