İran Savaşı, Yapay Zekâ ve Dijital Altyapı
By Jonathan Kucukarabaci on Mar 13, 2026 in Amerikan Saldırganlığı, Bilgi Teknolojileri, İran, Jeopolitik, Strateji
Veri Merkezleri, Enerji ve Denizaltı Kabloları Üzerindeki Yeni Jeopolitik Riskler
Giriş
2026 başında İran ile ABD–İsrail arasında tırmanan çatışma yalnızca askeri dengeleri değil, aynı zamanda küresel dijital altyapıyı da doğrudan etkileyen yeni bir risk alanını ortaya çıkardı. Petrol fiyatları hızla yükselirken Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik krizi enerji piyasalarını sarsıyor. Ancak bu krizin etkisi sadece enerji sektöründe değil, yapay zekâ ve veri ekonomisinin fiziksel altyapısında da hissediliyor.
Son yıllarda teknoloji sektörü “bulut” kavramıyla soyut bir dünya yaratmış olsa da gerçekte internet ve yapay zekâ tamamen fiziksel sistemlere dayanıyor. Veri merkezleri, denizaltı fiber kabloları, yarı iletken fabrikaları ve dev enerji altyapıları bu sistemin temelini oluşturuyor.
İran savaşı bu altyapının ne kadar kırılgan olduğunu gösteren ilk büyük jeopolitik testlerden biri haline geldi.
Petrol Elektrikte Küçük Ama Enerji Fiyatlarında Büyük Bir Etken
Dünya genelinde elektrik üretiminin yalnızca küçük bir bölümü doğrudan petrol ile yapılmaktadır. Küresel elektrik üretimi kabaca şu dağılıma sahiptir:
kömür % 35
doğal gaz % 22
hidroelektrik % 15
nükleer enerji % 10
RES/GES %2
petrol çoğu ülkede %2
Bu nedenle petrol fiyatındaki artış elektrik maliyetlerini doğrudan belirlemez. Ancak petrol fiyatındaki büyük sıçramalar enerji piyasasının diğer unsurlarını da etkiler.
Özellikle doğal gaz fiyatları petrol piyasasıyla güçlü biçimde bağlantılıdır. Petrol yükseldiğinde genellikle gaz fiyatları da yükselir. Elektrik üretiminin yaklaşık beşte biri doğal gazla yapıldığı için bu durum küresel elektrik fiyatlarını yukarı iter.
Bu zincir şu şekilde çalışır:
petrol fiyatı yükselir
doğal gaz fiyatı yükselir
elektrik üretim maliyeti artar
veri merkezleri ve yapay zekâ eğitimi pahalanır
Yapay zekâ modellerinin eğitimi devasa enerji tüketir. Büyük dil modellerinin eğitimi on binlerce GPU’nun aylarca çalışmasını gerektirir. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki kalıcı artış teknoloji şirketlerinin ekonomik modelini doğrudan etkileyebilir.
Birçok yapay zekâ şirketinin finansal projeksiyonları ucuz enerji varsayımı üzerine kuruludur ve bu varsayımın kırılması ciddi maliyet baskısı yaratabilir (Bloomberg).
Aşırı Sıcaklık ve Soğutma Enerjisi
Körfez bölgesindeki veri merkezleri Avrupa veya Kuzey Amerika’daki veri merkezlerinden farklı bir enerji yapısına sahiptir.
Bu bölgede yaz aylarında sıcaklık 45–50 dereceyi bulabilmektedir. Bu nedenle veri merkezlerinde kullanılan enerjinin önemli bir bölümü işlem gücüne değil, soğutma sistemlerine harcanır.
Soğutma sistemleri:
yüksek kapasiteli klima sistemleri
soğutma kuleleri
sıvı soğutma altyapıları
yüksek elektrik tüketimi
gerektirir.
Bu nedenle aynı büyüklükteki bir veri merkezi Körfez bölgesinde Avrupa’daki bir veri merkezine göre çok daha fazla enerji tüketebilir.
Bölgedeki elektrik üretimi büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanır ve enerji piyasası petrol fiyatlarına güçlü biçimde bağlıdır. Bu nedenle enerji fiyatındaki dalgalanmalar veri merkezi maliyetlerini hızlı biçimde etkileyebilir.
İran’ın Veri Merkezlerine Yönelik Saldırıları ve Amazon
2026 yılı başında İran’a bağlı unsurların Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de bulunan bazı büyük veri merkezlerine yönelik drone saldırıları düzenlediği rapor edilmiştir.
Saldırılar özellikle Amazon Web Services altyapısının bulunduğu veri merkezlerini hedef aldı.
Saldırıların ardından:
birden fazla veri merkezi binasında yapısal hasar oluştu
elektrik kesintileri yaşandı
yangın ve acil sistem kapanmaları gerçekleşti
bazı sunucu kümeleri devre dışı kaldı
(Bloomberg, Data Center Magazine).
Veri merkezlerinin yedekli mimariye sahip olması sayesinde sistemler tamamen çökmedi ancak bazı servislerde ciddi kesintiler yaşandı.
Dubai’de Bankacılık Sistemlerinde Yaşanan Arızalar
Saldırıların ardından Dubai ve çevresindeki bazı finansal hizmetlerde saatler süren kesintiler meydana geldi.
Etkilenen hizmetler arasında:
mobil bankacılık uygulamaları
ödeme sistemleri
bazı finansal veri servisleri
bulut tabanlı işlem platformları
bulunuyordu.
Bazı bankacılık hizmetleri acil olarak başka veri merkezlerine taşındı ve sistemler birkaç saat içinde yeniden çalışmaya başladı. Ancak bu olay finans sektörünün bulut altyapısına olan bağımlılığını açık biçimde ortaya koydu (CNN).
Yapay Zekânın Fiziksel Altyapısı
Teknoloji sektöründe sık kullanılan “bulut” kavramı çoğu zaman soyut bir sistem izlenimi yaratır. Oysa yapay zekâ ve internet tamamen fiziksel bir altyapıya dayanır.
Bu altyapı üç ana unsurdan oluşur:
veri merkezleri
fiber kablolar
yarı iletken çip üretimi
Veri merkezleri işlem gücünü sağlar.
Fiber kablolar küresel veri trafiğini taşır.
Yarı iletken fabrikaları ise GPU ve yapay zekâ çiplerini üretir.
Bu üç unsurdan herhangi birinin kesintiye uğraması küresel dijital ekonomiyi doğrudan etkileyebilir.
Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz’deki Veri Hatları, yeni sabotaj riskleri
Avrupa ile Asya arasındaki internet trafiğinin büyük bölümü denizaltı fiber kabloları üzerinden taşınmaktadır.
Bu kabloların önemli bir kısmı şu rotayı kullanır:
Doğu Akdeniz
Süveyş geçişi
Kızıldeniz
Bab el Mendeb boğazı
Hint Okyanusu
Bu hat dünya internet trafiğinin en yoğun geçtiği dar boğazlardan biridir.
Bab el Mendeb boğazı bazı noktalarda yalnızca birkaç on kilometre genişliğindedir ve çok sayıda fiber kablo aynı koridordan geçmektedir.
Bu nedenle bu bölgede meydana gelebilecek sabotaj veya askeri operasyonlar Avrupa ile Asya arasındaki veri akışını ciddi şekilde etkileyebilir.
Körfez bölgesinde ise Hindistan, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlayan çok sayıda bölgesel kablo bulunmaktadır.
Dubai ve Abu Dabi son yıllarda küresel veri merkezi merkezlerinden biri haline gelmeye çalışmaktadır. Bu nedenle birçok fiber kablo bu şehirlerdeki veri merkezlerine bağlanmaktadır.
Bu kabloların zarar görmesi durumunda:
bölgesel internet trafiği
bulut servisleri
finansal veri ağları
önemli ölçüde etkilenebilir.
İran savaşı dijital ekonominin temel varsayımlarından birini sorgulatmıştır.
Teknoloji şirketleri uzun süre şu varsayımla hareket etti:
sunucular her zaman çalışacaktır
elektrik her zaman bulunacaktır
çip üretimi kesintisiz devam edecektir
Ancak son gelişmeler bu varsayımların jeopolitik risklere açık olduğunu göstermektedir.
Veri merkezlerinin hedef alınması, enerji fiyatlarının yükselmesi ve fiber kabloların sabotaj riski dijital ekonominin yeni güvenlik problemlerini ortaya çıkarmaktadır.
Sonuç
İran savaşı yalnızca enerji piyasalarını değil, aynı zamanda yapay zekâ ve küresel internet altyapısını da etkileyen yeni bir jeopolitik dönemin işaretlerini vermektedir.
Veri merkezleri artık stratejik hedefler haline gelmektedir.
Enerji fiyatları yapay zekâ ekonomisinin maliyet yapısını doğrudan etkilemektedir.
Denizaltı fiber kabloları ise küresel dijital sistemin en kritik ve en savunmasız altyapılarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Bu gelişmeler teknoloji sektörünün “bulut” olarak tanımladığı sistemin aslında son derece fiziksel ve jeopolitik bir altyapıya dayandığını açık biçimde göstermektedir.





