Taraf Okurları Sivil Nöbette
By Editörden on Tem 7, 2008 in Duyuru
Taraf Okurları’nın Duzenlediği Eylem
“Genel Kurmay Askeri Savciligi Taraf gazetesi binasina baskin yapmayi planliyor. Baskin daha once Nokta dergisine yapilanin bir benzeri olacak. Baskin nedeni ise belli, Daglica haberleri ile ilgili Taraf’in elindeki belgelere el koymak. Ustelik gazete bu belgeleri herkese oldugu gibi savciliga da verebilecegini soyledigi halde. Ancak savcilik adini koymadigi bir belge daha istiyor. “O” belge nedir kimse bilmiyor. Iste savcilik”O” belgeyi bahane ederek her seye ragmen Taraf’a baskin duzenleyebilir.
Aslinda amac Taraf’i yildirmak, orselemek, yormak. Bu antidemokratik gelisme karsisinda, Taraf okurlari olarak gazetemize sahip cikalim. Gazeteyi cikaran ekibin morale ihtiyaci oldugunu dusunuyoruz. Onlari moral olarak desteklemeli ve cesaretlerini odullendirmeliyiz.
IKI VARDIYALI NOBET (Sabah 11 Aksam 5 / Aksam 5 gece 12)
Baskinin yapilmasi muhtemel tarih olan 7 Temmuz Pazartesi gunu, gazetenin Kadikoy’deki merkez binasi onunde toplanalim. Toplanti o gunun is gunu oldugu dusunulerek soyle hesaplandi. Isteyen okurlar sabah 11′den aksam 5′e kadar gelir nobetini tutar, isteyen aksam 5′den gece 12′ye kadar gelir nobetini tutar. Isteyen sabah 11 den aksam 12 ye kadar tum gun nobet tutar.
MUMLARI YAKALIM
Yanimizda mum getirmeyi unutmayalim ki karanlik coktugunde mumlarimizi yakabilelim.
GITARINIZ SAZINIZ FULUTUNUZLE GELIN
Bu nobeti can sIkici bir etkinlige cevirmek yerine eglenceli bir ortama cevirmeliyiz. Unutmayin yasta degiliz. O nedenle yaninizda varsa gitarinizi, sazinizi, flutunuzu ve daha baska muzik aletleriniz de getirin ki calip sarkilar soyleyelim.
Ayrica yanimizda evde hazirladigimiz basit yiyecek ve iceceklerimizi de getirelim ki aciktigimiz da yiyelim icelim.”
2 [?]





2 Yorum
Yazan:Zühre Meryem Kaya Tarih: Tem 7, 2008 | Reply
evet şimdi şarkı söyleme zamanıdır…
Çokluğun birliğe ulaştığı sonsuz bir yer vardır. Aynı yolu paylaştığın insanlarla nefes aldığın kıtanın birliği gibi… Ama yürüdüğümüz yer dar bir koridor. Genişlik her birimizin özlediği kavram… Geniş bir salona açılmasını diliyoruz bu dar koridorun. Bunca yıl taşıdığımız, biriktirdiğimiz, geriye kalan dediğimiz, bunca yıpratılmadan geriye kalanları, bizden geriye kalanları koridorun sonunda ki salona taşımak tek isteğimiz… Yürüdüğümüz ve yürüyeceğimiz koridorun daha da daralarak tıkanmasına, tıkatılmasına artık izin vermeceğiz. Bunu tüm sesimizle gür bir sedayla haykırıyoruz. Salonun ortasına geldiğimizde bizi aydınlık beklemezse bir mum ışığı yakacak kadar gücü var bu memleketin insanlarının, biliyoruz. Mumu karanlığa değil daraltılan koridorların açıldığı geniş odalarda her şeyi net olarak görmek için yakacağız. Bunca yıl yıldırılan, susan, yalnız bırakılan, yokluğa itilen bir toplum için yakacağız. Evet! Gün susma günü değildir… Gün “ortak akıl hareketi” günüdür. Her şeyi bilimsel düşünme günüdür. Yanılmadan! Yanıltmadan! Yanılsamalara izin vermeden!
Öncelikle basın içinde yer alan biri olarak, yaptığı çalışmaları için Taraf Gazetesi’ni ayakta alkışlıyorum. Ses olmaya sesini duyurmaya devam edecek. Gür seda dedikleri işte bu halkın ve haklının yanında olmak!
Haklı olmak ya da halktan olmak değil içine çekmeye çalıştığım konu. Büyük bir yanılsama yapılmaya çalışılıyor medyada; halkın korunması için üstelik halkın parasıyla alınan silahları hiç bir güç halka çeviremez ve bu kim olursa olsun rütbesi, görevi, oturduğu yumuşak koltuğun taşıdığı anlam ne olursa olsun hiç kimse halka silah çeviremez ya da çevirme planları yapamaz. Çevirmişse bunun sorgusunu vermek durumundadır. Verecektir!
“Neyle suçlandığımı bilmiyorum!” diyen, titreyen bir ses ve korku yüklü gemileri andırıyor gözleri. Her an ufukta küçülüp kaybolacakmış gibi. Savcılık tarafından “terör örgütü” olarak tanınan gizli bir örgütün (Ergenekon çetesinin) parçası olmakla suçlanıyorsun nasıl neyle suçlandığını bilmiyorsun. Ben yardım edeyim o halde; ülkeyi kana bulayıp kaos ortamından faydalanmak ve bunu üç saç ayağına (Atatürkçülük, Laiklik, Cumhuriyet) oturtarak, ideolojilere yaslanarak, yanıltarak, halkı birbirine düşürerek yapmaya çalıştın hani … İşine geldiği gibi kullandın askeriyeyi, yargıyı, medyayı, halkı… Hatırladın mı? Halkı kendi arasında psikolojik harbe sürükledin. Yalan yanlış haberlerle basını kullandın, darbe yapabilmek için zemini kayganlaştırdın. Hani halkın yanında gibi göründün, sivil toplum örgütlerinin içine sızarak darbeyi teşvik etmiştin, bu ülkede darbe nasıl yapılır? Sorusunun cevabı için günlerce kafa patlatıp, planlar yapmıştınız hani sen ve yandaşların… Hatırladın mı? Zaten unutmamıştın! Çünkü korku yüklü gemileri andırmıştı gözlerin her an ufukta küçülüp kaybolacakmış gibi ve ben o gözleri gördüm.
AKP’nin kapatma davası sürecinde hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığını destekleyenlere ne oldu? Nereye kayboldu bu hukukun gücüne ve tarafsızlığına inanan adamlar. Konu Ergenekon soruşturması olunca hepsi sırra kadem oldu. Ortalıkta kalanlar ise bunun hukuksal değil siyasi bir oyun olduğunu bir iki mırıldandılar baktılar kendi kaynattıkları kazanlarına düşüyorlar. Onlarda soruşturmayı yürüten savcılar üzerine medya aracılığı ile yüklenmek dışında lal kesildiler.
Darbe yapmak bir ülkede sorgulanır hale gelmişse buna karabulutlar üstümüze çöreklenmiş gibi hayıflanmak yerine “güneşli günler göreceğiz çocuklar.” deyip türküler söyleme zamanıdır. Bu bir devrimdir. Türkiye yeni bir yola girmiştir, dar koridorların sonu geniş aydınlık salonlara açılmıştır.
Zühre Meryem Kaya
Yazan:Hale sengul Tarih: Tem 8, 2008 | Reply
nobet 12′de bittigine gore gece baskinlari sadece karsi tarafa mahsus saniyorum.