Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Arkadaşlarla yapılan eğlence gibi bir şey! »

Malum, yaz ayları düğün aylarıdır. Yazın, nerede ise her hafta sonuna ya nikah ya düğün, olmadı bir kına gecesi denk gelir. Bu sene de öyle oldu. Bir çok hafta sonunu düğünden nikaha, oradan kına gecesine gitmekle geçirdik. Yuva kuran herkese mutluluklar diliyorum. Yuvaları huzurlu, evlilikleri ömür boyu olsun.

Bu kadar düğün dernek dolaşınca, düğünlerdeki ortak manzaralar dikkatimi çekti. Özellikle de kentte doğup büyümüş, az-çok okumuş, bir yerde çalışan, modern hayatın etkilerine karşı korunmasız büyümüş gençlerin evlilik törenlerinde. Nasıl manzaralar derseniz, anlatayım: Read the rest

PKK… Ters giden nedir? Bundan sonra nereye? »

pkk_bbbimage12.jpgÜlkemizde çeyrek asırdır bitmeyen bir silahlı mücadele sürüyor. Zaman zaman hızlanan bu savaşta Leninist-Maoist devrimci şemaya göre kurulmuş bir örgüt olan PKK bir ulus devlete, “laik ve demokratik” Türkiye Cumhuriyeti’ne kafa tutuyor. 1980’li yıllardan beri duyduğumuz “bölücü örgütün beli kırıldı” tarzı nutuklara rağmen PKK eylemlerine devam ediyor.

Aslında Türkiye’de sorunlara yaklaşmayı bilen aydınlar ve yöneticiler var. Meselâ yıllarca belimizi büken enflasyon sorunu akıl, yöntem ve dirayetle çözüldü. %100’lere yaklaşan bir enflasyon geleceğimizi, kalkınmamızı ipotek altına almıştı. Bugün %10’dan aşağı indirmenin yollarını arıyoruz. Eğer “ters giden nedir? Bundan sonra nereye?” diye sorulmasaydı enflasyondan kurtulabilir miydik?

Ne var ki PKK terörü ile mücadele konusunda ne olup bittiğini sorgulayan hemen herkes “hain – ordu düşmanı” damgası yiyebiliyor. Bu konuyu açarak, özellikle de neyin ters gittiğini sorarak bir başarısızlığı işaret ediyoruz. Unutmamak gerekir ki nazarımızda bu başarısızlık TSK’ya değil bütün Türkiye’ye ait. Zira söz konusu olan askerî değil siyasî bir başarısızlık. Çünkü bir ülkeyi bölmek askerî değil siyasî bir projedir. Özetle PKK’nın mücadelesi TSK’ya değil Türkiye’ye karşıdır.

Read the rest

Rengârenk eylül fotoğrafları »

automn1.jpgEylül ayı geldiğinde hüzünlenmek için çok sebep var. Dökülen yapraklar misali hafızamızdan şanlı tarihimizin şansız sayfaları dökülüyor. İnsan yırtıp atmak istiyor o sayfaları, “keşke hiç olmasaydı” diyor. Ama kul hakkı yendi, günahlar işlendi bir kere.

Türk adaletinden ve uluslararası insan hakları mahkemesinden kaçanlar Ahiret’te O’nun yargısından kaçabilecekler mi?

6-7 Eylül olayları
6 Eylül 1955 akşamı İstanbul Ekspres Gazetesi’nin “Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldı” şeklinde verdiği yalan haberle milliyetçi gruplar ellerinde taşlar ve sopalarla Beyoğlu gibi gayrimüslimlerin bulunduğu mahallelere geldiler. Read the rest

AKP eleştirilebilir mi? »

akpanimated.gif

Hayatımın en berbat uçuşunu OttawaNewyork seferi yapan bir American Airlines uçağında yapmıştım. Sadece bir saat sürmesi gereken bu kısa uçuş bana ve diğer yolculara adeta bir işkence gibi gelmişti.

Sabahın oldukça erken bir saatinde Kanada’nın başkenti Ottawa’dan havalanmış olan uçakta hepimiz uyuyorduk. Büyük ihtimalle Amerikan hava sahasına girmiştik ve inişimize aşağı yukarı 15 dakika kalmıştı. Birden kaptan pilotun anonsuyla uyandık : “Uçağımızın sağ motorunda çıkan bir yangın sebebiyle kalkış alanımıza geri döneceğiz. Bu uçak tek motorla uçabilecek kapasitededir. Lütfen paniğe kapılmayın” .

Read the rest

Başörtümle nereye kadar girebilirim? »

kamusal-alan.JPG1 Eylül Cumartesi günü Akder’in düzenlediği Kamusal Alan programına katıldım. 13:30-18:00 arasındaki programda, kimler yoktu ki? Her konuk, kamusal alan ve başörtüsü konusunda birbirinden değerli konuşmalar yaptı. Konuşmalardan kendimce bazı alıntılar yaptım. Güzel bir programdı. Özellikle İkna Odası şeklindeki küçük stand iyi bir gönderme idi. Gerçi bana hiçi iyi şeyler çağrıştırmadığı için olsa gerek, o oda biçimli yerden uzaklaşabileceğim kadar uzaklaştım. Anı olur diye, yanımdaki arkadaşım orada fotoğraf çektirmeyi önerdi lakin ben bu öneriyi unutturmayı başardım. Read the rest

Hıristiyan birliğini bozalım! »

bayraklar_eu.jpgTürkiye’nin AB üyeliği kadar Avrupa ülkelerini bölen, birbirine düşüren bir konu olmadı. Gündemdeki hemen her konu Avrupalı siyasi partilerin sağ-sol ayrımına uygun tartışılırken Anadolu “kıtası” adeta güneydoğudan gelip tosladı Avrupa kıtasına ve aslında Avrupa’da hep var olmuş olan bir çatlağı, bir fay hattını ortaya çıkardı.

Avrupalıların kafalarını fena halde karıştırdık bugünlerde. Hep aynı soruyu soruyorlar birbirlerine : “Biz kimiz? Ne olmak istiyoruz?” Bir kimlik bunalımıdır gidiyor.

Aslında sorun Türklerde değil AB’nin Avrupalılarca algılanmasında. Kısaca özetlemek gerekirse Avrupalılar “Avrupa Birliği” ile gelinin yüzünü görmeden, görücü usulü evlendiler.. AB projesi halka barışın ve refahın garantisi olarak sunuldukça ( veya satıldıkça?)  her Avrupalı bu kavramın içini istediği gibi doldurdu. Tabi gerek Jean Monnet  ve Robert Schuman gibi bu projenin liderliğini yapan devlet adamları gerekse iş çevreleri belli bir vizyon sahibiydi ama hepsi bu hiç bir zaman halka “inmedi”. Read the rest

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?* »

pedofili-image3.jpgİnsanın içini yakan, yüreğini dağlayan, doğal ruh dengesini bozan bir kelime söyle deseler aklınıza ne gelir? Benim aklıma ilk gelen kelimelerden biri pedofili. Bizim dilimizdeki karşılığı ile sübyancı. Yani “ergenlik çağına girmemiş çocuklara karşı cinsel ilgi duyan”(1) ve kimi zaman da bununla kalmayıp çocukları cinsel sapkınlıklarına alet eden, ağır ruh hastalığından muzdarip kimse. Daha da açık dille söylersek çocuklara, hatta bebeklere cinsel taciz uygulayan, tecavüz eden, bu emeline ulaşmak için işkence yapabilen ve hatta o masumları öldürebilen bir günahkâr. İşte bu kişiye verilen ad olan pedofili ya da sübyancı, insanın yüreğini yakan ve dünyanın güvenli bir yer olduğu hissini baltalayan bir kelime. Read the rest

Paris Hilton da Türk müydü? »

paris-hilton-ve-halacoglu.JPG Asuman Karan

Birinci Dünya savaşından sonra bir Alman gazetesi en komik yalan haber yarışması açmıştı. Kazanan haber ise şöyleydi : “Arşidük Ferdinand Bavyera’da bir çiftlikte sağ olarak bulundu, Birinci Dünya Savaşı’nın boşu boşuna yapıldığı anlaşıldı.”

Halaçoğlu’nun açıklaması ve gelen tepkilerle 2007 Türkiyesi tekerleği yeniden keşfediyor : “Kürtlerin aslında Ermeni ve Türkmen oldukları saptandı, PKK’nın boşuna kurulduğu, 38 bin insanın boşuna öldüğü anlaşıldı.” Oh ne güzel. Diyarbakır hapishanesini de pembe-mavi boyayıp çocuk yuvası yaparsak konu kapanacak demek ki. Read the rest

1915 olayları ve Yahudi lobisi »

1915 olayları yine gündeme oturdu. Şimdiye kadar 1915 Ermeni tehciri konusunda Türk tezlerini destekleyen ABD’deki Yahudi Kuruluşu Anti-Defamation League (ADL-İftira va İnkarla Mücadele Birliği)’nin tutumunu değiştirerek, söz konusu soykırım iddialarını tanımaya karar vermesi ortalığı fena karıştırdı.

Her ne kadar ADL, ABD Temsilciler Meclisi’nde bekleyen 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını yansıtan tasarının geçmesine karşı olmayı sürdürdüğünü de bildirse de bu tavır değişikliği çok önem arzediyor.

Özellikle belirteyim, tarihe hamasetle bakmak gibi bir düşünceden kurtulalı epey zaman oldu. Bir sendikanın konu hakkında attığı slogandaki “Türk milleti asildir, soykırım yapmaz” gibi bir düşünceyişoven milliyetçilik olarak görürüm. Şoven milliyetçilik de en nefret ettiğim şeylerden birisi. Türkler de soykırım yapar, başka ırklar da. İnsandan sözediyoruz, hiçbir ırk ya da din müsebbibi “insan fıtratından” azade değil. Read the rest

Pırlantanız Gerçekten Parlak mı? »

pirlanta.jpgSonsuz aşkın ve derin bağlılığın sembolü olarak pazarlanan ve son yıllarda evlenme teklifi yapmanın, nişan törenlerinin olmazsa olmazı haline gelen pırlantaların şecereleri, göründükleri kadar parlak mı? Sevdiği kızı evlenmeye ikna etmek isteyen erkeklerin ve sevdiği adamdan pırlanta bekleyen genç kızların, ya da yeni modaya uyarak “tek taşını kendi alan” hanımlarımızın aklına bu soru gelmiyor olabilir. Ama ne yazık ki tüm pırlantaların geçmişleri göründükleri kadar parlaktır, tertemizdir diyemiyoruz. Romantik düşler içindeki insanların, yaşayacaklarını düşündükleri güzel dünya hayaline, pırlantaların üzerine bulaşmış kanların gölgesi düşüyor. Geçmişi kirli elmaslar yüzünden görüntü bulanıklaşıyor, dünya giderek daha kötü bir yere dönüşüyor. Read the rest