Kim demiş CHP’de parti içi demokrasi işlemiyor diye. CHP’de halka hizmet yarışında sınır yoktur. Ispatı mı?
İZMİR’de CHP Gaziemir ilçe örgütü, yerel seçime 10 ay kala belediye başkan adaylığı nedeniyle karıştı. İl Başkanı Kemal Karataş’ın önünde hakaret ve küfürleşmeyle başlayan tartışma yumruklaşmayla sürdü. Kavgada, parti üyesi Hüseyin Şahin’in sağ elinin baş parmağı kesildi, kopma noktasına geldi. Şahin’in parmağı İzmir El ve Mikro Cerrahi Hastanesi’ne üç saat süren ameliyatla dikildi.
CHP İzmir İl Başkanı Kemal Karataş, yeni üye kayıtlarını
1 [?]

TPE diyor ki: “Bu sene Barış ve Kardeşliğin meşalesi olarak sunulan olimpiyatlar, bu iki kavramdan da nasibini almamış bir siyasi yönetimin bulunduğu bir ülke de yapılıyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nde…
Akıllı ve çok katlı bir binanın, zevkle döşenmiş bir toplantı odasında 7-8 kişi toplantı yapıyorduk. Toplantı sonuna doğru, konu toparlanmış ve herkes önündeki içeceğini içerken, bir hanım dün gece gördüğü rüyasını anlatmak istedi. Rüyayı şöyle özetleyebiliriz: Ülkemizde her evde dört tane kara çarşaf bulundurmayı zorunlu hale getiren bir yasa yürürlüğe girmiş. Herkes önce güldü ama endişeli bakışlar da gözlerden kaçacak gibi değildi. 4 rakamı üzerinde de duruldu, malum espriler yapıldı. Rüyanın devamı şöyle:
“Okulun en başarılı öğrencisi olduğum için öğretmen bu önemli görevi bana vermişti. Kürtçe konuşanları tespit ediyor ve tek tek öğretmene bildiriyordum. Yaptığım işin ne anlama geldiğini bilmiyordum, ama öğretmenimin gözüne girmek için en iyi şekilde yapıyordum. Öğrenciler bu şekilde birbirini denetliyordu.”
AKP’ye dönük “Türban demokratı” suçlamaları yükseliyor. AKP yanlıları ve karşıtları adeta aynı kalıptan çıkmış değer yargılarıyla, aynı şekilde akıl yürütüyorlar. Tayip Erdoğan’ı bir kurtarıcı, reformcu, demokrasi kahramanı gibi görenlerin yanında karşıtları da onun söylemindeki ve eylemlerindeki tutarsızlıkları işaret edip yükleniyorlar.

Bir şişenin içine yanıcı bir sıvı doldurma ve ağzından içeri bir parça bez sokup tutuşturma fikri sanırım ilk kez ispanya iç savaşında kullanılmıştı
Günümüzde insanların ençok ilgisini çeken konu olarak din olgusunu göstermek sanırım yanlış olmaz. Çok ünlü bir haber yorumcusu, sunduğu
Adet olduğu üzere 1 Mayıs çatışma ve boğuşma şenlikleri coşkuyla açıldı. Polis halka çeşitli renklerde su sıkarken göstericiler de neşe içinde kaldırımdan söktükleri taşları polise attılar.
Sunuş: 1966 doğumlu şair Yusef Bazzi Lübnan’da kendi kuşağının en başarılı edebiyatçılarından. 2005 yılında Yasser Arafat looked at me and smiled (Yaser Arafat bana baktı ve gülümsedi) adlı bir romanı yayınlandı.
Ilımlı İslam lafı oldum olası rahatsız etti beni. Sanki ılıklaştırılması gereken, fazla sıcak bir şeyden bahsediliyormuş gibi geliyor insana. Militarizmin, bedava şiddetin, intiharın dinimizde yeri olmadığını bilmeyenler kullansınlar. Ama bazen Türkiye’de doğup büyümüş yarı aydınlar da kullanıyor bu tuhaf sözü…
Kesin olarak bilmek mümkün değil elbette, ancak İstiklal Marşı’mızın bestesinin Latife hanım’ın torpiliyle seçildiği öteden beri söylenir. Prozodisinin bozukluğu, onun için de ‘larda yüzen al sancak’, ‘nim milletimin’, ‘layacak o be’ gibi garip cümlelerin ortaya çıktığı ise bir iddia değil, gerçek..
Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde araştırma görevlisi olan Tolga Çevikel doktora tezi kapsamında
Merhum Turgut Özal’ın ölümünden bu yana on beş yıl geçmesine rağmen hala aranıyor olması, özlemle ve büyük bir samimiyetle hatırlanması üzerinde durulması ve bazı dersler çıkarılması gereken bir husustur. Türkiye’de, hadi Osmanlı dönemini bir yana bırakalım Cumhuriyet döneminde, biraz daha daraltırsak çok partili demokrasi döneminde, onlarca bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı gelip geçmiştir. Bunlardan öte dünyaya göçenlerden kaç kişi Merhum Özal gibi hatırlanıp aranmaktadır?
Sunuş: “Varsın bir yudum su veren olmasın, biri bana başucumda ‘su yok’ desin de” diyordu şair Kemalettin Kamu. Filistinli annelerin para yardımı, ekmek, su kadar bir selama da ihtiyaçları var. 

