RSS Feed for Soyut Sanat (Kaynak)Category: Soyut Sanat (Kaynak)

Resim Sanatında Maneviyat / Wassily Kandinsky »

“.. Seçeneklere imkân vermeyen bir hiçlik, güneş öldükten sonra ortaya çıkmış ölü bir hiçlik, istikbali olmayan ve umut vaad etmeyen sonsuz bir sessizlik… Siyah rengin içeride yaptığı yankı bu işte. Müziksel olarak onu uzun ve kalıcı bir sessizlik ile temsil edebiliriz. Öyle bir sessizlik ki arkadan gelen parça herşeyin yeni bir başlangıcı, yeni bir dünya […]

Şark’a yolculuk / Le Corbusier ve Ivan Žaknic »

“… İcab eden yüzünü Kıble’ye dönüp namaz kılacak uygun bir mekân bulmaktır. Bu mekân kalbin kendini rahat hissedeceği kadar geniş olmalıdır. Duaların yükselmesi için yüksek olmalıdır. Yaygın ve bol ışık her yeri aydınlatmalıdır. Hiç gölge olmamalıdır. İbadet mekânının tam bir sadeliği olmalıdır. Çok geniş bir mekân kesin biçimlerle sınırlanmış olmalıdır. Caminin içi bir kent meydanından […]

YAKINDA: Susarak anlatmak »

“…Meal değil mânâ Bir savaşta evlâdını kaybetmiş iki “düşman” anne hiç konuşmadan anlaşabilirler. Çünkü söylenemez olanı ancak susarak, yoklukla anlatabilirsiniz. “Hani var ya…” dersiniz ve susarsınız. İndî ve derin bir iletişimdir bu. Kalpten kalbe akar. Hiç konuşmadan, hissiyatı kelimelere, kavramlara hapsetmeden gerçekleşir. İşte Müslüman sanatçı bu sükût kanalı üzerinden “yayın” yapar. Nefse değil ruha hitab […]

Anlam ve Anlamsızlık / Maurice Merleau-Ponty »

 “… Sinemada her zaman bir hikâye vardır ve genellikle bir fikir. Ama filmin işlevi bize olanları anlatmak ya da fikri bildirmek değildir. Kant derin bir şekilde ifade etmiştir ki bilmek söz konusu olduğunda hayal gücü tasavvurun (fr. entendement) hizmetindedir. Oysa sanat mevzu bahis olduğunda tasavvur hayal gücünün hizmetine girer. Bu demektir ki fikir ya da […]

Resim Sanatında Maneviyat / Wassily Kandinsky »

  “… Renk denilen şey sınırsızca yayılmaz. Sınırsız bir kırmızıyı düşünemeyiz, zihnimizde temsil edemeyiz. Ama ‘kırmızı’ kelimesini duyduğumuzda bu kırmızı zihnimizde sınırlı bir temsil değildir. Sınır düşünce ile konur, icabında zorla konmalıdır. Kırmızı cismen görünmediği ama soyut olarak zihnimizde temsil edildiği vakit içimizde iki yankı bulur: Biri kesin ve net, diğeri belirsiz, ucu açık. Kelime […]

Bilim neden Kâinat’ı anlayamadı? »

… çünkü Kâinat taş parçalarından ibaret değildir, bir mânâsı vardır. Sanat o mânâya açılan bir kapı gibidir. Göz (=akıl) sahibi her insan sorar: Sanat eserini meydana getiren parçalar farklı biçimlerde dizilebilecekken neden böyle dizilidir? Maksad nedir? Murad nedir? Takdir, tercih neden bu yöndedir? Gerçek sanat göstermez, anlatır. (Bkz. Figüratif resim sanat mıdır?)  Bunun için Kâinat’a bakılmaz, Kâinat okunur. Su içmek isteyen […]

Düşünceler / Paul Cézanne »

“… Tabiat’ı okuyalım. […] Tabiat’a bakarak resim yapmak demek onu taklit etmek değil hissettiklerini gerçekleştirmektir.  Resimde iki şey vardır: Göz ve beyin, ikisi birbirine yardım etmelidir. Her ikisi üzerine de çalışmak gerekir: Göz Tabiat’ı gözleyerek gerçekleştirir  bu gelişmeyi. Beyin için ise hislerdeki mantık, o hislerin lisandaki tekabüliyeti ve o mantığın ifadesi, [lisan / nutuk olarak] […]

YAKINDA: İslâmcılık, faşizm ve sanat »

İstanbul, Tokyo, Paris giderek New York’a benzemeye başladı. Oysa tam tersini umardık. Çünkü Batıda insan hakları, en azından zengin ve beyaz ırktan olan adamın hakları eskisinden çok daha iyi savunuluyor. Hatta özgürlük değilse bile bireysel serbestlik bir saplantı haline geldi. (Bkz. Hayvan serbesttir, insan özgürdür) Tamam da… Kralsız, padişahsız, Stalin ve Hitler-siz bir dünyanın eskisinden […]

YAKINDA : İslâm sanatı ve matematik »

    Bu konuda daha önce yayına giren makaleler Figüratif resim sanat mıdır? Soyut Sanat Müslümanın Yitik Malıdır Sanat konulu e-kitaplar Sanat Yoluyla Hakikat Bulunur mu? İnanmak belki zor ama … eğer sınırsız görme kabiliyetine sahip olsaydık hiç bir şey göremezdik!güneşe dürbünle bakan biri gibi kör olurduk. Gözlerimizin sınırlı oluşu sayesinde görüyoruz dünyayı. Immanuel Kant’ın meşhur bir […]

YAKINDA: Erkekler ağlamaz, insanlar ağlar »

Ah keşke biraz daha kadın olsaydık. İki dünya savaşı çıkmayabilir, Hiroşima, Auchwitz ve Gazze katliamları olmayabilirdi. Kadınlığımızı biraz daha muhafaza edebilseydik gökyüzü ve okyanuslar bu kadar kirlenmeyebilirdi. Herşey içimizdeki Kadın’ı öldürdüğümüz o gün başladı… Hangi gündü o?  “… Tezyin[1] (“ornament”) sanatı estetik bir değerlendirmeye uygun değildir. Kadının yaptığı tezyin ilkel, hayvanî bir duygusallık arz ediyor. Uygar […]