RSS Feed for This Post

Ceylan için buluşan kadınlar

Sayın Başbakanımız,

Bu ülkenin topraklarında, 14 yaşında bir kız çocuğu, evinin 200 metre uzağında, sürüsü için ot topladığı sırada vuruldu. Ceylan Önkol’un, son kez “annecim bana makarna pişir de dönünce yiyeyim” diyerek ayrıldığı annesi tam 20 gündür kendisine ulaşan; ulaşmayı, görmeyi arzu eden herkese şöyle sesleniyor:
-Benim çocuğum başarılı bir öğrenci idi. Ramazan’da iki kere Kuran’ı hatmetmişti, Kuran’ını okurdu kimseye bir zararı yoktu. Onu kim öldürdü? Okuduğu Kuran duvarda asılı kaldı! Benim ciğerim yandı başkalarının yanmasın, ne olur bu olayı aydınlatın, Ceylan’ın katillerini bulun.

“Fırat nehrinin kıyısında bir deve kaybolsa Allah onu Ömer’den sorar diye korkarım” demişti dostlarına Hz. Ömer.

1 Ekim 2009 günü kaybolan ne bir deve ne bir yavru ceylan. Kaybettiğimiz; ayağı incinse annesinin ciğerinin yandığı, hastalandığında nice uykusuz geceleri başında geçirdiği bir insan yavrusu! ! Evlatları yok olduğunda anaların yüreklerine kor olup düşen acı, batıda, doğuda, Gazze’de bir diğerine göre daha çok ya da daha az yakıcı değildir. Yavrusunun cesedinin parçalarını eteğine toplayan bir Kürt ananın âhı da Allah katında daha az işitilmez elbet!

Büyüyünce savcı olmak isteyen Ceylan 14 yaşında bir melek olarak bu dünyaya veda etti. “O kız çocuğuna hangi suçtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman” ayetini de okuduğu Kuran’ı evinin duvarında asılı kaldı. Tıpkı bir zamanlar Müslümanların yüreklerini titreten pek çok benzeri ayetin de bugün duvarlarda asılı kaldığı gibi.

Soruyoruz; Neden?

Tevhide’yi, Gazzeli anneleri gören gözler neden Ceylanların, Uğurların, Mizginlerin bedenlerine kör kalmaya devam ediyor?

Yavrusunun cesedinin parçalarını eteğinde köyüne taşıyan bir annenin acısı neden bu kadar görünmez?

Ceylan’ın yaşadığı akıl almaz zulüm bir teselli telefonunu, küçük bir ‘yanınızdayız, bu işi sonuna kadar takip edeceğiz’ mesajını neden hak etmiyor?

Bu ülkeyi yönetenlerin iyilik ve adalet duyguları da duvarlarda asılı tozlu bir “eşya” mı olacak?

Daha kaç Ceylan’ın bu ülkenin mezralarında kaybolmasına sessiz kalıp, annelerinin acı dolu yakarışlarına kulaklarımızı tıkayacağız?

Daha kaç Ceylan’ın annesinden bir destek mesajını esirgeyerek bu ülkede Kürt halkına değen bir demokrasi açılımı olabileceğini düşleyeceğiz?

Sayın Başbakanımız, bizler şimdiye kadar zulme uğrayan başka küçük çocukların ailelerinden esirgemediğiniz destek telefonunuzu ve mesajınızı Ceylan’ın ailesi için de bekliyoruz. Bunu yaparsanız, belki huzur ve barış rüzgarı, savaş çığlıkları atanların seslerini anlamsız fısıltılara dönüştürerek, “benim ciğerim yandı başkalarının yanmasın” diyen bir ananın evine kadar ulaşmış olur.

20 gündür sabırla küçük bir açıklama bekleyen bir grup kadın olarak beyan ediyoruz ki; Ceylan’ın annesinin sonuna kadar yanındayız! Bizler, bu olay aydınlanana dek, gücümüz yettiğince Ceylan’ın ölüm sebebini sormaya devam edeceğiz.

Hambaz mezrasında yitip giden yavrumuzla beraber adalet duygumuzun da parçalanmasına izin vermeyeceğiz.

Saygılarımızla.

Buluşankadınlar;
bulusankadinlar@ yahoo.com

http://ceylanicinbulusankadinlar.blogspot.com/

Trackback URL

  1. 13 Yorum

  2. Yazan:özlem Tarih: Eki 22, 2009 | Reply

    Kampanyanın çağırıcıları:
    Ayşe Bayram, Canan Karakaş, Cemile Bayraktar, Cihan Aktaş, Fatma Benli, Fatma Çiftçi, Fatma Topçu, Fatma Örgel, Funda Tuğrul, Gülcan Tezcan, Gülistan Kanatlı, Halise Mutlu, Hatice Ünal, Havva Yılmaz, Hidayet Tuksal, Hilal Barın, Hilal Kaplan, Leyla İpekçi, Meltem İşler, Nazlı Sinem Koytak,Necla Koytak, Neslihan Akbulut, Nihal Bengisu Karaca, Nuriye Duran Özsoy, Nurhayat Kızılkan, Özlem Yağız, Sema Esmer, Semanur Sönmez Yaman, Sevinç Mirasyedi, Sevgi Engin, Sıdıka Çetin, Şeyma Tamer, Şilan Timur, Ssümeyye Abacı, Tuba Coşandal, Yelda Şahin, Yıldız Ramazanoğlu, Yıldız Yıldırım, Zelal Dağ, Zeliha Uçak, Zeynep Göknil Piyade

  3. Yazan:eg Tarih: Eki 23, 2009 | Reply

    vicdanlarımız parça parça…ceylan vicdanımızın kapsama alanı dışında kalmış besbelli…

  4. Yazan:rüştü hacıoğlu Tarih: Eki 23, 2009 | Reply

    bu ülkede “eşya” yani şeyler: tutukluk yapan tabanca, serseri mayın, kör kurşun, güvenlik binalarının üst kat pencereleri, sorumsuz joplar, bilimum işkence araçları, “borular” , borudan fırlayan bombalar, havanlar, tanklar, toplar, tüfekler, pimi çekilmiş disiplin amaçlı el bombaları, sorgulama esnasında odada tesadüfen bulunmakta olan herhangi bir kalas…örgütlenerek, çocukları ve kadınları başta olmak üzere insanlığı hedef almış, acımasız bir savaş başlatmış bulunmaktadırlar.

    adli kayıtlar incelendiğinde, doğrudan “eşya”nın sorumlu olduğu binlerce cinayet kaydıyla karşıkarşıya olduğumuz gözlenecektir. bu ülkede “şeyler/eşya” örgütlenerek heran bir insana çarpmanın hesabı içinde her yanı bubi tuzaklarıyla donatmışken, yüce devletimizden çare umar ilaç id od om em im iz işaret fişek tık…lık – insan’lık bekliyoruz; beklemelimiyiz?

  5. Yazan:MY Tarih: Eki 23, 2009 | Reply

    bu zavalli çocukla ilgili olarak girdigimiz yazilarin altina “ama onun babasi da kaç türk öldürmüstür” gibi yorum birakan deliler oldu.

    “deli” diyorum zira bir çocuk kazayla(?) öldürüldügü zaman kürt müydü, alevi miydi… diye sorabilmek için insanin beyin islevlerinden bazilarinin durmus olmasi gerekir.

    mesela bir tecavüzcünün gözünde kurbani olan kadin (bedeni) kalem, koltuk gibi bir cisim, bir seydir. tecavüzcü kendi kendine “ayy ne kötü bir sey yapiyorum” demez.

    Bizdeki irkçi-milliyetçi tayfa da böyle. Hem hal olma özelligini kaybetmisler. Aslinda izdirap çeken ya da haksizliga ugrayan bir insan görünce içimizin acimasi gerekir. Acikmak, susamak gibi dogal bir sey bu.
    bir erdem degil, ödev bile degil. insanligin bir parçasi, kosulu.

    Ama Türkiye’de yasayan insanlarin beyni milli egitim yoluyla hasara ugratiliyor.

    Milli kimlik insasi sirasinda basimiza gelen bu faciayi su yazida anlatmistim:

    O gün bebek nasil katil oldu?
    6 yasina kadar çocuklarda bu hem hal olma yetisi yok. Mesela “o sinegin bacaklarini neden kopariyorsun? sana ayni sey yapilsa iyi mi olur?” derseniz çocuk sizi anlamaz. Ama 6 yasindan sonra bu gelisiyor.

    Bizim ülkemizde ise beyin yikama yoluyla bunun gelismesi engelleniyor. Mesela Hrant Dink ölünce de “aa bir Ermeni için neden bu kadar üzülüyorsunuz?” dedi kimileri.

    bunlar aslinda hasta insanlar. Ermenilik onlarin gözünde insanligin önünde.

    Diyanet de Türk olmayi yani MATERYALIZMI iyi islerin yani erdemin önüne koyunca dogal olarak tepki verdim. Zira Islam’in disina çikmaktan öte INSANLIGIN DA DISINA CIKMAK oluyor irk, soy, kan davasi gütmek ve bunlari ERDEM ile, iyi niyet, ihlas, takva ile takas etmek.

  6. Yazan:özlem Tarih: Eki 23, 2009 | Reply

    Mehmet Bey bu kampanyada da az da olsa igrenc yorumlar geliyor. Bu nasil bir manyakliktir ki Ceylan in ermeni oldugunu vs. soyleyen bile oldu. sanki bir suc ya da hastalıkmış gibi.Ermeni olsa ne olur Kürt olsa ne olur Türk olsa ne olur?
    Kampanyanın çağırıcıları kadın olduğu için bazıları erkekler imza atmıyor sanıyor. Kampanya kadın erkek herkes icindir imzalar ve secilen kimi yorumlar başbakana gonderilecektir.

  7. Yazan:cb Tarih: Eki 23, 2009 | Reply

    dün kürt alevi bir dostum anlattı ağladım,bugün ermeni bir dostum anlattı ağladım insanların yüzüne bakarak hıçkırdım tutmadım kendimi,doğuda yıllar önce bir camide imamın 7 alevi öldür cennete gir,7 ermeni öldür cennete gir fetvalrından sonra öldürülen insanların hikayelerini okudum yok daha yüreğim kaldırmıyor ve hala şu metnin altına imza atmak yerine bölücülk yapıp şiddete davet eden mesajlar yazan iğrenç insanları gördükçe kahroluyorum

  8. Yazan:Garabet Tarih: Eki 24, 2009 | Reply

    14 yaşında, henüz çocuk olan bir kızın bedeninin, nerden geldiği belli olan bir havan mermisi ile parçalanması, etnik kimliğinin, İNSAN olmasının önüne geçtiği bir toplumda yaşıyorsak, vay vay vay, Kin-kan-barut kokusuyla beslenenler, bedeninize bir lokma “SEVGİ” de yedirin. Yaşamanın ve Yaşatmanın, daha güzel olduğunu görürsünüz.. Tabi ki; SEVGİ LOKMASI gırtlağınıza takılmazsa…

  9. Yazan:MB Tarih: Eki 24, 2009 | Reply

    Cemile Hanım

    Yine yüreğimiz yangın yeri. Eylemi tüm kalbimle destekliyorum. Bu eylem aynı zamanda, kürt açılımına da, (isterseniz siz buna barış ve demokratikleşme açılımı da diyebilirsiniz) destektir şeklinde düşünüyorum.

    İnşallah bu sesi Başbakanımız duyar da, gereken açıklamaları yapar. Vicdanım çok rahatsız. Lütfen birileri beni rahatlatsın.

    Bu süreçte kim gerçekten barış istiyor, kim empati yapabiliyor, ve “yeter ki kan dökülmesin, yeter ki insanlar ölmesin” diyebiliyor. Onu göreceğiz…

    Hamasi destanlarla siyaset yapmak, hepimiz kardeşiz demek, vatanı asla böldürmeyeceğiz diye atıp tutmak kolay. Ama iş fiiliyata gelince, fedakârlığa gelince o lafları edenlerin çoğu ortadan kayboluyor.

    Yanılıyor muyum?

  10. Yazan:ali duman Tarih: Eki 24, 2009 | Reply

    SABAHIN BİR SAHİBİ VAR

    Şişli Meydanı’nda üç kız
    Biri Çiğdem biri Nergis
    Vuruldular güpegündüz
    Sorarlar bir gün sorarlar

    Sabahın bir sahibi var
    Sorarlar bir gün sorarlar
    Biter bu dertler acılar
    Sararlar bir gün sararlar
    ………
    (RUHİ SU)

    1977’den 2009’a faşizmin çirkin yüzünde değişen bir şey yok.

  11. Yazan:cb Tarih: Eki 24, 2009 | Reply

    Kıymetli Mehmet bey,

    Cemile Hanım

    Yine yüreğimiz yangın yeri. Eylemi tüm kalbimle destekliyorum. Bu eylem aynı zamanda, kürt açılımına da, (isterseniz siz buna barış ve demokratikleşme açılımı da diyebilirsiniz) destektir şeklinde düşünüyorum.

    İnşallah bu sesi Başbakanımız duyar da, gereken açıklamaları yapar. Vicdanım çok rahatsız. Lütfen birileri beni rahatlatsın.

    Bu süreçte kim gerçekten barış istiyor, kim empati yapabiliyor, ve “yeter ki kan dökülmesin, yeter ki insanlar ölmesin” diyebiliyor. Onu göreceğiz…

    Hamasi destanlarla siyaset yapmak, hepimiz kardeşiz demek, vatanı asla böldürmeyeceğiz diye atıp tutmak kolay. Ama iş fiiliyata gelince, fedakârlığa gelince o lafları edenlerin çoğu ortadan kayboluyor.

    Yanılıyor muyum?

    yanılmıyorsunuz,bizler Ceylan için konuşan insanlar vicdan olarak yola çıkıyoruz ama daha bir adım atmadan işin rengi değişiyor,aslında en fazla vatan böldürmeyeceğiz diyenler bu vatanı bölüyor.

    Sevgili Garabet abi,

    senin o geniş gönlüne hayranım,doyamadığım sohbetlerini Derin Düşünce yorum sayfalarından daha çok okumak isterim

  12. Yazan:özlem Tarih: Eki 27, 2009 | Reply

    Vurulmuşum
    Dağların kuytuluk bir boğazında
    Vakitlerden bir sabah namazında
    Yatarım
    Kanlı, upuzun…
    Vurulmuşum
    Düşüm, gecelerden kara
    Bir hayra yoranım çıkmaz
    Canım alırlar ecelsiz
    Sığdıramam kitaplara
    Şifre buyurmuş bir paşa
    Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız…

  13. Yazan:ismailş Tarih: Ağu 13, 2010 | Reply

    Ceylan Aah Ceylan güzel yavru sen değilsin zavallı olan biziz senin başına gelen değil felaket kendimizi mümin saymamız sanmamız felaket ve onun babası da kaç Türk öldürmüştür kimbilir diyenler deli değil…
    Benim bildiğim delilik masum birşeydir peki bu müsveddelere ne diyeceğiz…
    Onların vicdanı var mı dersiniz yoktur bence insanda olur vicdan onlar insan olduklarını iddia etme hakkına bile sahip değiller…
    Aşağılık diyoruzya hayvandan daha aşağı olma hali işte galiba bu…

    Aah Ceylan ve zavallı biz…

  14. Yazan:langley Tarih: Kas 9, 2010 | Reply

    valla hoş değil.bu durum art niyeli kişilerce kullanılıyor.
    devlet onca şehit verirken sesi çıkmayanlar xxxxxxxx xxxxxxxxx .

    xxxxxxxxx xxxxxxxx xxxxxxxxxxx
    xxxxx xxxx xxxxxxxxx xxxxxxx xxxxxxxxxxxxx

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin