Türkiye’nin ordu sorunu nasıl çözülür? »
Yazan: Sevan Nişanyan Tem 3, 2009 Ergenekon, Kemalizm, Militarizm, Milliyetçilik, TSK, Türk faşizmi, Ulus-Devlet, Ulusalcılık | 5 Yorum
(Taraf Gazetesi HerTaraf sayfası 28 Haziran 2009)
Birkaç ay önce “Türkiye’ye Ordu Sahiden Lazım mı?” başlıklı bir yazı yazdım, kurumun varlık nedenlerini sorguladım. Gelen tepkilerden anlıyorum ki memleket henüz bu soruyu sormaya hazır değildir. Ordu gerçekten gerekebilir, gerekmeyebilir de. Ama toplum henüz eski alışkanlıklarını atıp bu konuda düzgün fikir üretebilecek durumda değildir. Madem öyle, geri adım atalım. Diyelim ki Silahlı Kuvvetler lazımdır, görünür gelecekte bir yere gideceği yoktur. Dolayısıyla gündem tasfiye değil reformdur. Çürümeye yüz tutmuş olan bir yapının ıslah edilerek canlandırılmasıdır.
Ütopik bir çalışma değildir bu. Tahmin ediyorum ki son belge olayından sonra Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Yazının devamı
1 [?]










“Yazık, kabiliyetlerinin fazlasıyla farkında olan genç Hıristiyanların Arapça dışında herhangi bir dile veya edebiyata dair hiçbir bilgisi yoktur. Onlar Arapça kitapları büyük ve bir hırsla okuyup inceliyorlar. Kütüphaneleri bu tür kitaplarla dolu. Ve her yerde Arap irfanına ait ifadeleri şarkı gibi söylüyorlar. Ama Hıristiyan kitapları söz konusu olduğunda bu tür eserlerin kendi fikirlerince değersiz olduklarını söyleyip küçük görücü bir edâ ile karşı çıkıyorlar”
Ama sağlam insan nasıl, cenneti de verseler 









