RSS Feed for edebiyatCategory: edebiyat

Acemi bir yazarın ilk romanı: Dağların Adamı Barnabo (Dino Buzatti) »

Her yazar okur için farklı bir yolculuktur ve her yazar farklı bir yolculuk yapar. Kimi tek bir romanla[1] o’dur; kimi yıllarca süren bir arayışın sonunda o olur. Dino Buzzati[2] yıllarca süren yolculuğuyla, arayışıyla adını kabul ettiren yazarlardan biridir. Tatar Çölü’yle önce Fransa’da sonra da yirmi dile çevrilerek tüm dünyada tanınan ve hala baskısı yapılan bir [...]

1 [?]

Roman Türünde “Zaman” Kavramı ve Kullanımı »

Bir olgunun/durumun/olayın gerçek zaman süresini dolaysızca yansıtmak zorunda olmayan yazar, sanatsal zaman denilen “yoğunlaştırılmış ya da yayılmış”[1] bir zaman dilimi kullanır ve roman, modern bir ifâde şekli olduğuna göre, onun zaman bilincimizin çeşitli şekillerini ifâde etmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Aynı zamanda roman, içinde yaşanılan şartların çoğunun etkilendiği insan tecrübesini sürekli bir şekilde ortaya serdiğine göre, [...]

1 [?]

Dar Kapı (André Gide) »

André Gide, Dar Kapı[1]
“Dar kapıdan girmeye çabalayınız. Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı büyük ve yol geniştir. Bu kapıdan girenler çoktur. Yaşama götüren kapı ise dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar çok azdır.”   (İncil’den)
 Andre Gide(1869-1951), 1947′de Nobel Edebiyat ödülünü almış Fransız bir yazardır. Batak, Kalpazanlar, Pastoral Senfoni, Dünya Nimetleri, Kadınlar Okulu, Dostoyevski yazarın diğer eserlerinden bazılarıdır. [...]

2 [?]

Tatar Çölü (Dino Buzzati) »

Dino Buzzati, Tatar Çölü[1] (ll deserto dei Tartari)
Tatar Çölü İtalyan yazar Dino Buzzati’nin(1906-1972) üçüncü romanı.  1940′ta yazdığı bu roman “Le Desert des Tartares” adıyla Fransa’da yayımlandıktan sonra dünya çapında ünlü olmuş ve yirmi dile çevrilmiş bir “sorgulama” romanıdır.
Konusu Giovanni Drago adlı bir teğmenin ilk atandığı Bastiani Kalesi’ne gidişi, burada kalmak istemese bile zamanla alışkanlıkların rahatlığının [...]

2 [?]

Dante ve İslam: Mirac kıssasından İlâhî Komedya’ya »

Dante ve büyük eseri için, yüzyıllar boyunca sayısız kitap ve makale yazılmış, ancak içlerinden biri, yarattığı şaşkınlık ve hatta öfke dalgasıyla, hepsini geride bırakmıştır: Miguel Asin Palacios’un La Escatologia Musulmana en la Divina Comedia’sı ya da Türkçe çevirisinin başlığıyla: Dante ve İslam.
Yalnızca İtalyan edebiyatının değil, bütün bir Batı edebiyatının da başyapıtlarından biri olan İlahi Komedyaile, [...]

2 [?]

Albert Camus, Yabancı (L’Étranger) »

  (Romanın orijinal adı: L’Étranger)[1]
“Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum.”
Albert Camus’nun[2] yazdığı, 1942′de Fransa’da basılan, Saçma’yı(absurd) anlatırken tam da onun karşısında konumlanmış bir roman olan Yabancı’nın başlangıcı böyledir. Giriş cümlesiyle okur olarak donakalırsınız ve başına geleni, herhangi, sıradan, önemsiz bir olay gibi anlatan kahramanın cümlelerini okumaya devam edersiniz:
“İhtiyarlar Yurdundan bir telgraf aldım: ‘Anneniz [...]

2 [?]

Kuşların sırrı: Sanat’ta ayrıntı(7) »

Sunuş: Sanat’a ve Ayrıntı’ya adanmış bu yazı dizisinde genellikle resim sanatından, ünlü ressamlardan ve tablolarından istifade ediyoruz. Ancak bugün bir istisna olacak, edebiyattaki bir Ayrıntı’dan, Balzac’ın roman kahramanlarından birinin kısacık bir lâfından çıkacağız yola. Bu küçücük Ayrıntı’nın açtığı pencereden
2 [?]Share This

2 [?]

YAKINDA: Bakmak, görmek, anlamak: Sanat’ta ayrıntı »

Ayrıntılar, bütünü oluşturan bu küçük parçalar gerçekten “göründüğü kadar” önemsiz mi? İnsan gözü sadece “ölçülebilir ve objektif” dünyayı görmeye mi yarar? Gözlerimizi daha “iyi” kullanmanın bir yolu olabilir mi? Baktığımız şeyleri Hakikat’en görebiliyor muyuz?
Ayrı çağların ve coğrafyaların insanları aynı elmasın değişik yüzeylerini kestiler, parlattılar, cilaladılar. Yakında yaşadığımız dünyaya bakabilmenin farklı yollarını arayacağız. Gözlerimizi kullanmanın yeni [...]

1 [?]

Dikkat Kitap: Sanat karanlıkta çakılmış bir kibrittir… »

“…Sanatçı bilim adamlarında ve filozoflarda bulunmayan bir aydınlatma kapasitesine sahip insan olabilir. Sanatçının eserleri zamanın akışını durduran tılsımlı bir cisim olmalı, deney ve gözlem yoluyla öğrenme imkânımız olmayan bilgiyi ve bilgeliği bize aktarmalı. Beşerlik’ten İnsanlık’a giden bir köprü olmalı her sanat eseri.
 Neden bir natürmorta açlıkla bakmıyoruz? Tersine ressam “yiyecek-gıda” elmayı silmiş, elmanın elmalığı ortaya çıkmış. [...]

2 [?]

Ölümden Saklanamayan Salinger »

  Jerome David Salinger, 1919 New York doğumlu Amerikalı bir yazar. Kariyerine kısa hikayeler ile başlayan yazar, ‘ Çavdar Tarlasında Çocuklar ‘ ( The Chatcer İn The Rye ) eseriyle ilk zamanlarda dikkati çekmese dahi zaman içerisinde büyük bir ün kazandı. Bir dönem yasaklı olan bu eser yayımlanmasından, yaygınlaşmasına kendi kaderinde sonlardan ilk sıralara büyük [...]

2 [?]

Aşk Şeriatı »

[13 Ocak 2009 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Roman okuyacak vakit bulamamaktan şikayet eder dururum. Onun için Elif Şafak’ın “Aşk” isimli popüler romanını oturup baştan sona okumak bir başarıydı benim içim. Çok beğendim kitabı. Elif Şafak’ı da takdir ettim.
Kusursuzluk elbette mümkün değil. Dolayısıyla, bazı yazarların işaret ettiği gibi kimi bilgi hataları olabilir romanda. Bazı kısımların biraz fazla [...]

2 [?]

Sadık Yalsızuçanlar: “Yazmak yaşamak, yaşamak yazmaktır.” »

Söyleşi: Arzu Ayan
Tasavvuf sohbetleri, kürt sorununa dair düşünceler, romanlar, gözaltı öyküleri, söyleşiler, denemeler, düş bahçesine çocuklara masallar, hikayeler oldukça farklı alanlarda çok sayıda esere sahip bir yazar olarak size en yakın gelen türü sorarak başlasak ?Daha çok öykü yazarken kendimi iyi hissediyorum. Roman yazarken de biraz öyleyim. Ama yazdıklarıma roman denir mi bilmiyorum. Onları da [...]

2 [?]

Körleşme: Elias Canetti »

Canetti, 1981 Nobel edebiyat ödülü almış bir yazar. Balzac’ın Comedie Humaine’den esinlenerek Comedie Humaine an Irren(İnsanlığın Yanılgılar Komedisi) adlı bir roman dizisi yazmayı tasarlamış, 1930-31′de bu tasarının üzerinde yoğunlaşarak Kant Faenght Feuer(Kant’ın Yanışı) adlı tek bir romanda (ismi sonraları Die Blendung olacaktır) Körleşme’yi, tam 26 yaşında yazmıştır. Eser, 1935′te Viyana’da yayımlamıştır. Körleşme, Almanya’da Die Blendung(Kamaşma), İngiltere’de [...]

2 [?]

Tolstoy’da Ölüm Düşüncesi »

Nazmi Eroğlu (Köprü Dergisi)
Tolstoy dünya edebiyatına mal olmuş bir Rus düşünürü ve edebiyatçısı. Edebiyat merdivenlerini nesirle tırmanmış ve o yolda zirveye oturmuş bir romancı. Romanda başarılı olmuş her yazar gibi o da, hayatın içindeki gerçekleri ve problemleri en çarpıcı açıklığıyla ve derin tahlillere girerek anlatmıştır. Bu yöndeki başarısı nispetinde okuyucu tarafından hüsnü kabul gördüğü söylenebilir [...]

2 [?]

Dücane Cündioğlu’nun Elif Şafak Eleştirileri Üzerine »

Vahiyle insan arasındaki ilişkiyi, okyanusla, o okyanusun suyundan elindeki maşrapası nispetinde nasiplenmeye çalışan bir insanın ilişkisine benzetirim. Sonsuz bir büyüklük ve derinlikteki vahiy ile insanın, akıl,  takvanın büyüklüğü ve nefsle ilişki nispetinde kuracağı bu ilişki, her zaman için insan ile vahiy bağını biricik yapar. Bu biriciklik sadece her insan teki için değil, aynı zamanda aynı [...]

8 [?]

Bir martı uçarsa göklere… »

Bir martı uçarsa göklere sevineceğinizi düşünürsünüz ilk başta, hele de size misafir olmuş, hasta ve uçamazken her sabah sesiyle size günaydın demişse…
İlk geldiğinde, nasıl geldi bilmiyorum, ya biri bıraktı ya kendi geldi, uçamıyordu ve çok korkuyordu insanlardan. Ertesi gün iki oldular. Biri diğerine eşlik ediyordu, belki yoldaş belki eş, belki arkadaş… ama onu hiç bırakmadı [...]

2 [?]

Dar Kapıdan Geçmek »

Yıllar önce,  Andre Gide’nin kısa romanı “Dar Kapı”yı ilk okuduğum sıralarda bir rüya görmüştüm. Alacakaranlık bir havada yanımdaki kişiye, neresi olduğunu hatırlamadığım bir yere ulaşmak için en kestirme yolu soruyordum. Adam, önümde uzanan çok ama çok geniş bir otobanı gösteriyor ve “bu yolda, araçlardan biriyle, gitmek istediğiniz yere çok kolay ve hızlı ulaşabilirsiniz” diyordu. Yol [...]

3 [?]

Aşk, Elif Şafak »

Elif Şafak’ın son iki anlatısında yaşadığı en büyük sıkıntı; üslupta yaşadığı, üslubunu oturtamadığı hissini veren silik bir girişle eserine başlaması ancak bir noktadan sonra -ilginç karakterlerin esere girişiyle- düzelen anlatım ve kazanılan akıcılık. Biçimle muhteva farklı değerlendirmelere tabi tutulurlar ama Şafak’ta muhteva oturduğunda üslup da oturuyor. Başlangıçtaki güvensizlik, sıkıcılık olayların ilerlemesiyle yerini güvene ve akıcılığa [...]

7 [?]

AZ Edebiyat Dergisi »

“[...] ‘Mehmetçik’ meslek, eğitim, özgürlük açısından yükselerek ‘Mehmet Bey’ olduğunda Türk demokrasisi yükselecektir. İlletlerinden arındırılmış demokrasilerde seçkin, resmî mühürle değil, ‘bir şey olmak’ liyakatiyle vasıf kazanır. Batı demokrasileri başarılıdır, ama tek demokrasi örneği değildir. Batıda demokrasinin ilk hedefi ‘bir şey olmak’ değil, bencillik ve iktisadî çıkar ile eş anlamlı bir bireyciliktir. Özgürlük denilen şeyin
[...]

2 [?]

Lâ, Nazan Bekiroğlu »

Lâ, Nazan Bekiroğlu’nun son eseri. Öyle hemen okunuverecek bir anlatı değil karşınızdaki. Romandan çok mesneviye yakın, nesirden çok nazıma, düzyazıdan çok şiire… bu yüzden her bir kelimeyi yudum yudum içmeniz gerekiyor. Adım adım ilerleyebiliyor ama koşamıyorsunuz.
Adem’in hikâyesini okurken, Adem’de kendinizi okuyorsunuz. Adem her “Rabbim” dediğinde, siz de “Rabbim” diyorsunuz. Kelimeler Adem’in kelimeleri değil, sizin kelimeleriniz. [...]

3 [?]