RSS Feed for This Post

Kentsel bir dönüşüm projesi?

Yazan: Bir insan

Selamlar,15 gun once Kagithane’de dagitim yaparken,
artik rastlamaya alistigimiz bir goruntu karsimizda belirdi.
Belediye; kararlilikla surdurdugu ‘Kentsel Donusum’ projesi dogrultusunda, uzun suredir yardimda bulundugumuz bir evi daha yerle bir etmisti.
 
Bu is cok acele bir sekilde yapilmis olmaliydi.
Cunku iceride oturan aile, diger yikilan cogu evdekiler gibi, sirra kadem kaybolmustu.
Oysa biz biliyoruz ki, onlar bizim getirdigimiz yardimi beklerler.
Biz de onlara yardim yapacagimiz anini ve hemen sonrasi bize yonelen sicak bakisi.
 
Bir kac hal hatir sorma, samimi kisa gulus,
cocuklara cabukca bir sarilma, sonra hizla oteki yoksul evine yonelis.
Ama onlar bizsiz yapamaz, biz onlarsiz.
Biliriz agir kanser hastasi yasli amcalarin, uzun yollar yuruyup,
bir torbacik yiyecek yardimina almak icin,
bir yerlerde bizi bekledigini. .
Bir onlar bilir bir de biz, bulusma vaktini..
Ama boyle aniden bir hanenin yerle bir olusu,
oldu mu bu simdi ?
Yine mi hakikatler ve
aczimizi hatirlamak zamani geldi ?
 
***
 
Zaten bu evlerde oturanlar genelde kiraci aileler.
Bu evlerde mulkiyet iddia edenlere kira odeyen,
son donemde buyuksehire gelmis ve burada tutunmaya cirpinan aileler.
Yoksa hazine arazisi uzerinde mulkiyet hakki iddia eden aileleri teskin edebilmek icin, cogu zaman belediye
o arsa ustune yapilan sitelerden bir daire verip, isi kendi acisindan cozuyor..
 
Yikimdan sonra hala takip edip,
su an yardima devam edebildigimiz bir aile, aylarca evsiz yasadi.
Aksam olunca dort cocuklarini
mahallenin cesitli evlerine dagitiyor, kendileri de kari koca bir tanidiklarinin evine siginiyorlardi.
Dort cocuk aksam vakti kardesleriyle vedalasip,
kendilerine ait olmayan evlere yatmaya gidiyordu.
Mahallenin elinden daha fazlasi gelmiyordu.
İstanbul ise misil misil uyuyordu.
Aylarca ve aylarca bunu yasadilar; dort cocuk ve Istanbul.
Ne Istanbul yola geldi, ne cocuklar iflah oldu.
İstanbul uyanik takilmaya devam etti,
kendi menfaatlerini, kendi meselelerini
bildigi gibi cozmeye calisti.
 
 
Iyi insanlarla dolu Istanbul,
icinde barindirdigi sayisiz drama oldugu gibi,
bu zavallilarin durumuna da goz yumuyor, misil misil uyuyordu.
Bir gun mahalleler arasinda dagitim yaparken,
tesadufen rastladik ailenin 8-9 yaslarindaki kizina. 
Bahsettigim perisan hallerini anlatmakta cok zorlandi.
Kucuklugunden  beri gun yuzu gormese de,
sonradan dustugu bu hal kendisine utanc ve uzuntu veriyordu..
 
 
Kucuk bir kiz cocugunun goz yaslarini saklamaya calismasinin,
cok aci veren bir sey oldugunu ogrendim o gun.
Yine yanlis kisi utaniyor,
yine yanlis insan haline utaniyordu..
İstanbul bir turlu uykudan uyanmiyordu. .
 
O, karsisindaki hakikatlere uyaniklik tasliyor,
kurtulus firsatlarini hep ucuza getirmeye calisiyordu.
Oysa cok eskiden bir bilgenin dedigi gibi:

‘yapamadigin guzellikler icinde bir sizi meydana getirmiyorsa,
bu senin kalbindeki olum isaretlerindendir’
 
***
 
 Dilimiz dondugunce cocuklara teselli vermeye calistik.

‘Ne olur uzulmeyin cocuklar,
siz bizim gozumuzun nuru basimizin tacisiniz.
Bu durumdan utanacak ise bizleriz.
 
Bizler omrumuzu,
sizin gibi guzel firsatlari kacirmakla dolduruyoruz.
N’olur birakin da,
bu durumdan utanacak kadar izzet sahibi olalim,
sizi yok sayacak kadar nasirlasmis,
vicdanlarimizdan hicap duyalim’
 
demek isterdim ama,
elbette bu agdali cumleler onlara fazla gelecekti.
Her zamanki gibi, bir kac gulumseme ve sakalasmaya tav oldular..
 
 
Babalarinin is bulma cabalarini her seferinde takip ettik.
Onlarin ihtiyaclarina duyarlilik gostermek bir yana,
maaşını odemeyip, bir de kendisine dayak atan adamlarin kapilarina denk geldi babalari..
 
Zayif Turkcesi dolayisiyla, beceremedigi simit satislarina
devam etmek icin firin sahibine defalarca kari koca yalvardilar.
Kendisine agir gelen insaatlara mahkum oldu ve sagligini oralarda kaybetti celimsiz baba..
Nerede mi oldu bunlar ?
Iyi insanlarin,
vicdani huzurla dolu guzel insanlarin bulundugu Istanbul’da.
 
 
Bugun de boyle hikayeleri
zihninden bertaraf etmeye calisan,
iyilik yapmamak icin nedenleri aramaya yordugu  zihnini,
iyilik yapmak yolunda zorlamayan,
iyi insanlar dolusu Istanbul’da oldu bunlar.
 
Verdikce cogalacak zenginliklere emin olamadi
bir turlu razi gelmedi Istanbul..
 
 
***
 
Bu cumartesi Kagithane’de
mutevazi bir yiyecek dagitimi daha yapacagiz,
belki kendimize yardimi olur umuduyla.. 
Belki adam olmaya giden yollari,
yikilmis gecekondularla dolu sokaklarin arasindan bulabiliriz dilegiyle.
Istanbul da yolunu bulsun duasiyla..
 
 
Belki hakiki lezzetler, arana arana bulunur diye.
Araya araya, yalan lezzetlerden kurtuluruz diye.
Kimsesiz, mahrum, caresiz gonulleri fethetmeden,
merhamet etmeden, dertliyi dert etmeden
kendimize dair yeni umitler yesertmeden,
guzelden, iyiden bahsetmek
cok zor diye..
 
 
Herkesi kendisine iyilik yapmaya
cok buyuk yanginlari sondurecek bir cift dudagi aramaya davet ediyorum.
 
Selamlar

Trackback URL

  1. 1 Yorum

  2. Yazan:özlem Tarih: May 7, 2009 | Reply

    Vicdanı huzurla dolu güzel insanlarin olduğu istanbul.
    Keşke vicdanlarımız bu kadar huzurla dolu olmasa.
    Elinize yüreğinize sağlık. Hergün kıyısından geçip de hiç görmediklerimizi bize göstermişsiniz. Allah ecrinizi kat kat versin insallah.

  1. 1 Trackback(s)

  2. Ağu 13, 2009: Verme hakkını kullanan bir insan : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin