Main Content RSS FeedYazılar

Hamd Ve İllet-İ Gaiyenin ALLAH’tan Nefyi »

elhamdullillah Hamd Ve İllet-İ Gaiyenin ALLAH’tan Nefyi “Elhamdülillah (Hamd Allah’a mahsustur)” diye başlıyor, Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti. Elbette Allah’ın yüceliğini anlatarak başlıyor ayet. Ama insan soramadan edemiyor, neden ilk ayet “Allahü Ekber” veya “Subhanallah” gibi Allah’ın yüceliğini dolaysız bir şekilde beyan eden bir kelimeyle başlamıyor? Böyle bir soruya değişik açılardan cevap vermek mümkün. Öncelikle “Hamd Allah’a mahsustur” ibaresi, Allah’ın yüceliğini beyan etmekle beraber “Allah-âlem” ve “Allah-insan” ilişkisinin keyfiyetini de (nimetler verme olgusunu da) içerisinde barındırıyor. Bu keyfiyeti, ilk anda “Allahü Ekber” veya “Subhanallah” kelimelerinde bulamayacağımız kesin gibi. Evet, “Allahü Ekber” ile Allah’ın yüceliğini dolaysız olarak idrak ederdik ama bu sefer de Allah’ın kullarına muamelesinin esasını anlayamaz, Allah’ın saltanatı karşısında ezilir, dilimiz tutulur “Yalnız Sana ibadet ederiz” diyemez ve Kendisine dua etmeye cesaret edemezdik. Ayrıca… Yazının devamı

Kent / Hermann Hesse »

herman-hesse-kent-1 Kent / Hermann HesseAma yeniden belini doğrulttu kent, ne kadar ahşap bina varsa kâgir yapıya dönüştürüldü; ne kadar küçük şey varsa büyük, ne kadar dar şey varsa geniş duruma sokuldu. İstasyon ülkenin en büyük istasyonu, borsa bütün kıtanın en büyük borsası oldu; mimarlar ve sanatçılar gençleşen kenti resmi binalarla, bahçeler ve parklarla, çeşmeler ve havuzlarla, heykeller ve anıtlarla donattılar. Bu yeni yüzyıl içinde kent, ülkenin en güzel, en zengin kenti aşamasına yükseldi, görülmeye değer bir kent ününe kavuştu. Ünlü kentin yapılarını, su yollarını, yönetim birimlerini ve diğer kuruluşlarını incelemek için yabancı kentlerden politikacılar, mimarlar, teknik adamlar ve belediye başkanları geldi. O günlerde belediye sarayının, dünyanın en büyük ve en görkemli bu binasının yapımına başlandı; kentin zenginleşip kentlilerin koltuklarının kabardığı bu dönem, mutlu bir rastlantı sonucu, genel beğenide, mimaride, ama hepsinden çok heykelcilikte gerçekleşen atılımla aynı zamana denk geldiği; dolayısıyla kaşla göz arasında büyüyen kent, pervasız ve alımlı, harika bir kent olup çıktı. Yapılarının kesinlikle tümünü açık gri soylu bir mermerin oluşturduğu iç kesimi şahane parklardan yeşil bir kuşak sarıp sarmalıyor, bu kuşak dışında yollar ve evler geniş bir alanda yavaş yavaş taşramsı bir açıklığa doğru uzanıp gidiyordu. Yüzlerce salonunda, avlusunda ve pavyonunda kuruluşundan son gelişim çizgisine kadar kent tarihinin sergilendiği Yazının devamı

Bir Başka Açıdan Hamd »

 hamd-etmek Bir Başka Açıdan Hamd

İnanın, insanın çok garip, Allah düşmanlığı garip, şaşkınlık verici, akıl almaz: “İnsanı bir damla sudan yarattı. Bir de bakarsın ki o (insan), açık bir düşman kesilmiş.”[1] Ayet, insanın Allah düşmanlığının nedenini zımnen açıklıyor: “Bir damla sudan sonra; ben de varım, Sen nasıl varsan ben de öyle varım” hezeyanı. Hezeyan çünkü iman edince size verilen nimetler devamlı artıyor ve nihayet ebedi cennete giriyorsunuz. Nankörlük bu. Hezeyan çünkü Allah’a düşmanlık yaparsanız sonsuza kadar cehennemlerde yanacak ve ölümü hayata, toprak olmayı insanlığa Yazının devamı

Darbeciler yine saldırır mı? »

  • Gülencileri üzerimize salan küresel güç yine saldıracak, saldırmak zorunda. Neden? Zira Türkiye bu güce rahatsızlık veriyor.
  • ABD başkanı Roosevelt (ö.1945) şöyle demişti: Ortadoğu’yu ABD’den daha iyi korumalıyız. Çünkü ABD dolarının değeri petrole bağlı.
  • O günden beri 5ci donanma 60 savaş gemisiyle Basra körfezinde. ABD’nin hiçbir noktası, başkenti bile böyle korunmuyor.
  • Petrolün çıkarıldığı Ortadoğu ile tüketildiği Avrupa-Çin-Japonya arasındaki deniz yolları ABD kontrolünde.

gülenciler-petrol-savas-darbe Darbeciler yine saldırır mı?

  • Dünyada sürekli savaş ve gerginlik olduğu müddetçe petrol fiyatı ve haliyle dolar talebi artıyor. Petro-dolar Sistemi
  • ABD ayrıca dünyanın en büyük silah satıcısı. Yani insanlar savaştıkça AB birkaç yönden kazançlı çıkıyor. Gelelim Türkiye’ye.
  • Ortadoğu’daki petrolün borularla Avrupa’ya, gemilerle diğer ülkelere taşınması için Türkiye, Suriye ve İsrail rakip 3 kapı.
  • Bu sebeple Suriye’deki kavga Sünnî-Şii yahut Kürt-Arap-Türkmen filtresinden okunursa yanlış olur. Suriye hakkında konuşulmayanlar
  • Türkiye eğer Azerî / Kürt / İran petrolünü boru hatlarıyla Akdeniz’e ve/veya Avrupa’ya ulaştırırsa bu ABD’ye atom bombasından fazla zarar verir.

Yazının devamı

Seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı »

gulenciler-1 Seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı‘1984’ desem bir çoğunuzun aklına George Orwel’in eseri gelir ama benim için aynı tarih, henüz 13 yaşındayken cemaate ilk adım attığım yıla tekabül eder.

Babamın kat’i emriyle Aydın’da cematin yurduna katıldığımda, içinde birkaç giyim eşyası olan bir pazar çantam, kırmızı siyah şeritli Uşak işi yün battaniyem ve Necip Fazıl’ın Çile’si vardı. Tevafuk mudur bilmem ama çekeceğimiz çilenin nişanesi olarak belki de almıştım yanıma Üstadı. İlk iş olarak da zaten Üstad’la bizi ayırdılar ve ta ki firar edene kadar pek görüşme imkanı bulamadık kendisiyle. Aynı muameleyi ilerleyen zamanlarda Akif’in Safahat’ına da yaptıklarında, kendi safahatım hakkında üç aşağı beş yukarı bilgi sahibi olmaya başlamıştım: Onların inandıklarının adı her neyse, ben onlarla aynı şeye inanmıyordum. Ben neye inandığımı biliyordum ama güvendiklerimin bana ulaşması hemen hemen imkansızdı; olan biteni anlattığınız zaman size inanmayan ebeveynlerin karşı tarafa olan biadını gördüğünüzde, bu savaşı tek başına vereceğinizi anlıyorsunuz.

Feraset sahibi olduğuna inandığım birkaç arkadaşla bu durumu konuştuğumuz zaman firar etme, isyan, pasif direniş de dahil olmak üzere, o gün için kavramsallaştıramadığımız, aklımızın yettiğince bir takım organizasyonlara girdik. Bu tarz kontra hareketler, bugün kabul etmem gerekirse T. Gümüş, İ. Sönmez, A. Uçmaklı, V. Tosun tarafından çok sert bastırıldı ve ibreti alem olarak cezalandırıldık. İsim vermekteki muradım, bunları afişe etmek değil, hikaye yazdığıma inanan varsa bir delil göstermektir.

gulenciler-12 Seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıYarasalar gibi gün ışığına hasret bir yurt hayatı yaşıyorduk; güneş ışığının içeri girmesini engellemek için tüm pencereler şeker çuvallarıyla örtülmüş, bizlerse o camların arkasında değişik ideolojik eğitimlere tabi tutuluyorduk. İlk yılın sonunda, ‘biz’ haricinde kim varsa ele geçirilmesi gereken bir kaleydi ve seksenli yıllarda cemaat, henüz bir askeri helikopterle kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı. Ben ve benim gibi ağzı laf yapan birkaç kişiyi propogandist olarak ayırdılar ve yeni görevimizi tebliğ ettiler: O yıllarda şehrin ileri gelenlerinin, idarecilerinin çocuklarının okuduğu Gazi Ortaokulu’nda açılmış olan tüm kurslara katılacak ve önce çocukları, dolaylı yoldan da babalarını yurda çekecektim. Bu görevi layıkıyla yapamadığım için sanırım, bu mesai fazla sürmedi ama o gün için adını bilmediğim, bugünse çok iyi anladığım bir özellik kazanmıştım: Mükemmel bir şizofrendim.

Her şizofrenin kendini mükemmel sakladığını daha o yıllarda öğrenmiştim. O günkü kadrolardan kimler kaldı bilmiyorum ama bu şekilde donanımı olan binlerce kişinin aramızda olduğunu, üst makamlara geldiğini, düşmanı bellediği Cumhurbaşkanı’na dahi başyaver seviyesinde yaklaştığını bütün Türkiye şaşkınlık içinde izlerken, ben ‘küçük kıyamet’ dediklerinin bugün kopacağını anlamıştım. Yazının devamı

Ermiş / Halil Cibran »

ermis-halil-cibran 3 Ermiş / Halil CibranErmiş / Halil CibranNeşeniz kederinizin maskesiz halidir.

Kahkahalarınızın yükseldiği aynı kuyu sık sık gözyaşlarınızla dolar.

Başka nasıl olabilir ki?

O keder varlığınıza ne kadar kazınırsa, o kadar neşe dolarsınız.

Şarabınızı koyduğunuz kadeh bir zamanlar çömlekçinin fırınında pişenle aynı kadeh değil mi?

Ruhunuza dinginlik veren lavta bıçaklarla oyulan ağaçla aynı değil mi?

Neşeliyken yüreğinizin derinlerine bir bakın, göreceksiniz ki sizi neşelendiren şey, sizi daha önce kederlendirendir.

Kederliyken yüreğinizin derinlerine bir kez daha bakın

Göreceksiniz ki ağladığınız şey bir zamanlar sevincinizdi.

Bazılarınız neşe kederden önemlidir, diyor

Bazılarınız hayır keder neşeden önemlidir, diyor

Ben diyorum ki onlar birbirinden ayrılmaz. Yazının devamı

Entelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı / Edward Said »

Edward Said-Entelektüel- Sürgün Marjinal Yabancı-33 Entelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı / Edward SaidEntelektüel: Sürgün, Marjinal, Yabancı / Edward SaidÇoğunlukla başkalarının gerçekliğini görmemizi engelleyen birer perde işlevi gören, yetiştiğimiz ortamın, sahip olduğumuz dilin ve milliyetin sağladığı ucuz kesinliklerin ötesine geçebilme riskini göze alabilmek demektir evrensellik. Aynı zamanda dış politika, toplumsal politika gibi meseleler söz konusu olduğunda insan davranışları için tek bir standart arama ve buna uyma çabası demektir. Sözgelimi bir düşmanın durup dururken bir şiddet eylemine girişmesini kınıyorsak, hükümetimiz kendisinden daha zayıf bir ülkeyi işgal ettiğinde de aynı şeyi yapabilmeliyiz. Entelektüellerin ne söylemeleri ya da ne yapmaları gerektiğini belirleyen hiçbir kural yoktur; gerçekten laik bir entelektüel için tapılacak ve yanılmaz kılavuzluğuna güvenilecek herhangi bir tanrı da yoktur.

Böylesi bir ortamda toplumsal alan büyük bir çeşitlilik sergilediği gibi, hakkında hüküm vermek de iyice güçleşir. Mesela Ernest Gellner, Bendânın eleştirellikten uzak platonizmini yerdiği “La trahison de la trahison des clercs” adlı yazısında bizi tam bir boşlukta, Benda’nınkinden daha belirsiz, eleştirdiği Sa/reinkinden daha az cüretkâr, katı bir dogmayı Yazının devamı

Körleşme / Elias Canetti »

Körleşme - Elias Canetti-3xs Körleşme / Elias CanettiKörleşme / Elias CanettiNikâh tanıklığını artık bitkin düşmüş gövdesindeki son güç kırıntılarını harcayarak ufak tefek işler görmeye çalışan bir hamalla, kendi yaşamında türlü hilelere başvurup bekâr kalmayı başaran, buna karşılık başkalarının evlenmesinden çok hoşlanan ayyaş ve neşeli bir ayakkabıcı yaptılar. Sonuncusu, kibar müşterilerinden çabucak evlenecek kız ve erkek evlatlar vermelerini isterdi. Erken evliliklerin yararlarını tanıtlamak için de inandırıcı sözler bulmakta hiç güçlük çekmezdi. “Çocukları bir kez birbirlerinin koynuna verdiniz mi, çok geçmeden torunlar sökün eder. Torunları da evlendirmekte erken davrandınız mı, onların çocuklarını da görmeniz işten bile değildir?” Sözlerini, bütün törenlere katılmasını sağlayan alışılmış giysisinden söz ederek bitirirdi. Önemli törenlere gideceği zaman elbisesini dışarda ütületirdi. Herhangi bir özelliği bulunmayan törenlere katılacağı zamansa ütüyü evde kendi yapardı. Yalnız bir tek Yazının devamı

Bize idam değil adalet lâzım. »

  • Bize idam değil adalet lâzım.Bize idam değil adalet lâzım.28 şubat sürecinde idam cezası olsaydı ikna odaları yerine idam sehpaları konabilirdi. Bize adalet lâzım, idam değil.
  • Darbeciler için idam istemek oldukça romantik ve bize zarar verebilir. Yargıya sızmış olan gülenciler masum insanları idama gönderebilir.
  • Türkiye’nin sorunları idamsızlıktan değil adaletsizlikten kaynaklanıyor. Casuslar ve teröristler hakim, albay, general olabilirken idam olsa ne olur, olmasa ne olur?
  • Gülen çetesi hakim, polis, askerî okul girişlerinde kendi adamlarını koydu. Sahte delil üretmek bu kadar kolayken idam neyi çözer?
  • İdam cezasının tartışılması bile Gülen’in Türkiye’ye iadesini sorunlu hale getiriyor. Ama bunu anlayabilecek pek insan yok.
  • Darbeyi önlemek büyük bir başarıydı. Türkiye’nin değil dünyanın tarihinde bir benzeri yok. Ama adaletsiz bir ülkede idam zulüm getirir. Adalet ile intikam arasında fark vardır.
  • 1990’ların OHAL dönemi yargısız infazların bedelini hâlâ ödüyoruz. Yazının devamı

ABD’de darbe olur mu? »

abd-darbe-17 ABD'de darbe olur mu?ABD'de darbe olur mu?

  • ABD Gülenci köpekleri üzerimize göndermekle büyük hata etti. Evi camdan olan başkasına taş atar mı? Zenci-Beyaz kavgası çıkarmak çok kolay.
  • ABD’ye düşmanlık edecek bir devletten bahsetmiyorum. Cebine 50 milyon doları koyan ABD’de darbe yapabilir.
  • CIA darbe yaptığı bütün ülkelerde aynı tip patlayıcı vs kullanır. Bunlar ucuz ve tedariki kolay ürünler.
  • Darbe öncesi birkaç hafta gıda ve enerji tedarikinde kriz oluşturmak gerekir. Liman, gar, trafo vb vurulur. Halk sabırsızlanır:

“Darbe politik değil teknik bir iştir. Sınırlı bir alanda, devletin  hayatî organlarına dosdoğru ve sert bir şekilde vuracak teknisyenler gerekir. Dolayısıyla darbeyi mümkün kılmak sosyal ve politik çabalarla olmaz. Organizasyon, taktik ve teknik bilgi ister.” (Troçki)

  • abd-darbe-41 ABD'de darbe olur mu?ABD'de darbe olur mu?Ses getiren birkaç suikast (gazeteci, şarkıcı, siyasetçi…) ve birkaç bombalı saldırı ülkenin YÖNETİLEMEDİĞİ hissi uyandırır.
  • Hükümet isterse %60 oyla seçilmiş olsun, evde tencere kaynamayınca herkes faşist olur ve bir kurtarıcı beklemeye başlar.
  • ABD hükümetine darbe yapmak diğer ülkelerden daha kolay. Neden? Bir kere halk devlete güvenmiyor.
  • 2ci sebep: Zenciler insan sayılmıyor, zenci öldüren polis ceza bile almıyor. Ülke nüfusunun %20si zenciyken hapistekilerin %80’i zenci!
  • 3cü sebep: Silahlı fanatik ırkçı gruplar var. White supremacy grupların şiddeti yanında işid bile masum sayılır.
  • 4cü sebep: Amerikalılar sahte korkularla aldatılmaya yatkın bir halk. Her türlü psikolojik harp tuzağına kolayca düşebilirler.
  • 5ci sebep: ABD’de hemen herkes silahlı. Vatandaş sayısından fazla ruhsatlı silah var.
  • Kısacası birkaç haftalık gıda/enerji krizi ABD’yi uzun sürecek bir iç savaşa sürükler. Bu şartlarda kolayca hükümet darbesi yapılır.

abd-darbe ABD'de darbe olur mu?ABD'de darbe olur mu?

Tavsiye makale:

 

Bu konuda e-kitap:

Amerika Tedavi Edilebilir mi?

Amerika medenîdir, sen gitmesen o geliverir!Amerika medenîdir, sen gitmesen o geliverir! amerika neden bu kadar korkak?Amerika neden bu kadar korkak? Amerikan SaldırganlığıAmerikan Saldırganlığı ABD'de darbe olur mu?ABD'de darbe olur mu?

Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz. ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor. Ancak ne askerî ne de ekonomik olarak bu iki ülkeye üstünlük sağlayamayan insanlar Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta ABD bombaları altında can vermeye devam ediyorlar. Barışçı yollarla bir şeyler yapmaya niyetli,  “yangına gagasıyla su taşıyanlar” ise Amerikan kamuoyunu uyarma çabasında. Fakat ne yanmış yıkılmış okullar, ne de kolları bacakları kopmuş bebek fotoğrafları Amerikalıların vicdanını uyandıramadı.

Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız?

Amerikan’ın bu saldırganlığı sıradan Amerikalılara da büyük zarar veriyor aslında. Sadece Irak’ın işgali için harcanan yüz milyarlarca dolar ile ülkelerini baştan yapabilir, zengin-fakir demeden herkese yüksek kaliteli sağlık ve eğitim hizmeti götürebilirlerdi. Oysa milyonlarca Amerikalı sefalet içinde yaşıyor. Kimi ekonomik kriz yüzünden kimi Katrina kasırgası gibi bir doğal felaketlerden dolayı evini, işini kaybetti. Devlet ise bu insanları yüz üstü bıraktı. Neden? Bu 37 sayfalık kitap klişelerin ötesinde bir bakış açısı öneriyor. Buradan indirebilirsiniz.