RSS Feed for This Post

ABD’yi tedavi etmek mümkün mü?

ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve İslâm coğrafyası’na huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Ancak ne askerî ne de ekonomik olarak bu iki ülkeye üstünlük sağlayamayan Müslümanlar Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta ABD bombaları altında can vermeye devam ediyorlar.

 Barışçı yollarla bir şeyler yapmaya çabalayan,  “yangına gagasıyla su taşıyanlar” ise Amerikan kamuoyunu uyarmaya çalışıyor. Fakat ne yanmış yıkılmış okullar, ne de kolları bacakları kopmuş bebek fotoğrafları Amerikalıların vicdanını uyandıramıyor.

 Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız?

 Bu yazı dizisi sabırlı okuyuculara klişelerin ötesinde bir bakış açısı teklif ediyor. Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı önümüzdeki hafta ilginize sunacağız.

Trackback URL

  1. 30 Yorum

  2. Yazan:eg Tarih: May 7, 2009 | Reply

    söylemenin sakıncası yoksa yazı dizisinin yazarı kimdir acaba? şimdiden merak ettim:)

  3. Yazan:özlem Tarih: May 7, 2009 | Reply

    Ofke icindeyim. Bugun de hemen hergun yaptigim gibi Taraf gazetemi aldim incik cincik okudum. Sonra az evvel farkettim ki gazetenin tepesinde Sarkozy’nin karisinin cibildak resminden buyuk olmasin kucuk bir haberi atlamisim. Haber Afganistan’da Amerika tarafindan bombalanarak oldurulen 100 den fazla kadinli cocuklu sivil ile ilgili. Sukretmek lazim cunku gecmiste de boyle bir katliam olmus gazetede hic haberi bile cikmamisti. Ben mi gozden kaciriyorum bilmiyorum ama Zamanin internet sayfasinda, milliyette haber hiç yok.Milliyette bir festivalden bahisle kocaman popo goruntusunu hemen gordum ama.Ayni katliami bugun Hamas israilli sivillere uygulasa gazetelerde ne boyda yer alirdi sizce? İste zihinlerimize algilarimiza boyle ediyorlar.
    “Kurbanlar” burkali, salvarli ve sakalli olunca gorunmez de oluyorlar sanirim. 100 tane burkali, salvarli eks adam. Ne onemi var?
    Ben de yazi dizisini merak ediyorum dogrusu.

  4. Yazan:MY Tarih: May 7, 2009 | Reply

    Özlem Hanim,

    bir önceki yazi, KENTSEL DÖNÜSÜM ile ilgili olan söyle bir cümle içeriyordu:“‘yapamadigin guzellikler icinde bir sizi meydana getirmiyorsa,
    bu senin kalbindeki olum isaretlerindendir’”

    biraz siirsel olacak ama Afganlarin ölmesinden daha da kötü bir sey var, içimizdeki insanin ölmesi 🙁

    Ne yazik ki alistiRILdik artik bu katliamlara. gerçek kötü haber bu.

  5. Yazan:eg Tarih: May 7, 2009 | Reply

    özlem hanım,
    tam da en önemli yere temas etmişsiniz. ister taraf ister bilmem ne gazetesi, hep kendilerine yakın gördüklerini (canlarını kıymetli gördüklerinin) önemsiyorlar. buna benzer bir olayı israilde filistinliler yapsaydı ahmet altan’dan sentimental bir yazıyla müslümanların terörle ilişkisi üzerine öğüt dolu bir yazı görürdük. umutsuzluğum bundan. cidden bir avuç insan harici gerçekten insanî vicdani tutumu herkese ayrım gözetmeden gösterebilen o kadar az kişi ve grup var ki…

    geçen gün mehmet’e bir film ile ilgili bir yazı gönderdim. bu filmde afganistanı bombalayan amerikan uçaklarını oradaki cahil halkı irşat etmek üzere orada olan (mevlevi???) öğretmenler bombalamayı havai fişek gösterisi gibi izliyorlardı. vicdanlar tek kanatlı çalışmaz bildiğim kadarıyla ama taraf da (gittikçe birgün gazetesine dönüyor ) başka gazeteler de sadece kendi kıta sahanlıklarına ilgi gösteriyorlar. açıkçası çok sinirliyim bugünlerde ben de…

  6. Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: May 7, 2009 | Reply

    “yazı dizisinin yazarı kimdir acaba?”

    Enver Hocam, uçuk kaçik mevzulardan sorumlu devlet bakani bir arkadas var biliyorsun, yazar da haliyle o 🙂

  7. Yazan:özlem Tarih: May 7, 2009 | Reply

    Acitici olan gercekten bu kadar alistirildik. Ben tekrar tekrar zaman a da baktim haberi bulamadim. Sonra Yeni safak in dis haberlerinde buldum. Taraf a gelince sanirim Obama’nin kizlarina alacagi kopek cok daha buyuk puntolarla mansetten girmisti. Obama’nin kopegi kadar degeri yok mu insanlarin. Ahmet Altan elcilik saldirisi uzerine muslumanlik bu mu dinde adam oldurmek var mi diye bir seyler yazdiginda sunu sormustum kendisine; gecen hafta Amerika Afganistan’da bir dugun konvoyunu bombaladi 35 insan oldu. (ve gazete de cikmadi bu haber) Ey sevgili demokratlar Amerika bu katliamlari Afganistan’a demokrasi goturmek adina yapiyor bana soyleyin demokrasi adam oldurmek midir katliam yapmak midir, amerika ile araniza mesafe koyun boyle bir dili nasil bulurdunuz.
    Ertesi gunu bir parca benim yazima cevaben ama bu konuya hic girmeyen garip bir gonul alma yazisi yazdi. Ne yapalim bu kadar oldu işte.:)
    Yine de gonul alma cabasini taktir ettim.
    Bilemiyorum insanlar Obama uzerine cok sey hayal etti umitler besledi belki de bu tatli ruyanin aniden sona ermesini istemiyorlar.

  8. Yazan:herackles Tarih: May 7, 2009 | Reply

    (ingilizce)

    Ilginizi cekebilecegini saniyorum…

  9. Yazan:Levent Cetin Tarih: May 7, 2009 | Reply

    Buyuk Britanya’nin hedef saptirmadaki basarisi bu yazinin basligindan da anlasiliyor.

  10. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: May 8, 2009 | Reply

    “Haber Afganistan’da Amerika tarafindan bombalanarak oldurulen 100 den fazla kadinli cocuklu sivil ile ilgili. Sukretmek lazim cunku gecmiste de boyle bir katliam olmus gazetede hic haberi bile cikmamisti. Ben mi gozden kaciriyorum bilmiyorum ama Zamanin internet sayfasinda, milliyette haber hiç yok.Milliyette bir festivalden bahisle kocaman popo goruntusunu hemen gordum ama.Ayni katliami bugun Hamas israilli sivillere uygulasa gazetelerde ne boyda yer alirdi sizce?” (özlem Hanım)

    Söylediğiniz gibi bir haber mutlaka sansasyonel olurdu. Ancak şunu da kabul etmelisiniz aynı olayın daha küçüğü mesela 5 tane Filistinli İsrail tarafından öldürülse, yine gazeteler 1. sayfadan en az yarım sayfa verirlerdi.

    Yani olay biraz da yönlendirme ve hassasiyetler ile ilgili. Türk kamuoyu uzun süredir Filistin konusunda yönlendiriliyor. Bunun da temelinde Yahudi düşmanlığının arttırılması çalışması yatıyor.

    Oysa ne güzel tespit etmişsiniz Hristiyan Amerikalılar da Afganistanda sivil ölümlere neden oluyor. Hatta burnumuzun dibinde yüzbinlerce müslüman öldürüldü.

    Ama derin siyasetin işine, Amerikan ve Hristiyan düşmanlığı yaymak nedense gelmiyor…

  11. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    Yaniliyorsunuz Hakki Bey.
    Konunun cok icinde biri olarak soyluyorum oyle degil. 5 tane Filistinli israil tarafindan oldurulurse bu haber Gazze gibi toplu katliam zamanlari haric ‘dindar’ medyada yanki bulur.
    O da bir kisminda. Emin degilim ama belki biraz da sol kesimde.
    Nereden mi biliyorum. Gazze katliami oncesinde Gazze ye yonelik suren 17 aylik ambargonunu kalkmasi ve misir sinirinin acilmasi icin bir imza kampanyasi duzenliyorduk. O donem orada olanlari arastirma ihtiyaci duydum. Cunku son alti aylik ateskes surecinde dahi israilin fuzelerle 20 den fazla insani oldurdugunu biliyordum. Ve bir sene oncesinde yine bir ateskes surecinde kahvalti sofrasinda oldurulen bir kadin ve dort cocugunu. Ama bunlari sadece kucuk trajli dergilerden ve belli basli bir iki gazeteden takip edebiliyorsunuz. Taraf dahil, diger gazetelerde Gazze’nin son bir bucuk yilina dair ise en ufak bir haber bulamadim. Ne zaman toplu katliam basladi o zaman Gazze haber oldu. Su anda da dunyanin bildigi Gazze de ateskes var oyle degil mi?
    Benim bildigim kadari ile su ana kadar en az 8-10 kisi israil bombardimaninda olduruldu.
    Evet belli bir kesimin Filistin hassasiyeti var.(cok sukur hic olmazssa o kadari mevcut) Ama bunun yahudi dusmanligi ile ne alakasi var.
    3 milyon insani topraklarindan bu kesim mi surdu, Sabra Satilla,Cenin ,Gazze ve sayisi belirsiz bir yigin katliami bunu haber yapan medya mi yapti.
    Boylesi acitici olaylarin ustune veya altina(Edirne vakasini hatirlarsak) elbette her kesimden insanin Yahudi irkciligi yapma ihtimali, ihtimalin otesinde gercegi vardir. Ama boyle bir sistemli politikadan soz edilemez.
    Bu olaylar sirasinda Turkiyedeki Yahudi irkciligina ornek olarak Yahudi bir arkadaşım su ata sozunu verdi.
    Cifit çarşısı ne demektir sen bilir misin?
    Tamam ben de yarı arabım.
    Arap yağı bol bulunca kıçına çalarmış
    ne şamın şekeri ne arabın yüzü
    Arap saçı
    Anladıysam Arap olayım
    Ahşaptan maşa Araptan Paşa olmaz
    Sizce algılarımızı zihnimiz yönlendiriyor olabilir mi acaba?
    Ayrıca israil sadece İsrail midir sizce Amerikan korumacılığından azade olsun.

  12. Yazan:Hakkı Bentek Tarih: May 8, 2009 | Reply

    “Konunun cok icinde biri olarak soyluyorum oyle degil. 5 tane Filistinli israil tarafindan oldurulurse bu haber Gazze gibi toplu katliam zamanlari haric ‘dindar’ medyada yanki bulur.
    O da bir kisminda. Emin degilim ama belki biraz da sol kesimde.”

    Ben hassasiyetler ve politika konusunda ısrarlıyım Özlem Hanım. Bakın kendiniz söylüyorsunuz “dindar medyada yankı bulur” diye. Peki siz bahsettiğiniz haberi nerede bulamadınız ? Zaman gazetesinde !

    Şimdi eğri oturup doğru konuşmak gerek. Türkiye’de dindar denildiği zaman akla gelen ilk ve en güçlü gazete Zaman. Peki Zaman gazetesinin bağlı olduğu cemaatin lideri nerede yaşıyor ?

    İşte sorunuzun cevabı Özlem Hanım.

    Bugün ABD’nin politikalarını tek bir politika olarak görürseniz yanılırsınız. Orada da Lobiler üzerinden siyasette çok ciddi bir rekabet var. En güçlü 2 lobi Ermeni ve Yahudi lobileri sürekli karşı karşıya geliyorlar.

    Dolayısı ile ABD’de İsrail lehine çalışanlar kadar, İsrail aleyhine çalışanlar da mutlaka vardır.

    Bu da bize Türkiye ile İsrail’in arası açılırken, Türkiye ile Ermenistan’ın yakınlaşmasını ve ABD’nin bu olaylardaki rolünü biraz açıklar.

    İşte Türkiye’deki gazetelerin yayın politikalarına bu açıdan bakmak lazım. Sonuçta Irak’ta onbinlerce sivilin Amerikalılarca öldürülmesinin, İsrail’in Gazze harekatı kadar tepki toplamamasının sebebi bu !

  13. Yazan:eg Tarih: May 8, 2009 | Reply

    hakkı bey,
    israil’in gazze operasyonları da abd’nin ırak operasyonları da sadece belirli bir vicdanlı kesim tarafından eleştiriliyor;basının büyük bölümü tarafından gözardı ediliyor. gazze operasyonunu büyük basında kimse eleştirmedi…tam tersi yine bütün kabahati hamas’ta bulan bir vicdansızlık aldı yürüdü. hatırlatırım: ben dahil benim gibi kişiler o dönemde gazze operasyonlarına karşı sert yazılar yazdılar diye “anti-semitist” ilan edildiler. anti-semitizmle ilgisi olmayan yazılarımız israil’i eleştiriyor diye yahudi düşmanlığının örnekleri olarak gösterildi bildirilerde…yani 5 filistinli öldü diye ayağa kalkan bir basın yok bu ülkede (ayrıca ayağa kalkar dediğiniz ve bunu yahudi düşmanlığına bağladığınız yorumunuzu da çok abes bulduğumu söylemeliyim)…hiç olmadı zaten. keşke olsaydı o zaman flistin sorunu çok daha vicdanlı bir çözüm bulabilirdi.

  14. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    Ama sonucta Amerikan dış yardımlarının %30 heryıl İsrail’e gidiyor öyle değil mi?
    Ben Amerikan işgaline bu kadar tepki verilmemesi ile ilgili çok çeşitli sebepler söyleyebilirim.
    Olayları tek bir basit sebebe bağlamak çok zaman yanıltıcı sonuçlar verir.
    Bir kaç aklıma gelen sebebi hemen sıralayım.
    1. mazlumiyet faktörüdür. Amerika işgale giriştiği sıra türkiye’de insanların gözlerinde yılların mazlumiyeti ile bilinen kapalı bir cezaevindeki Filistine karşı savaşmıyordu. Aksine yılların zalimi olarak bilinen halepçe katili Saddam’a karşı savaşıyordu. Dolayısı ile ne kadar yanlış olursa olsun ortada insanların gözündeki mazlumiyet faktörü aynı değildi.
    2. olarak Irak’a giriş bizim ne kadar nefret de etsek zihinsel olarak hazırlıksız olduğumuz bir konu idi. Filistin davası gibi 60 yıllık bir mazlumiyet hikayesi degil. ve muhtemeldir ki kimse 1 milyon insanın öleceği bir gaddarlık senaryosu aklına getirmedi. Ben vahşeti elbette bekliyordum ama mesela aklıma asla bu boyutta bir vahşet gelmedi.
    3.Tehlike büyük ve yakındı. Sınırınız ötesinde dev bir caninin operasyonu. Ve her an size bulaşabilecek bir şiddet. İnsanlar hatırlarsanız işgal günlerinde Irak’a neler olurdan çok Malatya ya bomba düşermi ye şartlanmıştı. Yani Türk halkı önce can sonra canan dedi:( Ama dünyada büyük gösteriler oldu.
    Ne yazık ki işgalci senaryoyu çok iyi hazırlamıştı. Yarın Ömer el Beşir’in ülkesine aynı şekilde girildiğinde ya da hergün bombaların patladığı kanın oluk oluk aktığı Pakistan’a girildiğinde siz Iraktakindan büyük bir hassasiyet bekliyor musunuz.
    4. Bir de müslümanlara özeml bir hassasiyet vardır ki Mescidi aksa’nın müslümanların indinde kutsal bir mekan ve ilk kıble olmasıdır. Bu manevi faktör de dindarları Filistin konusuna biraz yaklaştırır.
    Peki diyelim ki birileri Türkiye İsrail’den uzaklaşsın Ermenistan’a yakınlaşsın istiyor. Bu sizin indinizde İsrail’in üç milyon insanı yurtlarından sürmesi yine bir milyondan fazla insanı gazze denilen dev bir hapiste bombalanmaya açlığa terk etmesi, son kalan bir avuç filistin topraklarını dahi kemirmesi ve bugüne değin onbinlerce filistinliyi öldürmesi gerçeğini yok eder mi? Ayrıca Ermenistan’a yaklaşsak ne olur yahu, ufacık fakir bir ülke bizi yiyecek mi?

  15. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    A bir faktörü daha eklemeyi unuttum ki bu da görüntü faktörüdür. Amerika Irak’ı işgal etti ilk katliamların arkasından dökülen kan ve kargaşa insanların zihninde iç çatışma olarak algılanıyor. Tıpkı yıllarca Afganistan hakkında ki algılarımız gibi. Vahşi araplar ya da taliban demokrasi götüren amerika.
    Oysa Filistin Gazze yi işgal edemedi. Sürekli bir görüntü akışı sağlandı. Bir şekilde bizler o fosfor bombalarını parçalanan cesetleri gördük. Oysa benim isyanım zaten şu anda basının tatlı amerikan rüyası manzarasına dır. Ben Amerika konusunda haberler manipule edilmiyor demiyorum. Filistin ve israil konusundaki yargılarınızda haksizsınız diyorum.

  16. Yazan:samet Tarih: May 8, 2009 | Reply

    özlem hn,
    <blockquoteNereden mi biliyorum. Gazze katliami oncesinde Gazze ye yonelik suren 17 aylik ambargonunu kalkmasi ve misir sinirinin acilmasi icin bir imza kampanyasi duzenliyorduk. O donem orada olanlari arastirma ihtiyaci duydum. son alti aylik ateskes surecinde dahi israilin fuzelerle 20 den fazla insani oldurdugunu biliyordum. Ve bir sene oncesinde yine bir ateskes surecinde kahvalti sofrasinda oldurulen bir kadin ve dort cocugunu. Ama bunlari sadece kucuk trajli dergilerden ve belli basli bir iki gazeteden takip edebiliyorsunuz. Taraf dahil, diger gazetelerde Gazze’nin son bir bucuk yilina dair ise en ufak bir haber bulamadim. Ne zaman toplu katliam basladi o zaman Gazze haber oldu. Su anda da dunyanin bildigi Gazze de ateskes var oyle degil mi?
    Ne kadar yazık…Zaman’ın arşiv sayfasında “gelişmiş seçeneği” ile aradığınız bilgilerin hemen hepsine rahatlıkla ulaşabilirdiniz Özlem hanım.Hemde “binlerce”.. Mesela kahvaltı sofrasında ölen aile haberi
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=682811&keyfield=6B616876616C74C4B120
    Ayrıca yine bahsettiğiniz ateşkes sonrasına yani son 2-3 aya ait gazze haberlerini de, bahsettiğiniz 8-10 kişinin ölümlerini de…

    Arama yapmayı bilen birine danışsaydınız keşke..

    Ayrıca yukarıda bahsettiğiniz Afganistan katliamı da bu günkü zaman dış haberler sayfasında tam yarım sayfa Afganistan katliamı Obama’yı terletti başlığı ile yer alıyor.
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=845923&title=afganistan-katliami-obamayi-terletti

  17. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    Samet Bey ben de kahvalti sofrasinda olenler haberini Zaman ‘da okumustum. Acaba akliniza belli basli bir iki gazete disinda dedigimde o gazetelerin icinde zaman olabilecegi niye gelmedi. Afganistan haberini zaman ilk gun atladi. bugun yer almis olmasina sevindim. Belki bu konuda benim bazi kanallardan Zaman i uyaran arkadaslarimin, zaman yazari arkadaslarin oldugu bir platforma da ayni uyariyi yollamamin bir payi olabilir diye dusunuyorum. Olmaya da bilir. Farketmez onemli olan sonuc.

  18. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    Ancak sunu da eklemeliyim madem gecmis defterleri aciyoruz Gazze ye yonelik imza kampanyalarimiz ile ilgili Zaman’dan Ali Bulac in verdigi imza disinda hicbir destek alamadik. Mesela yeni safak’in 3 yazari Taraf’in iki yazari bu kampanyalar hakkinda kose yazisi yazdilar. Kanal 7 ve Kanal 24 haber yapti. Ama zaman maalesef.

    Koselerine tasiyanlar: Hakan Albayrak, Resul Torun, Abdullah Muradoğlu, Leyla İpekçi, Cihan Aktaş oldu.

  19. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    Pardon bir de o dönemde Nihal Bengisu Zaman daydı. O da imza verdi.

  20. Yazan:samet Tarih: May 8, 2009 | Reply

    Ancak sunu da eklemeliyim madem gecmis defterleri aciyoruz Gazze ye yonelik imza kampanyalarimiz ile ilgili Zaman’dan Ali Bulac in verdigi imza disinda hicbir destek alamadik.

    Özlem hn.
    Eski defterleri açmanın(ne demekse) konuyla bir ilgisi olduğunu zannetmiyorum. Ancak eğer kendi açınızdan Zaman gurubunun her yaptığı işte yer almamak gibi bir özgürlüğe hakkınız olduğunuzu düşünüyorsanız, zaman camiasının da sizin bulunduğunuz platformlarda yer almamasını yada haber yapmamasını normal karşılamalısınız bana göre..
    Saygılarımla

  21. Yazan:özlem Tarih: May 8, 2009 | Reply

    İmkanim olsa Zaman grubunun ve diger butun gruplarin yaptigi tum hayirli islere destek vermek isterim. Ben bunu bireysel olarak yapabildigim kadar yapmaya da calisirim. Ama sanirim cemaat olmak baska turlu bir sey. Mesele benim normal karsilayip karsilamama degil Baskin Oran’in, kanadadan bir ermeni sahsin ve simdi sayamayacagim kadar farkli cevrelerden inancli inancsiz insanlarin, akademisyenlerin hatta ailesinde yahudi olan birkac kisinin dahi destek olmaya calistigi Gazze gibi bir konuda yapilan kampanyalara neden kayitsiz kaldiklari.
    Neyse normal karsiliyorum ama keske farkli olsaydi. Bircok iyi yonlerini de konusmak isterdim cemaatin, uzak degilim Zaman in bazi yazarlarini da cok severim. Ozellikle Yorum sayfasindakileri. Ama elestiriye hic gelemiyor(sunuz)lar kusura bakmayin.

  22. Yazan:eg Tarih: May 8, 2009 | Reply

    ben de bu konuda özlem hanım’a katılıyorum. maalesef cemaat eleştiriye gelemiyor. cemaatin içinden tanıdığım ve çok sevdiğim insanlar var; ama konu cemaatin yaptıkları ya da yapmadıklarının eleştirisine gelince çok ciddi bir körü körüne itaat görüyorum.

  23. Yazan:samet Tarih: May 9, 2009 | Reply

    Ama elestiriye hic gelemiyor(sunuz)lar kusura bakmayin…

    konu cemaatin yaptıkları ya da yapmadıklarının eleştirisine gelince çok ciddi bir körü körüne itaat görüyorum.

    Sn,Özlem hn.ve Enver bey,
    Sizlerin kıymetini takdir etmek haddim olmamasına rağmen yine de söylemek istiyorum: birikimlerinizle yazdıklarınızla çok değerlisiniz ve buradaki eleştirilerinizin iyi niyetli olduğunda herhangi bir şüphem yok..

    Takdir edersiniz ki boğazın karşı tarafının eleştiriye açık olmasını beklediğiniz gibi, eleştirdiğiniz kesime sempati duyanların yada o kadar sempatizan olmayıpda onlara karşı haksızlık yapıldığı kanaatinde olanların savunmalarını da aynı şekilde normal karşılamanız gerekiyor.

    Sözüm meclisten dışarı diyerek sadeti gelmişken bu konuşmalarda ben de dikkatimi çeken bazı aksaklıkları dile getirmek istiyorum.

    Ne yazık ki internet ortamında yada diğer medya ürünlerinde bir çok muhafazakar entellektüel(bu tabirin doğrulunda emin değilim şerhini düşmeliyim), cemaati kendi bireysellik rahatlıkları ve nisbi sorumsuzlukları içinde değerlendirerek, cemaatin kendi ölçüleri içinde davranmasını bekliyorlar. Çok rahatlıkla büyük resmi gözardı ederek küçük aksaklıklara odaklanıyorlar…
    Bazıları etrafa karşı kendilerinin ne kadar objektif olduklarını vs.göstermek maksadıyla eline fırsat geçirdiğini düşündüğü anda cemaate bir tane çakma ihtiyacı hissediyor. Yada tam tersi olarak, cemaate karşı bir haksızlık yapıldığında “aman cemaatçi görünürüm üzerime “fethullahçı”lık etiketi yapışır” endişesiyle gerçi bu ilginç bir psikolojidir ama anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir şeydir sessiz kalmayı tercih ediyor.
    Yine bazıları da cemaate çakmaya yeltenirken, bulunduğu yerde bunun haksız yere olduğunu düşünen başka birisinin itiraz etmesi karşısında “siz de amma körükürüne savunuyorsunuz,eleştiriye gelmiyorsunuz vs…” bastırmalarına gidebiliyorlar. Genellikle bu minvalde de cemaati körükörüne savunmakla yaftaladıkları muhataplarına karşı laiklerin ” benim anneannem de başörtülüydü… demesi gibi “yanlış anlaşılmasın benim cemaatten tanıdıklarım çok var.. ” gibi müşfik edalı sözler sarf ediveriyorlar…:))

    Bana göre cemaat gibi büyük bir organizasyonda her birimin yada her ferdin mükemmel olduğu beklenilemeyeceği gibi,yapılan veya yapıl(a)mayan işlerin,konulacak tavırların edilecek sözlerin -sorumluluğun büyüklüğüne bağlı olarak- birey rahatlığı ölçüsüsünde gerçekleşemeyeceğini göz önünde tutmak gerekiyor. Üzerinde yazı yazdığımız bu platformun da sağlıklı yürümesi için “zaten siz hep böylesiniz körü körüne savunursunuz” diyerek genelleme yapıp muhatabı rencide etmek yerine “bu yorumcu da farklı bir açıdan düşünüyor” diyerek düşünmek bence en iyisi…

    Selamlarımla…

  24. Yazan:eg Tarih: May 9, 2009 | Reply

    “Ne yazık ki internet ortamında yada diğer medya ürünlerinde bir çok muhafazakar entellektüel(bu tabirin doğrulunda emin değilim şerhini düşmeliyim), cemaati kendi bireysellik rahatlıkları ve nisbi sorumsuzlukları içinde değerlendirerek, cemaatin kendi ölçüleri içinde davranmasını bekliyorlar. Çok rahatlıkla büyük resmi gözardı ederek küçük aksaklıklara odaklanıyorlar…”

    vallahi samet bey hiç üzerime alınmadım. zira ne muhafazakarım ne de entelektüel:))muhabbetle.

  25. Yazan:özlem Tarih: May 9, 2009 | Reply

    Samet Bey aslında bu tartışmayı daha uzatmamaya niyetli(ydi)m. Ama sanırım Zaman gazetesini eleştirmediğim bir eleştiriye dahi atlayıp
    “Arama yapmayı bilen birine danışsaydınız keşke..”
    türü sert cümleler kullanmasaydınız ve daha önce defalarca tecrübe ettiğim şekilde cemaat söz konusu olduğunda her eleştiri en sert şekilde cemaat üyelerinden tepki almasaydı( mesela tek türkiyeyi eleştiren arkadaşım pkk ya çalışmak, ben ne gibi art niyetler taşımak türü kabalıklarla karşılaşmasaydım)
    ya da diyelim ki karşınızdaki insana böyle bir haksızlık yaptınız ve kel alaka bir şekilde google da araştırma yapmayı bile bilmemekle suçladınız hatanız söylendiğinde asgari bir nezaket gösterip yanlış anlamışım demek yerine parantesz içerisinde yine kaba cümlelerle tartışmanıza devam etmeseydiniz, size yönelik dostça bir cümleye karşılık benim de babaannem örtülüydü vs. tarzında garip muhabbetlere girmeseydiniz, bu yorumcu da farklı düşünüyor şeklinde düşünebilirdim.
    “bireysellik rahatlıkları ve nisbi sorumsuzlukları”
    siz işi çözmüşsünüz.
    Sanırım biraz müşfiklik herkese lazım ama sevecenlik tek taraflı olmaz taktir edersiniz.

  26. Yazan:özlem Tarih: May 9, 2009 | Reply

    Ben de sizin iyi niyetli olduğunuzdan ve kıymetinizden hiç şüphe etmiyorum, sevdiklerinizi savunmanızı da sevgiyle karşılıyorum ama farkında mısınız bilmem ama tartışma üslubunuz çok kırıcı.

  27. Yazan:samet Tarih: May 9, 2009 | Reply

    Özlem hn.
    Kırıcı olduğum için özür dilerim.Gereksiz yere uzattım ve hak etmediğiniz bazı ithamlarda bulundum.Herkes tartışmayı beceremez ve onlardan biri de benim.Tekrar özür dilerim.

  28. Yazan:özlem Tarih: May 9, 2009 | Reply

    Samet Bey bu cevabınız beni mahçup etti. Ya babaannem örtülüydü meselesi falan değil gerçekten ben cemaatin pek çok yönünü fedakarlıklarını yaptığı işleri taktirle karşılamaktan öte hayranlıkla izliyorum. Saf iyilik saf kötülük mutlak doğruluk ya da mutlak vicdansızlık diye bir şey icat edilmedi şu dünyada. Cemaatt ile pek çok ayrı düşündüğüm konuda var ama hiçbir zaman katı kalpli olamayacak kadar iyi yönlerini harika işlerini biliyorum. Belki de o yüzden eleştiriyor ve illaki bazı şeyleri ısrarla söylemeye çalışıyorum değişik ortamlarda.
    Ben modernizm karşısında birey olarak mücadele etmenin umutsuzluğunu da görüyor biliyorum. Belki bizim gibi insanların hali hani Sezen’in şarkısında var ya
    ne seninle nede sensiz yaşanmıyor çaresiz der.
    İstesek de bütünün parçası olamayacak kadar dilimize hakim değiliz:)
    Ben de kalbinizi kırdıysam özür dilerim.
    Selam ve dualarımla.

  29. Yazan:eg Tarih: May 9, 2009 | Reply

    samet bey,
    dert etmeyin ortada kırılacak birşey yok benim açımdan. ben niyetinizin sahih olduğunu biliyorum. lütfen bizim de niyetimizin sahih olduğuna inanın(yani benim de babaanem örtülü demek için cemaatten arkadaşlarım var dmeiyorum, cidden de çok var:)))

    sevgiyle

  30. Yazan:ÖZLEM.T. Tarih: May 9, 2009 | Reply

    ”maalesef cemaat eleştiriye gelemiyor. cemaatin içinden tanıdığım ve çok sevdiğim insanlar var; ama konu cemaatin yaptıkları ya da yapmadıklarının eleştirisine gelince çok ciddi bir körü körüne itaat görüyorum.”
    Aslında ”cemaat” olmanın-ister burada kastedilen olsun ister değil,ülkemizde cemaat kavramı yalnız F.Gülen ve arkadaşlarından oluşan cemaat üzerinden yapılıyor,fakat biliyoruz ki daha bir çok cemaat var- anlamı İTAAT ETMEKTİR.Fakat bu itaat alınan kararlara itaat şeklinde gerçekleşiyor.Cemaatin eleştiriye gelememesinin sebeplerinden biri şahıslar değil ”şahsi manevi” nin -ki r.n.k. da görebilirsiniz- önemli olmasıdır.Sık sık tekrar edilen bir mesele olarak hem F.G kitaplarında hem de R.N.K. da karşımıza çıkar şahs-ı manevi meselesi.Bu yüzden cemaat kimseye ait değildir,kimsenin malı değildir.Kannatim odur ki bu eleştiriye kapalı tutum bu öğretinin sonucudur.
    Bir diğer mesele cemaat işlerinde şahısların değil de ortak kararın sonucu hareket etmeyi tercih eder.Bu tercih alınan kararlar da bireylerin fikirlerini söyleme hakkını ortaya çıkarır.Ve bu kararların eleştirilmesi,yapılan büyük işlerin,fedakarlıkların -ki bu konuda kimse itiraz etmemeli- gözardı ediliyormuşcasına bir kanaat oluşmasına sebep olmaktadır.
    Belki bu açıdan bakılabilir..bir fikir..:)

  31. Yazan:eg Tarih: May 9, 2009 | Reply

    haklısınız ancak bence şöyle de bir durum var. başlangıçta şahs-ı maneviye saygı ve itaat olarak değerlendirilebilecek(ki bu sevgi bazlı birşeydir ve benim için hiçbir kötülüğü,itiraz edilecek bir tarafı yoktur, saygı duyarım) olan bu bağlılık, cemaat büyüdükçe ve her konuyla bir şekilde ilişkili olmaya başladıkça başka yönlere kayabiliyor. fethullah gülen her konuda fikir beyan edemeyeceğine (ve etmedğine göre) belirli bir noktadan sonra cemaat içindeki bağlılık sadece gülen’in kendisine değil, cemaat içindeki herhangi birisinin eleştirilmesine karşı bir tavır olarak ortaya çıkıyor. böyle olunca mesela tek türkiye’yi eleştiremiyorsunuz, kelebek filmini eleştiremiyorsunuz (kelebek’in yapımcı ve senaristi stv’nin bir zamanlarki iddialı dizisi şubat soğuğu dizisinin senaristidir) vesaire…bence bu artık bir manevi şahsa saygının, sevginin ötesinde kemikleşmeye başlayan cemaat içi dayanışmanın dışa vurumudur. işte bir cemaat tam bu noktada artık kaynaklandığı noktayı aşıp (hatta onunla ilgisi olmayan) bir iktidar pozisyonuna döner. benim gülen cemaatinde eleştirdiğim şey tam da budur. yoksa dediğim gibi içinden çok sevdiğim insanlar, arkadaşlarım var(bunu da benim babaannem de başörtülü tarzı ile söylemiyorum. böyle bir tarzı benimsemem söz konusu bile olamaz zaten)ancak çok genişleyen cemaatin artık gülen’in kendisiyle çok fazla ilgisinin kaldığını da düşünmüyorum.

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin